Connect with us

Psikoloji

Bir Kimsenin Pedofili Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Yayınlandı

on

Bütün ebeveynler çocuklarını sapıklardan korumak ister ama kimin sapık olduğunu anlayamadan çocuklar nasıl güvende tutulabilir ki? Herkes çocuk istismarcısı olabilir; bu yüzden kim istismarcı kim değil anlayabilmek zor olabilir. Özellikle de çocuk istismarcılarının çoğu başlangıçta istismar ettikleri çocukların güvenini kazanmış kişiler oldukları için bunu anlamak oldukça zordur. Hangi davranış ve özelliklerin tehlikeye işaret ettiğini, hangi durumlardan kaçınmak gerektiğini ve çocuk istismarcılarının çocuğunu hedef almasının önüne nasıl geçebileceğini öğrenmek için makaleyi okumaya devam et.

Her pedofil, çocuk istismarcısı değildir ancak pedofilinin kendisi resmi olarak psikolojik bir bozukluk olarak tanımlanır. Pedofil şahsın kendisi çocukları cinsel olarak istismar etmiyor olabilir, ancak aynı derecede suç olan ve çocuğun cinsel istismarı döngüsüne katkıda bulunan çocuk pornosunu izliyor olabilir. Çocuklarla iletişimde ve onları anlamada iyi olan bir yetişkin otomatikman pedofil sayılmaz. Bir kimseyi haksız yere pedofil olmakla suçlamak ciddi depresyonlara ve sosyal kaygılara sebep olabilir ve kişiyi cinsel istismar konusunda zan altında bırakabilir.

Yöntem1

İstismarcı Profilini Bilmek

Image titled Identify a Pedophile Step 1
1-Her yetişkinin çocuk istismarcısı olabileceğini anla.
Çocuk istismarcılarında ortak olarak tanımlanabilecek herhangi bir fiziksel özellik, görünüş, meslek ya da karakter türü yoktur. Çocuk istismarcıları her cinsiyetten ya da ırktan olabilirler ve dini inançları, meslekleri ve hobileri de herkes gibi çok çeşitlidir. Çocuk istismarcısı bir yandan kötü düşüncelerini ustalıkla içinde saklarken bir yandan da oldukça etkileyici, sevecen ve çok iyi huylu biri gibi görünmeyi başarabilir. Bu da bir kişinin çocuk istismarcısı olabileceği ihtimalini hemen göz ardı etmemen gerektiği anlamına gelir. [2]

 

Image titled Identify a Pedophile Step 2
2- Birçok çocuk istismarcısının istismar ettikleri çocuklar tarafından tanınan kimseler olduğunu bil.
Cinsel istismara uğrayan çocukların yüzde otuzu bir aile bireyi tarafından istismar edilmişken istismara uğrayan çocukların yüzde 60’ı aile bireyi olmayan tanıdıkları yetişkinler tarafından istismara maruz bırakılmışlardır. Bu demek oluyor ki cinsel istismara uğrayan çocukların yalnızca yüzde 10’u hiç tanımadıkları kişiler tarafından istismar edilmiştir. 
  • Birçok vakada, çocuğu istismar eden kişi çocuğun okuldan bir tanıdığı veya komşusu, öğretmeni, antrenörü, dinî bir görevli, müzik hocası ya da bakıcısı çıkmaktadır. 
  • Anneler, babalar, büyükanneler, büyükbabalar, halalar, teyzeler, amcalar, dayılar, kuzenler, üvey anne ve üvey babalar da aynı şekilde istismarcı olabilirler.

 

Image titled Identify a Pedophile Step 3
3Çocuk istismarcılarının ortak özelliklerini bil.
 Herkes çocuk istismarcısı olabilir ama çocuk istismarcılarının çoğu erkektir ve kurbanları da kız ya da erkek olabilirler. Çocuk istismarcılarının çoğunun geçmişte yaşadığı bir fiziksel ya da cinsel istismar öyküsü vardır.
  • Bazılarının aynı zamanda mizaç bozukluğu veya kişilik bozukluğu gibi zihinsel bir hastalığı da vardır.[6]
  • Heteroseksüel ve homoseksüel erkeklerin çocuk istismarcısı olma ihtimalleri aynıdır. Homoseksüel erkeklerin çocuk istismarcısı olma eğilimlerinin daha yüksek olduğu düşüncesi efsaneden ibarettir. [7]
  • Kadın istismarcılar kız çocuklarından çok erkek çocukları istismar etmeye eğilimlidirler.

 

Image titled Identify a Pedophile Step 4
4Çocuk istismarcılarının sergiledikleri ortak davranışların farkında ol.
 Çocuk istismarcıları çocuklara gösterdikleri ilgiyi yetişkinlere göstermezler. Belli bir yaş grubundaki çocukların etrafında olmalarına olanak tanıyan meslekleri olabilir ya da yardımsever bir antrenör, bebek bakıcısı veya komşu rollerine bürünüp çocuklarla vakit geçirmenin bir yolunu bulurlar. 
  • Çocuk istismarcıları çocuklarla ilgili konuşurken veya çocuklara karşı sergiledikleri davranışlarda çocuklara yetişkin muamelesi yaparlar. Çocuklara yetişkin bir arkadaşlarına ya da sevgililerine hitap eder gibi hitap edebilirler. 
  • Çocuk istismarcıları genelde çocukları çok sevdiklerini ve kendilerini hâlâ çocuk gibi hissettiklerini söylerler.

 

Image titled Identify a Pedophile Step 5
5İstismara hazırlama işaretlerine karşı uyanık ol.
“İstismara hazırlama” terimi çocuk istismarcısının çocuğun ve bazen ailenin de güvenini kazanmaya çalışma süreci için kullanılır. Aylar hatta yıllar içinde, çocuk istismarcısı ailenin güvenilir bir arkadaşı haline gelerek çocuğa bakmayı, çocuğu alışverişe ya da gezmeye götürmeyi veya başka yollarla çocukla zaman geçirmeyi teklif eder. Çocuk istismarcılarının çoğu çocuğun güvenini tam olarak sağlamadan çocuğu taciz etmeye tam anlamıyla başlamaz. Bazıları ise çocukları alışverişe götürebilmek için güvenilirliklerini güçlendirmek üzere çevrelerindeki başkalarının fikirleri kullanabilirler.
  • Çocuk istismarcıları, duygusal olarak yeterince desteklenmedikleri ya da evde yeterince ilgi göremedikleri için onların taktiklerine karşı savunmasız kalabilecek olan çocukları hedef alırlar veya bu çocukların ebeveynlerini onlarlayken çocukların güvende oldukları ve uzağa gitmeyecekleri konusunda ikna etmeye çalışırlar. Çocuk istismarcısı çocuk için “ebeveyn” figürü gibi davranmaya çalışır.
  • Bazı çocuk istismarcıları çocuklarını çok da iyi takip edemeyen ayrı anne babaların çocuklarını hedef alır veya anne babaları, onların yokluğunda çocuklarını takip etmek için uygun kişiler oldukları konusunda ikna etmeye çalışırlar.
  • Çocuk tacizcisi çocuğun güvenini kazanmak için ya da onu kandırmak için türlü oyunlara, hilelere, etkinliklere ve konuşmalara başvuracaktır. Bunlara sır saklama (sır saklamak “yetişkin” davranışı ve güç kaynağı olarak görüldüğü için birçok çocuk için değerlidir), cinsel içerikli oyunlar, okşama, öpme, dokunma, cinselliğe davet eden davranış, çocuğu pornografik materyale maruz bırakma, zorlama, rüşvet, övgü ve— en kötüsü—şefkat ve sevgi de dahildir. Nihayetinde bu taktiklerin çocuğunu izole etmek ve onun kafasını karıştırmak için kullanıldığının farkında ol.
Yöntem2

Çocuğunu İstismarcılardan Korumak

Image titled Identify a Pedophile Step 7
1-Çocuğunu okul dışı etkinliklerde yalnız bırakma.
Çocuğunu istismarcılardan korumanın en iyi yolu onun hayatına olabildiğince çok dahil olabilmektir. İstismarcılar saldırıya açık olan ve ailesinden yeterince ilgi göremeyen çocukları hedef alırlar ya da çocukları için herhangi bir tehlike oluşturmadıkları konusunda aileleri ikna ederler. Çocuğuna oyunlarda, çalışmalarda, provalarda eşlik et, okul gezilerinde ona refakat et ve çocuğunun hayatında olan yetişkinleri tanımaya zaman ayır. İlgili bir ebeveyn olduğunu belli et.
  • Okul gezilerinde yer alamayacaksan da çok iyi tanıdığın en az iki yetişkinin de geziye katıldığından emin ol.
  • İyi tanımadığın yetişkinlerle çocuğunu yalnız bırakma. Akrabaların bile bu konuda bir tehlike unsurudur. En önemli olan şey mümkün olduğunca çocuğunun yanında olabilmendir.

 

Image titled Identify a Pedophile Step 8
2Bakıcı tuttuğunda eve bir kamera yerleştir.
Çocuğunun yanında olamayacağın zamanlar da olacağı için çocuğun güvenliğinden emin olmak için teknolojik aletlerden faydalan. Uygun olmayan herhangi bir davranış olup olmadığını tespit edebilmek için eve gizli kamera yerleştir. Karşındaki kişiyi ne kadar tanıyor olsan da çocuğun güvenliği için önlem alman şarttır.

 

Image titled Identify a Pedophile Step 9
3Çocuğuna internet güvenliği hakkında bilgi ver.
Çocuk istismarcılarının çocukları kandırmak için genellikle kendilerini çocuk ya da ergen olarak tanıttıklarını çocuğunun bildiğinden emin ol. Çocuğunun internette “sohbet” ettiği zamanları kısıtlayıcı kurallar koyarak internet kullanımını denetle. Çocuğunla düzenli olarak internette kimlerle iletişim kurduğuyla ilgili konuş.
  • Çocuğunun internette tanıştığı birine asla fotoğraf göndermemesi gerektiğini ya da o kişiyle asla buluşmaması gerektiğini bildiğinden emin ol.
  • Çocukların internetteki etkinlikleriyle ilgili, özellikle de bu konuda başkaları tarafından cesaretlendirildiklerinde, pek bilgi vermek istemediklerini bu yüzden de çocuğunun internet etkinlikleri konusunda uyanık olman gerektiğini bil.

 

Image titled Identify a Pedophile Step 10
4Çocuğunun kendini duygusal olarak desteklendiğini hissettiğinden emin ol. 
  • Çocuk istismarcıları çocuklara ailelerine bir şey söylememelerini tembihlerler.
  • Ailesinden sır saklamasını isteyen kişilerin bunu onun başı belaya gireceğinden dolayı değil de kendi yaptıklarının yanlış bir şey olmasından dolayı istediklerini çocuğunun bildiğinden emin ol.
  • Yeterince ilgi görmeyen çocuklar istismara daha açık oldukları için çocuğunla çok zaman geçirdiğinden ve çocuğunun kendini desteklenmiş hissettiğinden emin ol. Her gün çocuğunla konuşmaya vakit ayır, onunla güvene dayalı ve açık bir ilişki kurmaya çalış.
  • Çocuğunun ev ödevlerine, okul dışı etkinliklerine, hobilerine ve diğer tüm ilgi alanlarına karşı ilgili ol.
  • Çocuğunun seninle her şeyi konuşabileceğini ve senin de onunla konuşmaya her zaman hazır olduğunu bilmesini sağla.

 

Image titled Identify a Pedophile Step 11
5Çocuğunun uygun olmayan dokunuşun farkında olmasını sağla.
Birçok ebeveyn bunun için “iyi dokunuş, kötü dokunuş, gizli dokunuş” yöntemini kullanır. Bu yöntem omuza hafifçe dokunmak ya da çak yapmak gibi iyi dokunuşlarla tekme atmak ya da vurmak gibi “kötü” dokunuşları ve çocuğa kimseye söylememesi gerektiği tembihlenen gizli dokunuşların öğretilmesini içerir. Bazı dokunuşların iyi olmadığını ve bu dokunuşlara maruz kaldığında bunu derhal sana söylemesi gerektiğini öğrenmesi için bu yöntemi veya başka bir yöntemi uygulamayı dene. 
  • Çocuğuna hiç kimsenin onun özel bölgelerine dokunmaya hakkı olmadığını öğret. Birçok aile özel bölgeyi mayonun kapattığı bölgeler olarak tanımlar. Çocukların aynı zamanda bir yetişkinin onlardan başkalarının ya da kendilerinin özel bölgelerine dokunmalarını istememeleri gerektiğini de bilmeleri gerekir.
  • Çocuğuna, onun özel bölgesine dokunmak isteyen biriyle karşı karşıya kalması halinde “hayır” diyerek ondan uzaklaşması gerektiğini söyle.
  • Çocuğuna herhangi biri uygun olmayan bir şekilde dokunduğunda hemen sana gelmesi gerektiğini söyle.

 

Image titled Identify a Pedophile Step 12
6Çocuğunla ilgili yolunda gitmeyen bir durum olduğunu fark et. Çocuğun her zamankinden farklı davranışlar sergilemeye başlarsa yanlış giden şeyi bulmak için durumu takip et. Düzenli olarak çocuğuna gününün nasıl geçtiğini, o gün “iyi”, “kötü” ya da “gizli” dokunuş yaşayıp yaşamadığını sormak iletişim kanalının açılmasına yardımcı olacaktır. Eğer çocuk uygun olmayan bir dokunuşa maruz kaldığını söylerse veya bir yetişkine güvenmediğini ifade ederse onu asla görmezden gelme. İlk önce çocuğuna güven.
  • Suçlanan yetişkin toplumda değer gören biri olsa da ve bu tarz bir davranışta bulunmazmış gibi görünse de çocuğun iddialarını yok sayma. Çünkü çocuk istismarcılarının tam olarak istediği şey de budur.
  • Çocuğunu korumak için yapabileceğin en iyi şeyin ona karşı ilgili davranman olduğunu unutma. Çocuğunun ihtiyaçlarını ve isteklerini değerlendir ve elinden geldiği kadar en iyi ebeveyn olmaya çalış. Uzun lafın kısası: Sen çocuğuna ilgi göstermezsen başkaları gösterir.
  • 12 yaş civarındaki çocukların cinsellik eğitiminin aileleri tarafından verilmiş olması gerektiğini ve her şeyin ne anlama geldiğinin kendilerine öğretilmiş olması gerektiğini unutma. Bu, istismarcı bir öğretmen ya da arkadaşın kontrolü ele alıp cinsellikle ilgili farklı şeyler öğretmesinin de önüne geçer. Cinsel konular ona farklı şekilde öğretilmeden veya örneğin öğretmeni yanaktan öpmenin/yalamanın tamamen normal bir davranış olduğu gibi yanlış bir fikir ona verilmeden çocuğunun bilmesi gerekenleri doğru şekilde bildiğinden emin ol.
  • Çocuk çok küçükse veya 14 yaşından küçükse ekstra ödev veren huysuz bir öğretmenle çocuklar sınıftan çıkmadan onlardan kendisini yanaktan öpmelerini isteyen garip davranışlı bir öğretmen arasındaki farkı anlayamayabilir. Onun için her ikisi de ‘sinir bozucudur.’ Bu yüzden çocuk cinsel içerikli şakalar yapan ya da onlara dokunan ya da ‘sinir bozucu’ olan ve hep ‘özel konularda’ sorular soran tuhaf bir öğretmenden her bahsettiğinde ortada bir sorun olabileceğini düşün.

Uyarılar

  • Terimlerin açıklaması: Pedofili görülen kişilere genelde ergenlik öncesi çocuklar çekici gelir (medyadaki genel yanlış ise pedofilin reşit olmayan yaştakilere ilgi duyan kişiler olarak tanımlanması ve bu yaş sınırının 10’lu yaşların sonlarına kadar genişletilmesidir). Hebefil genellikle orta okul dönemindeki çocuklara ilgi duyan kişiler için, efebofil ise ergenliğin orta ve son dönemlerinde bulunan genç bireylere ilgi duyan kişiler için kullanılan bir terimdir. Çocuk istismarcısı ise cinsel çekiciliği ya da tercihleri gözetilmeksizin bir çocuğu istismar eden kişilere denir.
  • Kendini toplumdan izole etmiş veya mutsuz görünen çocukların istismarcıların daha kolay hedefi olduklarını unutma. Çocuğunun okulda geçirdiği zamanla ilgili ondan bilgi al ve arkadaşlarını tanı. Eğer çocuğunun hiç arkadaşı yoksa bu durumu düzeltmeye çalış. Rakamların gücü oldukça önemlidir ve bu birçok durumda, çocuğunla beraber olmadığın zamanlarda can kurtarıcı olabilir.
  • ÇCİ (Çocuğun Cinsel İstismarı) çocukların zihin sağlığını etkiler ve yetişkinlikte de Travma Sonrası Stres Bozukluğu, Borderline Kişilik Bozukluğu ve Çoklu Kişilik Bozukluğu gibi birçok soruna sebep olur.

Advertisement
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gerçek mi?

Müfettişler COVID-19 Salgını Sırasında Otellerin Çarşaflarını Değiştirip Değiştirmediklerini Görmek İçin Bir Tuzak Kurdu – Otellerin Hepsi Başarısız Oldu

Yayınlandı

on

Yazar

Koronavirüs pandemisinin bize öğrettiği bir şey, temizlik, hijyen ve sanitasyonun ne kadar önemli olduğudur. Sağlığımız için, herkesin güvenliği için. Oteller gibi yerler, işlerinin ve insanların yaşamlarının buna bağlı olduğunu düşünerek Covid-19 kısıtlamasını ve temizliği çok ciddiye almalıdır.

Ancak, TV şovunun Inside Edition’ın mürettebatı öğrendiği gibi, her otelden çok uzakta, yeniden açıldığında işleri doğru şekilde yapıyor. Şovun yapımcıları birkaç üst düzey New York City odasına girdiler ve çarşaflara, yastıklara ve banyo havlularına logolar uygulamak için yıkanabilir bir sprey kullandılar. Bu logolar sadece UV ışığı altında görülebilir.

Mürettebat ertesi gün başka bir isim kullanarak geri döndüğünde ne olduğunu tahmin edebilir misiniz? Evet, bazı logoları buldular! 2019 veya 2018 gibi normal bir yılda olsaydık bu kötü olurdu. Ama 2020’de tam gelişmiş bir salgın sırasında? Bu korkunç.

Daha fazla bilgi: YouTube | Facebook | Instagram | Twitter | InsideEdition.com

Inside Edition’ın bazı üst düzey Manhattan otellerindeki durum hakkındaki tam videosuna buradan göz atabilirsiniz.

Yapımcılar ayrıca masaların, termostatların ve TV’lerin yaygın olarak dokunduğu yüzeyleri de temizlenebilir olup olmadıklarını görmek için yıkanabilir jelle kapladılar.

Inside Edition’ın YouTube videosu çok dikkat çekti: 454 binden fazla kişi beş buçuk dakikalık klibi izledi.

Ekip, çarşaflara, yastıklara ve banyo havlularına logo uygulamak için yıkanabilir ve zararsız bir sprey kullandı. Bu logoları sadece UV ışığı altında görebilirsiniz!

Durumu daha da kötüleştiren, bu işletmelerin bir kısmının yüksek kaliteli Manhattan otelleri olmasıdır. Ödediğiniz para için temizlik ve birinci sınıf hizmet aldığınızı tahmin edersiniz.

Hyatt Place ziyareti

Ertesi gün

Inside Edition’ın raporu, Hyatt Place Times Square’in hala çarşaf ve yastık kılıfı üzerinde görünen UV logosuna sahip olduğunu buldu. Resepsiyon temizlenmiş ve havlu değiştirilmiş olsa da, uzaktan kumanda temizlenmiş değildi.

Hampton Inn ziyaret

Ertesi gün

Bu arada, Hampton Inn Times Square Central’da çarşaf ve yastık kılıfı değiştirilmedi; uzaktan kumanda ve termostat silinmedi.

Trump Uluslararası Otel Ziyareti

Ertesi gün

Fotoğraf: Inside Edition

Son olarak, Trump International Hotel’de yastık kılıfı değiştirilmedi, ancak çarşaf ve havlular vardı. Hyatt ve Hampton ekipleri bulgulardan endişeliydi. Bu arada, Trump International Hotel Inside Edition’ın bulgularını reddetti ve yanlış olduklarını iddia etti.

Okumaya devam et

Kişisel Gelişim

Bildiklerinizi Unutun: Özgüven Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler

Yayınlandı

on

Yazar

Herhangi bir kişisel gelişim kitabını elinize alın ve sayfalarını çevirin. En çok, hatta neredeyse her sayfada göreceğiniz kadar sık karşınıza çıkan tek kavram, tartışmasız ki özgüven olacaktır.

Her listede tavsiye olarak yerini alıyor, mülakat sorularında dillerden düşmüyor, başlığında özgüven geçen makaleler binlerce okunmaya ulaşıyor. Kısacası özgüvenli olmak, ciddi anlamda bir şehir efsanesi olma yolunda ilerliyor.

Kalıplaşmış kişisel gelişim mitlerini gerçekçi bir şekilde revize etmenin gerekli olduğunu düşünerek, doğru bilinen yanlışları alışılmışın aksine uygulaması havada ve soyut kalmayan tavsiyeleri yanlarına iliştirerek sizin için derledim.

❌Yanlış: Özgüven doğuştan gelen bir özelliktir, yahut bir yetenektir.

✅Gerçek: Özgüven aslında sahip olduğunuz değil, sahip olmaya karar verdiğiniz bir şeydir.

En başarılı, en mutlu olarak niteleyebileceğiniz insanları aklınıza getirin: en güzeli zengin ya da en yetenekli oldukları için mi başarılı ya da mutlular? Yoksa kendilerine bir noktada güvenme kararı aldıkları ve hayalini kurdukları şeyin peşinden gittikleri için mi? Atmanız gereken öncelikli adım, gerçekten özgüvenli olmak istemeniz ve buna karar vermeniz, başka bir deyişle doğuştan özgüvenli olmadığınız gerekçesiyle kendinize inancınızı yitirmemeniz.

 


❌Yanlış: Kendinizi olduğunuz gibi kabullenin, hatalarınızla birlikte sevmeye çalışın.

✅Gerçek: Kendinizi kabullenmek, eksikliklerinizi tümüyle görmezden gelmek anlamına gelmez.

Kusurlarınızı, eksikliklerinizi, geçmişte yapmış olduğunuz hatalarınızı tekrar tekrar düşünmek ve bunlarla ilgili suçlu hissetmek, size uzun vadede hiçbir getiri sağlamayacağı gibi, modunuzun ve kendinize olan güveninizin sürekli düşük kalmasına sebep olacaktır, lakin gerçekçi olmakta fayda var: onları tamamen görmezden gelmeniz de pek mümkün sayılmaz.

Hatalarınızı nasıl tekrarlamayacağınıza odaklanın, kusurlarınızıysa her insanın sahip olduğu fakat kişiden kişiye değişkenlik gösteren ama değiştirilmesi mümkün engeller olarak ele almaya özen gösterin.

Bir kâğıda kendinizde kusur olarak gördüğünüz fiziksel özelliklerinizi (örneğin fazla kilolarınız), karakter özelliklerinizi (örneğin genellikle karamsar bir tutuma sahip olmak) ve alışkanlıklarınızı (örneğin sağlıksız bir beslenme biçimi) listeleyin, sonrasında bunlar ile ilgili neler yapabileceğinize kafa yorun.

Fazla kilolarınızdan ve sağlıksız beslenme düzeninizden şikayetçiyseniz mesela, abur cubur tüketmemek gibi başlangıçta uygulamakta zorlanacak olsanız da uzun vadede yapmanız gerektiğinin farkında olduğunuz bir karar alın ve sürdürmeye çalışın.

 


❌Yanlış: Özgüvenli olmayı öğrendiğiniz an, hayatınızda yeni bir kapı açılacak ve olaylara perspektifiniz tamamen değişiklik gösterecektir, kısaca kalıcı bir kendine güven söz konusudur bu yeteneği geliştirebilen bireylerde.

✅Gerçek: Özgüven, bir kere kazanıldıktan sonra ilelebet baki kalacak diye bir kaide yok.

Amerikan yazar Zin Ziglar “Motivasyonun kalıcı olmadığı söylenir. Duş almak da kalıcı değildir, bu nedenle her gün alınması önerilir.” diyerek aslında durumu epey güzel özetlemiş.

Her gün, ilham verici bir şeyler okumak, kendinize hayallerinizi, hedeflerinizi ve başaran başka insanların da olduğunu, yani imkânsız diye bir şeyin aslında imkansız olduğunu hatırlatmanız gerekli.

Evet, ne yazık ki her gün: Podcast’ler dinleyin, kişisel gelişim kitapları okuyun, motive edici blog’ları ve gelişim dergilerini takip edin.

 Hayalini kurduğunuz yerde olan insanları takipte olun, hatta odanızın duvarına ya da çalışma masanıza size hedefinizi hatırlatacak bir resim ya da poster asın; kendinizi nasıl motive edeceğiniz konusunda tamamen serbestsiniz. Önemli olan, her gün düzenli olarak hevesinizi ve motivasyonunu tazelemeniz ve mümkün olan en uzun süre boyunca korumanız.

 


❌Yanlış: Odaklanmanız gereken asıl nokta, geçmişteki hatalarınızdır ve onlardan ders çıkarmaktır.

✅Gerçek: Hatalarınıza odaklanmak iyidir, ama başarı ve kazançlarınızdan da ders çıkarabilirsiniz.

Başarısızlıklarınızı hatırlamak, başarılı olduğunuz sayısız durumu hatırlamaktan kesinlikle daha kolaydır. Belki de sayısız kere aynı dersten yüksek notlar almış olabilirsiniz, ama son sınavdan aldığınız oldukça düşük not haricinde bir notunuz gelmez dersin adı geçtiğinde.

Çok Satan kitabı Başarı İlkeleri’nde Jack Canfield’da bu konunun üstünde duruyor: başarılarınız aslında düşüncelerinizi yönlendiren ana unsurdur ve ele almanız gereken asıl nokta, başarılı olduğunuz her bir seferde neyi doğru yapmış olduğunuzdur.

Peki bunu nasıl yapabilirsiniz? İşte size bir öneri:

Hayatınızı üçe bölün. 30 yaşındaysanız yaş aralıkları 0-10, 11-20 ve 21-30 olacak şekilde örneğin. Bu aralıkların her birinde, erişmiş olmaktan gurur duyduğunuz üç şeyi bir kağıda yazın, yani elinizde toplamda 9 başarınız olmalı. Bunları başardığınız zamanda hissettiklerinizi aklınıza getirmeye çalışın.

Bunlar, elde etmeden önce sizi korkutuyor, strese sokuyor ve yeterli olmadığınızı size hissettiriyor muydu? Cevabınız evet, öyle değil mi? Peki hayal ettiğiniz ya da hedeflediğiniz o şeylerin de tıpkı bu başarılarınız gibi olmaması için herhangi bir sebep var mı? Eh, eğer aklınıza bir sebep geliyorsa unutmayın, bu başarılara ulaşmadan önce de bu soruya büyük ihtimalle olduğu cevabını verecektiniz.

 


❌Yanlış: Size bir şeyler katacak ve uzun vadede getirisi olacak hobilerle ilgilenmelisiniz.

✅Gerçek: Sevdiğiniz ve kendinizi kanıtlamak zorunda hissetmediğiniz şeylere vakit ayırın.

Yoğun olduğunuz bir iş/okul döneminden çıktınız, ya da bir tamamen boş ve kendinize ait gününüz var. Ne yaparak bu günü değerlendirmeyi isterdiniz? Peki üzgün, ya da modunuzun düşük olduğu bir günde, keyfinizi yerine getirmek için ne yapmayı tercih ediyorsunuz?

Cevabınız bir klasik roman okumak ya da müze gezmek olmayabilir, ki bu da gayet doğal. Mutfağa girmek, amatör de olsa fotoğraf çekmek ya da bahçecilikle uğraşmaktan keyif alıyor olabilirsiniz, hatta bahsi geçen aktiviteler arasında odanızda müzik açıp içinizden geldiği gibi dans etmek ya da en sevdiğiniz dizinin birkaç bölümünü izlemek de sayılabilir.

Ne olursa olsun; bu tarz faaliyetlere vakit ayırmak, kendinize değer verdiğiniz anlamına gelir ve farkında olmasanız da özgüvenli olmanız yolunda bilinçdışı bir etki gösterirler. Tabii tüm boş vakitlerinizi bu tarz aktivitelerle değerlendirmeniz anlamına gelmiyor bu, ama en yoğun döneminizde dahi bir molaya ihtiyacınız olduğunu da aklınızdan çıkarmayın.

Okumaya devam et

Gerçek mi?

Hayatın Mutsuz Eden Kısır Döngüsü: Oku, Çalış, Evlen, Çocuk Yap, Emekli Ol, Öl

Yayınlandı

on

Yazar

 

Ekşisözlük yazarı “carliii” hayatın mutsuz eden kısır döngüsünün altında yatan gerçekleri anlatmış.

herhangi birini yapmadığınız zaman toplum tarafından yadırganırsınız. evet ölmediğiniz zaman bile. çevrenizde 90 yaşlarındaki insanlar için, “bi ölemedi gitti ya, yazık çocuklarına da ne çektiler.” minvalinde şeyler duymadınız mı hiç?

çalışmazsanız insanların gözüne batarsınız. yıllardır hazıra dağ dayanmaz diyorlar bana. bunu diyenlerin çoğu günde en az 12 saat çalışan insanlar. benim yatarak onun kazandığı paradan fazlasını kazanma imkanım var. kabullenemiyor adam. “bizim iflağımız si*iliyo, seninki de si*ilsin” demeye getiriyorlar. geçen akşam eve gelirken komşuya denk geldim. saat 11 civarıydı, işten geldiğini söyledi. bu adam sabah 7’de gidiyor işe. ev ahalisi ise olayı şöyle değerlendiriyor: “aferin çocuğa, gecesini gündüzüne katıp çalışıyo. helal olsun valla bu devirde ekmek aslanın ağzında.”. bunu istiyor toplum. insanlar deliler gibi çalışsın. ne iş yaptığı önemli değil, yeter ki çalışsın. gecesini gündüzüne katsın, çalışsın. hayatını yaşayamasın, çalışsın. uyumasın, çalışsın. çalışsın ki aferin alsın toplumdan.

ayrıca bu insanların çalışırken birilerine amirim, müdürüm demeleri lazım. ben kendi işimi kuracağımı söylediğim zaman kendi ailem tarafından yadırganıyorum lan. istiyorlar ki ezileyim biraz. itaat etmeyi öğreneyim. adam olurum belki o zaman. çünkü ezilmeden adam olunmuyor memlekette.

evlenme meselesine gelince, bi kere o imzayı atmanız çok mühim. evlenmeden sevdiğiniz insanla beraber yaşarsanız devlet büyükleriniz bile ahlaksızlıkla suçlar sizi. böyle bi durumun televizyon dizilerinde olmasına bile katlanamıyorlar. ülkenin birlik ve beraberliğini bozuyorsunuz.

40 yaşını geçip de evlenmeyen erkekler at yarışı bağımlısı olmakla suçlanıyor bu arada. haberiniz olsun abiler. adamın apartmanları var ama at yarışına para yedirdiği için kimseyle evlenemediğini söylüyor insanlar. sisteme uymuyorsanız mutlaka bi sorununuz olmalı yani. öyle diyorlar.

bir de evleneceği yaşı yıllar öncesinden belirleyenler var. adam 15 yaşındayken düşünmüş ne zaman evleneceğini. hayatını paylaşacağı insanı hangi yaşta bulacağını nerden biliyor lan bu insanlar? amaaan ne önemi var. benimki de laf işte. yeter ki evlensin, keramet vardır sonuçta. evlensin ki çocuk yapsın. evlenmeden yaparsa gene kabul olmaz o çocuk. zaten bu döngüye girdikten sonra bir şekilde çocuk yapılıyor gördüğüm kadarıyla. hayatları o kadar sıradanlaşıyor ki, çocuk yapmak gibi sıradan bir olay çekici geliyor insanlara.

bunları eleştirince bile ergen diye yaftalanıyorsunuz işte. mutlu olmamanız kimsenin umrunda değil. yeter ki bu mükemmel sisteme uymayan bireyler olmayın.

Kaynak.

Okumaya devam et

Bilim

Konuşurken Dikkat: İnsanlara Değersiz Olduklarını Hissettiren ve Kalplerini Kıran 21 Söz

Yayınlandı

on

Yazar

 

Her dilde olumlu olanlara oranla daha fazla olumsuz kelime olduğunu biliyor muydunuz? Olumsuz duygularımızı tanımlamak için çok fazla kelimeye ihtiyacımız var gibi görünüyor, ancak bir avuç olumlu olanla yetiniyoruz.

Örneğin bir araştırmada çoğu kültürün yedi temel duygu için aynı kelimelere sahip olduğu keşfedilmiştir: sevinç, korku, öfke, üzüntü, iğrenme, utanç ve suçluluk. Burada bile bir olumlu duygu ve altı olumsuz duygu yer alıyor.

Pek çoğumuz olumsuz yorumlarımızı kontrol altında tutmakta zorlanıyoruz. Bu içerikte çevrenizdekilere zarar vermeye, onlara kendilerini değersiz hissettirmeye ve korkutmaya son vermek adına kaçınmanız gereken 25 olumsuz kelime yer alıyor.

 

1) Yapamazsın: Birine bir şey yapamayacağını söylediğinizde, çoğu zaman size inanır (haklı olsanız da olmasanız da). Özellikle de bu kişi, görüşlerinize güveniyor ve saygı duyuyorsa size inanıp yapabileceği şeyi yapamayacaktır.

2) Sorumsuz: Ebeveynleriniz sizi sorumsuz olarak nitelendirdiyse, bunun nasıl hissettirdiğini biliyorsunuzdur. Bu kelimeyi gerçekten zorunda kaldığınız durumlar için saklayın.

3) Başarısız: “Sen başarısızsın.” Bu kelimeyi başka biriyle ilişkili olarak kullanmaya gerçekten gerek var mı?

 

4) Kötü: Birinin davranışlarını tanımlamak için bu kelimeyi kullanmak (hatta daha da kötüsü, karakteri için kullanmak) yararsızdır. Birinin davranışları gerçekten “kötü” olmadıkça yapıcı eleştiri sunmak için kullanabileceğiniz çok daha doğru ve yararlı kelimeler var.

 

5) Senden utanıyorum: Bunun ne kadar cesaret kırıcı olabileceğini biliyorsunuz. Karşınızdaki insana bunu söylemeden önce hayal kırıklığınızı ifade etmek için kullanabileceğiniz daha az zarar verici kelimelerin olup olmadığını kendinize sorun.

6) Yolumdan çekil: “Yapmaya çalıştığım şeyin önüne geçiyorsun.” Birinin tamamen işe yaramaz ve önemsiz hissetmesini istiyorsanız bu harika bir ifadedir. Aktarmaya çalıştığınız şey bu değilse, farklı bir kelime kullanmayı deneyin.

7) Beceriksiz: Bu, çalışanlarını korkutmak isteyen ve problemli patronlar tarafından tercih edilen favori bir kelimedir. Bir çalışana daha fazla denemesi gerektiğini ya da beklentilerinizi karşılamadığını söylemek başka bir şeydir. Onlara beceriksiz demek ise başka bir şey.

8) Senden nefret ediyorum: Bu ifade çoğumuzun asla söylemeyi ummayacağı bir anlam derinliği taşır. Ayrımcılık ve ırkçılık imajlarını ortaya koyar ve yalnızca en uç ve haklı durumlar için saklanmalıdır.

 

9) Tuhaf: Birisine “tuhaf” demek sizin normal olduğunuzu ve onun anormal olduğunu varsayar. Aslında bazı durumlarda hepimiz “tuhaf” olarak kabul edilebiliriz, ancak bu kelimeyi kullanmamak daha iyidir.

10) Hayal kırıklığı: Birisine tam bir hayal kırıklığı olduğunu söylemekten daha kötü bir şey var mı? Daha iyi bir alternatif, “Yaptığın şey beni hayal kırıklığına uğrattı” demek olabilir. Bu, bir eylemden veya davranıştan memnun kalmamanızı ifade ederken yine de kişiye saygınızı göstermenizi sağlar. Başka bir cümle daha: “Bunu bir dahaki sefere farklı bir şekilde deneyelim” olabilir.

11) Yapma: Açıkçası bu kelimenin yararlı olduğu zamanlar vardır. Ancak sürekli olarak bu kelimeyi kullanmak karşı tarafın özgüvenini düşürecek ya da ters tepmesine neden olacaktır. Ayrıca olabildiğince emir kiplerinden uzaklaşmak gerekiyor.

 

12) Utangaç: Yirmi yıl önce bu kelime genellikle sessiz sakin tipler için kullanılırdı. Kelimenin anlam olarak bir problemi yok. Ancak bu insanlara topluluk içinde “utangaç” diye seslenmek, bunu sürekli bir neden olarak kullanmak ya da belirtilmesi gereken bir şey olduğunu düşünmek de yanlış. Bu oldukça küçümseyici ve kırıcı. Mesela: “Utangaç olduğunu biliyorum, ama yarınki toplantıda bir konuşma yapabilir misin?”

13) Yanlış: Bu kelime de “Yapma” demek gibidir. Bazen bir şeylerin yanlış olduğu doğrudur. Fakat sürekli olarak birisine yanlış bir şey yaptığını veya görüşlerinin yanlış olduğunu söylemek muhtemelen iplerin kopmasına neden olacaktır.

14) Tembel: Bu kelime nadiren de olsa işe yarayabilir çünkü karşı tarafın motive olmasını sağlayabilir. Ancak, birinin davranışı (veya eksikliği) için başka bir seçeneğiniz yoksa işte o zaman bu kelimeyi tercih edin.

15) Kalitesiz: Birisine sizden veya bir başkasından daha kalitesiz olduğunu söylediyseniz sonrasında iyi tepkiler almayı beklemeyin.

16) Sıkıcı: İşler sıkıcı, insanlar değil. Birisi size sıkıcı geliyorsa muhtemelen onu gerçekten tanımak için zaman ayırmadınız ya da ilgi alanlarınız farklı demektir.

17) Çirkin: Birisine çirkin diyorsanız bunun nedeni büyük olasılıkla, kendi görünüşünüz hakkında düşündükleriniz ve hissettiklerinizle ilgili sorunlarınızın olmasıdır. Bu kelimeyi kullanmak için hiçbir zaman doğru bir zaman yoktur, en azından bir insan ile ilişkili olarak.

 

18) Asla: Bu kelimeyi kullanmak genellikle bir şey hakkında çok güçlü bir hissiniz olduğunu gösterir. Ancak durumun doğru bir analizi olmayabilir. Birini korkutmak veya incitmek istiyorsanız (örneğin “Denediğin şeyde asla başarılı olamazsın.”) bu kelimeyi kullanmak doğrudur. Ama niyetiniz bu değilse muhtemelen farklı bir yaklaşım benimsemek daha iyi olacaktır.

19) Suratsız: Üzgün, yorgun ya da düşünceli anlarınızda birinin size “çok suratsızsın” demesinden daha kötü bir şey yoktur. Birisine suratsız demeden önce bunun altında yatan sebebi bulmanız daha mantıklı olacaktır.

20) Saçma: Birine fikrinin veya görüşünün saçma olduğunu söylemek, onu yerin dibine sokmak için harika bir yoldur. Temel olarak, “Fikriniz çok kötü, düşünmeye bile değmez” demekle aynıdır.

21) İşe yaramaz: Birine bunu söylemek hiç de mantıklı değil. Bir insanın çok çalışmadığını düşünüyorsanız ona bunu direkt olarak böyle söyleyin.

Kaynak.

Okumaya devam et

Kişisel Gelişim

Kendinizi Kaybolmuş ve Yalnız Hissettiğinizde Hatırlamanız Gereken 12 Şey

Yayınlandı

on

Yazar

 

Tanıdığınız en karizmatik, en güçlü insanlar bile, hayatta kaybolduklarını ve diğerlerinden izole olduklarını hissettikleri anlar yaşarlar. Bu duyguda yalnız olmadığımızı bilmek güzel olsa da, soru hala orada duruyor: kaybolmuş ve yalnız hissettiğimizde ne yapmalıyız? İşte böyle anlarda hatırlamanız gereken 12 şey:


1) Bu şekilde hissetmenin yanlış olmadığını kabul edin.

Herkes zaman zaman yalnız kalmalıdır. Açıkçası, buna ihtiyacımız var. Ancak tabii ki her zaman insanlarla temas halinde olmaya alışkınsanız, bu zamanlar sizin için zor zamanlar olabilir. Ancak tüm bunlarla birlikte, kendi kendinize nasıl yalnız ve rahat olunacağını öğrenmek, özgüveninizin artmasını sağlar. Vakit geçirmek, bir şeyler yapabilmek ve paylaşabilmek için arkadaş bulmaya çalıştığımız her seferde, kendimize güvenme fırsatından vazgeçiyoruz. Kendi kendinize zaman ayırma alışkanlığını kucaklama zamanı!

 


2) Yalnızlığı kendiniz için bir rehber olarak kullanın.

Şu sözü mutlaka duymuşsunuzdur: “Nereye gittiğini bilmek için nerede olduğunu bilmen gerekir.” Yalnızlık, bir şeylerin arayışında olduğunuzu işaret etmek için bir yaşam sinyali görevi görür. Issızlığın ortasındayken kendinize verdiğiniz cevaplar, ruhunuzun derinliklerinden gelen yalansız ve saf cevaplardır. Unutmayın, hayatta hissettiklerinizden çok daha fazlası vardır.


3) Yalnızlığın, kendinizle yüzleşmeniz için bir fırsat olduğunu bilin.

Her ne kadar rahatlatıcı da olsa, başkaları sizin için ya da siz başkaları için vazgeçilmez bir sığınak olduğunuzda bu, bazı durumların gerçekleriyle karşılaşmamız gerektiğinde dikkat dağıtıcı bir ortam yaratabilir. Yalnızlık, üzerinde durmak istediğimiz durumlarla aramızdaki kovalamacayı kesip atar ve sizi elinizdeki gerçek sorunla uğraşmaya zorlar. Yalnızlığı, her şeyi düzeltmek için katalizör görevi görebilecek bir nimet olarak görebilirsiniz!


4) Düşündüğünüzden daha fazla kontrole sahip olduğunuzu unutmayın.

Tipik olarak, kendimizi kayıp ya da yalnız hissettiğimiz anlar bize her şeye olumsuz açıdan yaklaşmamız için oldukça geçerli bir bahane sunar. Böyle anlar, istemsiz olarak üzerinde durduğunuz her konuda kendinizi kurban psikolojisine sokmanıza ve durumları bu şekilde değerlendirmenize neden olabilir. İşin aslına bakarsanız, kimse sizin ne hissedeceğinize karar veremez ve bu aslında sadece sizinle ilgili bir durumdur. Seçebileceğiniz şey, karşılaştığınız durumlara nasıl tepkiler vereceğinizdir; bu sizin yegane gücünüzdür.

 


5) Yalnız olma hissinin sunabileceği özgürlüğü benimseyin.

Birçokları, yalnız olmak ile kendine acımayı aynı kefeye koyar ve bu iki durumun birbirini beslediğini düşünür hatta ve hatta bu besleme durumuna bizzat katkıda bulunur. Ancak siz, yalnızlığı kendine acıma duygusuyla eşleştireceğinize, yalnızlığın getirdiği özgürlük duygusunu benimseyebilirsiniz. Hayatınızdaki çoğu insan, bazen de bizzat kendiniz, yaşama devam edebilmek için başkalarının onaylarına ihtiyaç duyar. Ancak yalnız olduğunuzda, kimsenin onayı ya da görüşü sizin için bir şey ifade etmeyecek, böylece tatlı bir özgürlüğün keyfini çıkaracaksınız. Ancak unutmayın, yalnız olun ya da olmayın, birilerinin onayına asla ihtiyacınız yok! ?


6) Olduğunuz kişiyi, olduğu şekilde kabul edin.

Yalnızlık ve kafa karışıklığı, aslı benlik ve kişiliğinizden uzaklaştığınızda sizi bulabilir. Aslında bu durumlar, birbirini tetikleyen durumlar bile olabilir. Belki de olduğunuz yeni kişi, eski benliğinizden çok farklı isteklere, hayat gayelerine sahip olabilir. Değişim kaçınılmazdır. Olduğunuz ya da olacağınız kişi yolunda kendinizi kaybolmuş hissetmeniz oldukça normal. Bunu bilin ve şu an oldunuz kişiyi, olduğu şekilde kabul edin. Aynı şekilde geçmişte olduğunuz ve gelecekte olacağınız kişiyi kucaklamayı, ona da minnetinizi sunmayı, arkadaşça karşılamayı unutmayın.


7) Elinizden geleni yapmak için çaba gösterin.

Genelde kaybolmuş ve yalnız hisseden insanlar, kendilerini mutlak bir yenilgi içinde hissederler. Standartların çok altında işler yapacaklarına kendilerini inandırmışlardır çünkü içinde bulundukları durum nedeniyle kendilerine olan özsaygıları oldukça düşmüştür. Hissettiklerinizin asla kendinize duyduğunuz değeri azaltmasına izin vermeyin. Her zaman elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışın. Özellikle hissettiğiniz bu duygular içerisindeyken gösterdiğiniz çaba, sizi hem kendi gözünüzde hem de başkalarının gözünde oldukça değerli kılacaktır.

 


8) Unutmayın ki, mücadele ettiğiniz bu zamanlar oldukça değerlidir.

Yalnızlık ve kaybolmuşluk denizinde mücadele etmeye başladığınızda sürekli geçmişteki hatalarınızı düşünüp verdiğiniz kararlar konusunda kendinizi suçlamak oldukça kolaydır. Bu hareket, sizi dibe çekmekten ve olumsuzluk hissini sürdürmenize neden olmaktan başka bir işe yaramayacaktır, emin olun. Kendinizi pişmanlıklarla derine çekmek yerine, bir ayağınızı diğerinin önüne koyun ve zaman boyunca verdiğiniz tüm olumlu kararları düşünün. Böylece, üstesinden geldiğiniz tüm olumsuzlukları atlattığınız için kendinizi kutlayabilirsiniz.


9) Yaşadıklarınızın bir nedeni olduğunu unutmayın.

Hayatta karşılaştığımız olumlu ya da olumsuz her durum, bize bir şeyler öğretmek için oldu ve olacak. Şanslıysak, bazen bize sunulmaya çalışılan dersi başarıyla alabiliriz. Tam aksi durumda ise başettiğimiz duruma karşı olan yaklaşımımız mutlaka birilerine ilham olacaktır, özellikle de kendimize. Yalnızlık ve kaybolmuşluk hissi bize bir şeyler öğretmediği zamanlarda bile bizim aracılığımızla başkalarına bir şey öğretiyor ya da bizi karşılaşacağımız başka durumlara hazırlıyor olabilir.


10) Bu süreçte günlük tutmayı alışkanlık haline getirin.

Yalnızlık ve kaybolmuşluk hissi sizi sardığında günlük tutmak oldukça faydalıdır. Böylece süreç sonunda yaşadıklarınıza, yaşadıklarınızı nasıl aştığınıza dair kayıtlarınıza dönüp bakabilir ve kendinizle gurur duyabilirsiniz. Nasıl hissettiğiniz, bu hislerle nasıl başa çıktığınız konusunda bir yol haritanız bile olabilir artık!

 


11) Bu şekilde hisseden ilk kişi siz değilsiniz, merak etmeyin.

Daha önce bu şekilde hisseden ilk kişinin biz olduğumuzu düşünmek oldukça yaygın bir durumdur. Böyle düşünürüz çünkü yalnızlık ve kaybolmuşlukla baş ederken etrafımızda hayatı oldukça yolundaymış gibi görünen kişilere odaklanır, onlara imreniriz. Gerçek şu ki, etrafımızdakilerin, paylaşmayı seçmedikleri sürece nelerle mücadele ettiklerini bilemeyiz. Güvendiğiniz birisine bu duyguları yaşadıklarında bununla nasıl başa çıktıklarını sorun. Öğrendiklerinize şaşırabilirsiniz.


12) Bu duygularınız sürekli bir şekilde devam ediyorsa, yardım almayı ertelemeyin.

Kaybolmuş ve yalnız hissetme durumlarını herkes yaşar, ancak çoğu insan kısa bir süre sonra bu duyguların üstesinden gelir. Sıkıntılarınız düşündüğünüzden daha uzun bir süre devam ediyorsa, yardım istemek için beklemeyin. Yaşadığınız durumları rasyonel bir şekilde analiz etme yeteneğinizin kaybolmaya başladığını ve üstesinden gelemeyeceğiniz duyguların sizi sardığını hissettiğinizde tıbbi yardıma başvurmanın en doğru hareket olduğunu ve bu hareketin asla yanlış olmadığını bilin.

Kaynak.

Okumaya devam et
Advertisement

Facebook

En Çok Okunan Yazılar