Connect with us

Bilim

2019 Yılını Geride Bırakırken Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damgasını Vurmuş 35 Bilimsel Gelişme

Yayınlandı

on

1. 47 milyon yıllık bir fosil keşfedildi ve insan evriminde kayıp bir zincir olma olasılığı bilim dünyasını oldukça çalkaladı.

47 milyon yıllık bir fosil keşfedildi ve insan evriminde kayıp bir zincir olma olasılığı bilim dünyasını oldukça çalkaladı.

Evrim tartışmalarına yeni bir boyut katan ve günümüze neredeyse hiç bozulmadan gelen ‘Ida’ isimli primat fosili inceleyen, Norveçli bilim adamı Jorn Hrum, “İnsan evriminin ilk evrelerini anlayabilmek için çok önemli bir buluş çünkü bu şu ana kadar bulunan en eski ve en iyi durumdaki memeli fosili. Bu fosil, ilk memelilerin evrimini anlamak açısından çığır açabilir.” açıklamasında bulundu.

2. Hubble uzay teleskobu, o yıla kadar elde edilen “en eski galaksi” görüntülerini yakaladı!

Hubble uzay teleskobu, o yıla kadar elde edilen "en eski galaksi" görüntülerini yakaladı!

NASA ve Avrupa Uzay Ajansının ortak projesi olan Hubble teleskobu 13 milyar ışık yılı uzaklığındaki ulaşılan en derin evrenin, Büyük Patlama’dan 600 milyon yıl sonraki halini görüntülemeyi başardı.

3. 2009 yılının belki de en büyük bilimsel olaylarından biri de, insan evrimi konusunda yeni soru işaretleri yaratan ‘ARDİ’ oldu.

2009 yılının belki de en büyük bilimsel olaylarından biri de, insan evrimi konusunda yeni soru işaretleri yaratan 'ARDİ' oldu.

4.4 milyon yaşındaki Ardipithecus ramidus iskeleti 17 yıl sonra bir araya getirildi ve bu zamana kadar keşfedilen en eski insan iskeleti olarak atalarımız konusunda yeni ipuçları ortaya koydu.

Kaliforniya Üniversitesi’nde uzman Tim White,“İskeletin biyolojik özelliklerinin kavranabilmesi için asıl gerekli olan bölümler kafatası, dişler, leğen kemiği, bacaklar, el ve ayaklardır. Elimizde bunların tümü var. Bu fosillerin en müthiş yönü, evrim sürecinde 4.5 milyon yıl öncesine uzanan kara bir deliğe ışık tutması.” yaptığı açıklamasıyla, Ardi’nin keşfedilmesiyle insanlık tarihinde bir aydınlanma yaşandığının altını çizdi.

Dev Arşiv! 2019 Yılını Geride Bırakırken Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damgasını Vurmuş 35 Bilimsel Gelişme

4. Rus ve Amerikan fizikçilerin uranyum ötesi olarak kategorize ettikleri Tennesin veya Ununseptiyum olarak adlandırılan 117. element keşfedildi.

Rus ve Amerikan fizikçilerin uranyum ötesi olarak kategorize ettikleri Tennesin veya Ununseptiyum olarak adlandırılan 117. element keşfedildi.

Halojen ailesinin en ağır üyesi, atom numarası 117 olan Ununseptiyum elementi, varlığı kanıtlandıktan sonra Tennesin ismiyle element simgesi “Ts” olarak periyodik tabloda yerini aldı. Ömrü 80 milisaniye civarında olan elementin varlığı dört yıllık sıkı bir çalışmanın ardından 2014 yılında kanıtlandı.

5. Sibirya’daki Denisova mağarasında bulunan küçük bir parmak kemiğinin DNA dizisi çıkarıldı ve yeni bir insan türü keşfedildi: Denisovalılar!

Sibirya’daki Denisova mağarasında bulunan küçük bir parmak kemiğinin DNA dizisi çıkarıldı ve yeni bir insan türü keşfedildi: Denisovalılar!

Denisovalılar arkalarında çok az fosil kalıntı bıraktı. Sadece bir parmak kemiği ve birkaç diş… Bulunan azı dişleri üzerinde yapılan DNA analizleri ve mağaradan elde edilen yeni tarihlerle, mağarada şaşırtıcı derecede erken bir zamanda yaşadıkları ortaya çıktı.

Analizler parmak fosilinin en az 50,000 yıl öncesine ait olduğunu ve diğer iki azı dişinin sahiplerinin de 170,000 yıl önce mağarada öldüğünü ortaya koydu.

6. Dünyanın ilk sentetik yaşam formu oluşturuldu ve yeni bir DNA üretildi!

Dünyanın ilk sentetik yaşam formu oluşturuldu ve yeni bir DNA üretildi!

İlk kez insanların genetik haritasını çıkaran bilim insanı Dr. John Craig Venter, bu sefer de dünyanın ilk sentetik yaşam formunu oluşturarak biyoteknoloji alanında çığır açtı. Yeni bir DNA yapısı oluşturan Venter ve ekibi, yapay kromozomu bir bakteriye nakletti. Sonucunda, yapay bir DNA’dan, yapay bir canlı elde ettiler!

Dev Arşiv! 2019 Yılını Geride Bırakırken Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damgasını Vurmuş 35 Bilimsel Gelişme

7. İlk kez beyin implantı yapılarak maymunların sanal bir kolu hareket ettirmesi ve nesneleri hissetmesi sağlandı.

İlk kez beyin implantı yapılarak maymunların sanal bir kolu hareket ettirmesi ve nesneleri hissetmesi sağlandı.

Sıra dışı deneyde maymunlar, kolu yalnızca düşünerek kontrol etmek için kullandılar ve doğrudan beyinlerine gönderilen elektrik sinyalleriyle dokundukları nesnelerin dokusunu hissetmeleri sağlandı.

Duke Üniversitesi’nden Miguel Nicolelis ve araştırma ekibi, felçli kişilerin kollarını ve bacaklarını tekrar kullanmalarına, dokundukları nesneleri ve yürüdükleri yerlerde dokunma hissini kazanmalarına yardımcı olmak için bütün bu sistemi inşa ettiler. Bilim insanları, herhangi bir dokunma hissi olmadan, insanların tutmaya çalıştığı nesneleri ezmesi veya düşürmesi, araziyi ayaklarının altına alması ve tökezlemesinin kolay olacağını belirtti bu sebeple çok yönlü bir sistem kuruldu.

8. Karahindiba çiçeği üzerindeki fotoğrafıyla akıllara kazınan dünyanın en hafif metali, Guiness Rekorlar Kitabı’na girdi.

Karahindiba çiçeği üzerindeki fotoğrafıyla akıllara kazınan dünyanın en hafif metali, Guiness Rekorlar Kitabı'na girdi.

Amerika’da Hughes Araştırma Laboratuvarı (HRL) tarafından geliştirilen nikel ve fosfor içeren mikro kafes, en hafif sünger olarak bilinen strafordan 100 kat daha hafif.

Hughes Araştırma Laboratuvarı’nın yöneticisi Bill Carter, “En hafif metali üretmenin amacı, imalat işlemlerindeki esnekliği ortaya koyabilmekti. Aynı yöntemle alüminyum kadar yoğun fakat hava kadar hafif, güçlü ve yararlı bir materyal üretebiliriz. Bu sadece teori değil, ufak bir değişiklikle ulaşılması mümkün bir hedef” dedi.

9. NASA’nın Dawn isimli uzay aracı, bilinen en büyük ikinci asteroit olan Vesta’nın yörüngesine girdi.

NASA'nın Dawn isimli uzay aracı, bilinen en büyük ikinci asteroit olan Vesta'nın yörüngesine girdi.

Dawn uzay aracı 2011 yılında, 310 mil genişliğindeki (500 kilometrelik genişlikte) asteroidin yörüngesine girdi. Mars ve Jüpiter’in yörüngeleri arasında, ana asteroit kuşağının bir parçası olan Vesta’ya ulaşmak için 2,5 milyar kilometreden fazla mesafe katetti.

Vesta görevinin başındaki isim Chris Russell, “Bu gerçekten heyecan verici bir görev, sadece asteroidin etrafındaki yörüngeye girmek değil, aynı zamanda güneş sistemimizin tarihindeki en eski bölümlerini keşfetme şansımız var.” sözleriyle uzay boşluğundaki bu inanılmaz görevin geleceği nasıl aydınlatacağını vurguladı.

Dev Arşiv! 2019 Yılını Geride Bırakırken Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damgasını Vurmuş 35 Bilimsel Gelişme

10. Uzayın keşfinde yeni bir dönemin başlangıcı SpaceX’in Dragon’u, uzay istasyonuna ulaşan ‘ilk özel uzay aracı’ görevini başarı ile tamamladı!

Uzayın keşfinde yeni bir dönemin başlangıcı SpaceX'in Dragon'u, uzay istasyonuna ulaşan 'ilk özel uzay aracı' görevini başarı ile tamamladı!

Elon Musk tarafından kurulan özel uzay şirketi SpaceX, 31 Mayıs 2012 tarihinde Dragon adlı uzay aracı, NASA ile anlaşma imzalayarak uzaya çıkan ilk özel roket unvanıyla tarihi görevini başarıyla tamamladı.

Dragon kargo uzay aracı, Uluslararası Test İstasyonu’na ilk gelen uzay aracı olarak tarih yazdı. O zamandan beri Dragon, NASA ile ticari anlaşmalar çerçevesinde kargo taşımayı sürdürüyor.

11. Bilim insanları ‘Tanrı parçacığı’ diye bilinen Higgs bozonunun izine rastladı.

Bilim insanları 'Tanrı parçacığı' diye bilinen Higgs bozonunun izine rastladı.

4 Temmuz 2012 tarihinde, CERN’de Büyük Hadron Çarpıştırıcısı adlı atomaltı parçacık hızlandırıcısında çalışan bir grup bilim insanı, Higgs bozonu ile uyumlu olduğunu düşündükleri deney sonuçlarını açıkladı. 2012 yılında yapılan araştırmalar sayesinde varlığı kesin olarak 2013 yılında kanıtlandı.

Higgs bozonu, maddenin yapıtaşı olan temel atomaltı parçacıkları ve bu parçacıkların birbiriyle olan etkileşimlerini açıklayan matematiksel modeldeki eksik halkaydı ta ki 2012 yılına kadar… 45 yıldır bilim dünyasının aradığı parçacığın ismi de, fikir babası olan bilim insanı Peter Higgs’ten geliyor.

12. H5N1 kuş gribi virüsü “şarbondan daha korkunç” tartışmalarıyla yeniden gündeme geldi.

H5N1 kuş gribi virüsü "şarbondan daha korkunç" tartışmalarıyla yeniden gündeme geldi.

Haziran ayında, araştırmacılar memeliler arasında bulaşabilecek virüsü genetik olarak değiştirebilecekleri ölümcül H5N1 kuş gribi virüsüne dair oldukça tartışmalı bir çalışma yayınladılar.

Dünya Sağlık Örgütü’nü sentetik grip virüsü araştırması üzerine bir moratoryum çağrısı yaptı.

Dev Arşiv! 2019 Yılını Geride Bırakırken Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damgasını Vurmuş 35 Bilimsel Gelişme

13. Yeni insan fosilinden 400.000 yıllık bir DNA zinciri çıkarıldı!

Yeni insan fosilinden 400.000 yıllık bir DNA zinciri çıkarıldı!

İspanya’da keşfedilen 400.000 yıllık insan fosilinden mitokondriyal bir genom elde edildi! DNA üzerinde yapılan analizler, keşfedilen bu yeni insan türünün Denisovalılara yakın olduğunu ortaya koydu.

İspanya’da bulunan mağaradan çıkarılan fosiller, Sima İnsanları olarak biliniyor. Dahası Sima insanlarından elde edilen genomun, keşfedilen en eski insan genomlarından biri olduğu tespit edildi.

14. 36 yıldır uzay boşluğunda yolculuğuna devam eden Voyager 1, Güneş sistemini terk eden ilk uzay aracı oldu.

36 yıldır uzay boşluğunda yolculuğuna devam eden Voyager 1, Güneş sistemini terk eden ilk uzay aracı oldu.

1977 yılında Prof Dr. Carl Sagan ve ekibinin önderliğinde Voyager 1 ve Voyager 2 isimli uzay araçları birkaç ay ara ile Dünya’nın dışına fırlatıldı.

Voyager 1 uzay aracı bünyesindeki güneş panelleri ile enerjisini sağlayarak yoluna devam ediyor. Fakat Güneş sisteminden çıkması ile birlikte akıllarda oluşan soru işareti aynı oldu… Enerjisini nereden sağlayacak? Beklenen kötü sonuç olmadı ve Voyager 1 aracı kendisine en yakın yıldızdan ışık alarak yoluna devam etti.

15. Sağlık sektöründe tartışmalara yol açarken, insan hayatında çığır açan yöntem!

Sağlık sektöründe tartışmalara yol açarken, insan hayatında çığır açan yöntem!

İnsan vücudunda hasar gören organlarını tamir etmekte kullanılan kök hücreleri elde etmek için 17 yıl süren bir çalışmanın ardından, Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi döllenmiş yumurtanın peş peşe bölünerek klonlanması ile insan embriyolarından kök hücreler üretti.

İngiltere’de 1996 yılında insan embriyosu üretmek için Dolly adlı koyun kopyalanmıştı. “Hayvanlarda güvenli olmayan bu yöntem, insanlarda da güvenli olmayacaktır. Bu yüzden böyle bir girişim yapılmamalı.” gibi tartışmaları da beraberinde getiren yöntemin amacına ulaşabilmesi ise soru işareti…

Dev Arşiv! 2019 Yılını Geride Bırakırken Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damgasını Vurmuş 35 Bilimsel Gelişme

16. Oldukça ender görülen ‘kara deniz şeytanı’ olarak bilinen fener balığı ilk kez görüntülendi.

Oldukça ender görülen 'kara deniz şeytanı' olarak bilinen fener balığı ilk kez görüntülendi.

Kaliforniya kıyılarında uzaktan kumandalı bir araçla denizin derinliklerinde saklanan fener balığı ilk defa kameralara yakalandı ve sonunda bilim dünyası yeni bir türü daha belgeledi. Ender bulunan balık, yırtıcı görünümünden dolayı kara deniz şeytanı olarak da adlandırılıyor.

17. Rosetta: 1980’li yıllarda planlandı, 2004’te uzaya fırlatıldı ve tarihte ilk kez 2014 yılında kuyruklu yıldıza iniş yaptı!

Rosetta: 1980'li yıllarda planlandı, 2004'te uzaya fırlatıldı ve tarihte ilk kez 2014 yılında kuyruklu yıldıza iniş yaptı!

Gökbilimciler, Avrupa Uzay Ajansı tarafından geliştirilen Rosetta uzay aracını 67P/Churyumov-Gerasimenko isimli bir kuyruklu yıldıza yolladı. Rosetta, Philae olarak bilinen çıkartma gemisinin üstündeki kameralardan çekilmiş bir selfie bile gönderdi. Dahası, Rosetta 2014 yılına kadar Jüpiter’in yörüngesine en yakın uçan uzay aracı oldu.

Tarihi iniş için, Rosetta kuyruklu yıldız yüzeyine Philae aracını bıraktı ve enerji yetersizliği yüzünden uyku moduna geçen Philae, kendini kapatmadan önce kuyruklu yıldızın yüzeyinden topladığı organik molekülleri Dünya’ya göndermeyi başardı.

18. Dünya’nın en eski adli tıp vakası çözüldü, İngiliz krallarından biri aldatılmış olabilir!

Dünya'nın en eski adli tıp vakası çözüldü, İngiliz krallarından biri aldatılmış olabilir!

Leichester Üniversitesi Genetik Departmanı’ndan Doktor Turi King ve ekibi, belirsiz kimliği ile tartışmalar yaratan kral III. Richard’a ait bir iskeleti 529 yıl sonra analiz etti ve dünyanın en eski tıp vakasını çözümleyerek tarihe geçtiler.

III. Richard’ın akrabalarından alınan DNA örnekleriyle, babadan geçen Y kromozomlarının farklı olması sonucunda kralın aldatılmış olduğu ortaya çıktı. Sadece III. Richard’ın soyunu değil, İngiliz Kraliyet soyunu da etkileyen bu durumu açıklığa kavuşturmak için, diğer kralların iskeletlerinden DNA örnekleri toplanarak test edilecek.

Dev Arşiv! 2019 Yılını Geride Bırakırken Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damgasını Vurmuş 35 Bilimsel Gelişme

19. 30 yıl aradan sonra yeni bir antibiyotik geliştirildi!

30 yıl aradan sonra yeni bir antibiyotik geliştirildi!

Massachusetts’teki Northeastern Üniversitesi’nde bilim insanları ‘Metisilin’ adlı antibiyotiğe dirençli bakterilerle savaşan Teixobactin ismini verdikleri yeni bir antibiyotik geliştirdi.

Bu keşif sayesinde insanoğlu artık antibiyotiğe dirençli bakterilerle mücadele edebilecek. Aynı zamanda, basit ama ölüme yol açabilecek bakterilerin etkisiz kalmasını da sağlıyor.

20. 2015 yılında ses getiren gelişmelerden biri de, keskin bir görüş kalitesi sunarak, gözlük ve lenslere meydan okuyan ‘biyonik mercek’ buluşu oldu.

2015 yılında ses getiren gelişmelerden biri de, keskin bir görüş kalitesi sunarak, gözlük ve lenslere meydan okuyan 'biyonik mercek' buluşu oldu.

Kanada’da bulunan Ocumetics Technology Corp şirketinin kurucusu Dr. Garth Webb’in geliştirdiği  “Ocumetics Biyonik Mercek”  adı verilen buluş, sekiz yıllık bir araştırma sonucunda en mükemmel görüş netliği sağlayan bu eşsiz biyonik mercek, gözlük ve lens kullanıcıları için müjde oldu. Aynı zamanda bu biyonik mercek insanların katarakt hastalığına yakalanmasına da engel oluyor.

21. 2015 yılına kadar keşfedilen atalarımıza ait en eski fosil bulundu!

2015 yılına kadar keşfedilen atalarımıza ait en eski fosil bulundu!

ABD’li bilim insanları, Etiyopya’daki Afar Çölü’nde 3,5 ile 3,8 milyon yıl öncesine ait fosil kalıntıları arasında birkaç tam çene ve bir iskelet buldu. Fosiller incelendiğinde 2015 senesine kadar keşfedilen en eski kalıntılar olduğu ortaya çıktı.

Dev Arşiv! 2019 Yılını Geride Bırakırken Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damgasını Vurmuş 35 Bilimsel Gelişme

22. SpaceX gelecek için büyük adımlar attı, Falcon 9 roketinin dikey inişi tarihe geçti!

SpaceX gelecek için büyük adımlar attı, Falcon 9 roketinin dikey inişi tarihe geçti!

NASA ve Avrupa Uzay Ajansı’nın okyanus üzerinde roketlerin iniş yapması için yerleştirdiği özel gemilere, SpaceX şirketinin Falcon 9 isimli roketini başarıyla fırlatsa da, indirme aşamasında ana roketin devrilmesi ile başarısızlıkla sonuçlandı fakat her halükarda bu yıla damgasını vuran gelişmelerden biri oldu.

Bir roketin dikey olarak inebilme kabiliyeti, ucuz ve kolay bir şekilde tekrar kullanılabileceği anlamına geliyor, bu da inanılmaz miktarda para tasarrufu sağlayacak sistemin ilk denemesi için, oldukça başarılı bir adım diyebiliriz.

23. Gizemli Dokuzuncu Gezegen hipotezi ilk kez 2016 yılında ortaya atıldı.

Gizemli Dokuzuncu Gezegen hipotezi ilk kez 2016 yılında ortaya atıldı.

Varlığı hala günümüzde tartışılan, ortaya birçok hipotez atılmasına sebep olan Dokuzuncu Gezegen ilk kez 2016 yılında soru işaretleri ile ortaya çıktı.

Dünya’dan 10 kat daha büyük bir kütleye sahip ve Neptün’den 20 kat daha uzak olduğu düşünülen dev gezegen için kolları sıvayan astrofizikçi Konstantin Batygin konuyla ilgili “Eğer Dokuzuncu  Gezegen’in varlığını görmezden gelirsek, bu durum problemi çözmektense daha fazla sorun ortaya çıkarır.” dedi.

24. Dünyanın en büyük asal sayısı keşfedildi!

Dünyanın en büyük asal sayısı keşfedildi!

ABD’deki Missouri Üniversitesi’nde bir bilgisayar tarafından  22.338.618 milyon basamaklı bir asal sayı keşfedildi. Önceki rekor sahip asal sayıdan 7 milyon basamak daha uzun.

Yeni asal sayı matematiksel olarak 2^74,207,281-1 şeklinde ifade ediliyor.

Dev Arşiv! 2019 Yılını Geride Bırakırken Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damgasını Vurmuş 35 Bilimsel Gelişme

25. Erken doğumlar için tasarlanan yapay bir rahimde kuzu büyütüldü.

Erken doğumlar için tasarlanan yapay bir rahimde kuzu büyütüldü.

ABD’de erken doğumlarda bebeğin organlarının gelişimini sağlıklı bir şekilde tamamlaması için geliştirilen yapay rahimde, test amacıyla erken doğan bir kuzu gözlemlendi. Testin sonucu ise oldukça başarılı! 28 gün boyunca yapay rahimin içinde kalan kuzunun organları sağlıklı bir şekilde gelişmeye devam etti.

Anne karnı ile birebir imkanları sunması için tasarlanan yapay rahim, 22 hafta erken doğan bir bebeğin gelişimini tamamlama kapasitesine sahip.

26. Uzayın karanlık boşluğunda umut ışığı olan, Trappist-1 yıldız sisteminde 7 gezegen keşfedildi!

Uzayın karanlık boşluğunda umut ışığı olan, Trappist-1 yıldız sisteminde 7 gezegen keşfedildi!

NASA, Trappist-1 yıldız sisteminin yörüngesinde Dünya büyüklüğünde 7 öte gezegen keşfetti. Dahası, Trappist-1’de bulunan gezegenlerden 3’ü Dünya gibi Güneş’e oldukça uygun bir mesafede konumlanıyor ve öte gezegenlerin 6’sında buz veya su olduğu keşfedildi.

Keşif hakkında yapılan araştırmalar sonucunda 2 gezegenin Dünya koşullarına benzer özellikler taşıması, gelecek için hepimize umut oldu.

27. CRISPR gen teknolojisi sayesinde gen değişimleri artık mümkün!

CRISPR gen teknolojisi sayesinde gen değişimleri artık mümkün!

Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi’ndeki bilim insanları sadece tıp alanında değil birçok alanda çığır açacak CRISPR gen teknolojisini kullanarak, insan embriyosundaki kusurlu genleri silmeyi başardı. Bu benzersiz teknoloji sayesinde kronik ağrılardan, kalp kası sertleşmesine sebep olan genlere kadar birçok alanda başarılı sonuç elde edildi.

CRISPR gen teknolojisi aynı zamanda tarım alanında da kullanılarak bitki genetiği üzerinde geliştirmeler yapılması bekleniyor.

Dev Arşiv! 2019 Yılını Geride Bırakırken Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damgasını Vurmuş 35 Bilimsel Gelişme

28. 65.000 yıllık! Dünyanın en eski mağara resimleri keşfedildi.

65.000 yıllık! Dünyanın en eski mağara resimleri keşfedildi.

İspanya’da La Pasiega mağarasında bulunan, kronolojik sıralamada modern insana en yakın tür olarak bilinen Neandertaller’in kırmızı toprak boyası kullanarak yaptığı dünyanın en eski mağara resimleri geçmişimizi aydınlattı.

29. Bilim insanları daha önce varlığını bilmediğimiz yeni bir organ keşfetti.

Bilim insanları daha önce varlığını bilmediğimiz yeni bir organ keşfetti.

Mount Sinai Beth Israel Tıp Merkezi’nde tedavi esnasında keşfedilen organın, insan vücudu içerisindeki diğer organlar arasında en hacimlisi olduğu düşünülüyor. ‘İnterstitium’ adı verilen organ şok emici görevi görerek diğer organların zarar görmesini engelliyor.

30. Dickinsonia, şu zamana kadar yaşamış en eski hayvan olarak 558 milyon yıl sonra tarihe geçti.

Dickinsonia, şu zamana kadar yaşamış en eski hayvan olarak 558 milyon yıl sonra tarihe geçti.

Rusya’da bulunan 1,4 metre boyundaki fosilde kolestrolden dolayı oluşan yağlar bulundu. İyi korunan dokularından elde edilen verilerle, yaşamış en eski hayvan olduğunu kanıtlandı. Bu eşsiz keşif beraberinde yaşadığı dönemi ve o döneme ait canlı yapısını anlama konusunda bilim dünyasına birçok yenilik kattı.

31. 2018’e damgasını vuran en büyük olaylardan biri de dünyanın en büyük roketi ‘Falcon Heavy’nin uzaya fırlatılması oldu.

2018'e damgasını vuran en büyük olaylardan biri de dünyanın en büyük roketi 'Falcon Heavy'nin uzaya fırlatılması oldu.

SpaceX şirketi dünyanın en güçlü roketi olan Falcon Heavy aracını, Kennedy Uzay Üssü’nden uzaya fırlattı. Dahası, Falcon Heavy Elon Musk’ın 100 bin dolar değerindeki Tesla Roadster model aracını da uzaya taşıdı.

Dev Arşiv! 2019 Yılını Geride Bırakırken Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damgasını Vurmuş 35 Bilimsel Gelişme

32. Bu yıl insanlık tarihini yeniden yazan bir gelişme yaşadık… 67.000 yaşında ‘yeni bir insan türü’ keşfedildi.

Bu yıl insanlık tarihini yeniden yazan bir gelişme yaşadık... 67.000 yaşında 'yeni bir insan türü' keşfedildi.

Filipinler’de Callao Mağarası’nda bilim insanlarının daha önce hiç karşılaşmadığı yepyeni bir insan türüne ait  67.000 yıllık, 13 kemik ve diş kalıntısına ulaşıldı. Homo luzonensis adı verilen yeni insan türü, en yakın tarihsel süreçte yaşayan atalarımız olarak tarihe geçerken, birçok yeni araştırmayı da beraberinde getirdi.

33. Karşınızda Ay’ın bu zamana kadar çekilen en net fotoğrafı!

Karşınızda Ay'ın bu zamana kadar çekilen en net fotoğrafı!

Hindistan’ın Vikram adı verilen uzay aracından iniş sırasında bağlantısını kaybetmesiyle biz görevin başarısız olduğunu sanarken, Ay yörüngesinde dönmeye devam eden araçtan bu zamana kadar çekilmiş en detaylı fotoğraflar geldi!

Terrain Mapping Camera ile alınan bu görüntüler, bu zamana kadar çekilen Ay fotoğrafları arasında en net çözünürlüğe ve detaya sahip eşsiz kaynaklar.

34. SpaceX’in en zolu görevi: Falcon Heavy beraberinde 24 uyduyla uzaya fırlatıldı.

SpaceX'in en zolu görevi: Falcon Heavy beraberinde 24 uyduyla uzaya fırlatıldı.

Falcon Heavy 2018 yılında Elon Musk’ın Tesla aracını uzaya taşıma şovuyla dikkatleri üzerine çekerken, 2019’da 24 uyduyu beraberinde taşıyarak bu zorlu görevle gündeme oturdu.

35. Bu seneye damgasını vuran ‘Canavar Kara Delik’ fotoğrafı, tarihe evrenin bilinen ilk kara delik fotoğrafı olarak geçti.

Bu seneye damgasını vuran 'Canavar Kara Delik' fotoğrafı, tarihe evrenin bilinen ilk kara delik fotoğrafı olarak geçti.

Dünya’dan tam 500 bin katrilyon kilometre uzaklıkta, Güneş’ten 6.5 milyar kat büyük kütlesi ile tarihe geçen canavar kara delik Event Horizon Teleskopu ile yakalandı.

Peki sizi en çok etkileyen ve son 10 yıla damgasını vurduğunu düşündüğünüz gelişme hangisi yorumlarınızı bekliyoruz…

Advertisement
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Osmaniye’de Boru hattından çalınan petrolü piyasaya süren 2 kişi tutuklandı.

Yayınlandı

on

Yazar

İbrahim EMÜL/OSMANİYE, (DHA) OSMANİYE’de boru hattından çalınan petrolü piyasaya sürdükleri iddiasıyla gözaltına alınan 11 şüpheliden 2’si, sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

İl Jandarma Komutanlığı’nca, 5 Eylül 2019 tarihinde Bahçe ilçesinde gerçekleştirilen operasyonda ham petrol boru hattından hırsızlık yapan 6 şüpheli yakalandı, bunlardan 1’i tutuklandı. Olayın ardından yürütülen

soruşturmada ekipler, hırsızlık sonucu elde edilen ham petrolün Hatay’da bulunan bir yıkama yağlama tesisinde ve Adana’daki bir ambalaj karton kutu fabrikasında çeşitli sistemler kullanılarak inceltildiği ve kaçak akaryakıt olarak piyasaya sürüldüğünün bilgisine ulaştı.

Bunun üzerine belirtilen adreslere yönelik düzenlenen operasyonlarda, 25 tonluk, 7 tonluk,  4 tonluk, 2 tonluk ve 500 litrelik olmak üzere 8 adet tank, 2 adet 1000 litrelik varil, 1 adet çift taraflı pompa, 1 adet dönüşüm kazanı ile 2 bin litre ham petrolden elde edilen yakıt ele geçirildi. Olayla ilgili olarak gözaltına alınan 11 şüpheliden 2’si sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Jandarma, 2 şüphelinin daha yakalanması için çalışmalarını sürdürüyor.
DHA-Güvenlik Türkiye-Osmaniye / Merkez İbrahim EMÜL
2020-03-30 15:45:55

Okumaya devam et

Bilim

WhatsApp, Koronavirüse Karşı Önlem İçin Hindistan’da Videolara 15 Saniye Sınırı Getirdi

Yayınlandı

on

Yazar

İnsanların kendilerini dış dünyadan izole etme çabaları sonrası sosyal medya platformlarının kullanımı bir hayli artmiştı. Platformlar ise artan bu trafik yoğunluğu için çeşitli önlemler almaya başladı. Bu konuda önlem alan platformlardan bir tanesi de WhatsApp oldu.

Tüm dünya geneline yayılan koronavirüs, insanların zorunlu olmadığı sürece evden çıkmamasına sebep oldu. Tabii dünya genelinde milyonlarca hatta belki de milyarlarca insan evinde kaldığı için internet ve sosyal medya platformlarının kullanımında büyük bir artış yaşandı.

Bir anda sunucularında çok büyük bir yoğunlukla karşılaşan platformlardan bir tanesi de Facebook’un sahibi olduğu WhatsApp oldu. Dün sizlere aktardığımız haberimizde, WhatsApp kullanımının neredeyse %50 oranında artış gösterdiğinden bahsetmiştik. İşte yaşanan bu durum, platformu önlem almaya itti.

WhatsApp durum güncellemelerine yeni süre sınırlaması

whatsapp

Mspoweruser’da yer alan bir habere göre milyarlarca kullanıcıya sahip olan WhatsApp, Hindistan’da video durum güncellemelerinin sınırını 30 saniyeden 15 saniyeye indirdi. Yani dünyanın en kalabalık ikinci ülkesindeki WhatsApp kullanıcıları, bundan sonra 15 saniyeden daha uzun videolu durum güncellemeleri paylaşamayacaklar. Bu durumun yakında dünya geneline yayılabileceği düşünülüyor.

WhatsApp’ın sahibi olan Facebook’tan şu an için konuyla ilgili resmi bir açıklama gelmedi. Ancak WABetainfo’da yer alan haberde bu önlemin, sunucu altyapılarındaki trafiği azaltmak için alındığı ifade edildi. Ayrıca bu süre sınırlamasının kalıcı olmadığı ve ülkelerin karantina önlemlerini hafifletmeye başladıktan sonra 30 saniye sınırının tekrar kullanılabileceği iddia edildi.

Bu gelişmenin asıl ilginç yanı ise 30 saniyeden 15 saniyeye indirilen sınırlamanın sadece Hindistan’da uygulamaya geçirilmesi oldu. Belki de Facebook tarafından konuyla ilgili olarak yapılacak olan resmi bir açıklamada bu uygulamanın neden sadece Hindistan’da uygulandığına açıklık getirilebilir.

Okumaya devam et

Bilim

Araştırmacılar, Önyargılarımızın Ne Kadar Derinlere İşlediğini Ortaya Çıkardı

Yayınlandı

on

Yazar

Yeni bir araştırma, önyargılarımızın arkasındaki mekanizmayı ortaya çıkarmaya oldukça yakın. Araştırmacılara göre her türlü önyargı, öncelikle belli bir tipte beyin dalgası ile başlangıç yapıyor.

Bilim insanları, yaptıkları çalışmalarda oldukça güçlü bir bilimsel fenomenin köklerini ortaya çıkardıklarına inanıyor. Bu fenomen, hem biyolojiden hem de sosyal etkileşimlerden kaynaklanan önyargılarımızdan başka bir şey değil.

Önyargılar, pek çok farklı şeye yönelik olarak gelişebiliyor. Neye karşı olursa olsun önyargıların tamamı, belli bir çeşit beyin dalgası ile başlıyor. Araştırmacılar bu çalışmayla önyargıların sebebini de ortaya çıkardığını düşünüyor.

Önyargılar alfa dalgalarıyla ortaya çıkıyor

alfa dalgaları

24 kişiden alınan beyin görüntülerini inceleyen araştırmacılar, her saniye içerisinde 10 defa ortaya çıkan alfa dalgalarının önyargılar ile ilişkili olduğunu ortaya çıkardı. The Journal of Neuroscience’ta yayınlanan makaleye göre insanlar, alfa dalgaları kuvvetli olduğunda önyargılarına yenik düşmeye daha eğilimli.

Araştırmacılardan biri ve makalenin başyazarı olan Laetitia Grabot, insan beyninin pasif bir cihaz olmadığını, sürekli planlar üreten aktif bir makine olduğunu söylüyor. Algıların sadece fiziksel uyaranlarla değil karmaşık zihinsel dünyamızla da oluştuğunu söyleyen araştırmacı, bu noktada daha önceden edinilmiş fikirlerin, iç desenlerin ve önceki bilgilerin rol oynadığını belirtiyor.

Araştırmacı, herkesin algılarının öznel olduğunu söylerken alfa dalgalarının gücünün ise beynimizin kendi ürettiği plan ve şemalara ne kadar bağlı kalmaya çalıştığını belirlediğini ortaya çıkardı. Daha güçlü alfa dalgalar, daha güçlü önyargı anlamına geliyor.

Alfa dalgaları insanların dünyayı nasıl algıladığı üzerinde etkili oluyor. Dışarıdan gelen bir uyaran, biz zihnimizde işleyene kadar gerçekte bize bir anlam ifade etmiyor. Zihnimiz bu veriyi değerlendirdiğinde algımıza göre şekillendiriyor. Bir kişi görünüşünü değiştirmese bile arkadaşlarında farklı hisler, farklı izlenimler uyandırabiliyor. Burada beynimiz veriyi kendine göre işlemiş oluyor.

Alfa dalgalarını gözlemlemek

alfa dalgaları

İnsanların önyargılarını gözlemlemek hiç de kolay bir iş değil. Öncelikle insanlara önyargılı olduklarını kabul ettirmeniz gerekiyor. Bu nedenle de araştırmacılar farklı bir yöntem kullanarak yapay önyargılar oluşturdu.

Çalışmada, kişilere aralarında neredeyse fark edilmeyecek gecikme süreleri olan görüntü ve ses çiftleri gösterildi. Sesler yaklaşık 20 ila 250 milisaniye kadar önde geliyordu. Görüntüler önce geliyor diyenler bir grupta, sesler önce geliyor diyenler ise bir başka grupta toplandı. Çalışma sonucunda alfa dalgalarının güçlü olması, önyargıyı güçlendirdi.

Bu çalışma tek başına alfa dalgaları ile önyargılar arasında bir bağlantı kursa da aradaki boşluğu doldurmak için yeterli değil. Yine de araştırmacılar bu mekanizmanın, önyargıların beyin hücreleri seviyesinde nasıl ortaya çıktığını açıklamakta önemli olduğunu söylüyor.

Okumaya devam et

Bilim

Salgın Hastalıklar Hakkında 8 Ölümcül Komplo Teorisi

Yayınlandı

on

Yazar

8-HIV / AIDS


HIV virüsü salgını muhtemelen en korkutucu olanlardan biridir. O zaman, doktorlar neyle uğraştıklarını, hastalığın nasıl yayıldığını veya nasıl tedavi edileceğini bilmiyorlardı. Bugüne kadar 32 milyondan fazla insan görünürde tedavisi olmayan HIV veya AIDS ile yaşıyor.
Komplo teorileri, dünyayı hastalığın gerçekleri hakkında eğitmek için büyük çabalara rağmen, geniş ve geniş bir alana yayıldı.

1999’da Kaliforniya’da yapılan bir kapıdan kapıya anket, katılımcıların yaklaşık% 27’sinin HIV / AIDS’in federal hükümet tarafından siyah insanlara karşı bir silah olarak üretildiğine inandığını gösterdi. ABD’de 2005 yılında yapılan bir telefon araştırması, katılımcıların% 20’sinden fazlasının hala AIDS’in ‘siyah vatandaşlardan kurtulmanın bir yolu olarak yaratıldığına’ inandığını tespit etti.

2004 yılında, Latin Amerikalıların% 55’i ABD hükümetinin zaten halka bırakmayı reddettikleri bir HIV aşısına sahip olduğuna ikna olmuştu.

1999-2008 yılları arasında HIV / AIDS, Güney Afrika başkanı Thabo Mbeki tarafından ciddiyetle reddedildi. Hastalığı tedavi etmek için gerekli antiretroviralleri sağlamak yerine, patates ve pancar gibi bitkisel ilaçları teşvik eden bir sağlık bakanı atadı. Bu dolaylı olarak HIV virüsü olan ve uygun tedavi görmeyen 360.000’den fazla insanın ölümüne yol açtı. [1]

7-Sıtma


2019’da Burundi’de bir sıtma salgını, DRC’deki Ebola virüsü kadar insanın ölümüne neden oldu. Salgın ülke nüfusunun yaklaşık yarısını etkiledi ve Ocak ve Temmuz ayları arasında yaklaşık 1.800 kişi hastalıktan öldü. Genel olarak, bu süre zarfında yaklaşık altı milyon sıtma vakası kaydedilmiştir. İsimsiz kalmak isteyen bir yetkiliye göre, Burundi hükümeti, ülke cumhurbaşkanlığı seçimlerinden bir yıldan az bir zaman geçtiğinden ve cumhurbaşkanının vatandaşlarının sağlık politikasının başarısız olduğunu düşünmesini istemediği için olağanüstü hal ilan etmeyi reddetti.

Bu yeterince korkunç değil gibi, sıtma tedavisi çabaları hakkında birkaç komplo teorisi var. Örneğin, Gana Sağlık Servisi 2019 yılında sıtma aşısını ülkeye getireceklerini açıkladığında, aşının sıtmayı iyileştirmeyeceği, bunun yerine binlerce insanı Afrika.

6-Dang humması


2019’da Fildişi Sahili (Fildişi Sahilleri) ve Réunion ile en yüksek enfeksiyon oranlarını yaşadıklarını bildiren birçok Afrika ve Orta Doğu ülkesinde dang humması başladı.

Bilim adamları, virüsün sivrisineklerin içinde çoğalmasını engelleyen Wolbachia’nın yardımıyla dang hummasıyla savaşmaya çalışıyorlar. Dangenin en büyük taşıyıcısı Aedes aegypti, doğal olarak Wolbachia tarafından enfekte olmadığından, bilim adamları bu sivrisinekleri mikropları gelecek nesillere aktarmak için bilerek enfekte ediyorlar.

Dang humması salgınlarını durdurmak için bu büyük çabaya rağmen, Wolbachia’yı çevreleyen komplo teorileri devam etmektedir. Ana teori, dang humması salgınlarıyla savaşmak yerine, insanlarda viral enfeksiyon olasılığını artırarak daha fazla sorun yaratıyor olmasıdır. Bir diğer garip teori ise Bill Gates’in Dünya nüfusu sayılarını gizlemek için Wolbachia’yı kullanıyor olması. [2]

5-Nipah virüsü


Nipah virüs enfeksiyonuna domuzlar gibi enfekte hayvanlara maruz kalma veya yarasaların önce geldiği meyveleri yeme neden olur. Ayrıca kişiden kişiye de yayılabilir. Virüs belirtileri ateş, baş ağrısı ve nefes almada zorluk içerir. Virüsün komplikasyonları, nöbetlere ve beynin iltihaplanmasına yol açabilir.

2018’de Kerala’da bir Nipah virüsü salgını 17 can aldı. Meyve yarasalarına kadar takip edildi ve 10 Haziran 2018’de bulunduğu doğrulandı. 4 Haziran 2019’da Kochi’de yeni bir vaka bildirildi, ancak kişi iyileşti ve o zamandan beri yeni vaka bildirilmedi. Bununla birlikte, iki komplo teorisyeni, virüsün satışlarını artırmak için virüsün uyuşturucu şirketleri tarafından ‘aldatmaca’ olduğu söylentilerini yaymaya başladığı Haziran 2019’da tutuklandılar. Ayrıca hükümetin ve bu şirketlerin ‘birlikte olduklarını’ ima ettiler.

Müfettişler o zamandan beri dikkatlerini Nipah virüsünü geçen meyve yarasaları hakkındaki bilimsel bulguların yanlış olduğunu iddia eden başkalarına odakladılar. Bu teorisyenler, semptomları varsa insanların hastaneye gitmemesi gerektiğini, bunun yerine diyetlerini değiştirmesi ve daha fazla su içmesi gerektiğini söyledi. [3]

4-H1N1 grip virüsü


2009 H1N1 grip virüsü (domuz gribi) salgınının dünya çapında 500.000’den fazla insanı öldürdüğü tahmin edilmektedir. Öncelikle çocukları, genç ve orta yaşlı yetişkinleri etkiledi. Pandemiğin 10 Ağustos 2010’da bittiği ilan edilirken, virüs her yıl mevsimsel grip virüsü olarak tur yapmaya devam ediyor.

Smashing Pumpkins’in şefi Billy Corgan, Ekim 2009’da H1N1 virüsünün gerçek olduğunu kabul ederken, sıradan vatandaşların cehennemini korkutmak için ‘insan’ tarafından yaratıldığına inandığını söyledi. Başkan Barack Obama’nın ulusal bir acil durum ilanını şüpheli bir ışık altında gördüğünü, bunun gereksiz olduğunu ve o zamanki durumun gerçek bir yansıması olmadığını ortaya koydu. Ayrıca, aşı yapan kimseye güvenmediği için herhangi bir H1N1 bağışıklığını atlayacağını söyledi.

Başka bir komplo teorisi, Dünya Sağlık Örgütü’nün dünya çapındaki paniğe yakıt sağlamak için bir ‘domuz gribi aldatmacası’ oluşturmak için ilaç şirketleriyle birlikte çalıştığını söylüyor. [4]

3-Zika virüsü


2015 yılında Brezilya’da Zika virüsü tespit edildi. Virüsün neden olduğu Zika ateşi yakında Güney ve Kuzey Amerika ile Güneydoğu Asya ve Pasifik’teki adalara yayıldı. Salgın Kasım 2016’da sona erdi. Salgın sırasında, Zika virüsüyle ilgili endişeler arttı, anormal derecede küçük kafalarla doğan bebekler gibi ciddi doğum kusurlarına neden oldu. Bu, virüsü olan hamile kadınların onu fetüslerine aktarabileceği anlamına geliyordu.

Dang hummasına neden olan aynı sivrisinek türleri tarafından yayılan virüs, cinsel ilişki yoluyla da yayılabilir. Birçok ülke seyahat uyarıları verdi ve hatta bazıları kadınlara hamilelik planlarını ertelemelerini tavsiye etti. Zika virüsü için hala aşı veya spesifik bir tedavi yoktur, ancak semptomlar reçetesiz satılan ilaçlarla ve çok sayıda dinlenme ve sıvı ile tedavi edilebilir.

Bu virüs salgını ile ilgili komplo teorileri arasında ya aşılar, yabancı ot öldürücüler ya da Bill Gates’in neden olduğu sayılabilir. Bir Reddit görevi olarak başlayan tehlikeli bir teori, genetik olarak değiştirilmiş sivrisineklerin Zika salgını için suçlanacağına inanıyor. Sivrisinekleri kontrol etmek, Zika virüsünün uzak tutulmasının tek yollarından biri olduğu için bu gerçekten yanlış yönlendiriliyor. [5]

2-Ebola virüsü

Fotoğraf kredisi: NBC News

Tarihteki en yaygın Ebola virüsü salgını 2013-2016 yılları arasında gerçekleşti ve binlerce ölüm çoğunlukla Liberya, Sierra Leone ve Gine’de meydana geldi. Rakamlar yüzde yüz doğru değil çünkü vakaların yaklaşık% 70’i hiç rapor edilmedi. Aralık 2013’te Gine’de ölen bir yürümeye başlayan çocuğun virüsü ilk bulaşan kişi olduğuna inanılıyor.

Ebola salgını tartışmalı olarak tıbbi çabaların önüne geçen en komplo teorilerine sahipti. Ebola’nın Afrika’da milyonlarca insanı öldürmek için bir çeşit biyolojik silah olarak üretildiğini iddia eden bir makale değil, ünlü Chris Brown bile Ebola’nın bir tür nüfus kontrolü olduğuna inandığını tweetledi. Çevrimiçi forumlar, federal Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerini, hazır ve bekledikleri bir aşıdan milyonlar yapmak için virüse “münhasır haklara sahip” olmakla suçladı.

Başka bir teori Obama’nın ABD sağlık ekiplerini hayatlarındaki riskten bağımsız olarak Afrika’ya gönderdiğini, çünkü kölelik yüzünden suçlu hissettiğini söylüyor.

Yeni Dünya Düzeni’nin virüsün seyahat yasaklarını uygulayabilmesi ve askeri kontrolü uygulayabileceği teorisi de popülerdir.

1-Coronavirüs

Fotoğraf kredisi: Kısaca

Yazma sırasında Wuhan koronavirüsü 563 kişinin ölümüne neden oldu. Enfekte olanların sayısı 28.256’dır ve salgın yavaşlama belirtisi göstermez. Kısa bir süre önce iki yeni doğan bebeğe virüs bulaşmış olduğu bildirildi, bu da virüsün doğmamış bebeklere geçebileceğini düşündürüyor.

Koronavirüs salgını üzerindeki komplo teorileri internette. Google, Twitter ve Facebook’un sahte haberlerin platformlarına yayılmasını önlemek için adımlar attığı söyleniyor.

Bazı bilim adamları yarasaların virüsün yayılması için suçlanabileceğine inanırken, bazı komplo teorisyenleri insanları ikna etmeye çalıştıklarından, bu hastalığın kurbanları yarasa çorbası yedikten sonra enfekte olmamıştır. Bu yanlış bilgi, içinde bir yarasa bulunan çorba yiyen Çinli bir kadının görüntülerinin sosyal medyada dolaştıktan sonra yayıldığı görülüyor. Bununla birlikte, görüntüler koronavirüs ile enfekte olan biri değil, 2016’da Palau’daki bir restoranda yemek yiyen bir seyahat blogcusu değil.

Biyolojik silah teorisi, virüslerin güvenli bir laboratuvardan ‘kaçtığını’ belirten teorisyenlerle bir kez daha ortaya çıkıyor. Diğerleri Clorox veya Lysol’un kesinlikle öldürmeyeceği virüsü öldüreceğini iddia ediyor. Ne de boğazınızı nemli tutmak ve C vitamini takviyesi almak virüsü almanızı engellemez. Bazı insanlar zaten enfekte olmuş kişilerin ağartıcı içmesi gerektiğini öne sürerken, diğerleri dondurma veya diğer süt ürünlerinden kaçınmanın enfeksiyonu önlemeye yardımcı olacağını iddia ediyor. Bu iddiaların hiçbiri doğru değildir ve uyulması gereken tek tavsiye ve öneriler sağlık uzmanları tarafından sunulanlardır.

Görünüşe göre yeterince felaketten dolayı suçlanmadığı için, anonim anti-vaxxers da Bill Gates’in koronavirüsü yarattığı söylentisini yayıyor.

Okumaya devam et

Bilim

Coronavirus: Psikologlara göre Covid-19 virüsü hakkındaki kaygılarınızı nasıl azaltabilirsiniz?

Yayınlandı

on

Yazar

İngiltere’de teyit edilen vakaların sayısı arttıkça Sophie Gallagher , uzmanlara gereksiz panik ve endişeden nasıl kaçınılacağı konusunda konuşuyor 

Boris Johnson halka mümkün olan her yerde evden çalışmak ve devam eden koronavirüs  salgınını engellemek için bar ve restoranlardan kaçınmak da dahil olmak üzere tüm zorunlu olmayan seyahatlerden kaçınmasını söyledi  .

Altta yatan sağlık sorunları olanlara, 70 yaşın üzerindeki ve hamile kadınlara da önümüzdeki 12 hafta boyunca sosyal teması en aza indirmeleri söylendi.

Durumun belirgin ciddiyetine rağmen, tehdidi perspektif içinde tutmak önemlidir (2017-2018 İngiltere grip sezonunda 26.408 ölüm ve 2018-2019’da 1.692 vardı) ve koronavirüs yakalayanların sadece yüzde 2’si hayatını kaybetti. 

Buna karşılık SARS’ın ölüm oranı yüzde 10’un üzerindeydi.

Dünya Sağlık Örgütü ve Halk Sağlığı İngiltere, düzenli olarak ellerinizi yıkamak ve öksürüyorsanız ağzınızı ve burnunuzu kapatmak gibi iyi bir temel hijyen uygularsanız , yüz maskeleri , lateks eldivenler veya diğer aşırı koruyucu giysiler satın almanın gerekmediği konusunda da uyardı .

Tabii ki birçoğu için neler olup bittiği ve geleceğin neler olacağı konusunda endişelenmemek hala zor.

Danışman psikolog Dr. Michael Sinclair, The Independent’a şunları söylüyor : “Bir düzeyde endişe olması gerektiği anlaşılabilir. Zihinlerimiz mağara atalarından endişelenmek için gelişti: kıyamet ve kasvet üzerine odaklanıyoruz, beynimizde çiğniyoruz ve yeni hayatta kalma becerileri öğreniyoruz. Zihnimiz sadece yapması gereken şeyi yapmaktır. ”

Psikoterapist Silva Neves aynı fikirde ama “panik de bulaşıcı” diye uyarıyor.

Peki, sağlıkla ilgili kaygı günlük aktivitelere müdahale etmeye başladıysa, kendinizi işe gitmeye veya kalabalık yerlerde koronavirüs yakalama korkusuyla sosyalleşmeye çalışırken buluyorsanız ne yaparsınız? 

Her zaman aklını dinleme

“Zihninizin orada olduğunu söylediklerini dinleyin ve gerçekten orada ne olduğuna dair kanıtlara bakın” diyor Dr Sinclair. “Aklımızın bize gerçekliği değil, bize anlattığı bir hikaye olduğunu anlamamız gerekiyor.

“Bunu, örneğin, ‘hastalanacağım’ demek yerine, ‘hastalanacağım düşüncesine kapılıyorum’ demek yerine bunu yapmaya çalışın. .”

Bay Neves ekliyor: “ Bu konuda ne kadar düşündüğümüz üzerinde kontrolümüz var. Düşüncelerimiz üzerinde kontrolümüz vardır, ancak bazen onları kontrol etmek zor bir iştir. Endişelenmek daha iyi bir sonuç garanti etmez. Bu yüzden diğer önemli şeyler için de beyin alanı ayırmaya çalışın. ”

Akıl sağlığı uzmanları Smart TMS CEO’su Gerard Barnes, stres zamanlarında kendimizi izole etmenin kolay olabileceğini söylüyor (özellikle virüs hakkında endişeliysek), ancak kaygıyı azaltmak için mümkünse insan etkileşimini sürdürmenin çok önemli olduğunu söylüyor seviyeleri. “Güçlü bağlantıların sürdürülmesi, pozitiflik ve iyi enerjiyle desteklenen ve çevrelenmiş hissetmenize yardımcı olacaktır.

“Ayrıca, yakınlarınızla virüs hakkında açık bir konuşma yapma olasılığınız daha fazla – konuyu tartışabilmek ve belki de şakalar yapabilmek, daha rahat hissetmenize ve sahip olabileceğiniz endişelerin üstesinden gelmenize yardımcı olacaktır. tehdit üzerine. ”

Spekülasyonlardan kaçının ve gerçeklere odaklanın

7/24 yuvarlanan haberler ve sosyal medya güncellemeleri dünyasında, spekülasyon ve hype’a kolayca girilebilir. Ancak Bay Barnes şöyle diyor: “Medya fırtınalarına kapılmaktan kaçının ve aşırı spekülatif raporları okumaktan kaçının. Koronavirüs ve bunun nasıl ele alınacağı hakkında net, basit talimatlar ve gerçekler almak için NHS gibi sağlıkla ilgili ilk web sitelerine bağlı kalın. ”

Bay Neves ekliyor: “ Unutmayın, virüsün yayılmasını durduramayız, sadece bilim topluluğu yapabilir. Fakat hepimiz birbirimize panik yayılmasını durdurmada yardımcı olabiliriz. ”

Kaynak:

Okumaya devam et
Advertisement

Facebook

En Çok Okunan Yazılar