Connect with us

Haberler

Çikolata Yiyince Neden Mutlu Oluyoruz?

Çikolata yediğimiz zaman mutlu oluruz. Peki ama neden? Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, çikolatanın insan psikolojisi üzerindeki etkilerini anlattı, merak edilenleri yanıtladı. İşte ‘çikolata yiyince neden mutlu oluruz?’ sorusunun cevabı…

Yayınlandı

on

Depresyondan kaçış noktası; buzdolabı

Modern hayatın yoğun keşmekeşi ve stresi en çok insanın psikolojisini yıpratır. Yorulmuş bir psikoloji ise kendini iyileştirecek çözümler arar. Bu çözümlerin başında ise insanın en temel ihtiyaçlarından biri olan beslenme gelir. Zaten her depresyon sonrasında kendimizi buzdolabının başında bulmamızın sebebi yiyeceklerin güvenli liman olmasıdır. Bu, her ne kadar çeşitli kilo problemlerini beraberinde getirse de ölçüsü korunduğu takdirde mutluluk hormonlarını harekete geçirebilir. Özellikle de bu yiyecek bir çikolata ise…

Bir parça çikolata, bin parça mutluluk…

Çikolatanın hormonlar üzerinde yarattığı etkiyi ve mutlulukla olan ilişkisini bilmeyen yoktur. Üstelik çikolatanın bu ünü, yapılan bazı araştırmalarla da kanıtlanmıştır. Yani ortada bir şehir efsanesinden çok, bilimsel veriler var. Bu konuda yapılan araştırmalar gösteriyor ki; kakaonun içeriğinde yer alan biyoaktif besin bileşenleri ve magnezyum vücutta serotonin adı verilen mutluluk hormonunun artmasını sağlıyor. Bu durum ise kişiye bir parça mutluluk olarak yansıyor.

Beyin, çikolatayı ödül olarak algılıyor

Çikolatanın bilimsel olarak kanıtlanan etkisi hormonların da ötesinde bir anlam taşıyor. Beyne gönderdiği olumlu etkiler sayesinde çikolata, kişinin kendini daha iyi hissetmesini sağlıyor. Beyin vücuda giren çikolatayı bir ödül olarak algılıyor ve endorfin salgılanmasını sağlıyor. Çünkü çikolata beyne doğrudan etki eden tiramin, feniletilamin, teobromin ve kafein gibi bileşikleri içeriyor. Ayrıca çikolatanın phenethylamine (PEA) içermesi sinir sistemini uyarmasını sağlıyor. Sonuç mu? Mutluluk…

Çikolata mutluluktan daha fazlasını veriyor

Çikolata lezzetiyle ve kokusuyla hem mideyi hem de beyni besliyor. Çok güçlü bir antioksidan olan çikolata, kanserle mücadele ediyor, kalp hastalıklarına iyi geliyor. Çikolatanın faydaları ile ilgili yapılan araştırmalar gösteriyor ki, mucize besin çikolata; görsel uzamsal hafızayı ve zekayı, çalışma belleğini, tarama ve izlemeyi, soyut akıl yürütmeyi geliştiriyor. Aynı zamanda çikolatanın ana maddesi olan kakaonun içeriği, kan akışının beyne doğru hızlanmasını sağlıyor. Bu durum beyin fonksiyonlarının gelişimine katkıda bulunuyor.

Her gün 20 gram çikolataya kim hayır diyebilir?

Çok eski dönemlerde Tanrı’nın yiyeceği olarak kabul edilen, birçok tarihi kaynakta şifa niyetine tüketildiği söylenen çikolata hatta bir dönem eczanelerde satılırdı. Ancak her şeyde olduğu gibi çikolata da doğru ölçüyü bulmak ve dozunu kaçırmamak çok önemlidir. Bu noktada en ideal ölçü, günlük 20 gramdır. En sağlıklı olan tercih ise çok daha fazla kakao miktarı içeren bitter çikolatadır.

Advertisement
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gerçek mi?

Milli Eğitim Bakanlığı, Devamsızlık Yapan Öğrencinin Velisine Para Cezası Kesecek

Yayınlandı

on

Yazar

Milli Eğitim Bakanlığı bir süredir yaşanan devamsızlık sorununa farklı çözümler getirmeye çalışıyordu. Fakat hala net bir çözüm bulunamadı. Şimdi de il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin bilgilendirilmesiyle yeni bir proje hayata geçirildi. Yeni sisteme göre devamsızlığı olan öğrencinin ailesine para cezası kesilecek.


MEB, 2018’de ‘Devamsızlık yapmayan öğrencilere başarı belgesi’ uygulamasını başlatmıştı. Fakat proje istenildiği kadar başarılı olmadı.

Devamsızlığı önlemek adına tasarlanan ödül mekanizmaları da devamsızlık problemine çözüm olmadı. MEB öğrenci devamsızlığının en önemli nedenlerini ekonomik, sosyal ve kültürel olarak sıraladı ancak çözüme ulaşmak için bu da yeterli olmadı.


Yeni tasarıya göre, devamsızlık yapan öğrenci velisi mektupla uyarılacak. Eğer sorun devam ederse de veliye para cezası kesilecek.


En çok devamsızlık meslek liselerinde ve imam hatiplerde.

En çok devamsızlık yapılan okullara bakıldığında ortaöğretimde imam hatip liselerinin ile mesleki ve teknik liselerin olduğu açıklandı. Anadolu İmam Hatip liselerinde 20 gün ve üzeri devamsızlık yapan öğrencilerin oranı 2018-2019 eğitim öğretim yılında %36’yken mesleki ve teknik liselerde ise %44 olarak açıklandı.


Bakanlık tarafından il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine, sekiz maddelik, “Sürekli Devamsız Öğrenciler ile İlgili Yapılacak İşlemler” listesi gönderildi.

Okullara gönderilen “Yapılacak İşlemler Listesi”nde şu adımlar yer alıyor:

● Öğrencilere ve velilere, devamsızlık konusunda toplantı yapılarak yazılı ve sözlü bilgi verilmesi, öğrenci bir gün bile gelmez ise velinin telefonla aranması,

● Devamsızlığın yedinci ve 12’nci günlerinde veliye devamsızlık mektubu gönderilmesi, sorun halen devam ediyorsa muhtarlık ile tebligat yoluna geçilmesi,

● Halen öğrenci okula gelmiyor ise kaymakamlık tebligatı yapılıp para cezası kesilmesinin sağlanması gerekmektedir.

kaynak: https://ceotudent.com/milli-egitim-bakanligi-devamsizlik-yapan-ogrencinin-velisine-para-cezasi-kesecek

Okumaya devam et

Haberler

Yeni Bir İddia: Leonardo da Vinci Bir Bayılma Sebebiyle Mona Lisa Tablosunu Bitirememiş

Yayınlandı

on

Yazar

Rönesans sanatçısı sol eliyle çizmesine rağmen, tablolarını sağ eliyle boyadığını ve yaralanması sonucunda eserlerinin çoğunu yarım bıraktığı düşünülüyor.

Yeni bir araştırma, Leonardo da Vinci’nin bayılama nöbeti geçirip kolundan ağır yaralanmasından sonra Mona Lisa’yı bitiremediğini iddia ediyor.

Rönesans sanatçısı sol eliyle çizmesine rağmen, tablolarını sağ eliyle boyadığını ve yaralanması sonucunda eserlerinin çoğunu yarım bırakmak zorunda kaldığı söyleniyor. Da Vinci’nin yarım bıraktığı en ünlü eserlerinden birisi ise “Bilgelerin Tapınması (Adoration of the Magi) adlı tablosudur;

Ressamın, kariyerinin son dönemlerinde vücudunun sağ tarafını zayıflatan bir felç geçirdiği düşünülüyor. Paletleri ve fırçaları tutma şeklini etkilediği ve bu durum hem biyolojik bulgularla hem de portrelerinden görülebiliyor.

Bununla birlikte, Kraliyet Tıp Derneği Dergisi’nde yayınlanan yeni bir araştırmada, da Vinci’nin sağ elinde bir bastonla büzülmüş bir sekilde resmi yayınlandı.

Roma’da Villa Salaria Kliniğinde plastik rekonstrüktif ve estetik uzman cerrahı olan ve aynı zamanda yardımcı yazar Dr Davide Lazzeri: “İnme sonrası kas spastisitesinde görülen tipik bir sıkışık el göstermek yerine, resim genellikle pençe eli olarak bilinen ulnar palsi gibi alternatif bir tanı yansıtmaktadır” dedi.

Ayrıca senkop veya bayılma nöbetinin de da Vinci’nin sağ üst kolunda travmaya neden olabileceğini ileri sürdü. Ulnar siniri, omuzdan parmağa doğru uzanır ve elin karmaşık hareketlerini yönetir.

Dr Lazzeri : “Bu da, kariyerini son beş yılını ressam ve öğretmen olarak sürdürürken, Mona Lisa da dahil olmak üzere sayısız tabloyu neden eksik bıraktığının açıklaması olabilir.

(Da Vinci’nin Louvre’da sergilenen orjinal Mona Lisa tablosunun öncesinde bir kısmını çizdiği düşünülen Isleworth Mona Lisa tablosu)

Kaynak

Okumaya devam et

Haberler

Deprem sırasında ve sonrasında neler yapılmalı, deprem çantasında neler olmalı?

Yayınlandı

on

Yazar

Deprem riski

İstanbul’da bugün Silivri açıklarında 5,7 büyüklüğünde bir deprem yaşandı.

Depremde sekiz kişi hafif yaralanırken, çok sayıda kişi korku ve panikle sokağa çıktı.

İstanbul’daki sarsıntıyla birlikte, deprem konusu da bir kez daha Türkiye’nin gündemine oturdu.

Deprem anında neler yapılmalı?

Uzmanlar, deprem anında genel davranış biçimini “Yat/Çök-Korun/Kapan-Tutun” hareketinin oluşturduğunu söylüyor.

Arama Kurtarma Derneği’nin (AKUT) hazırladığı Deprem Eğitim El Kitabına göre, özellikle büyük depremlerde ayakta durmak mümkün olmadığından yapılması gereken ilk şeyin emniyetli bir yere yatmak ya da çökmek olması gerekiyor.

Güvenli yerlere örnek olarak, içinde bulunulan binanın çökmesi durumunda kişiye oksijen alabileceği az da olsa bir yaşam alanı yaratabilecek, kanepe, sağlam masa, yatak, çamaşır makinesi gibi üstüne bir şey çökse bile yer hizasıyla sıfırlanmayacak eşyaların hemen yanı başı gösteriliyor.

AKUT, “Yat/Çök-Korun/Kapan-Tutun” hareketini şöyle anlatıyor:

Yat: Yere yüzüstü yatma, ya da yan yatarak bacakları karına çekme (cenin) şeklindedir.

Çök: Özellikle masa altı gibi yerlerin tercih edildiği hallerde uygulanır. İki diz üzerine çökülerek vücut öne eğilir.

Korun/Kapan: Deprem sırasında çevremizden üzerimize düşecek ya da devrilecek cisimlere karşı kendimizi koruma durumunu ifade eder.

Korun: Özellikle baş bölgesinin korunması birinci önceliktir, yastık ya da başka bir cisimle başı ‘korumak’ gibi.

Kapan: Başımızı kollarımızın arasına alarak ‘kapanmak’.

Tutun: Deprem sırasında salınan koltuk ve oturma grubu gibi ağır ve büyük cisimlere tutunarak onlarla beraber sallanabilir ve sizi ezmelerine engel olursunuz.”

AKUT

Deprem sırasında kapı eşikleri durulmaması gereken tehlikeli yerler arasında bulunuyor. Ayrıca, balkon, merdiven boşluğu ve asansörlerin de deprem sırasında kesinlikle kullanılmaması gerekiyor.

Dolap, gardırop ve büfe gibi devrildiğinde yaralanmalara yol açabilecek büyük eşyaların da duvara sabitlenmesi uzmanlar tarafından yapılan bir başka öneri.

Deprem sonrasında neler yapılmalı?

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Afetlere Hazırlık Yılı projesi kapsamında depremle ilgili de bir dizi video hazırladı.

AFAD’ın hazırladığı deprem sonrasında yapılması gerekenler videosunda şunlar sıralanıyor:

  • “Çevreniz ve kendi emniyetinizden emin olduktan sonra binayı terk edin.
  • Elektrik, gaz ve su vanalarını kapatın, soba ve ısıtıcıları söndürün.
  • Afet ve acil durum çantanızı alarak toplanma alanına gidin.
  • Deprem sonrası yardıma ihtiyaç duyabilecek bebek, çocuk, yaşlı, engelli ve hamilelere destek olmaya çalışın.”

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi’nin hazırladığı kitapçıkta da tsunami riski olması halinde, denize doğru değil, yüksek yerlere kaçılması gerektiği uyarısı yapılıyor.

Deprem riski

İstanbul’da kaç toplanma alanı var?

Toplanma alanları, bir afet anında insanların güvenli bir şekilde ulaşıp temel ihtiyaçlarını karşılayabileceği mekanlar olarak tanımlanıyor.

Bu alanların, afetzedelerin acil bir durumda afetzedelerin temiz su, yiyecek, giyecek, barınma, temel tıbbi yardım ve psikolojik rehabilitasyon imkanlarına erişimini sağlayacak şekilde tasarlanması gerekiyor.

Uluslararası kabul edilen standart bir toplanma alanının kişi başı 1,5 metrekarelik bir alana sahip olması.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da “10 binlerce toplanma alanı” olduğunu söyledi.

AFAD’a göre, Türkiye’de “81 ilde, uygun her ilçede ve mahallede” toplanma alanı bulunuyor ve İstanbul’daki toplanma alanının sayısı ise 2 bin 850.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da 859 adet yeni afet toplanma alanı tespit ettiklerini ve bunlar arasında hazır olmayanların da hazırlanacağını açıkladı.

Toplanma alanlarının yerlerine turkiye.gov.tr adresindeki e-devlet sistemi üzerinden ulaşılabiliyor.

Ancak Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı İnşaat Mühendisleri Odası, büyük çaplı toplanma alanlarının önemli bir kısmının imara açıldığını ve bu alanlara, AVM ve konut projesi gibi yapıların inşa edildiğini açıkladı.

TMMOB’un verdiği bilgiye göre, İstanbul’da şu anda gerekli kriterleri karşılayan 77 toplanma alanı bulunuyor ve AFAD’ın saydığı yerlerin önemli bir kısmını küçük park ya da kalabalık grupları alamayacak kadar küçük açık alanlar oluşturuyor.

İstanbul’da kaç deprem konteyneri var?

İstanbul’da bulunan konteynerlerin sayısıyla ilgili ise çok daha az bilgi mevcut.

İstanbul Valiliği Afet Yönetim Merkezi, 2002 yılında yaptığı bir açıklamada, İstanbul’da 762 mahalle ve 173 köye turuncu renkli yaklaşık 2 bin konteyner yerleştirildiğini söyledi.

Bu konteynerlerin bakımı ve içindeki malzemelerin güncelliğinin korunması işi ise 2012 yılında ilçe belediyelerine devredildi.

Bugün bunlardan kaçının halen aktif olduğu bilinmemekle birlikte, birçoğunun hırsızlık ve yağmalama gibi olaylara maruz kaldığı için kaldırıldığı belirtiliyor.

DEPREM KONTEYNERİ
Image captionAvcılar Bülent Ecevit Parkı’nda bulunan deprem konteyneri

Bazı ilçelerde ise hiç deprem konteyneri bulunmuyor.

Bazı ilçe belediyelerinin web sitelerinde toplanma alanlarıyla birlikte hangi noktalarda konteyner bulunduğu bilgisine de ulaşılabiliyor.

Halen var olan konteynerler ise toplanma alanı olarak tespit edilen yerlerde bulunuyor.

Bu konteynerlerin içinde AFAD tarafından belirlenen malzemelerin yer alması gerekirken, bunların çalışır durumda olmasının sağlanması ve bakımının sorumluluğu da ilçe belediyelerine ait.

Bu konteynerlerin içinde ilk yardım çantası, battaniye, jeneratör, kazma, baret, fener ve halat gibi arama-kurtarma çalışmalarında kullanılabilecek malzemeler yer alıyor.

toplanma alani

Deprem çantasında neler olmalı?

Uzmanlar ve afet konusunda çalışmalar yapan kuruluşlar, bireylere temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri malzemeleri içeren bir çanta veya set hazırlamalarını tavsiye ediyor.

Özellikle 1999 depreminden sonra uzmanların yaptığı uyarıların ardından birçok kişi “deprem çantası” hazırlamıştı.

AKUT’un el kitabında “Acil Durum Seti – 72 Saatlik Yeterlilik Seti” olarak adlandırılan deprem çantasında olması önerilen malzemeler şunlar:

  • “Su,
  • Yiyecek, kolay bozulmayacak (konserve vb.),
  • İlk Yardım Seti (eczanelerde satılmaktadır),
  • Pilli radyo ve yedek pilleri,
  • El feneri (yedek pil ve ampulleri ile),
  • Battaniye,
  • Nakit para,
  • Kibrit / çakmak,
  • Kalem, kağıt,
  • Düdük,
  • Hijyenik ped v.b. ,
  • Sigorta poliçeleri, bonolar, hisse senetleri, kontratlar, senetler v.b. ,
  • Pasaportlar, sigorta kartları, doktor kayıtları v.b. ,
  • Değerli ev eşyalarının envanteri, önemli telefon numaraları.”

Ayrıca bebekli ailelerin de mama, bebek bezi, biberon ve yedek giysi gibi malzemeler alması da öneriliyor.

Hazırlanan bu çantanın evde yaşayan herkesin kolay ulaşabileceği bir yerde tutulması gerekiyor.


BBC

Okumaya devam et

Haberler

Boston Dynamics’in Meşhur Robotu Atlas, Akrobatları Kıskandırıyor!

Yayınlandı

on

Yazar

Gelişmiş robotlarıyla bilinen Boston Dynamics şirketinin meşhur robotu Atlas şimdi de taklalar atıyor!

Atlas robotun özellikleri saymakla bitmiyor.

Atlas robotun özellikleri saymakla bitmiyor.

Robot daha önce de dengede durabilme, parkur performansları gibi görüntüleriyle dikkatleri üzerine çekmişti.

Denge konusunda ise bir hayli başarılı Atlas robot.

Denge konusunda ise bir hayli başarılı Atlas robot.

Aldığı darbeler karşısında dimdik ayakta kalabiliyor. Düşmesi durumunda ise anında toparlayıp ayağa kalkıyor.

O robot şimdi ise akrobatlara meydan okuyor!

Okumaya devam et

Haberler

CIA’in ilk Instagram fotoğrafının şifrelerini çözebildiniz mi?

Yayınlandı

on

Yazar

CIA's first Instagram post

CIA, Instagram hesabından ilk fotoğrafını geçtiğimiz hafta içinde paylaştı

Dünya çapında çok sayıda edebiyat eserine, film yapımına ve komplo teorisine konu olan ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA), özünde gizlilik ve casusluk taktikleri ile biliniyor.

Ancak yeni sosyal medya hesabıyla CIA’in daha çok esprili ve ironik tarafının ortaya çıktığını söylemek mümkün.

CIA, yeni açtığı Instagram hesabından ilk fotoğrafını geçtiğimiz hafta içinde paylaştı.

ABD’nin Virginia eyaletindeki Langley şehrinde yer alan genel merkezinden paylaşılan fotoğrafta, kurum içinde çalışan ajanların kullandığı nesneler yer alıyor.

Fotoğrafın altında ise “Tek gözümle bile casusluk yaparım” yazıyor.

Daha önce Twitter ve Facebook hesapları bulunan CIA’in Instagram’a giriş yapmasının nedeni ise gençlerin ajan, analist ya da memur olarak işe başvurması için ilgisini uyandırmak.

Peki siz bu nesnelerin hangilerini tahmin edebildiniz?

CIA's first Instagram postTelif hakkı CIA Image caption 
Fotoğraftaki objeler

1) Bir bitki, CIA’in yabancı istihbarat ‘köklerini’ anlatan alaylı bir benzetme.

2) Bir saat, 11 Eylül 2001 saldırıları sırasında Dünya Ticaret Merkezi’ne ilk uçağın çarptığı 8:46 saatini gösteriyor.

3) ABD’nin Asya’daki ana rakibi Çin’in bir haritası.

4) Yunan tanrıçası Athena’yı ve bilgeliği temsil eden altın kaplama bir baykuş heykeli. CIA’in operasyon direktörü (COO) Andy Makridis tarafından fotoğrafa konması tavsiye edilmiş.

5) Nazar boncuğu. CIA çalışanlarının yüz yüze kaldığı tehlikeleri anlatmak amacıyla konmuş olabilir.

6) Amerikalı aktör Ben Affleck’in yönettiği ve başrolde oynadığı Oscar ödüllü Argo filmine ilham veren eski CIA ajanı Tony Mendez’i temsil eden bir çizim. Bu yılın başında 78 yaşında ölen Mendez özellikle 1979-81 yılları arasında film prodüktörü kılığına girerek İran’dan 6 Amerikan diplomatı kurtarmasıyla biliniyor.

7) Kol düğmeleri, CIA ajanlarının birbirini tanımak için kullandığı söylenir.

8) Büyük ihtimalle kimliğini saklamak isteyen CIA ajanları tarafından kullanılan gri bir peruk.

9) CIA Direktörü Gina Haspel’in fotoğrafının olduğu bir kimlik kartı.

10) Çok gizli kanıtları yok etmek için ajanlar tarafından kullanılan kağıt torba.

CIA Director Gina Haspel - sitting downTelif hakkıREUTERS
Image captionCIA Direktörü Gina Haspel

‘Gizli konumlardan selfieler olmayacak’

CIA sözcüsü, CBS’e yaptığı açıklamada Instagram üzerinden genç yeteneklere ulaşmayı hedeflediklerini söylerken, “Hesap üzerinden ajanların hayatına dair gözlem olanağı vereceğiz ancak gizli konumlardan selfie konulacağına dair söz veremeyiz” dedi.

CIA Direktörü Gina Haspel, hesabın açılacağını Alabama’daki Auburn Üniversitesi’ndeki bir soru-cevap seansı sırasında açığa çıkarmıştı.

Haspel’e göre hesabın açılmasının amacı istihbarat servisinin modern çağa ayak uydurarak dijitalleştiğinin bir kanıtı.

CIA, attığı ilk tweetinde de, “Bunun ilk tweetimiz olduğunu ne doğrulayabiliriz ne de reddebiliriz” diyerek nüktedan diline bir örnek vermişti.

Okumaya devam et
Advertisement

Facebook

En Çok Okunan Yazılar