Connect with us

Kişisel Gelişim

‘Akıllı Yaşama Sanatı’ Kitabından Ders Niteliğinde 15 Alıntı

blank

Yayınlandı

on

 

blank

Baltasar Gracian tarafından 1647’de yazılmış özdeyişler kitabı “Akıllı Yaşama Sanatı” devrinin çok ilerisinde fikirler barındırıyordu. Öyle ki içindeki tavsiyeler günümüzün mantık yapısına göre kabul edilebilir ve uygulanabilir konumda.

17. yüzyılda yazılmış bu eserin içindeki fikirlere biraz daha yakından bakalım.


1) Birçok insan kendilerini akıllı sanmasa, aslında gerçekten akıllı olabilirdi.

2) En güçlü yanınızı bilin. Bu size doğuştan bahşedilen en önemli yetenektir; onu geliştirirseniz gerisi gelecektir. Güçlü yanını bilen kişinin mükemmelliğe ulaşması kaçınılmazdır. Hangi niteliğinizin üstün olduğunu fark edin ve bu konuda sorumluluk üstlenin.

3) İnsanın hayattaki büyük derslerinden biri kendini frenlemeyi bilmesi, daha da önemlisi ise kendini bazı işlerden ve insanlardan yoksun bırakmayı öğrenmesidir.

4) Kimsenin işine yaramamak büyük bir talihsizlik herkesin işine yaramaksa bir başka talihsizliktir.

5) Sadece az tanınan insanların kusurları az bilinir.

6) Hayatın zevkini çıkarırken yavaş, ama çalışırken hızlı olun. Çünkü insan işi bitince sevinir, zevkler bitince üzülür.

7) Yarına iş bırakmayan kişi, her zaman daha fazla yol kat eder.

8) Sıra dışı bir mükemmelliğe erişseniz bile, bunu sergilerken sıradan tutumlar benimseyin. Bir kandil ne kadar fazla ışık verirse, o kadar hızlı erir ve enerjisi tükenir.

9) Zihnin olgunluğu her şeye anında inanmamaktan geçer.

10) Bilgisiz insan ışıksız bir dünyadır.

11) Akıllı insanlar genellikle sabırsızdır çünkü insanın bilgisi arttıkça ahmaklara karşı sabırsızlığı da çoğalır.

12) Dünya gösterilen çabaları umursamaz, sadece başarıp başaramadığınızla ilgilenir.

13) İnsana her şeyin eskisi en iyisiymiş gibi gelir ve ulaşılamayan her şey daha değerlidir.

14) Kendinizi Tanıyın. Yeteneklerinizi, kapasitenizi, kararlarınızı ve eğilimlerinizi doğru değerlendirin. Kendinizi tanımazsanız kontrol de edemezsiniz. Aynalar size yüzünüzü gösterse de, zihninizin içindekileri gösteremez. İzin verin, kendiniz hakkındaki derin düşünceleriniz size ayna olsun. Dış görüntünüz unutulduğu zaman, onu geliştirmek ve mükemmelleştirmek üzere içsel olana sarılın. Zekanızın gücünü ve işlerin üstesinden gelme kapasitenizi öğrenin. Gerektiğinde göstetebilmek için cesaretinizin gücünü sınayın. Her şeye karşı, temellerinizi sağlam atın, zihninizi ferah tutun.

15) Yeteneğinizi herkesin önünde sergilemenize gerek yok. Gereğinden fazla güç harcamayın. Fazladan güç ya da bilgi harcanmasına izin vermeyin. Becerikli bir şahinci sadece o anki sürek avına yetecek kadar kuş uçurur. Eğer bugün fazla gösteriş yaparsanız, yarına sergileyecek hiçbir şey kalmaz. Bir köşede, her zaman herkesin gözünü kamaştırabilecek bir yeniliğiniz olsun. Her gün yeni bir şeyler sunmak beklentileri canlı tutar ve kapasitenin sınırlarını gizlemeye yardımcı olur.

reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kişisel Gelişim

Guernica: Pablo Picasso’nun Gözünden Savaş ve Barış

blank

Yayınlandı

on

Yazar

guernica tablosu

Picasso’nun Haziran 1937’de Paris Dünya Fuarı’ndaki İspanyol Cumhuriyeti Pavyonu için tamamladığı duvar resmi: Guernica, diğer tüm resimlerinin birleşimi kadar eleştirel yorumlara ilham kaynağı olmuştur ve üzerine düşünülmeye devam etmektedir. Sanatın yönünü değiştiren bir devrimci olarak Picasso sadece Batı’da değil, tüm dünya sanatına büyük etkisi olmuş bir isimdir.

Pablo Picasso efsanevi Guernica’sı bir savaş dönemi eseridir, 1939’da ilk kez sergilenmiştir. Eseri 1937 yılında yaratmıştır, ancak eseri İspanya’da demokratik bir ortam sağlanana kadar geri getirmemiştir. Eser, ancak 1981’de Franco’nun ölümünden sonra İspanya’ya geri dönebilmiştir. O zamandan beri Madrid’de sergilenmektedir; günümüzde, Madrid’deki Reina Sofia Müzesi’nde görebilirsiniz.

Picasso ve Guernica

Picasso eserini, İspanya hükümetinin talebi üzerine yapmıştır. Talep, İspanya İç Savaşının en yıkıcı olduğu dönemi yansıtmaktadır. Eserin adını aldığı “Guernica” savaş sırasında bombalanan küçük bir kasabadır. Kasabada yaşayan birçok sivil bu bombardıman sırasında hayatını kaybetmiş ya da yaralanmıştır. Picasso, bu dönemde Paris’te yaşamaktadır ve bu durumu gazeteden öğrenmiştir. Guernica, yıllar sonra bile bir dönemi anlatmak için sıkça referans verilecek olan eseri olacaktır. Picasso’nun içindeki acının ve öfkenin yansımasıdır. Guernica eseri, insanlığın yok oluşuna karşı bir çığlıktır.

Picasso’nun savaşa karşı olan tutumunu anlatırken çokça referans verilen Nazi Elçisi Otto Abetz ile olan küçük sohbetinden bunu anlayabiliriz. Abetz, Picasso’ya Guernica’nın önündeyken, “Bu eseri siz mi yaptınız?” diye sorar ve Picasso, Abertz’e “Hayır, siz yaptınız.” cevabını verir.

Picasso’nun bu eseri, ilk bakışta kaotik ve anlaşılması zor görünse de yukarda kısaca bahsetmiş olduğum savaşa ait güçlü bir hikaye anlatmaktadır. Tabloya ilk bakışta dikkati Picasso’nun renk kullanımı ve kullandığı imgelerin şekilleri çekmektedir. Bir duvar resmi olan Guernica, 7,76 m eninde ve 3,49 m yüksekliğinde anıtsal tablodur. Siyah ve beyazın benzersiz kullanımı, savaş karşıtı bir mesaj vermede önemli bir rol oynamaktadır.

Ampul

blank

Picasso, Guernica’daki bombalamayı gerçekçi bir formla tasvir etmemiştir ve eserde tasvir edilen herhangi bir bomba yoktur. Bunun yerine Picasso, bunun yerine dikenli bir ampul kullanır. Bu ampul, bombalama sırasında gökyüzünü parçalayan alevleri simgelemektedir.


At

guernica simgeleri at

Ampulün altında yer alan atın bağırsakları bir okla delinmiştir ve acılar içinde bağırıyor gibi görünmektedir. Bu, Alman bombardıman uçaklarının İspanyol halkına çektirdiği ıstırabın simgesidir. Picasso ayrıca atın burnu ve dişlerinden oluşan gizli bir kafatasını da tabloya yerleştirmiştir.


Boğa

guernica simgeleri

İnsan gözlerine sahip olan boğa, insan olmak ve canavar olmak arasındaki mücadeleyi sembolize etmektedir. İspanyol milliyetçiliği ve totaliter rejim boğa figürü ile eserde vücut bulmuştur.


Kadın

blank

Eserin solunda yer alan, kadının yüzyü gökyüzüne dönüktür ve ölmüş bebeğini tutaken gözlerindeki çaresizlik görülmektedir. Dikkatli baktığımızda, Picasso’nun bu tasviri, “ağlayan kadın” lakabını taktığı Dora Maar’ın portrelerini andırmaktadır. Eserin sağında yer alan kadın figürünün kolları havaya kalkmış ve donuk bir yüzle gökyüzüne isyan eder gibi görünmektedir.

 

 


Güvercin

blank

Eserde figürler arasında neredeyse görünmeyen bir güvercin bulunmaktadır. Bu, savaş sırasında Guernica’da kaybolan barışın simgesidir.


Kılıç Tutan Adam

guernica

Eserde yatar pozisyonda olan tek figürdür. Savaş sırasında birçok darbe almış olmasına rağmen hala kahramanca kılıcını tutmaya devam etmektedir. Savaşçının elinde görmekte olduğumuz çiçek, çok fazla kan dökülmesine rağmen solmayan umudu temsil etmektedir.

Picasso’nun eserinde kullandığı figürler ile ilgili, Sanat tarihçisi Patricia Failing, Picasso’nun çocukluğuna dönmemiz gerektiğini dile getirmektedir. Picasso, babası onu ilk boğa güreşine götürdüğünde sadece üç yaşındaydı. Picasso için acımasızlık, şiddet ve trajedi, o zamandan beri bir saplantı haline gelmiştir.

Patricia Failing’e göre, “Boğa ve at İspanyol kültüründe önemli karakterlerdir. Picasso’nun kendisi kesinlikle bu karakterleri zaman içinde birçok farklı rol oynamak için kullandı. Bu, boğanın ve at yoğun ilişkisi, Picasso’nun kariyeri boyunca çeşitli şekillerde tasarlanmış bir tür bale olarak karşımıza çıkmaktadır.” Falling, “Boğa bazen İspanya’nın bir sembolü, İspanya ve İspanyol kültürünün erdemlerinin ve değerlerinin bir sembolü olarak görülüyor” sözleriyle analizine devam etmektedir. “Bazen ilişki cinsiyet; bir tür eril güç ve dişil güç ilişkisidir. Bazen saldırganın daha pasif bir şeyle ilişkisidir. Bazen karanlık ve ışık arasındaki bir ilişkidir. Yani boğa iyi olabilir. Guernica’ya verilen tepkilere ilişkin anketinizde hangi yorumu çıkardığınıza bağlı olarak, eserde yer alan adam ya da boğa kötü olan olabilir.”


Peki, Guernica’nın başka anlamları var mı?

Üniversite öğretim görevlisi José Maria Juarranz de la Fuentes, Guernica’nın ressamın hayatını tasvir ettiğini iddia etmektedir. Bu teori daha önce Alman sanat simsarı Daniel Henry Kahnweiler tarafından da öne sürülmüştür. Teoriye göre, resim Picasso’nun hayatındaki üç önemli anı temsil ediyor: çocukluğundaki korkunç Malaga depremi, 1930’lardaki ilişki sorunları ve arkadaşı Carlos Casagemas’ın intiharı.

Picasso, Guernica’nın “anlamı” ve genel olarak sanatı hakkında konuşmaktan hoşlanmasa da bu resmin milliyetçi sembolizmi yadsınamaz.

“Resimlerimde bazı şeylere anlam yüklerseniz, bu doğru olabilir ama bu anlamı vermek benim fikrim değil. Ne tür fikirlere ve sonuçlara sahipsem, bunları içgüdüsel olarak elde ettim, resim için resim yapıyorum. Nesneleri oldukları gibi resmediyorum.”


Kaynak:

Moosa, A. (2002). Picasso’s ‘Guernica’. History of Symbolism in Art, Virginia Commonwealth University: http://www.people.vcu.edu/~djbromle/art-symbolism/student-projects-2002/Moosa-Picassos-Guernica.htm

 

Okumaya devam et

Galeriler

Evde Yalnızken Neden Korkarız? Bilimin Cevabı Net

blank

Yayınlandı

on

Yazar

blank

Çocukken anlatılan hikâyeler, halk arasında dolaşan hurafeler bilinçaltımıza işlemiş her türlü ürkütücü senaryo toplum içerisindeyken değil de evde yalnızken aklımıza gelir ve yavaş yavaş korkmaya başlarız. Bu durum beynimizin bize oynadığı bir oyun olabilir.

Bununla ilgili birçok kişi yüzlerce teori ortaya atmıştır ama bilim, bilinçaltı konusuna yoğunlaşmış durumda. Beyin yapısı gereği karmaşık, çözülmesi zor ve hala büyük gizemini korusa da bu tür paranormal olaylar genellikle bilinçaltından kaynaklı olduğu saptanmıştır.

Bazen psikolojik bir sebepten bazen de dış dünyada yaşadığımız herhangi bir sebepten korkabiliriz. Beyin yalnızken düşünmeye derinlerde gizlediği korkulara daha fazla yoğunlaşır. Evde yalnızken korkuya sebep olan 5 şey ise şu şekildedir;

Yalnızken İzlediğimiz Korku Filmleri

blank

Beynimizin bize o sahneler gerçekmiş gibi yansıtmasına sebep olur. Yalnızken savunmasız hissederiz. Savunmasız olmak korkuları tetikler.

Aşırı Yorgunluk ve Stres

Stresten Kurtulmanın Yolları

Psikolojik olarak yaşadığımız kötü olaylar özellikle stresle birleşince korkuların düşünceden ziyade sanki bir cismi varmış gibi fantastik hayaletler veya yaratıklar olarak karşımıza çıkar.

Ani hareketler

Bir an kafanızı hızla çeviriyorsunuz ve aksi yönde bir karartı dikkatinizi çekti. Korku adrenalini tetikleyip kalp atışlarınız hızlanmaya başlar ve panik durumları yaşanır. Bu sıklıkla karşılaşılan bir durum olmasına rağmen yalnızken etkisi çok daha büyüktür.

Korku Duygusuna Karşı Beslenen Sempati

Ne kadar saçma gelse de bazı insanlar korku duygusundan aşırı keyif alırlar. Bu durumu korku ve gerilim filmi izleyen insanlarda gözlemlemek mümkündür.

Eski ve Karanlık Yapılar

Franz Kafka'nın bürokrasiden doğan romanı: Şato

 

Terk edilmişlik hissi yaratan bu yapılar içimizdeki savunmasızlığı ve ürkütücülüğü tetikliyor. Tek başınıza olduğunu düşündüğünüz bir yerde bu binalar varsa korkmak mümkün.

Tüplü Televizyon Çıtırtısı

Televizyonun çocuklar üzerindeki etkisi - Son Dakika Haberleri

Artık evlerimizde son model televizyonlar olduğundan dolayı bu korkuyu yaşayanlar genellikle belli bir yaşın üzerinde olanlardır. Yeni kapanmış bir televizyondan gecenin sessizliği arasında gelen bir çıtırtı bir anda uykunuzu kaçırır.

Okumaya devam et

Kişisel Gelişim

Zorbalık Nedir? Kimlere Zorba Denir?

blank

Yayınlandı

on

Yazar

Zorbalık; başkalarına tekrar tekrar ve kasıtlı olarak zarar verme ve aşağılama, özellikle de daha küçük, daha zayıf, daha genç veya herhangi bir şekilde zorbadan daha savunmasız olanları ayırt eden bir davranış modelidir. Daha az güce sahip olanların kasıtlı olarak hedef alınması, zorbalığı saldırganlıktan ayıran şeydir.

Zorbalık; sözlü saldırıların (isim çağırma ve başkalarıyla alay etme) yanı sıra fiziksel saldırıları, zarar verme tehditlerini, diğer korkutma biçimlerini ve faaliyetlerden kasıtlı olarak dışlanmayı da içerebilir. Araştırmalar, zorbalığın 11 ila 13 yaşlarında zirve yaptığını ve çocuklar büyüdükçe azaldığını gösteriyor. Tekmeleme, vurma ve itme gibi açık fiziksel saldırganlık en çok küçük çocuklar arasında yaygındır; İlişkisel saldırganlık – başkalarının ilişkilerine zarar verme ya da onları manipüle etme, örneğin dedikodu yayma ve dışlanma – çocuklar olgunlaştıkça daha yaygındır.

Çocuğunuzun zorba davranışlara maruz kaldığı nasıl anlarız?

Zorbalığın çoğu okul içinde ve çevresinde ve oyun alanlarında meydana gelir. Ancak internet kendini özellikle rahatsız edici zorbalık biçimlerine borçludur. Ulusal Eğitim İstatistikleri Merkezi’ne göre, öğrencilerin yaklaşık yüzde 20’si okulda zorbalığa uğradığını bildiriyor. Erkeklerin ve kızların aynı şekilde zorbalığa maruz kalma olasılığı da vardır.

İçindekiler

  • İnsanlar Neden Zorbalık Yapıyor
  • Zorbalar Kimi Hedef Alır
  • Siber zorbalık
  • Bir Zorbayla Nasıl Başa Çıkılır

İnsanlar Neden Zorbalık Yapıyor?

İnsanlar zorbalık yapar. Çünkü bu, istediklerini elde etmenin etkili bir yolu olabilir. En azından kısa vadede, ya da bunu başkalarına zarar vermeden yapacak sosyal becerilere sahip olmadıkları için. Zorbalık aynı zamanda sosyal hakimiyet kurmanın bir yoludur ancak zamanla çocukların davranışları değiştikçe işlevini yitirir.

Zorba doğar mı yoksa yapılır mı?

Zorba doğulmaz, ancak erken yaşlardan itibaren zorba olunabilir. 2 yaşındaki çocukların normal saldırganlığı tutarlı bir şekilde ele alınmazsa, çocuklar bu tür davranışlara karşı içsel kısıtlamalar elde edemezler. Zorbalık çok dayanıklı bir davranış tarzı olmaya devam ediyor çünkü büyük ölçüde zorbalar istediklerini elde ediyorlar – en azından ilk başta.

Akran zorbalığı nasıl önlenir? | Yaşam

Zorbaların psikolojik özellikleri nelerdir?

Araştırmalar, zorbaların farklı bir psikolojik yapıya sahip olduğunu söylüyor. Toplum yanlısı davranışlardan yoksundurlar, endişeden rahatsız olurlar ve başkalarının duygularını anlamazlar. Kendine özgü bir bilişsel özellik, bir tür paranoya sergilerler. Başkalarının niyetlerini yanlış anlarlar, genellikle tarafsız durumlarda düşmanlıkla suçlarlar. Diğerleri onlardan hoşlanmayabilir, ancak genellikle kendilerini oldukça olumlu görürler. Kronik olarak zorbalık yapanlar, ebeveynleri ve akranlarıyla gergin ilişkiler yaşama eğilimindedir.

Zorbalar Kimi Hedef Alır?

Zorbalar kurbanlar olmadan var olamazlar, ayrıca bunun için herhangi birini de seçmezler. Araştırmalar, zorbalık nedeniyle seçilenlerin tehdit edici olmayan durumlarda bile iddialı olmadıklarını ve bir zorbayla karşılaşmadan çok önce korku yaydıklarını gösteriyor. Bunlar kendilerini savunamayan, içe kanapık çocuklardır.

Zorbalar kimi seçeceklerine nasıl karar verir?

Yaklaşık 7 yaşına kadar, zorbalar neredeyse herkesi seçer. Ondan sonra ise uygun gördükleri ve itaatkar kurbanları olacak kişileri seçerler. Zorbalar, yakalandıklarında gözle görülür şekilde üzülen ve arkadaşları ya da müttefikleri olmayan kurbanları severler. Araştırmacılar, kurban olarak seçilenlerin güvensizlik ve endişeye işaret ettiğini keşfettiler.

Akran zorbalığı' çocuğun hayatını karartmasın

Mağdurların ayırt edici özellikleri nelerdir?

Çocuklarla ilgili araştırmalar, kurbanların zorbaların taleplerini kolayca kabul ettiklerini, bisikletleri, oyuncakları ve diğer oyuncakları teslim ettiklerini gösteriyor. Ağlarlar ve savunmacı bir duruş sergilerler; onların son derece göze çarpan acı ve ıstırap gösterileri, zorbaları ödüllendiriyor ve zorbanın egemenliğinin önemli bir işareti olarak hizmet ediyor. Mağdur olan çocuklar, saldırganlığa karşı caydırıcı değildir, bu da onları zorbalık yapmayan akranları tarafından bile sevilmemelerine neden olabilir.

Zorbalık Neden Bu Kadar Zararlı

Zorbalık, saldırganlık ve şiddetin, olmadığı durumlarda sorunlara kabul edilebilir çözümler olduğu şeklindeki örtük mesajı taşır. İşbirliği ve farklılıkların barışçıl çözümü, giderek daha bağlantılı hale gelen bir dünyayı desteklemektedir. Zorbalık yalnızca kurbanlarına değil, faillerin kendilerine de zarar verir. Çoğu zorba, saldırgan davranışları öğrenmeyi, bir işi tutmayı ve yakın ilişkiler kurmayı ve sürdürmeyi engellediğinden, yaşam boyunca onları aşağı çeken bir seyir izler.

Zorbalığı 4 Yöntem ile Yenin! Kontrolü Ele Alın - Psikoloji Blogu - PSI İstanbul Psikolojik Danışmanlık Merkezi

Zorbalar bundan kurtuluyor mu?

Bazı zorbalar bu davranışı geride bırakır. Ancak çoğu yapmaz; saldırganlık çok istikrarlı bir sosyal etkileşim tarzıdır. Çocukken zorba olanların çoğu, saldırgan olmayan çocuklardan çok daha fazla suç işlemeye, eşlerini dövmeye, çocuklarını taciz etmeye ve yeni nesil zorbalar üreten antisosyal yetişkinlere dönüşüyor.

Seyirciler neden zorbaları durdurmuyor?

Zorbalar, saldırganlıklarını sık sık akranlarından oluşan bir izleyici kitlesinin önünde gerçekleştirirler ve bir izleyicinin varlığı, zorbanın güç hissini artırabilir. Ancak çevredekiler saldırganlığı nadiren durdurur; aslında gösterinin tadını çıkarabilirler. Durumu onaylamasalar bile mağdurdan hoşlanmayabilirler veya zorbanın misillemesinden korkabilirler.

Siber zorbalık

Siber Zorbalık Nedir ? Nasıl Korunulmalıdır ? - Web Gelisim

Gençlerin sosyal hayatı internete taşındıkça zorbalık da sosyal ortama geçti ve siber zorbalık geçtiğimiz on yılda önemli bir yeni sorun haline geldi. Zorbalık bir zamanlar büyük ölçüde okulla sınırlıyken, elde taşınan cihazların her yerde bulunması, zorbaların avlarına sürekli erişimini sağlıyor. Siber taciz özellikle rahatsız edici olabiliyor. Genellikle isimsiz olarak gerçekleştirilen siber zorbalık; kurbanların faillerin kim olduğu hakkında hiçbir fikri olmamasına sebep oluyor.

İnternet, zorbalığı nasıl değiştirdi?

Siber zorbalığın anonimliği, anlamsızlık üzerindeki birçok kısıtlamayı ortadan kaldırdı ve saldırganlığın vahşiliğini artırdı. Gözlerine bakmak zorunda olmadığın zaman başkalarına acı ve ıstırap vermek daha kolaydır. Sürekli gelişen dijital teknolojiler, hedefler hakkında yanlış bilgi yaymanın yeni yollarını mümkün kılmaktadır.

Zorbalar internette başkalarına nasıl zarar verir?

Hem doğrudan taciz hem de ilişkisel saldırganlık internette gelişiyor. Siber zorbalar, sosyal medyada çok hızla bir şekilde yalan söylentiler yayabilir. Yanlış bir şekilde birinin kimliğine bürünebilir ve başkasının adına her türlü kötülüğü yapabilirler. Cinsel taciz ve siber taciz özellikle kadınları hedef almaktadır. Aktif zorbalık durduktan çok sonra, kötü niyetli bilgiler internette kalır ve zarar vermeye devam edebilir.

Akran Zorbalığı | Psikoloji | Psikiyatri | Psikiyatristim.org

Bir Zorbayla Nasıl Başa Çıkılır?

Zorbalığa karşı en iyi savunma, sosyal olarak yetenekli olmaktır. Tüm çocuklara sosyal beceriler öğretmek ve kendi yeteneklerine güven geliştirmelerine izin vermek bunun için önemli bir adımdır. Küçük çocuklar için ebeveynler, çocuklarını zorbalığa karşı korumada son derece önemli bir konumdadır. Çocuklarının karşılaştığı sosyal zorlukları ve olası çözümleri rol yapma konusunda düzenli olarak sorgulayabilirler. Zorbalığa karşı en iyi ikinci savunma, uzaklaşmak ve karşı koymamaktır.

Bir zorbayla nasıl başa çıkarsınız?

Araştırmalar, bir zorbayı durdurmanın en etkili yolunun çevredeki kişileri harekete geçirmek olduğunu göstermektedir; Sonuçta, görgü tanıkları zorbaları dikkatle ödüllendirir. Çoğu çocuk bir noktada zorbalığa tanık olduklarından, tüm çocuklara zorbalığı durdurmada oynayacakları önemli bir role sahip olduklarını öğretmek çok önemlidir. Bir zorba, konuşan ancak birkaç kişiyi hedef alması muhtemel olmayan bir kişiye misilleme yapmak için çaba gösterebilir.

Akran Zorbalığı Nedir ? Kimler Maruz Kalır ve Önlemek İçin Neler Yapılabilir? – Rehber Hemşire

Okullarda zorbalık karşıtı mücadele programları işe yarıyor mu?

Son on yılda, okullar zorbalıkla mücadele programlarını geniş çapta benimsemiştir. Bununla birlikte, etkinliklerine ilişkin rapor kartı karışıktır. Uzmanlar; zorbalığın çoğunun meydana geldiği yerlerin okullar olduğunu, ancak güç ve saldırganlık, duygu düzenleme becerileri veya sosyal becerilerin – zorbalık üzerindeki temel etkiler – öğretildiği yerlerde olmadığını açıklıyorlar.

 

 

Okumaya devam et

Girişimcilik

Fakir Bir Ailede Doğup Ülkenin En Zengin Adamı Olmak: Baidu’nun Kurucusu Robin Li

blank

Yayınlandı

on

Yazar

blank

Robin Li (Li Yanhong), 17 Kasım 1968 doğumlu internet girişimcisi ve Çin’in en popüler arama motoru “Baidu”‘nun kurucularından. Ayrıca da dudak uçuklatan servetiyle Çin’in en zengin insanlarından biri. Peki kısa zamanda edinilmiş bu başarının altında nasıl bir hayat hikayesi yatıyor? Gelin hep beraber bu başarılı adamın bizlere ilham veren yaşamına ve karşılaştığı zorluklara bir göz atalım.


Robin Li, Çin’in Şançi kentinde işçi anne-babanın beş çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Annesi ona daima okuması ve kendisini kurtarması gerektiğini, ailelerinin bir geleceği olmadığını söylüyordu. Robin Li annesinin sözlerini asla kulak ardı etmedi, onun kendisine öğütlediği şeylere sıkı sıkıya tutundu.

blank

Şançi kentinde okula başlayan küçük Li, özellikle annesinin yönlendirmesi sayesinde okulda başarılı bir öğrenci olmuştu. Çocukluğu ve öğretim yılları zorluklar içinde geçen Li Yanhong, liseyi bitirdikten sonra başkent Pekin’de üniversiteye başladı.

Lisede başarılı bir öğrenci olan Li Yanhong, üniversitede bölüm tercihini yaparken o dönemde geleceğin meslekleri arasında gösterilen bilişimi tercih etti. Pekin Üniversitesi’nde dört yıllık bir öğrencilik hayatının ardından genç Li Yanhong, hayallerini gerçekleştirmek için tek yolun ABD’ye gitmek olduğuna karar vermişti.

Genç adam ABD’de Buffalo Üniversitesi’nde bilgisayar eğitimi almaya başladı. Buffalo Üniversitesi’nden 1994 yılında master derecesiyle ayrılan Li Yanhong, ülkesine dönmek yerine, ABD’de iş hayatına atıldı. Burada arama motoru algoritmaları üzerinde çalışmaya başlayan Li, hayatının daha sonraki dönemini arama motoru geliştirmeye adadı.

IDD Bilişim Hizmetleri’nde çalışmaya başlayan Li Yanhong,  burada arama motorları için site sıralamasını ölçen RankDex adlı bir algoritma geliştirdi. Genç Li, RankDex algoritmasını geliştirdiği sırada, ilerde rakip olacağı Google’ın sahipleri Larry Page ve Sergey Brin de “PageRank” adlı benzer bir algoritma üzerinde çalışıyorlardı. ABD’de iş hayatına atıldıktan sonra Robin Li ismini alan Li Yanhong, geliştirdiği “RankDex” algoritması için Amerikan Patent Enstitüsü’nden patent aldı.

blank

Patenti de aldıktan sonra Robin Li artık yeni fırsatlar peşinde koşmaya başladı. Ona bu fırsatı sağlayan ise Çin Hükümeti oldu. Ülkesinin de desteğiyle biyokimyacı arkadaşı Eric Xu’la birlikte arama motoru Baidu’yu kurdu. ABD yatırım bankaları Integrity Partners ve Peninsula Capital’dan 1.2 milyon dolar kredi alarak Baidu’yu kuran Robin Li ve ortağının önü bundan sonra açıktı.

Robin Li kurduğu arama motorunun adını koyarken çok titiz davrandı. Baidu ismi 800 yıl önce Song Hanedanlığı döneminde yazılmış bir şiirden alındı. “Baidu” ideal için kalıcı arayış anlamına geliyordu. Robin Li’ye göre, 1.3 milyar nüfusuyla dünyanın en hızlı gelişen internet piyasası olan Çin’de arama motorunun ismi de yerli olmalıydı.

Fabrika işçisi bir anne-babanın oğlu olarak dünyaya gözlerini açan Robin Li, 10 yıl gibi kısa bir süre içinde dünyanın en büyük şirketlerinden birini yarattı. 2010 verilerine göre Baidu’da 11 bin kişi istihdam ediyordu. Çin 500 milyon internet kullanıcısıyla, ABD’deki internet kullanıcısı pazarının iki katına ulaştı. Kısa bir süre içinde bu rakamın 750 milyona çıkması beklendi. Bu kadar hızlı büyüyen bir pazarda Baidu’nun sahibi Robin Li de her gün servetine servet katmaya devam ediyor.

Azimli olmanın, sıkı çalışmanın ve idealleri uğruna durmadan çabalamanın başarıyı nasıl getirdiğine dair somut bir örneği daha gördük hep beraber! Şartlar ilk başta istediğiniz gibi olmayabilir, Robin Li’de olduğu gibi zorluklar altında yetişmiş olabilirsiniz ama gerçek başarıyı elde etmek için hiçbir şey bahane değildir. Azmetmekten, istekleriniz uğruna savaşmak asla vazgeçmemeniz dileğiyle!

Eğer gideceğin yoIdan eminsen, engeIIer ‘dinIenme noktan’ oImaktan öteye gidemez.

Kaynak 

Okumaya devam et

Kişisel Gelişim

Yeni Yılda Buna İhtiyacınız Var: 9 Adımda Kişisel Eylem Planı Nasıl Oluşturulur?

blank

Yayınlandı

on

Yazar

 

blank

Hedeflerin gerekli olduğu inkar edilemez. Sonuçta hedefler hayattaki anlam ve amacın bütünlüğüdür. Ancak hedefler sadece ulaşılmak için değildir. Hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olacak bir eylem planına her zaman ihtiyacınız vardır.

Bir eylem planıyla, gitmek istediğiniz yere nasıl ulaşacağınız, oraya ulaşmak için ne yapmanız gerektiği ve ileriye doğru devam etmek için motivasyonu nasıl bulacağınız konusunda net bir fikir elde edebilirsiniz. Bir plan yapmadığınız sürece tereddüt etmeniz ve dikkatinizin dağılması olasıdır. Bu yüzden birçok insan yeni yıl kararları konusunda tutarlı davranamaz. Eğer bir planınız yoksa muhtemelen işler pek yolunda gitmez.

Bunu göz önünde bulundurarak, belirlediğiniz herhangi bir kişisel hedefe ulaşmanıza yardımcı olacak bir eylem planı nasıl oluşturabilirsiniz beraber bakalım.


1) “Neden”inizi Belirleyin

blank

İşte hızlı bir deneme: Daha önce belirlediğiniz hedefleri düşünün. Şimdi ulaştığınız ve ulaşamadığınız hedefleri düşünün. Burada ortak bir tema fark edeceksiniz. Başarılı olmanın ve hedeflerinin bir amacı vardı. Aslında ulaşamadığınız hedefler olmadı. Başka bir deyişle, bu hedefleri “neden” yerine koyduğunuzu biliyordunuz ve bu da sizi takip etme noktasında motive etti.

NEDEN’iniz anladıktan sonra, sizi tatmin olmuş hissettiren şeyi açıkça ifade edebilecek ve doğal olarak en iyisindeyken davranışınızı neyin tetiklediğini daha iyi anlayabileceksiniz. Bunu yapabildiğinizde, ileride yapacağınız her şey için bir referans noktanız olacak.

Bu da daha iyi karar verme ve daha net seçimler yapılmasını sağlar. Simon Sinek bu konuda diyor ki:

“İşiniz, kariyeriniz ve yaşamınız için daha bilinçli seçimler yapabileceksiniz. Sizden satın alma, sizinle çalışma ve amacınıza katılma konusunda başkalarına ilham verebileceksiniz. ”

Bir eylem planı oluşturmaya başlamadan önce, neden yeni bir hedef belirlediğinizi düşünün. Aksi takdirde bu yolculukta size yol gösterecek ve işler zorlaştığında size ne yapmanız gerektiğiniz gösterecek bir Kuzey Yıldızına ihtiyacınız olacak.

 

 

 


2) Hedefinizi Yazın

blank

Şimdi aklınızda bir hedefiniz olduğuna göre bunu kafanızdan çıkarmanın ve bir kağıt parçasına aktarmanın zamanı geldi. Bunu bir uygulama aracılığıyla elektronik olarak da yapabilirsiniz, ancak araştırmalar kalem ile yazılan hedeflerinize ulaşma olasılığınızın % 42 daha yüksek olduğunu söylüyor.

Bunun neden ise beynin çalışma şekli. Fiziksel olarak bir hedef yazdığınızda beynin sol tarafına erişirsiniz, bu da gerçeksel ve mantıksal taraftır. Yani bu tarz bir yazma biçimi, beyninize bunun ciddi olarak yapmak istediğiniz bir şey olduğunu bildirir. Hatta bilinçaltınızı açmanız için sizi cesaretlendirir, böylece hedefin gerçekleşmesi için fikirler geliştirebilirsiniz.

 

 

 


3) Bir SMART Hedefi Belirleyin

blank

SMART, işletme yönetiminde kullanılan popüler bir yöntemdir. Çünkü belirlediğiniz hedefin hem gerçekçi hem de ulaşılabilir olmasını sağlar. Ayrıca, eylem planınızda size yol göstermesi için bir referans olarak da kullanılabilir. Bir SMART hedefi belirleyerek eylemlerinizi etkili hale getirmek için ihtiyacınız olan adımları, görevleri ve araçları beyin fırtınası yaparak keşfetmeye başlayabilirsiniz.

Spesifik (Specific): Neyi başarmak istediğiniz hakkında belirli fikirlere sahip olmanız gerekir. Başlamak için sorularını yanıtlayın: kim, ne, nerede, ne zaman ve neden?

Ölçülebilir (Measurable): Hedefe ulaştığınızdan emin olmak için ilerlemenizi ölçmek adına somut metrikler oluşturun. Verileri nasıl toplayacağınızı belirleyin.

Ulaşılabilir (Attainable): Hedefinize ulaşmak için gereken araçları veya becerileri düşünün. Onlara sahip değilseniz, onları nasıl elde edebileceğinizi öğrenin.

Gerçekçi (Realistic): Hedef sizin için neden önemli? Diğer hedeflerle uyumlu mu? Bu tür sorular, hedefin gerçek amacını ve peşinden gidilip gidilmeyeceğini belirlemenize yardımcı olabilir.

Süreli (Time Based): İster günlük, ister haftalık, isterse aylık bir hedef olsun. Son teslim tarihleri ​​bizi daha erken harekete geçme konusunda motive edebilir.

 

 

 


4) Her Seferinde Bir Adım Atın

blank

Hiç yolculuk yaptınız mı? A noktasından B noktasına gitmek için büyük olasılıkla eski bir kağıt harita veya telefonunuzdaki bir uygulama olsa da bir harita kullanmanız gerekiyordu. Aynı fikir bir eylem planına da uygulanabilir.

Bir harita gibi, eylem planınızın da hedefinize nasıl ulaşacağınıza ilişkin adım adım talimatları içermesi gerekir. Başka bir deyişle, bunlar gitmeniz gereken yere ulaşmanıza yardımcı olan daha küçük hedeflerdir.

Örneğin, kilo vermek istiyorsanız tüketilen ve yakılan kaloriler, egzersiz dakikaları, atılan adım sayısı ve uyku kalitesi gibi daha küçük faktörleri göz önünde bulundurursunuz. Her biri kilo kaybında rol oynar ve hatta stres gibi diğer yönlere bakmanız bile ilham verebilir. Çünkü stres hormonu olan kortizol vücudumuzun kilo tutmasına yardımcı olur, stres seviyelerinizi azaltmak kilo kaybına neden olabilir.

Bu çok fazla iş gibi görünebilir, ancak eylem planınızı daha az ezici ve daha yönetilebilir hale getirir. En önemlisi, her aşamada gerçekleştirmeniz gereken belirli eylemleri veya hangi davranışları değiştirmek isteyeceğinizi belirlemenize yardımcı olur.

 

 

 


5) Görevlerinizi Öncelik Sıralamasına Göre Gerçekleştirin

blank

Eylem adımlarınız çözüldükten sonra, listenizi gözden geçirmek ve görevlerinizi en anlamlı sırayla yerleştirmek isteyeceksiniz. Bu şekilde en büyük etkiyi yaratmak için en önemli adımla işleri başlatacaksınız.

Örneğin hareketsiz bir işiniz varsa ve kilo vermek istiyorsanız, ilk adım biraz daha aktif hale gelmektir. Oradan, egzersiz planınıza daha fazla zaman ekleyebilirsiniz. Bir sonraki adım, aşırı yemekten kaçınmak veya akşam yemeğinden önce salata yemek gibi diyetinizi değiştirmek olabilir.

 

 

 


6) Görevlerinizi Programlayın

blank

Hedefiniz için bir son tarih belirlemek şarttır; eylem planınızın başlamasını geciktirmenizi önler. Ancak burada önemli olan şey ise gerçekçi olmaktır. Örneğin, iki hafta içinde 20 kilo vermeniz pek olası değildir.

Dahası, oluşturduğunuz her eylem adımı için bir başlangıç ​​ve bitiş tarihi ile belirli görevleri tamamlayacağınız zaman çizelgesi de ayarlamanız gerekir. Bunları programınıza eklemek, başka bir şeyin dikkatinizi dağıtmasına izin vermemek için, gerektiğinde bu görevlere odaklanmanızı sağlar. Örneğin, spor salonu zamanını planlıyorsanız bu zaman dilimi boyunca başka bir şey planlayamazsınız. Kendinize çift rezervasyon yapmamaya dikkat edin.

Bir kağıt takvim veya planlayıcı kullanmanız yerine online bir takvim daha iyi bir seçenek olabilir. Her adımın ne zaman yapılması gerektiğine dair son tarihler veya hatırlatıcılar ayarlamak için kullanabilirsiniz ve bilmesi gereken diğer kişilerle; iş arkadaşınız veya mentorunuzla paylaşabilirsiniz.

 

 

 


7) Sağlıklı Alışkanlıklarla Yolda Kalın

blank

Sağlıklı alışkanlıklar olmadan, hedefinize ulaşmak daha da zorlaşacaktır. Spor salonuna haftada beş gün gidebilirsiniz, ancak her gün öğle yemeği için hamburger alıyorsanız tüm sıkı çalışmanızı çöpe atarsınız. Kilo verme hedefinize ulaşmak için bu kötü yeme alışkanlıklarınızı daha besleyici bir yemekle değiştirmek zorundasınız.

Sizi sadece en kolay veya en rahat olanı değil, olmak istediğiniz kişiye dönüştürmeye neyin yardımcı olacağını düşünmelisiniz.

 

 

 


8) Listede Başardığınız Görevleri Kontrol Edin

blank

Liste oluşturmak için çok zaman harcadığınızı düşünebilirsiniz. Fakat bu sadece hedeflerinizi gerçeğe dönüştürmeye yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda eylem planınızı düzenli tutar, aciliyet duygusu yaratır ve ilerlemenizi takip etme fırsatı verir. Listeler aynı zamanda kaygıyı azaltırlar, ne yapacağınızı ve ne zaman yapılması gerektiğini tam olarak bilirsiniz.

Listelerde özel bir şey daha var. Eylem planınızdaki bir görevi geçtiğinizde, beyniniz dopamin salgılar.

Bu ödül sizi iyi hissettirir ve bu duyguyu tekrarlamak istersiniz. Spor salonuna gittiğinizde spor sonrası yaşadığınız memnuniyeti yaşamaya devam etmek istersiniz. Bu, spor salonuna gitmeye devam edeceğiniz anlamına gelir.

 

 

 


9) Gerektiği Gibi Gözden Geçirin ve Sıfırlayın

blank

Herhangi bir kişisel hedefe ulaşmak bir süreçtir. Bir gecede bir hedefe ulaşabilmeniz harika olsa da, zaman alır. Yol boyunca aksilikler yaşayabilirsiniz. Hayal kırıklığına uğramak ve pes etmek yerine, nasıl ilerlediğinizi görmek için günlük, haftalık veya aylık sık sık incelemeler yapın.

Olmayı umduğunuz yerde değilseniz, eylem planınızı değiştirmeniz gerekebilir. Belirlediğiniz hedefe ulaşmak için yeniden çalışın.

 

 

 


Hayatta ne elde etmek istediğinize bakılmaksızın (kilo vermek, yeni bir beceri öğrenmek ya da daha fazla para kazanmak) bir eylem planı oluşturmanız gerekir. Eylem planları hedefinize ulaşmak için gerçekçi adımlar ve zaman çerçeveleri oluşturmada size rehberlik edecektir. Hepsinden iyisi, yanıldığınızda sizi yolda tutacaktır.

Kaynak.

Okumaya devam et
reklam

Facebook

En Çok Okunan Yazılar