Connect with us

Girişimcilik

Bana 5 Dakika Verin ve Size Daha Fazla Kazanmanın 5 Yolunu Söyleyeyim

blank

Yayınlandı

on

Girişimci, yazar ve podcast yayıncısı Darius Foroux “Nasıl daha fazla para kazanırım?” sorusunun kendisine insanlar tarafından sıkça yöneltildiğini fark ediyor ve 5 dakika karşılığında bu konuda 5 iyi öneri vereceğini iddia ediyor. Kendisinden dinliyoruz…

Para kazanmak o kadar da zor değil. Muhtemelen şu anda her ay maaşını alıyorsun. Bu, bu işin nasıl yapılacağını zaten bildiğini gösteriyor, değil mi? Para hakkında öğrenmemiz gereken ilk şeylerden biri bu.

Para kazanmayı, nasıl yapılacağını zaten bildiğin bir şey olarak görmelisin. Şimdi, kendi başına daha fazla para kazanmak konusuna gelelim. İşte bu bir sonraki adım.

Öncelikle bunun imkansız olduğunu düşünüyor olabilirsin. Ama kural 1: bu şekilde düşünmeye devam edersen bunu asla başaramayacaksın. Sadece ayrıcalıklı veya şanslı kişilerin daha fazla kazanabileceğini düşünmekten vazgeçmelisin. Bu sadece yanlış bir düşünce şekli değil, aynı zamanda kendini sabote etmek demek.

blank

İllüstrasyon: Yibo.W


Bir Sebeple Başlayın

Daha fazla kazanma nedenin nedir? İnsanlar para kazanmak için “hayatını sürdürebilmek” gibi gerçekçi ve sürükleyici sebeplere ihtiyaç duyarlar. Çünkü bu onlara göre zor bir iştir ve birçoğu hızlıca pes eder. Fakat daha fazla para kazanmak için güçlü bir dürtüsü olanlar büyük ihtimalle başarılı oluyorlar. Peki senin dürtün ne?

Borcunu ödemek mi? Çocuklarına, ebeveynlerine, ailene iyi bir hayat sunmak mı? Kendi işinin sahibi olmak mı? Daha fazla kaynağa sahip olmak mı?

W harfi ile başlayan soruları (who, where, when, what) kendinize sormak iyi bir stratejidir. Tim Ferriss bununla ilgili şunları söylüyor:

“Hayatınızda kontrol ettiğiniz W’lerin sayısına bağlı olarak para pratik değerde çarpılır: ne yaparsınız, ne zaman yaparsınız, nerede yaparsınız ve kimlerle yaparsınız.”

Para kazanma konusunda bilinçli olduğunuzda, para bağımlılarının sahip olduğu soruna sahip olmayacaksınız. Bazı insanlar kazandıkları büyük paralarla asla yetinemezler. Bunu akılda tutarak, daha fazla para kazanmaya başlamanın 5 yolunu içeren bir liste hazırladım. Bu şeyleri tam zamanlı, yarı zamanlı veya günde yalnızca 1 saatliğine yapabilirsiniz.


1) Bilgini paraya dönüştür

blank

Bilgiyi paraya dönüştürmek para getiren tüm diğer küçük işlerden farklıdır. Para kazanmanın eğlenceli, nispeten daha kolay ve en değerli yollarından biridir. Bu iş, tavsiyenizi, bilginizi ve becerilerinizi gerektiren tüm işlerin üzerindedir. Dünya çapında buna “monetizing knowledge” deniyor.

“Ben uzman değilim”, “Ama ben hiçbir şey bilmiyorum.” dediğinizi duyar gibiyim. Ben buna inanmıyorum. Bu düşünce biçiminizle ilgili. Çünkü neredeyse herkesin yetenekleri ve güçlü olduğu yönler var. İkincisi, eğer o kadar iyi olmadığını düşünüyorsan, kendini geliştir.

Bu kadar basit. Belirli bir bilgiye sahip olduğunuzda, gidip başkalarına bu bilgiyle yardım edin. Tavsiye verin (danışmanlık), bir kitap yazın, bir grup insana bir şey öğretin, koçluk yapın, başkaları için bir şeyler yapın… Adını siz koyun.

Bu konuda bir fikir oluşturup kendi başına ya da başkalarıyla çalışabilirsin. Başlamak için yardım alabileceğin, danışabileceğin kurumlara ve kişilere gözat.


2) Aptalca şeylere para harcama

blank

Warren Buffett’in 1 numaralı para kuralının “asla para kaybetmemek” olması şaşırtıcı değil. Kolayca saklayabileceğiniz parayı kaybettiğinizde bu kural aklınıza gelsin.

Para trendlerini kör bir şekilde takip etmeyin. Her yıl, herkesin bahsettiği yeni trendler var. Bunlara para harcamayın. Kendinize ya da sevdiğiniz birine kapsamlı bir doğum günü partisi düzenlemek için para harcamayın. Ya da herkes gidiyor diye bu yaz o pahalı şehirde sizin de tatil yapmanız gerekmiyor.

Aslında böyle anlarda parayı kurtarma fırsatı kendini gösterir. Bir şeyi satın almak üzereyken “Bu gerçek olamayacak kadar iyi” diye düşündüğünüz anda o alışverişten uzaklaşın. Gelecekteki siz, bunun için geçmişteki halinize teşekkür edecek.


3) Gayrimenkul demek sadece ev alıp satmak demek değildir

blank

Bu işe girmek istiyorsanız, araştırmanızı iyi yapın. Burada para kazanmak oldukça mümkün. İnsanların çoğu “Gayrimenkul zenginler içindir” der. Buna asla inanmayın.

Gayrimenkulden para kazanmanın tek yolu ev alıp satmak değildir. Birikmiş fazla paranız mı var? Bildiğiniz bir şehirde, harika bir konumda bir ev kiralayın. Daha sonra bu evi günlük, haftalık kiralamayı deneyin.

Unutmayın: barınma insanın temel ihtiyacıdır. Dolayısıyla aşırı büyük düşünmek yerine gayrimenkul sektöründeki küçük ve etkili fırsatlara odaklanabilirsiniz.


4) 48 saatte bir ürün yaratın

blank

Bir ürün oluşturun. Basit ama para edecek bir şey…

Çoğu girişimci adayı ürün yaratmanın çok karmaşık bir süreç olduğunu düşünür. Yenilikler yapmak ve yeni ürünler yaratmak isterler. Elbette bu harika! Ama neden basit bir şeyle başlamıyorsunuz? Yakın bir yerden, bir fabrikadan temin edebileceğiniz bir şeyle mesela?

Bir ürün oluşturmak istiyorsanız, kendinize şu sınırlamayı verin: 48 saate içinde hangi ürünü tasarlayıp üretebilirim? Bu sınırlama, ürününüzün karmaşık bir hal almasını engelleyecek. Yani kolayca oluşturabileceğiniz ve satabileceğiniz şeylere odaklanın. Bunu yaptığınızda, tasarım, satış, pazarlama ve tedarik becerilerinizi de geliştirebilirsiniz. Bunu gelecekteki çalışmalarınızda da kullanabilirsiniz.


5) Bildiklerini al ve sat

blank

15 yaşındayken cep telefonu alıp satmaya başladım. Bu benim ilk işim bile değildi. Ondan önce kullanılmış CD’leri, DVD’leri ve video oyunlarını sattım. O zamanlar bildiğim şeyler bunlardı. Hangi telefonların talep edildiğini biliyordum. Hangi albümlerin iyi olduğunu ve herkesin hangi video oyunlarını oynadığını biliyordum.

Alış ve satış, nakit para kazanmanın ve insanların istediklerini elde etmelerine yardımcı olmanın en kolay yoludur. Ancak çoğu insan her şeyi alıp satabileceklerini düşünüyor. Ben buna inanmıyorum.

Her şey taleple ilgili. İnsanların ne istediğini bilmelisin. Örneğin, eski saatler son birkaç yılda popüler hale geldi. Saatleri severim ama neyin talep edildiği ve neyin nadir olduğu hakkında hiçbir fikrim yok.

Ama yaparsanız, bu saatleri alıp satarak para kazanabilirsiniz. Bu, dünyadaki diğer nesneler için de geçerlidir. Batman çizgi romanları, Barbie veya Pokemon hakkında her şeyi biliyorsanız, o şeyleri alıp satabilirsiniz.


Son Düşünceler

En çok para ve değer ürettiğim zamanlar, bir şeye odaklandığım zamanlardı. Ne yaptığınızla ilgili her şeyi bilin. Eğer düşünürseniz, bunu sadece odaklandığınızda yapabilirsiniz. Her şey hakkında her şeyi bilmek imkansızdır.

Yani, daha fazla kazanmak ister misiniz? Beğendiğiniz ve iyi olduğunuz bir şey seçin. Sonra başlayın. Bu sayede “vaktim yok” gibi mazeretler ortadan kalkacak. Zaman kazanacaksınız. Tıpkı para kazandığını

reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Girişimcilik

Fakir Bir Ailede Doğup Ülkenin En Zengin Adamı Olmak: Baidu’nun Kurucusu Robin Li

blank

Yayınlandı

on

Yazar

blank

Robin Li (Li Yanhong), 17 Kasım 1968 doğumlu internet girişimcisi ve Çin’in en popüler arama motoru “Baidu”‘nun kurucularından. Ayrıca da dudak uçuklatan servetiyle Çin’in en zengin insanlarından biri. Peki kısa zamanda edinilmiş bu başarının altında nasıl bir hayat hikayesi yatıyor? Gelin hep beraber bu başarılı adamın bizlere ilham veren yaşamına ve karşılaştığı zorluklara bir göz atalım.


Robin Li, Çin’in Şançi kentinde işçi anne-babanın beş çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Annesi ona daima okuması ve kendisini kurtarması gerektiğini, ailelerinin bir geleceği olmadığını söylüyordu. Robin Li annesinin sözlerini asla kulak ardı etmedi, onun kendisine öğütlediği şeylere sıkı sıkıya tutundu.

blank

Şançi kentinde okula başlayan küçük Li, özellikle annesinin yönlendirmesi sayesinde okulda başarılı bir öğrenci olmuştu. Çocukluğu ve öğretim yılları zorluklar içinde geçen Li Yanhong, liseyi bitirdikten sonra başkent Pekin’de üniversiteye başladı.

Lisede başarılı bir öğrenci olan Li Yanhong, üniversitede bölüm tercihini yaparken o dönemde geleceğin meslekleri arasında gösterilen bilişimi tercih etti. Pekin Üniversitesi’nde dört yıllık bir öğrencilik hayatının ardından genç Li Yanhong, hayallerini gerçekleştirmek için tek yolun ABD’ye gitmek olduğuna karar vermişti.

Genç adam ABD’de Buffalo Üniversitesi’nde bilgisayar eğitimi almaya başladı. Buffalo Üniversitesi’nden 1994 yılında master derecesiyle ayrılan Li Yanhong, ülkesine dönmek yerine, ABD’de iş hayatına atıldı. Burada arama motoru algoritmaları üzerinde çalışmaya başlayan Li, hayatının daha sonraki dönemini arama motoru geliştirmeye adadı.

IDD Bilişim Hizmetleri’nde çalışmaya başlayan Li Yanhong,  burada arama motorları için site sıralamasını ölçen RankDex adlı bir algoritma geliştirdi. Genç Li, RankDex algoritmasını geliştirdiği sırada, ilerde rakip olacağı Google’ın sahipleri Larry Page ve Sergey Brin de “PageRank” adlı benzer bir algoritma üzerinde çalışıyorlardı. ABD’de iş hayatına atıldıktan sonra Robin Li ismini alan Li Yanhong, geliştirdiği “RankDex” algoritması için Amerikan Patent Enstitüsü’nden patent aldı.

blank

Patenti de aldıktan sonra Robin Li artık yeni fırsatlar peşinde koşmaya başladı. Ona bu fırsatı sağlayan ise Çin Hükümeti oldu. Ülkesinin de desteğiyle biyokimyacı arkadaşı Eric Xu’la birlikte arama motoru Baidu’yu kurdu. ABD yatırım bankaları Integrity Partners ve Peninsula Capital’dan 1.2 milyon dolar kredi alarak Baidu’yu kuran Robin Li ve ortağının önü bundan sonra açıktı.

Robin Li kurduğu arama motorunun adını koyarken çok titiz davrandı. Baidu ismi 800 yıl önce Song Hanedanlığı döneminde yazılmış bir şiirden alındı. “Baidu” ideal için kalıcı arayış anlamına geliyordu. Robin Li’ye göre, 1.3 milyar nüfusuyla dünyanın en hızlı gelişen internet piyasası olan Çin’de arama motorunun ismi de yerli olmalıydı.

Fabrika işçisi bir anne-babanın oğlu olarak dünyaya gözlerini açan Robin Li, 10 yıl gibi kısa bir süre içinde dünyanın en büyük şirketlerinden birini yarattı. 2010 verilerine göre Baidu’da 11 bin kişi istihdam ediyordu. Çin 500 milyon internet kullanıcısıyla, ABD’deki internet kullanıcısı pazarının iki katına ulaştı. Kısa bir süre içinde bu rakamın 750 milyona çıkması beklendi. Bu kadar hızlı büyüyen bir pazarda Baidu’nun sahibi Robin Li de her gün servetine servet katmaya devam ediyor.

Azimli olmanın, sıkı çalışmanın ve idealleri uğruna durmadan çabalamanın başarıyı nasıl getirdiğine dair somut bir örneği daha gördük hep beraber! Şartlar ilk başta istediğiniz gibi olmayabilir, Robin Li’de olduğu gibi zorluklar altında yetişmiş olabilirsiniz ama gerçek başarıyı elde etmek için hiçbir şey bahane değildir. Azmetmekten, istekleriniz uğruna savaşmak asla vazgeçmemeniz dileğiyle!

Eğer gideceğin yoIdan eminsen, engeIIer ‘dinIenme noktan’ oImaktan öteye gidemez.

Kaynak 

Okumaya devam et

Gerçek mi?

JPMorgan’a göre Bitcoin 5’e katlayacak. Bitcoin alınır mı? Kripto Para nedir?

blank

Yayınlandı

on

Yazar

blank

Bitcoin’in, yatırım akımları için altın ile rekabet ettikçe önemli ölçüde daha fazla kazanç potansiyeli taşıyabileceğini savunan JPMorgan Chase & Co.’ya göre popüler kripto parada uzun vadeli hedef 146 bin dolar

Nikolaos Panigirtzoglou öncülüğündeki stratejistlerin notunda, Bitcoin’in ETF’ler veya külçe ve sikke olarak altına yönelik toplam özel sektör yatırımını karşılamak için piyasa değerinin bugünkü 575 milyar dolardan 4.6 kat artması gerekiyor. Bu durumda 146 bin dolarlık teorik fiyat ortaya çıkıyor.

Ancak JPMorgan stratejistleri bu görünümün daha fazla kurumsal yatırımı cezbetmesi için Bitcoin’in volatilitesiyle altının volatilitesini yaklaşmasına bağlı olduğunu ve bu sürecin biraz zaman alacağını belirtiyorlar.

Altının bir alternatif para olarak değerlendirmek Bitcoin’in uzun vadede ciddi bir yükseliş potansiyeli taşıdığını ima ediyor.” denen notta, buna karşın Bitcoin ve altının volatilitelerinin birbirine yaklaşmasının muhtemelen hızlı olmayacağı ve yıllarca sürebileceği belirtildi.

 

Bu durum göz önünde bulundurulduğunda 146 bin doların üzerindeki teorik Bitcoin fiyat hedefinin uzun vadeli hedef olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altı çiziliyor.

Bitcoin hafta sonu tarihte ilk kez 34 bin doları aşmasının ardından Pazartesi günkü işlemlerde yüzde 17 ile Mart ayından beri en sert düşüşünü kaydetti. Geçen yıl fiyatını dörde katlayan piyasa değeri en yüksek kripto parada görülen çalkantı sert fiyat hareketleriyle ünlenmiş olduğunu hatırlatıyor.

Kurumsal yatırımcılar ve Paul Tudor Jones’dan Scott Minerd ve Stan Druckenmiller’a kadar ünlü yatırımcı ya Bitcoin’de alım yaptığı ya da yapabilecekleri yönünde açıklamalarda bulundu. Bazılarının mali ve parasal teşvikin bol olduğu bir ortamda kripto paraların doların zayıflığı ve enflasyon riski karşısında hedge imkanı verdiğini savunmasına karşın, diğerleri perakende yatırımcılar ve trend takip eden quant fonların sürdürülebilir olmayan bir balonu şişirdiğini düşünüyor.

JPMorgan şimdilik Bitcoin için bazı olumsuzluklar görüyor. Spekülatif uzun pozisyonların biriktiğini gösteren indikatörler ve köpük oluşmuş olabileceğini işaret eden küçük miktarda Bitcoin taşıyan yatırım cüzdanlarının artması bu olumsuz durumlar arasında…

Yeni yılın başında değerleme ve pozisyon durumunun Bitcoin için çok daha zorlayıcı bir duruma geldiği belirtilen stratejist notunda şu ifadeye yer veriliyor:

“Mevcut spekülatif çılgınlığın Bitcoin’in fiyatını 50 bin – 100 bin dolar arasındaki piyasa görüşüne doğru itebileceğini ihtimal dışı bırakmamakla birlikte, bu fiyat seviyelerinin sürdürülemez olacağına inanıyoruz.”

Bitcoin Tokyo saatiyle 12.40’ta yüzde 3.3 yükselişle 32,056 dolar oldu. Bloomberg Galaxy Crypto Endeksi yüzde 1.8 yükseldi.

kaynak:

Okumaya devam et

Girişimcilik

Valör ne demek? Valör Nedir? Valör tarihi ne demek?

blank

Yayınlandı

on

Yazar

blank

 

BDDK döviz ve altın alımında geçerli olan 1 günlük valör uygulamasının kaldırıldığı açılamasının ardından vatandaşlar Valör nedir, ne demek? Valör tarihi ne demek? gibi sorularına yanıt aramaya başladı.

VALÖR NEDİR, NE DEMEK?

Valör, faiz hesaplamasına başlangıç oluşturan tarihtir. Kredi hesaplarına alacak geçen hareketler için işlemin yapıldığı günü takip eden ilk iş günüdür. Borç geçen işlemler için valör, işlemin yapıldığı gündür.

VALÖR TARİHİ NEDİR?

Vadeli mevduat hesabı açtığınızda ve paranızı faize yatırdığınızda paranıza faizin işlemeye başlayacağı tarih valör tarihidir. Genel olarak bir bankada vadeli mevduat hesabınıza para yatırdığınız tarihten bir gün sonra faiz işlemeye başlar.

Bazı bankalarda bu tarih, 2 gün ya da 3 gün valörlü olarak uygulanır. Bu durumda banka size daha yüksek faiz verebilir. Valör hesaplama işlemi yapıldığında sunulan faizin gerçek halini de görmüş oluruz. 3 gün valörlü işlem yapıldığında 32 gün için %14 faiz veren bir banka aslında paranızı 35 gün kullanmış demektir.

Bankalarda işlemlerin aynı gün valörlü ya da valörsüz adı altında vakit kaybetmeden başlatılması da olasıdır. Bunun için banka ile pazarlık yapabilirsiniz. Genelde bankaya yatırdığınız paralar 1 gün valörlü değer kazanmakta, bankadan çektiğiniz paralar ise aynı gün valörlü olacak şekildedir.

Kaynak:https://www.haberler.com/valor-nedir-ne-demek-valor-tarihi-ne-demek-13786352-haberi/

Okumaya devam et

Bilim

25 Yılda 8 Sektörde Başarıyı Yakalayan Elon Musk’tan Hızlı Öğrenme Taktikleri

blank

Yayınlandı

on

Yazar

 

blank

Elon Musk’tan öğrenilecek bir sürü şey var. Zira o sıradan bir milyarder değil.


Peki Elon Musk bu günlere nasıl gelebildi?

Elon Musk’ın hayatına baktığımızda doğuştan gelen o farklı zekasının onun başarılarını açıkladığını görebiliyoruz. Fakat bunun yanında çokça okuyan biri olduğu gerçeği de göz ardı edilemez bir gerçek.

blank

Elon Musk’ın hayatındaki en önemli noktalardan biri ilk bilgisayarına sahip olmasıyla başladı. BASIC yazılım dilini anlatan bir kitap hediyesi olan bilgisayarla 3 gece boyunca haşır neşir oldu ve 1984 standartlarına göre 3 günde bilgisayar programcısı olmayı başardı. Bu yazılım dilini öğrenmek ise normalde 6 ay süren bir süreç. Elon Musk 3 gün boyunca uyumadan çalıştı ve hatta Blastar adında bir oyun yaratıp bu oyunu 500 dolara sattı.

Bazı şeyleri hızlı öğrenmek içimizdeki bazı duyguları ateşleyebilir. Ne kadar hızlı bir öğrenici olsanız bile örneğin tıp fakültesinde en az 6 yıl vakit geçirmeniz gerekiyor. Halbuki bazı insanlar 6 yıllık bir eğitim programını 3 yılda öğrenebilecek kapasitede olabilirler. Ancak yine de 3 yıl daha okumaları gerekir.

Bu bağlamda kendi kendini eğitmenin önemi çok büyüktür. Zihninizin kapasitesini doğru kullanabilirseniz zamandan tasarruf edebilir ve bu zamanı daha faydalı ve üretken şeylerle geçirebilirsiniz. Tıpkı 6 ayda öğrenilen bir yazılım dilini Elon Musk’ın 3 günde çözmesi gibi…

Elon Musk’ın okuduğu onca şeyi nasıl öğrenip aklında tuttuğu ise merak konusu. Bu konuda şunu söyleyebiliriz. Kendisi artık öğrenmeyi öğrenmiş bir kişi. Peki bir şeyler öğrenmekle yetinmeyip öğrenme mekanizmasını öğrenen birisinden öğrenmek üzerine tavsiyeler almaya ne dersiniz?

Roket Biliminde master düzeyine gelen hatta bu konuda bir kariyer yapan, ayrıca Paypal’ı ve Tesla Motors’u kuran ve tüm bunlar olurken mümkün olan en kısa zamanda bir sürü bilgiyi beynine kaydetmenin bir yolunu da bulan Elon Musk kadar hızlı öğrenmek istiyorsanız buyurun Elon Musk’ın hızlı öğrenme taktiklerine birlikte bakalım.

 

 

 


1) Bilgi bir ağaçtır.

Elon Musk’ın hayranı bir Reddit kullanıcısı Musk’ın bu kadar çok şeyi bu kadar kısa bir zaman aralığında nasıl öğrendiğini soruyor:

“Çok sayıda kitap okuduğunuzu biliyorum ve çok birikimli insanları da işe alıp adeta onların bilgilerini de kendinize katıyorsunuz. Bu kadar bilgiyi hafızalarınızda tutabilmenin bir yolunu bulmuş gibisiniz. Çok merak ediyorum. Bu konuda nasıl bu kadar iyisiniz?

Musk bu sorudaki genel mantığa karşı çıkıyor. Çünkü Elon Musk, insanların birçoğunun tahmin ettiklerinden çok daha fazla şey öğrenme kapasitesine sahip olduklarını fakat bunu fark etmenin tek yolunun bunu denemek olduğunu söylüyor. İnsanların bu konuda daha cesur, daha disiplinli olmaları gerektiğini söylüyor. Bir de taktik veriyor:

“Bilgiyi semantik(anlamsal) bir ağaç olarak görmek çok önemlidir. Detaylar yapraklardır ve konunun temelleri dallardır. Bir konunun tüm detaylarını öğrenmeye başlamadan hemen önce, konunun temel prensiplerini öğrendiğinizden emin olun. Çünkü bu prensipleri öğrenmezseniz detayları asacağınız bir yer bulamazsınız.”

 

 

 


2) Birbiri arasında bağlantı kuramadığınız şeyleri hatırlamak çok zordur.

Bu düşünce birçok açıdan mantıklıdır. Yeni öğrenilen bir bilgiyi hatırlamanın en iyi yolu o bilgiyi zaten bildiğiniz bir şeyle ilişkilendirmektir. Düşünün! Mesela birçoğumuz bazen insanların isimlerini yaşadıkları ya da çalıştıkları yer ile ilişkilendirerek hatırlarız. Musk da bu fikre katıldığını belirtiyor.

Khan Academy kurucusu Sal Khan TED konuşmasında bu konuyu şöyle özetliyor;

“Zayıf bir temel üzerine inşa edilmiş bir ev her zaman zayıf kalacaktır ve aynısı öğrenme için de geçerlidir.”

 

 

 

Eğer daha hızlı öğrenmek istiyorsanız, Musk’ın önerilerine kulak verin ve stratejik yaklaşın. Bir şeyi hızlı öğrenmeyi amaçlıyorsanız ileri düzey konulardan değil, temel konulardan başlayabilirsiniz. Ve öğrendiğiniz şeyleri zaten sahip olduğunuz bilgilerle ilişkilendirmeye çalışın.

Kaynak.

Okumaya devam et

Girişimcilik

Mülakatlarda Sorulan “En Zayıf Yönünüz” Sorusuna Nasıl Cevap Vermeliyiz?

blank

Yayınlandı

on

Yazar

Mülakatlarda sıklıkla karşılaşılan sorulardan biri, belki de en tehlikelisi:  “En zayıf yönünüz nedir?” Peki genellikle kendinizi ne kadar iyi tanıdığınızı anlamak için sorulan bu soruya ne tarz cevaplar verebiliriz? En zayıf yönünüzden bahsederken pozitif kalmaya, çözüme odaklanmaya ve dürüst olmaya dikkat etmeniz gerekiyor. Aşağıdaki üç yöntem bu soruyu sizin avantajınıza çevirecektir.


1) İş/Proje için gerekli olmayan özelliklerinizden bahsedin.

blank

Bunun için öncelikle girmek istediğiniz pozisyonun gerektirdiği temel özellikleri iyi analiz etmeniz gerekiyor. Analiz yaptıktan sonra iş ile alakalı olmayan zayıf yönlerinizden dürüstçe bahsedebilirsiniz.

Örneğin; asistanlık başvurusu yaptığınız bir mülakatta birebir ilişkilerinizin ne kadar güçlü olduğunu vurgulayarak büyük gruplara sunum yapmakta zorluk çektiğinizden bahsedebilirsiniz.


2) Güçlendirdiğiniz yönlerinizden bahsedin.

blank

Bu tehlikeli sorudan kaçınmanın bir diğer yolu da önceki çalışmanızda güçlendirdiğiniz yönlerinizi anlatmaktır. Bu sayede karşınızdaki kişiye zayıf yönleriniz olduğunu ancak gerekli olduğu durumlarla karşılaştığınızda onları geliştirebildiğiniz mesajını verirsiniz.

Örneğin; eskiden gelecek haftayı planlamak için son dakikayı beklerdim ancak önceden planlamanın daha etkili olduğunu fark ettim.


3) Olumsuz bir yön aslında başkalarına olumlu olarak gözükebilir.

Esasında pozitif olan bir yönünüzden olumsuzmuş gibi bahsedebilirsiniz.

Örneğin; yapılacaklar listesini bir an önce mükemmel bir şekilde tamamlamak istiyorsunuz diyelim. Bunu ifade etmek size projesini zamanında ve mükemmele yakın bir işle tamamlayan bir çalışan imajı çizecektir.

İşte birkaç cevap örneği:

* Bir proje üzerine çalışırken son teslim tarihine odaklanmam. Onun yerine projeyi daha erken bitirmeye çalışırım.
* Mükemmelliyetçi bir kişiliğim var ancak bunu avantaja çevirdim. Detaycı çalışmama rağmen işlerimi teslim tarihine yetiştirir ve çalışmamın doğru olduğundan emin olurum.
* Önceden bir işi tamamlamadan diğerine geçmezdim. Ancak aynı anda birden fazla proje üzerinde çalışmayı öğrendim ve bunun beni daha verimli ve yaratıcı yaptığını fark ettim.
* Planlı çalışmak iyi olduğum bir konu değil. Bu nedenle organizasyon becerilerime gerçekten yardımcı olan bir zaman yönetimi sistemi uygulamaya başladım.

Kaynak

Okumaya devam et
reklam

Facebook

En Çok Okunan Yazılar