Connect with us

Gerçek mi?

50 Dolarla Nike’ı Kuran Adam Phil Knight’ın Etkileyici Serüveni

Yayınlandı

on

Phil Knight, bugün spor ayakkabı denilince ilk akla gelen markalardan birinin kurucusu. Nike’ı kurmak onun için hiç de kolay olmadı. Başlangıçta elinde sadece 50 doları ve hayalleri vardı.

1962 yılında Stanford Business School’da bir ödev hazırlarken birdenbire aklına Japonya’dan ayakkabı ithal etme fikri geldi.

Okulu bitirdiğinde işe, fikrinin çılgınca olmadığına dair babasını ikna etmekle başladı.

Japonya’ya gitmesiyle serüven başladı. Koşu ayakkabısı üreten Onitsuka Şirketi’ne gitti ve onlara tamamen kendisinin hayal ürünü olan “Blue Ribbon” şirketi adına çalıştığını söyledi ve istediğini aldı!

Zorlayıcı ve ikna edici bir konuşmanın ardından Onitsuka, Phil Knight’ın hayali şirketine ABD piyasası için distribütörlük hakkını verdi.

Fakat bunun karşılığında Knight’ın 50 dolara ihtiyacı vardı. İkna ettiği babasından 50 doları istedi. Nike artık doğmak için hazırdı.

1964 yılına geldiğinde Onitsuka’dan beklediği ilk ayakkabıları geldi. Knight, ayakkabıları koşu antrenörü olan Bill Bowerman’a gönderdi. Tek umudu Bowerman’ın takım için birkaç ayakkabı satın almasaydı. Çok daha iyisi oldu!

Bill Bowerman bu hayali şirkete ortak olmak olmuştu.

En nihayetinde hayali şirketi gerçek olmuştu.

Blue Ribbon Sports önce arabasının bagajında faaliyetteydi. 1966 yılında ise parekende satış yapabileceği bir dükkanı vardı.

Phil Knight, batı kıyısındaki tüm koşu takımlarına ulaşmak istiyordu. Satış stratejisi ise basit fakat etkiliydi. Ayakkabıları deyim yerindeyse peynir ekmek gibi satıyordu.

Satışlar artıyordu, 1966 yılını 84 bin dolar satışla kapatmıştı. Tam bu süreçte ezeli rakibi olan Adidas’la tanışmış ve onu kafaya takmıştı. Rekabet başlıyordu.

1968’e gelindiğinde her şey yolundaydı. Fakat Onitsuka, yeni bir anlaşma için Blue Ribbon Sports’u görmek istedi.

Ofis onları pek tatmin etmemişti. Satışlar gördükleri manzaraya göre fazla iyiydi. Phil Knight 5 yıllık bir anlaşma için kolları sıvamıştı ama onlardan 3 yıllık anlaşma alabildi. Ve bu Knight için bir dönüm noktası olmuştu.

Phil Knight, Onitsuka’ya alternatif olması için Nike markasını yarattı. Sonunda Onitsuka ile yollarını ayırmaya ve kendi kanatları ile uçmaya karar verdi.

Nike markası adı altında da satışları gayet iyi gidiyordu fakat bir yandan da tedarikçisi Onitsuka ile sorunlar yaşamaya devam ediyordu ve kendi yolunu çizmeye karar verdi.

Birtakım zorluklar yaşadı. Ama asla pes etmedi. Markası için gerçek bir savaşçı gibi savaştı. 1974’te yıl sonunda satışlar 8 milyon dolara gelmişti.

1974 yılında Phil Knight başına gelen tüm maddi sıkıntılara rağmen ayakta kalmaya devam ediyordu. Aynı zamanda Onitsuka ile yolları ayırdığı için tedarikçi zorluğu da çekiyordu. Ama başarının kokusunu almaya başlamıştı.

Tüm maddi problemler aşıldıktan sonra Phil, nasıl bir marka yaratmak istediğine odaklanmıştı. Markanın kesinlikle büyük ve güçlü aynı zamanda da kârlı, yenilikçi ve verimli olsun istiyordu.

O zamanlar spor ayakkabı onun için sadece sporcuların giydiği bir ürün değil günlük hayatta da insanların kullanabileceği bir ürün olmalıydı. Markasını bu yönde hazırlamalıydı.

1976 yılına gelindiğinde Nike’ın ayakkabıları sadece sporcular tarafından değil herkes tarafından beğenildi. Satışlar inanılmazdı.

Nike, artık bir markadan daha fazlasıydı.

Knight’ın girişimcilere tavsiyesi ise şu:

“Birçok zorluğa ve beklenmedik gelişmelere karşı hazırlıklı olun.“

Advertisement
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gerçek mi?

Sadece 90’lardan Önce Doğmuş Olan İnsanlar Anlayacak

Yayınlandı

on

Yazar

80’lerin bir çocuğu olarak, o dönem hakkında genellikle nostaljikim. Bazen kendimi konuşurken duyuyorum ve şeylerin “daha ​​önce” nasıl daha iyi olduğu konusunda övündüklerinde dedem gibi konuşuyorum.

Dürüst olmak gerekirse, her şeyin daha iyi olduğunu düşünüyorum. Ha! Seksenli yıllarda yaşamak için inanılmaz bir zaman vardı ve sadece katılmıyorum herkes henüz etrafında değildi.

Ama dürüst olalım, bazı şeyler şimdi çok daha kolay, değil mi? “Geçmişten gelen garip şeyler” adlı bu çizgi diziyi yarattım çünkü bazı şeyler şimdi daha iyi ve bazı şeyler o zaman daha iyi.

Bir patlama yaptım. Zamanda geri biraz seyahat oldu ve umarım çok seyahat edersiniz!

Daha fazla çizgi romanımı görmek istiyorsanız, burada ve burada önceki yayınlarıma göz atın . 

Daha fazla bilgi: Instagram | Facebook | tallncurly.com

1-Geçmişten Tuhaf Şeyler - 90'lardan Önce Doğduysan Anlayacağın 22 Şey

2-

Geçmişten Tuhaf Şeyler - 90'lardan Önce Doğduysan Anlayacağın 22 Şey

3-Geçmişten Tuhaf Şeyler - 90'lardan Önce Doğduysan Anlayacağın 22 Şey

4-Geçmişten Tuhaf Şeyler - 90'lardan Önce Doğduysan Anlayacağın 22 Şey

5-Geçmişten Tuhaf Şeyler - 90'lardan Önce Doğduysan Anlayacağın 22 Şey

6-internetin doğuşu

Geçmişten Tuhaf Şeyler - 90'lardan Önce Doğduysan Anlayacağın 22 Şey

7-Cep telefonu öncesi dönem

Geçmişten Tuhaf Şeyler - 90'lardan Önce Doğduysan Anlayacağın 22 Şey

8-Uber öncesi dönemGeçmişten Tuhaf Şeyler - 90'lardan Önce Doğduysan Anlayacağın 22 Şey

9-Geçmişten Tuhaf Şeyler - 90'lardan Önce Doğduysan Anlayacağın 22 Şey

10-Geçmişten Tuhaf Şeyler - 90'lardan Önce Doğduysan Anlayacağın 22 Şey

11-Geçmişten Tuhaf Şeyler - 90'lardan Önce Doğduysan Anlayacağın 22 Şey

12-Geçmişten Tuhaf Şeyler - 90'lardan Önce Doğduysan Anlayacağın 22 Şey

14-Geçmişten Tuhaf Şeyler - 90'lardan Önce Doğduysan Anlayacağın 22 Şey

15-Geçmişten Tuhaf Şeyler - 90'lardan Önce Doğduysan Anlayacağın 22 Şey

16-Geçmişten Tuhaf Şeyler - 90'lardan Önce Doğduysan Anlayacağın 22 Şey

17-Geçmişten Tuhaf Şeyler - 90'lardan Önce Doğduysan Anlayacağın 22 Şey

18-Geçmişten Tuhaf Şeyler - 90'lardan Önce Doğduysan Anlayacağın 22 Şey

19-Geçmişten Tuhaf Şeyler - 90'lardan Önce Doğduysan Anlayacağın 22 Şey

20-Geçmişten Tuhaf Şeyler - 90'lardan Önce Doğduysan Anlayacağın 22 Şey

21-Geçmişten Tuhaf Şeyler - 90'lardan Önce Doğduysan Anlayacağın 22 Şey

22-Geçmişten Tuhaf Şeyler - 90'lardan Önce Doğduysan Anlayacağın 22 Şey

Okumaya devam et

Gerçek mi?

Küçük Kırmızı Bir Ataç ile Ev Sahibi Olan Kyle Macdonald’ın İlginç Hikayesi

Yayınlandı

on

Yazar

1979 Kanada doğumlu Kyle Macdonald, sahip olduğu kırmızı bir atacı takas yöntemi ile 14 aşamadan sonra bir eve dönüştürdü. Bir mucizeyi gerçekleştiren Kyle’a ve hikayesine daha yakından bakalım. Sonuçta, “Bir ataç ev ile nasıl takas edilebilir ki?” değil mi?


2005 yazında Kyle işsizdi ve ev sahibi olmak istiyordu. Birden gözüne masasında duran küçük, standart boyutlarda kırmızı bir ataç ilişti. Bu basit ataç ile en fazla ne elde edebileceğini görmek için atacı Craiglist’e koyarak takas tekliflerine açtı.


Kyle’ın bu ataca karşın aldığı şey balık şeklindeki bir kalem oldu. Bu kalemi de aynı şekilde takasa açan Kyle, vakit kaybetmeden onu el yapımı bir kapı tokmağı ile değiştirdi.


Kamp ocağı, jeneratör, bira varili, kar aracı, kamyonet albüm sözleşmesi… Arada birçok takas gerçekleşti. En son Phoneix’den bir kadın albüm sözleşmesi karşılığında evinde bir yıl kira vermeden oturabileceğini söyledi.


Sonrasında gelişen olaylar sayesinde “metalin babası” sıfatıyla anılan Alice Cooper’la tanışan Macdonald, kendisinden bir akşam takılma sözü alarak en son bu sözü de takasa açtı.


KISS hayranı biri bu ilanı görüp kendisine KISS logolu bir kar küresi vermeyi teklif etti. Çoğu insan bu takasın çok kötü olduğuna dair yorum yapmış olsa da Macdonald’ı ev sahibi yapan aslında bu kar küresiydi.


Yönetmen Corbin Bernsen ünlü kar küresi koleksiyoncularından biriydi ve bu küreyi gördüğünde ona karşılık filminde bir rol teklif etti. Kyle tam Holywood’da oyuncu olacakken Kanada’dan bir yönetici kendisini arayarak şehirlerinde birkaç ev olduğunu ve bunlardan birini takas etmek istediğini söyledi.


Macdonald böylece, 25 sentlik bir ataç sayesinde güzel bir eve ve birçok yeni arkadaşa sahip oldu. Bu harika hikayesi ile TED’de konuşan Kyle sözlerini şöyle bitiriyor:

“İşte tüm bu olanlar insanların evet demesiyle başladı. Hadi bir şeyler yapalım! Hadi birlikte harekete geçelim ve neler olacağını görelim! Ve işte tüm bunlar kırmızı minik bir ataç ile başladı.”


İşte o TED konuşması:

Okumaya devam et

Gerçek mi?

Dünyayı Yönettiği İddia Edilen Rockefeller Ailesi Hakkında

Yayınlandı

on

Yazar

Kim bu Rockefeller’lar?

‘Dünyayı yöneten, düğmeye bastığı’ söylenen dev ailelerden Rockefeller’ların en yaşlı üyesi David Rockefeller dün hayatını kaybetti. Dünya tarihine damgasını vuran Rockefellar’lar IMF’nin kuruluşunda yer aldı, yeri geldi Dünya Bankası’na kredi bile verdi.

Kim bu Rockefeller’lar?

Bir aile düşünün… Dünya Bankası’na ve IMF’ye para vermiş olsun. Bir aile düşünün bir ABD Başkan Yardımcısı, bir senatör ve pek çok iş adamına sahip olsun. Adı komplo teorilerinden müzelerin duvarlarına kadar pek çok yerde geçen Rockefeller Ailesi…

John D Rockefeller (solda) ve oğulları, David, Nelson, Winthrop, Laurance ve John D. III

John D Rockefeller Jr. (solda) ve oğulları David, Nelson, Winthrop, Laurance and John D. III

101 yaşındaki iş adamı hayata gözlerini yummadan önce yaşamını ‘harika’ olarak tanımlıyor. Böyle söylemesi için birden fazla gerekçeye sahip.

1916 yılında New York’ta doğan Rockefeller 6 kardeşin en küçüğüydü. Abisi Nelson Rockefeller Başkan Gerald Ford’un Başkan Yardımcılığı’nı yaptı. Yeğeni Jay Rockefeller ise Batı Virginia senatörüydü.

ʻʻ
David Rockefeller

Çocukluğunu New York’ta geçiren David Rockefeller Amiral Richard Byrd ve Sigmund Freud gibi dünyaca ünlü isimlerle tanışma şansını çok erken yaşta yakaladı.

Sigmund Freud

Sigmund Freud

Rockefeller’ın New York’ta doğduğu ev zamanında kentin en büyük malikanesiydi. Evin bir kısmı şu an New York Modern Sanatlar Müzesi’nin parçası.

David Rockefeller inanılmaz parası olan bir adam olsa da dünyanın en zenginleri listesinin tepesinde yer almıyor.

Mart 2017 itibariyle Forbes’a göre Rockefeller’ın 3.3 milyar dolar parası bulunuyor. Türkiye’nin en zengin adamı Murat Ülker’in ise aynı listeye göre serveti 3.7 milyar dolar. Bunun sebebi ise ailenin servetinin yıllar içerisinde varisler ve olumsuz yatırım tercihleri itibariyle parçalanmış olması.

Osmangazi Köprüsü Fotoğraf: Depo Photos

Osmangazi Köprüsü Fotoğraf: Depo Photos

Rockefeller’ın ömrü boyunca 2 milyar dolar para bağışladığı ifade ediliyor. Osmangazi Köprüsü’nün inşaat maliyetinin 1.1 milyar dolar olduğunu düşünürsek hiç de fena değil.

Yönettiği Chase bankası, 1946 yılında 4.8 milyar dolarlık varlığı yönetirken görevi bıraktığı nisan 1981 yılında varlıklarının tutarı 76.2 milyar dolara çıkmıştı. İş hayatında disiplini ile tanınan Rockefeller 2002 yılında ‘Anılarım’ isimli bir kitap çıkardı. Kitabında 90’larında bile her gün işe gittiğini söylüyordu. Harvard mezunu Rockefeller London School of Economics’te de ekonomi eğitimi aldı.

Rockefeller'ın bir dönem gönül macerası yaşadığı Kathleen Kennedy Fotoğraf: Vikipedia

Rockefeller’ın bir dönem gönül macerası yaşadığı Kathleen Kennedy Fotoğraf: Vikipedia

Londra’daki eğitim süresi içinde ABD’nin gelecekteki başkanı John F. Kennedy ile tanıştı. JFK’nin kardeşi Kathleen ile sevgili oldu. Yüksek lisansını ise Chigago Üniversitesi’nde ekonomi üzerine yaptı.

Peggy Rockefeller Fotoğraf: Rockefeller Aile Arşıvi

Peggy Rockefeller Fotoğraf: Rockefeller Aile Arşıvi

Rockefeller’ın eşi Peggy 1996’da öldü. David Rockefeller’ın 6 çocuğu ve 10 torunu var.

DÜNYANIN İLK MİLYARDERİ JOHN D. ROCKEFELLER

Rockefeller Hanedanlığı’nın tarihi ise 1849 yılına kadar uzanıyor. Standard Oil firmasının kurucusu olan Alman göçmeni John D. Rockefeller ve William Rockefeller kardeşler Chase Manhattan Bankası’nı alarak kendilerine dev bir imparatorluk inşa ettiler.

Bugüne kadar ABD’ye 20 milli park kazandıran Rockefeller’lar Davos’u düzenleyen Dünya Ekonomik Forumu, IMF, Dünya Bankası, ABD Merkez Bankası, Milletler Cemiyeti, Birleşmiş Milletler gibi devasa kurumların kuruluşunda rol oynadı.

Rockefeller hanedanlığının kurucusu John D. Rockefeller Fotoğraf: Pinterest

Rockefeller hanedanlığının kurucusu John D. Rockefeller (solda) Fotoğraf: Pinterest

Uzun yıllar ailenin serveti uzmanlar tarafından tam olarak hesaplanamadı.

Apple’ın ilk yatırımcılarından biri oldular. Petrolden para kazanmayı başaran ilk aile olan Rockefeller’lar 2014 yılında fosil yatıklara yatırım yapmayı bıraktıklarını açıkladılar.

John D. Rockefeller 1855 yılında 25 yaşındayken yaşayan en zengin adamdı. Amerika’nın petrolünün yüzde 90’ını tek başına çıkarıyordu.

Standart Oil 1911’de parçalandı. Standart Oil’den ConocoPhilips, BP, Chevron ve Exxon-Mobil gibi devler çıktı.

John D. Rockefeller 1916’da dünyanın ilk dolar milyarderi oldu. 1937 yılında öldüğünde serveti ABD’nin yüzde 1.5’u ediyordu. Forbes’a göre enflasyon hesabı yapıldığı zaman 340 milyar doları bulunuyor. Şu an dünyanın en zengin adamı olan Bill Gates’in servetinin dört katından da fazla…

Rockefeller Ailesi'nin soyağacı.

                                                              İşte bu da Rockefeller Ailesi’nin soyağacı

Okumaya devam et

Gerçek mi?

Hatalarınızın Sizi Başarıya Götüreceğini Biliyor Muydunuz?

Yayınlandı

on

Yazar

Herkes hata yapar. Asıl olan hata yapmaktan korkmadan özgürce bir girişimde bulunabilmektir. Buna göre uzmanlar da yapılan hataların aslında insan hayatında önemli gelişmelere ve sonuçlara sebebiyet verdiğini söylüyor. Hata yapan insanlar –bundan ders çıkarabildikleri sürece- hayatlarında aslında çok daha mutlu olan ve başarıyı yakalamış kişiler olarak karşımıza çıkıyorlar.

Hata yapma konusundaki temel problem ise bunca yıl hata yaptığımızda aldığımız olumsuz tepkiler ve cezalar oldu. Hata yapmak küçük yaşlardan itibaren kötü bir şey olarak öğretildi ve bilinçaltımızda hata yapmaktan ve bunların sonuçlarından korktuk. Fakat gerçek şu ki, atılan her adımın sonucunda başarılı olunacak diye bir kural yok. Ve eğer başarılı olamayacağız diye adım atmaktan korkarsak işte o noktada gerçekten başarısız ve mutsuz bireylere dönüşürüz.

Birçok başarılı insan hata yapmaktan korktukları için gerçekleştiremedikleri hayallerine ve atamadıkları adımlara üzülüyor. Onlardan biri de Tim Westergren. O, piyasa değeri 2,5 milyar dolar olan, Pandora adlı müzik-radyo web sitesinin kurucusu. Tim Westergren, gençken iyi bir fikir olduğunu düşündüğü şeyleri hata yapmaktan korktuğu için gerçekleştirememiş olmaktan dolayı pişman olduğunu dile getiriyor. Ve ekliyor:

“Hepimiz o kadar bizim için çizilmiş güvenli ve düz yolda yürümeye alışmışız ki, kendi yolumuzu çizmek korkutucu geliyor.”

Bir diğer başarılı iş insanı ve yazar olan Robert Kiyosaki hata yapmanın başarıya olan katkısını şu sözlerle açıklıyor:

“ Kazananlar, kaybetmekten korkmazlar. Kaybedenler korkar. Hatalar, başarıya ulaşma sürecinin bir parçasıdır. Başarısızlıktan kaçan insanlar, başarıdan da kaçmış olurlar.”

Okumaya devam et

Bilim

Gözleriniz Açıkken Hapşırırsanız Ne Olur? İşte Gerçek!

Yayınlandı

on

Yazar

Gözlerimiz Açıkken Hapşırırsak gözümüz yerinden çıkar mı?

Tarih kadar eski bir oyun. Donmuş bayrak direğini yala, kaydırağın üstünden atla ve …gözlerini tamamen açarak hapşırmaya çalış. Çocukken girilen iddialaşmaların çoğunun merkezinde küçük bir tehlike korkusu yer almaktadır.

Diliniz bir bayrak direğinin donmuş metaline yapışabilir, kaydıraktan atlayan birisinin kemiği kırabilir ve tabii ki, gözleriniz açıkken hapşırmak gözlerinizin çıkmasına neden olabilir.

Ama bu gerçekten doğru mu?

İlk iki meydan okuma kesinlikle tavsiye edilmemekle birlikte, gözleriniz açık hapşırmanın tehlikeli olduğu fikrine dair çok az bilinen gerçek var.

hapşırmak ile ilgili görsel sonucu

Hapşırmakta Bir Şey Yok

New York Times 1882’de bir hapşırık krizi sırasında bir kadının “ göz küresinin patladığını” yazmasına rağmen, göz kürelerini kaybetme iddialarının neredeyse hepsi yanlıştır.

Hapşırmalar bu kadar zarar verici değildir: tek bir hapşırık hızlı bir hava çıkışına, basınca ve hızı saatte 10 mile kadar çıkan sümkürmeye neden olabilir. Fakat bu, kalıcı bir hasara neden olmak için yeterli değildir.

Texas A&M Huston Tıp Fakültesi’nden Dekan Yardımcısı Dr. David HustonLiveScience’a“ Gözleriniz açık olsa bile, hapşırmadan çıkan basıncın göz kürelerinizin fırlamasına neden olma olasılığının mümkün değil” şeklinde demeç verdi.

Hapşırırken gözlerinizi açık tutmak zor olsa da mümkündür. Aslında, bazı insanlar doğal olarak gözlerini açık tutarlar.

Her iki durumda da, gözleriniz yerinde duracak, çünkü gözlerinizi yerinde tutan göz kapaklarınız değil, her birini saran yarım düzine göz kaslarıdır. Sadece basit bir hapşırma ile gözlerinizin kafanızdan fırlamasına izin vermezler.

İlgili resim

En kötü ne olabilir?

Özellikle şiddetli bir hapşırık krizi yaşarsanız, gözlerinizin kırmızı görünmesine ve kan izine neden olacak küçük bir kan damarınız patlayabilir.

Ağır kaldırma, yorucu bir egzersiz ve hatta doğum nedeniyle aşırı zorlanma halinde de gözlerde kan damarı patlaması olabilir.

Hasar görmüş damar çevresindeki alana kan sızabilir ve zararsız fakat korkutucu görünümlü subaraknoidal kanamalara neden olabilir. Ama bunun gözlerinizin açık veya kapalı olması ile bir ilgisi yoktur. Eğer ağırlık kaldıran insanların ve yeni annelerin gözleri hala sağlamsa, hapşırmak da sizin gözlerinize zarar vermeyecektir.

İlgili resim

Hapşırık Nereden Gelir?

En temelde, hapşırma tahriş veya iltihaplanma dolayısıyla oluşan istenmeyen partiküllerin dışarı atılmasını sağlar. Hapşırmadan önceki zamanı yavaşlatabilseydiniz, vücudunuzda birçok şeyin olduğunu görürdünüz.

Muhtemelen göğsünüzün sıkıştığını ve boğazınızın kapanarak hapşırığın geldiğini haber verdiğini hissederdiniz.

Bu, akciğerlerinizi tahriş edici istilacıyı gezintiye gelen diğer parçacıklarla birlikte dışarı atmak için burnunuzdan havayı itmeye hazırlayan şeydir. Tek bir ‘hapşu’ çevrenize 5000’e kadar parçacık saçabilir.

hapşırmak ile ilgili görsel sonucu

Göğsünüz sıkışarak boğazınız daralırken, gözleriniz bilinçsiz olarak durumu sezerek kapanır. Fakat gözlerin kapanması her hapşırmanın bir bileşeni olmayan hapşırmanınyan etkisi olan bir reflekstir.

Burnunuzdan çıkan her türlü tahriş edici veya kirletici maddeden korunmak için gözleriniz kapanıyor olabilir. Hapşırma bütün bu tahriş edicileri uzaklaştırsa bile, bazıları gözünüze gelir – ki bu onları tekrar vücudunuza geri gönderir.

Ama daha muhtemel olan şet gözlerinizin sebepsiz yere kapanmasıdır. Sadece bir refleks, aynı doktorun dizinize vurduğunda dizinizin atması gibi. Eğer gerçekten sıkı çaba sarf ederseniz, refleksinizi yenerek gözleriniz açık olarak hapşırabilirsiniz. Hapşırmanız bittiğinde hala gözleriniz yerinde olacak.

 

Okumaya devam et
Advertisement

Facebook

En Çok Okunan Yazılar