Connect with us

Sağlık

Alzheimer Hastası Olmamak İçin Yapmanız Gereken 7 Şey

Yayınlandı

on

Demans hastası bir yakını olanlar bu hastalığın kişi ve ailesi üzerindeki etkisini çok iyi bilirler. Alzheimer da bir demans çeşididir ve ne yazık ki tedavisi yoktur.

Amerikan Alzheimer Derneği (Alzheimer’s Association), 5 milyondan fazla ABD’linin Alzheimer hastası olduğuna dikkat çekiyor.

Peki özellikle ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan bu hastalıktan korunmak için neler yapabiliriz? Gelin birlikte bakalım.

1) Sigarayı bırakın.

Sigara içmenin vücudumuz farklı bölgelerine zarar veriyor ve beyin de bunlardan biri. Sigara içenlerin, içmeyenlere göre Alzheimer’a yakalanma riski %45 daha fazla.

2) Daha çok B12 vitamini alın.

B vitamini Demans’tan koruyor. Finlandiya’da yapılmış olan bir araştırmaya göre B12 vitaminini ne kadar çok alırsanız, Alzheimer’a yakalanma riskiniz o kadar düşüyor.

3) Daha çok D vitamini alın.

Alzheimer’a sebep olan şeylerden biri de D vitamini eksikliği.

ABD’deki bir başka araştırmada D vitamini eksikliğinin Alzheimer’a yakalanma riskini %125 arttırdığı görüldü. Olabildiğince güneş ışığı alın. Eviniz ya da ofisiniz yeterin güneş almıyorsa doktorunuzun da desteğiyle D vitamini takviyesi alabilirsiniz.

4) Kahveyi ihmal etmeyin ve alkol tüketimini azaltın.

Çokça magnezyum içeren ve güçlü bir antioksidan olan kahve birçok noktada beynimizi koruyor. Bu koruma sayesinde de Alzheimer’a yakalanma riskinizi %50 azaltıyor. İtalya’da yapılan bir araştırma günde bir bardak kahve içmenin Alzheimer’ı önlediğini söylüyor.

Fazla alkol tüketimi ise Demans riskini arttırıyor.

5) Başınızı koruyun.

Başınızı sert bir cisme çarparsanız Demans’a yakalanma riskiniz artıyor. Yine ABD’de yapılan bir araştırmada travmatik beyin yaralanmasının, Alzheimer’a yol açtığı açıkça görülmüş.

6) Düzenli beyin egzersizleri yapın.

Beynimize de tıpkı kaslarımıza davrandığımız gibi davranmalıyız. Bunun için ilk akla gelen yöntemler ise bulmaca çözmek ve puzzle yapmak. Fakat bunların dışında yeni şeyler öğrenmekten de çekinmeyin. Yeni şeyler öğrenirken beynimiz extra bir güç sarfeder ve bu da beyin sağlığı için çok değerlidir.

7) İyi dinlenin.

Uyku da beyin için çok önemli. Az uyuyan insanların Demans daha fazla görülüyor. İsveç’te yapılan bir araştırma bunu neredeyse %100 kanıtlandı.

İçeriği paylaşarak daha fazla bireyin bilinçlenmesini sağlayabilirsiniz.

Kaynak.

Advertisement
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Psikoloji

25 Soruda Ne Kadar Depresyonda Olduğunuzu Belirleyen Test: Burns Depresyon Ölçeği

Yayınlandı

on

Yazar

 

Burns Depresyon Ölçeği, 1960 yılında Dr. Aaron Beck tarafından oluşturulan güvenilir bir duygu durum ölçme aracıdır. Depresyon gibi ciddi bir rahatsızlığın teşhisini birtakım soruları cevaplandırarak koymak pek gerçekçi görünmeyebilir, ancak dünyanın dört bir yanında başvuracağınız psikolog/psikiyatristlerin teşhis koymak için size uygulayacağı test budur.

 Araştırmalar depresif belirtilerin incelenmesinde bu ölçeğin, terapistlerin yaptığı resmi görüşmelerden daha net sonuçlar verdiğini ortaya koydu. Kendi duygu durumunuzu ölçmek için yapmanız gereken aşağıdaki 25 soruyu son hafta içindeki hislerinize dayanarak olabildiğince dürüst şekilde puanlamak olacak. Belirtilerinizi şiddetine göre en az 0, en fazla 4 puan vererek cevaplandırmalısınız.

0-hiç
1-biraz
2-orta derecede
3-çok fazla
4-aşırı derecede

 


Düşünceler ve Duygular

1) Üzüntülü ya da neşesiz hissetmek:

2) Mutsuz ya da umutsuz hissetmek:

3) Ağlama nöbetleri ve ağlamaklı olmak:

4) Cesaretsiz hissetmek:

5) Çaresiz hissetmek:

6) Düşük özgüven:

7) Değersiz ve yetersiz hissetmek:

8) Suçluluk ya da utanç:

9) Kendinizi eleştirmek ya da suçlamak:

10) Karar vermede güçlük:

0-hiç
1-biraz
2-orta derecede
3-çok fazla
4-aşırı derecede

 


Aktiviteler ve Kişisel İlişkiler

11) Aile, arkadaşlar ve iş arkadaşlarına yönelik ilgi kaybı:

12) Yalnızlık:

13) Aile ya da arkadaşlarla daha az zaman geçirme:

14) Motivasyon eksikliği:

15) İşte ve diğer aktivitelerde ilgi kaybı:

16) İş ve diğer aktivitelerden kaçınma:

17) Yaşamdan zevk ve tatmin alamama:

0-hiç
1-biraz
2-orta derecede
3-çok fazla
4-aşırı derecede


Fiziksel Belirtiler

18) Yorgun hissetmek:

19) Uykuya dalmada güçlük ya da çok fazla uyumak:

20) Azalmış ya da artmış iştah:

21) Cinsel istek kaybı:

22) Sağlığınız hakkında endişelenmek:

0-hiç
1-biraz
2-orta derecede
3-çok fazla
4-aşırı derecede

 


İntihara Meyil

23) İntihar düşünceniz var mı?

24) Yaşamınızı sona erdirmek ister misiniz?

25) Kendinize zarar vermek için bir planınız var mı?

0-hiç
1-biraz
2-orta derecede
3-çok fazla
4-aşırı derecede


1’den 25’e kadar tüm maddelerden aldığınız puanları toplayın. Depresyonunuzu aşağıdaki ölçeğe göre değerlendirebilirsiniz:

 0-5 : Depresyon yok

6-10: Normal ama mutsuz

11-25: Hafif depresyon

26-50: Orta depresyon

51-75: Ağır depresyon

76-100: Aşırı depresyon

Puanınız 10 ve üzeri çıktıysa kendi kişisel ihtiyaçlarınız ve isteğiniz doğrultusunda profesyonel yardımdan yararlanabilirsiniz. Son üç maddeden herhangi birine ‘evet’ yanıtını verdiyseniz acil olarak bir uzmandan yardım almanız gerekmektedir.

 

Okumaya devam et

Bilim

Bilimin Ruhla Buluştuğu Yer: Üçüncü Göz (Epifiz Bezi) Nedir ve Ne İşe Yarar?

Yayınlandı

on

Yazar

 

Beynimizin geometrik olarak tam ortasında bulunan epifiz bezi nohut büyüklüğünde bir endokrin hormon bezidir. Geçmişten günümüze biyolojik ve efsanevi özelliklerin kesiştiği bir organ olduğu düşünülen epifiz bezinin “üçüncü göz”, yani insanın en yüksek bilince ulaştığı nokta ile olan bağlantısını açıklayan ilk kişi ünlü Fransız filozof Rene Descartes olmuştur.
Descartes, epifiz bezinin vücut ile zihnin bağlantı noktası olduğuna, insan ruhunun vücutla birleştiği mistik bir organ olduğuna inanır. Descartes’ın tezine göre epifiz bezi, beyinde çifti olmayan tek bölgedir; bu nedenle iki gözümüzle baktığımız her şeyi birleştirip tek halde beynimize ulaştıran, iki kulağımızla duyduğumuz sesleri tek ses halinde algılamamızı sağlayan organ o olmalıdır.

Epifiz Bezinin Görevleri Nelerdir?

Epifiz bezi, uyku/uyanıklık döngülerini uyaran melatonin hormonunu salgılar, vücudun biyo-ritminden ve biyolojik saat ayarlamasından sorumludur. Beynin en önemli içgüdüsel davranışları düzenleyen bölgesi olan hipotalamus ile uyum içinde çalışarak duyuların ve algıların kontrolünü sağlamaya yardımcı olur.

Neden Üçüncü Göz Olarak Anılır?

En eski çağlardan itibaren fiziksel ve ruhsal dünyaları birbirine bağladığına inanılan ve spiritüel ritüellerde, ibadetlerde ve meditasyonlarda odak noktası olan epifiz bezinin fiziki özellikleri de onun üçüncü göz olarak nitelendirilmesini destekler.
Bu küçük bezin açıldığı ameliyatlarda bezin tıpkı göz gibi retinal bir dokuya ve çevresinin saran kılcal damarlara sahip olduğu belirtilmiştir.
Beynimizin ışığı algılama, gece ve gündüzü değerlendirme ve biyolojik saati ayarlama merkezi olduğu da düşünülürse epifiz bezinin beynin diğer kısımlarından daha ayrı bir öneme sahip olduğu söylenebilir. Eski çağlarda epifiz bezinin bilimsel ve fizyolojik özelliklerinin günümüzdeki gibi bilinmesi imkansız olsa da, şamanlar, şifacılar, bilge ve kahinler bu gizemli organın önemini anlamayı bir şekilde başarmış görünüyor.

Okumaya devam et

Bilim

Amazon, Çalışanlarına COVID-19 Testi Yapmak İçin Kendi Laboratuvarını İnşa Ediyor

Yayınlandı

on

Yazar

Amazon, COVID-19 tanısı koyan test kitlerinde yaşanan eksiklik nedeniyle çalışanlarına yönelik test yapabilmek için kendi laboratuvarını kurmaya başladı. Depo işçilerinde COVID-19 çıkan Amazon, yeterli güvenlik önlemlerini almadığı gerekçesiyle protesto ediliyor.

Yeni ölümcül koronavirüs (COVID-19) salgınında en fazla öne çıkan şirketlerden olan Amazon, işçilerinin güvenlik kaygıları nedeniyle protestolarını artırdığı bir dönemde önemli bir duyuru yaptı. Şirket, çalışanlarına COVID-19 testi yapabilmek için kendi test laboratuvarını inşa ettiğini açıkladı.

Amazon’un blogundan yapılan açıklamada, bilim insanlarının, program yöneticilerinin, satın alma uzmanlarının ve yazılım mühendislerinin bu laboratuvar için bir araya gelip çalışmaya başladığı vurgulandı. Laboratuvarın inşası için gerekli ekipmanları bir araya getirmeye başladıklarını kaydeden Amazon, yakın zamanda ön saf çalışanlarının küçük bir kısmına test yapmaya başlamayı umduklarını belirtti.

Amazon yönetimine tepki var

Amazon

Amazon bu adımı test azlığı ve hastalık belirtilerine sahip olmayan insanların da virüsü yayabildiği bilgisi nedeniyle attığını açıkladı. Söz konusu zaman dilimi içerisinde ne kadar ileriye gidebileceklerinden emin olmadıklarını ancak yine de denemeye değer olduğunu söyleyen Amazon, belirtilere sahip olmayan insanların da test edilmesi durumunda büyük bir fark yaratılacağını savundu.

Amazon, testin sonucunun pozitif çıktığı vakaların karantina altına alınacağını, negatiflerinse güven içerisinde yeniden ekonomiye dahil olabileceğini belirtti.

Amazon’un depolarında COVID-19 vakalarının olduğu ve çalışanların, yeterli önlem almadığı gerekçesiyle şirketi protesto etmeye başladığı biliniyor. Mart ayının sonunda New York’taki depo işçileri, Amazon’u protesto için iş bırakmıştı. İşçiler yeterli güvenlik önlemi almamakla suçladıkları şirketin, kaç işçinin COVID-19’a yakalandığıyla ilgili gerekli bilgilendirmeyi yapmadığını da belirtiyor.

Jeff Bezos

Protestolar nedeniyle işçilerine ateş ölçümü yapmaya ve maske dağıtmaya başlayan Amazon, protestocu bir işçiyi ‘sosyal mesafe önlemlerini ihlal ettiği’ gerekçesiyle işten çıkarmıştı.

Okumaya devam et

Nasıl Yapılır

Gencinden Yaşlısına Herkesin Sorunu Haline Gelen Bel Fıtığıyla İlgili Mutlaka Bilmeniz Gerekenler

Yayınlandı

on

Yazar

Artık yaşlısından gencine herkeste görülebilen bir problem bel fıtığı. Peki nedir, neden olur ve nasıl tedavi edilir? Sizler için araştırdık.

Not: En doğru bilgi için uzmana danışın.

Kaynak: 123

Bel Fıtığı nedir?

Bel Fıtığı nedir?

Bel fıtığı, omurları arasındaki kıkırdağın şiddetli zorlama sonucu yerinden kayması ve yırtılmasıyla omurilikten çıkan sinirleri sıkıştırması ile meydana gelir.

Fıtık size bazı belirtiler verebilir

1. Kol veya bacaklarda ağrı

1. Kol veya bacaklarda ağrı

Fıtıklaşmış diskiniz belinizde ise genellikle kalçalarınız, uyluk ve baldırlarınızda ağrı olur. Ayağın bir kısmında da ağrı olabilir.

2. Uyuşukluk veya karıncalanma

2. Uyuşukluk veya karıncalanma

Fıtık olan kişilerde, etkilenen sinirlerin etkilediği kısımlarda yayılan uyuşukluk veya karıncalanma görülür.

3. Kaslarda zayıflık

Etkilenen sinirlerin hizmet verdiği kaslar zayıflama eğilimindedir. Bu, tökezlemenize veya eşyaları kaldırma veya tutma yeteneğinizi etkileyebilir.

Belirtiler olmadan da fıtıklaşmış bir diske sahip olabilirsiniz.

Boynunuz veya bel ağrınız kolunuzdan veya bacağınızdan aşağı iniyorsa veya uyuşukluk, karıncalanma veya halsizlik varsa tıbbi yardım alın.

Peki neden olur bu fıtık?

Peki neden olur bu fıtık?

Disk herniasyonu, genellikle disk dejenerasyonu adı verilen kademeli, yaşlanmaya bağlı aşınma ve yıpranmanın sonucudur. Yaşlandıkça, diskleriniz daha az esnek hale gelir ve küçük bir gerilme veya bükülme ile bile yırtılma veya yırtılma eğilimi gösterir.

Çoğu insan bel fıtığının nedeninin ne olduğunu bilmez bile.

Bazen, ağır nesneleri kaldırmak için sırt ve bacak kaslarınız yerine sırt kaslarınızı kullanmak fıtıklaşmış bir diske yol açabilir. Nadiren, düşme, yanlış hareket veya kazalarda alınan darbeler gibi travmatik bir olay fıtığın nedenidir.

Çoğu hastalık gibi fıtık riskini artıran durumlar da var tabii.

Ağırlık: Aşırı vücut ağırlığı, belinizin altındaki disklerde ekstra yüke neden olur.Meslek: Fiziksel olarak zorlayıcı işlere sahip kişilerde sırt problemleri daha fazladır. Tekrarlayan kaldırma, çekme, itme, yana doğru bükme ve eğilme de fıtıklaşmış disk riskini artırabilir.Genetik: Bazı insanlar fıtıklaşmış bir disk geliştirmeye meyillidir.

Sigara içmek: Sigara içmenin diske oksijen beslemesini azalttığından diskin daha hızlı parçalanabileceği düşünülmektedir.

Çok fazla doğum: Düşük ihtimalle de olsa vücudunuz doğum sırasında da zarar görebilir.

Nadiren, disk herniasyonu, cauda equina sinirleri de dahil olmak üzere tüm spinal kanalı sıkıştırabilir. Kalıcı güçsüzlük veya felçten kaçınmak için acil ameliyat gerekebilir.

Kötüleşen semptomlar: ağrı, uyuşma veya halsizlik günlük aktivitelerinizi engelleme noktasına getirebilir. Kauda ekina sendromu idrar kaçırmaya veya idrar yapma zorluğuna neden olabilir.

Peki fıtıklaşmış diskin ilerlemesini önlemek için ne yapılabilir?

Peki fıtıklaşmış diskin ilerlemesini önlemek için ne yapılabilir?

Duruş pozisyonlarınız önemli: Bu, omurga ve diskler üzerindeki baskıyı azaltır. Özellikle uzun süre otururken sırtınızı dik ve hizalı tutun. Ağır cisimleri düzgün şekilde kaldırın ve işleri sırtınızla değil bacaklarınızla yapın.Sağlıklı kiloyu koruyun: Aşırı kilo, omurga ve disklere daha fazla baskı uygular, bu da vücudu fıtıklara karşı daha duyarlı hale getirirSigarayı bırakın: Herhangi bir tütün ürününü kullanmaktan kaçının.

Okumaya devam et

Sağlık

Bilim insanları, koronavirüsün vücutta ne kadar süre kaldığını açıkladı

Bilim insanları, Pekin’deki bir hastanede 28 Ocak-9 Şubat tarihleri arasında tedavi gören ve yaş ortalaması 35.

Yayınlandı

on

Yazar

Bilim insanları, Pekin’deki bir hastanede 28 Ocak-9 Şubat tarihleri arasında tedavi gören ve yaş ortalaması 35.5 olan 16 hastanın verilerini analiz etti. MedicalXpress’e konuşan çalışma grubu üyelerinden Dr. Lokesh Sharm, “Çalışmanın en önemli sonucu, hastaların yarısının semptomlar ortadan kalktıktan sonra virüsü salgılamaya devam etmesidir” ifadelerini kullandı. Sharm, hastaların iyileştikten sonra virüsü vücuttan atma sürelerinin bir ila sekiz gün arasında değiştiğini belirtti. Çalışma grubunun bir başka üyesi Lixin Xie ise, karantina süresinin hastalar iyileştikten sonra bir iki hafta daha uzatılmasını önerdi. Bilim insanları, çalışmanın yaşlı hastaları kapsamadığını, yaşlıların bağışıklık sisteminin zayıf olması nedeniyle virüsün muhtemelen vücutlarında daha uzun süre kalacağını kaydetti.

Okumaya devam et
Advertisement

Facebook

En Çok Okunan Yazılar