Connect with us

Nasıl Yapılır

CTRL+ALT+DELETE Komutu Nasıl Ortaya Çıktı?

blank

Yayınlandı

on

2013 yılında Bill Gates, ctrl+alt+del komutunun bir hata olduğunu kabul etti. Bir etkinlikte bu görevin üç tuş yerine tek tuşla yapılabileceğini söyleyen Gates, bunun için David Bradley’i suçladı. Gelin, bu tuş kombinasyonunun nasıl ünlü olduğunu öğrenelim:

blank

1981 ilkbaharında, David Bradley, Boca Raton’da sıradan bir ofis binasında çalışan seçkin bir ekibin parçasıydı. Görevi ise IBM’in yeni kişisel bilgisayarını geliştirmekti. Apple ve Radioshack zaten küçük bilgisayarlar satıyorlardı ama bu proje (Acorn) acele bir işti ve bir yılda tamamlanmalıydı.

Programcıların en çok şikayet ettiği sorun, bilgisayar bir kodlama problemiyle karşılaştığında tüm sistemi manuel olarak yeniden başlatmak gerekiyordu. Makineyi tekrar başlatmak ise birtakım hafıza testleri gerektiriyordu ve bu zaman kaybı demekti. Bazı günlerde ise bilgisayarı her beş dakikada bir yeniden başlatmaları gerekiyordu ve bu programcıları oldukça yıpratmıştı.

Böylece Bradley, hafıza testleri olmadan bir sistemi sıfırlamayı sağlayan bir klavye kısayolu oluşturdu. Basit bir düzeltmenin onu bir programlama kahramanı haline getireceğini hayal etmemişti ama bir gün bir konferansta birisinin klavyesini imzalayacak kadar ünlü olmuştu. Bu komutun, kullanıcı deneyiminin böylesine ayrılmaz bir parçası haline getireceğini öngörmemişti.

blank

Bradley, 1975 yılında IBM’e programcı olarak girmişti. 1978 yılında, şirketin kişisel bilgisayardaki ilk kusurlu girişimi olan Datamaster üzerinde çalışıyordu. Heyecan verici bir zamandı, bilgisayarlar artık daha erişilebilirdi ve Bradley onları popülerleştirmeye yardımcı oldu.

Eylül 1980’de ise, Acorn’da çalışmak üzere seçilen 12 mühendisten biri oldu. Sıkı sıkıya bağlı ekip, IBM’in New York merkez bürosundan uzaklaştırıldı. O günleri Bradley, “Çok az müdahale edildi ve tasarıma aslında boş bir sayfa ile başladık.” diye anlatır.

Bradley, girdi/çıktı programları yazmaktan, kablo sarma panolarında sorun gidermeye kadar her şey üzerinde çalıştı. Projeye başlayalı beş ay olmuşken ctrl+alt+del komutunu yarattı. Bradley, tuşları klavyedeki yerlerine göre seçti ama ctrl+alt basarken aynı anda del tuşuna basmak pek mümkün görünmüyordu. Bradley, kısayolu müşterilere sunmayı amaçlamamıştı ve popüler olmasını da beklemiyordu. Tek düşündüğü projeyi zamanında tamamlamak için kolaylık yaratmaktı.

Ekip, Acorn’u programa göre bitirmeyi başardı ve 1981 sonbaharında IBM PC raflara yerleşti. Bu bilgisayarlar, oyun oynamak, belge düzenlemek ve numara çevirmek için makineleri kullanan her yaştan insanla milyonlarca kişiye ulaştı.

2001 yılında IBM PC’nin 20.yılını kutlamak için San Jofe Teknoloji Yenilik Müzesi’ne yüzlerce kişi katıldı. Yirmi yılda, şirket dünya çapında 500 milyondan fazla bilgisayar satmıştır. Akşam yemeğinden sonra panel için oturduklarında ilk soru Bill Gates yerine David Bradley’e gitti. Ctrl+alt+del komutunu oluşturmak için harcadıkları bu beş dakikanın ne kadar popüler olduğunu görünce şaşıran programcı övgüleri Bill Gates’e yöneltti:

“Onu icat etmiş olabilirim ama Bill sayesinde ünlü olduğunu düşünüyorum.”


Kaynak.

reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gerçek mi?

Wabi-Sabi Ne Demek? Wabi-Sabi Felsefesi Nedir ve Nasıl Uygulanır? Kusurları Kucakla!

blank

Yayınlandı

on

Yazar

wabi-sabi

Yüksek stres seviyeleri, hızlı tempolu yaşam, gerçekçi olmayan mükemmellik arayışları ve maddi zenginlikle zarar veren bir dertle dolu bu dünyada, bizi kurtarmak için tam da şu anda ihtiyacımız olan şey olabilecek eski bir Japon yaşam tarzı: Wabi-Sabi. Peki, Wabi Sabi ne demek? Wabi-Sabi felsefesi nedir?

Wabi-sabi, daha bağlantılı bir yaşam biçimini ifade eden zarif bir felsefedir. Yani doğaya derinden bağlı olduğumuz ve böylece en gerçek içsel benliğimize daha iyi bağlı olduğumuzu anlatan bir yaşam tarzı. Kusursuzluktan uzak Wabi Sabi öğretisinin sunduğu beş felsefeye yakından bakıyoruz.


Wabi-Sabi Ne Demek?

wabisabi ne demek

Wabi sabi, bizleri daima kusurlu güzellikleri aramaya ve hayatın doğal olan döngüsünü kabul etmeye yönlendiren bir kavramdır. Wabi-Sabi bize; her şeyin süreksiz, eksik ve kusurlu olduğunu hatırlatır. O halde mükemmellik imkansızdır ve süreksizlik tek yoldur.

Wabi, mütevazi sadelikte güzelliği tanımakla ilgilidir. Bunun yerine manevi zenginliği deneyimleyebilmemiz için bizi kalbimizi açmaya ve materyalizmin kibrinden ayrılmaya davet ediyor.

Sabi, zamanın geçişi, her şeyin nasıl büyüdüğü, yaşlandığı ve bozulduğu ve kendini nesnelerde nasıl güzel bir şekilde gösterdiği ile ilgilenir. Güzelliğin, başlangıçta kırık olarak algıladığımız şeylerde bile, gerçekte gördüğümüzün yüzeyinin altında saklı olduğunu öne sürüyor.

Bu iki kavram birlikte, hayata yaklaşmak için kapsayıcı bir felsefe yaratır: Olanı kabul edin, şu anda kalın ve yaşamın basit, geçici aşamalarını takdir edin.

 

 


Kusursuzluk Algınızı Kıracak 5 Wabi-Sabi Felsefesi:

Bu asırlık felsefenin dokusuna gömülü çok sayıda bilgelik var. İşte günümüzün hızlı hareket etme, mükemmellik için çabalama ve inorganik başarı biçimlerini kovalama mücadelelerinden tamamen uzaklaşmanıza daha iyi yardımcı olabilecek 5 Wabi-sabi öğretisi:


1) Kabul yoluyla özgürlüğü bulursunuz; kabulün dışında büyümeyi bulursunuz.

budizm

Dewa Sanzan, kuzey Japonya’da az bilinen bir dağ silsilesidir. 8. yüzyıldan beri, zihinleri, bedenleri ve ruhları için yeniden doğuş ve aydınlanma arayan yıllık ritüellere katılan Yamabushi rahiplerinin kutsal hac yeri olmuştur. Eğitimlerinin temel felsefesi tek kelimeyle özetlenebilir: Uketamo, bu da “alçakgönüllü bir şekilde açık bir kalple kabul ediyorum” anlamına gelir.

  • İşini kaybetmek üzere misin? Uketamo!
  • Tahmin aniden sağanak yağmura dönüştü ve şimdi açık hava etkinliğinizi iptal etmek zorunda mısınız? Uketamo!
  • Bir kaza geçirdin ve şimdi sol bacağını kırdın ve önümüzdeki ay alçıda mı olacaksın? Uketamo!

Uketamo öze kabul anlamına gelir. Yamabushi, hayatın size sunduğu tüm iyi ve kötü şeyleri ne kadar erken kabul ederseniz, o kadar hafifleyeceğinizi söyler. Kabullenme yoluyla özgürlüğümüzü bulduğumuzu ve kabullenmenin dışında büyümeye giden yolumuzu bulduğumuzu söyler.

Ne özgürlüğü? Her türlü acıyı durdurma özgürlüğü.

Ne büyümesi? Kendi mücadelelerimizden öğrenme ve genişleme fırsatı.

Görüyorsunuz; Zen’in sonsuz, kaygısız bir mutluluk ve sükunet durumunda yaşamakla ilgili olduğunu varsayma eğilimindeyiz. Zen, hayatın size sunduğu zorluklar ve zorluklarla nasıl yüzleştiğinizle ilgilidir. Başarısızlık, keder, endişe ve yalnızlığın kaçınılmaz gerçekleriyle nasıl başa çıktığınızla ilgili. Hayatın kusurlu akışını kabul edecek misin? Yoksa onunla savaşacak mısın? Tam şu anda burada olanda huzur bulacak mısın? Yoksa inkar edip onunla mücadeleye devam mı edeceksiniz?

Fikir oldukça basit: Direnmeye devam ettikçe, acınızı birleştirmeye devam edeceksiniz. Wabi-sabi felsefesinin ilk öğretisi, o hâlde, şükür ve kabul pratiği yapmaktır. Bu vazgeçmekle ilgili değil. Eldeki durumun ciddiyetine teslim olmak ve daha sonra ne olacağına karar vermede aktif olarak rol oynamakla ilgilidir. Hayatın kusurlu akışına teslim olmaya ve teslim olmaya başladığınızda, huzuru ve özgürlüğü bulacaksınız ve büyüme yoluna adım atacaksınız.


2) Siz de dahil olmak üzere, hayattaki her şey kusurlu bir akış halindedir. Bu nedenle mükemmellik için değil, mükemmellik için çabalayın.

wabi-sabi sanatı

Doğadaki her şey sürekli değişiyorsa, o zaman hiçbir şey kesinlikle tam olamaz. Ve mükemmellik bir tamamlanmışlık hali olduğundan, hiçbir şey asla mükemmel olamaz. Bu nedenle, wabi-sabi felsefesi; biz ve hayatın kendisi de dahil olmak üzere her şeyin süreksiz, eksik ve kusurlu olduğunu öğretir. Ancak sorun şu ki, kusurlu düşünme biçimlerimiz artık mükemmelliğin gerçekte ne olduğu konusundaki anlayışımızı bulanıklaştırdı.

Bir eş anlamlılar sözlüğü açın ve “mükemmel” kelimesinin zıt anlamlılarını arayın ve şu kelimeleri bulacaksınız: Kusurlu, bozuk, aşağı, fakir, ikinci sınıf, beceriksiz, kırık, yanlış, kötü… Bütün bu olumsuzluklar. Mükemmelliği aramaya bu kadar takıntılı olmamıza şaşmamalı.

Mükemmel vücudu, toplumun bu mükemmellik testini geçmek için neye benzemesi gerektiğine göre şekillendiriyoruz. Bir başkasının bu mükemmellik tanımına dayanarak mükemmel kariyer yolunu ve mükemmel ortağı ararız. Ve yaratıcılar olarak, o kusurlu sanat eserini yayınlamadan önce sonsuza kadar erteliyoruz. Araştırmacılar, 2020’de yaşlanma karşıtı küresel pazarının yaklaşık 60 milyar ABD doları değerinde olduğunu tahmin ediyordu. İnsanlar daha genç görünmek için can atıyorlar. Ama yaşlanmak hayatın doğal döngüsü değil mi? Zaman geçtikçe yaşlanmak güzel bir şey değil mi?

Mükemmellik yoktur çünkü kusurluluk hayatın doğal hâlidir:

doğada kusurluluk

Bütün bunlar, yeterince iyi olmadığımıza dair bu yanlış anlatıyı beslediğimiz için oluyor. Biz de bize ait olmayan bu görüşü kabul ettik. Bizi tanımlamasına izin verdik. Ve şimdi, kendi içimizde kendimizi değerli ve yeterince iyi hissettireceğini düşünerek bu mükemmellik yanılsamasının peşinden gidiyoruz. Ama işte gerçeklik kontrolü: Mükemmellik yoktur çünkü kusurluluk hayatın doğal hâlidir—sen bütünsün, olduğun gibi bütünsün. Kusurla ilgili bu olumsuz damgayı ortadan kaldırmak için, önce onu, mükemmellik olan kurgusal yapının “zıttı” olarak tamamen reddetmemiz gerekir. Kusurluluk bir uzlaşma değildir; kusurluluk tek yoldur çünkü kusurluluk şeylerin gerçek doğasıdır.

Wabi-sabi felsefesinin ikinci öğretisi basittir: Mükemmellik için değil, mükemmellik için çabalayın. Başka bir deyişle: Olabileceğinizin en iyisi olmak için elinizden gelenin en iyisini yapın. Bu, Don Miguel Ruiz’in kişisel özgürlüğe ulaşmak için yaptığı dört anlaşmadan biriyle uyumludur. Partnerinizle olan ilişkinizde olabileceğiniz en iyi partner olmaya çalışın. Yaratıcı çalışmanızda ustalık arayın. Mutlak mükemmelliğe ulaşmayı asla beklemeden zanaatınızın biçimini geliştirmeye çalışın.

Siz de dahil olmak üzere hayattaki her şey kusurlu bir akış halindedir. Değişmeyen tek şey değişimdir. Her şey geçicidir ve hiçbir şey tam değildir. İşte bu yüzden mükemmellik yoktur.

 

 


3) Her şeyin güzelliğini takdir edin, özellikle de kırılmış gibi görünen yüzeyin altında saklanan büyük güzelliği.

Kintsugi

Eski bir sanat formu olan Kintsugi, kırılmış nesneleri altın dolgularla onararak onlara “altın yaralar” verdiğiniz wabi-sabi’den kaynaklanır. Yere düşmüş bir kase veya çaydanlık düşünün. Onunla ne yapacaksın? Büyük ihtimalle parçaları toplar ve atarsın. Ama Kintsugi ile değil. Burada kırılan çanak çömlek parçalarını bir araya getirip sıvı altınla yapıştırıyorsunuz. Bu onları kusurlu, kalıcı ve kaçınılmaz olarak kusurlu ama bir şekilde daha güzel yapmaz mı?

Kintsugi bize kırık şeylerde büyük bir güzellik olduğunu hatırlatır çünkü yaralar bir hikaye anlatır. Zamanın geçmesiyle kazanılan metanet, bilgelik ve dayanıklılık gösterirler. Onları kutlamak varken neden bu kusurları ya da altın yaraları saklayalım?

Buradaki fikir basit: Hayatında kırılmış hissedeceğin birçok zaman olacak. Sizde duygusal ya da fiziksel yaralar bırakacak olaylar olacaktır. Kendi güneş ışığınızın gölgesinde saklanmayın. Bir bulutun karanlığıyla kendi ışığınızı karartmayın. Bunun yerine, bu yaraların altınla yeniden çizilmesine izin verin.

Başarısızlıklarınızın size bir şeyleri nasıl yapmayacağınızı öğretmek için orada olduğunu, hatalarınızın size affetmenin önemini öğretmek için orada olduğunu ve kırışıklıklarınızın size bunlara neden olan kahkahalarınızı hatırlatmak için orada olduğunu düşünün.

Kintsugi’nin bu kavramını (kırık nesnelerin saklanmaması, gururla sergilenmesi gerektiğini) benimsemeye başlayın ve yavaş yavaş bu mükemmellik imajını nasıl çözüp yerine yeni bir ilahi ile değiştirdiğinizi anlamaya başlayacaksınız. Güzellik kavramı = Senin bütünün.


4) Yavaş ve basit: Hayatta olmanın ne anlama geldiğinin sevincini hissetmenin tek yolu budur.

wabi-sabi hayat tarzı

Merak ediyor olabilirsiniz, ancak yüzeyin altındaki güzelliği nasıl görebilirsiniz? Her şey bu kadar karanlık ve acımasız görünürken, günlük yaşamda güzelliği bulmayı nasıl başarıyorsunuz? Bu soruların cevabı felsefenin dördüncü öğretisinde yatıyor: Yavaşlayın ve hayatınızı basitleştirin. Aksi takdirde, aceleyle geçer, sona ulaşır. Bu öğreti oldukça basittir, ancak anlık ve uzun vadeli etkileri derindir.

İşte nedeni:

  • Yavaşlamakhızlı yaşamanın panzehiridir. Yavaşlamak, daha dikkatli bir insan olmanıza yardımcı olur. Bu da sizin daha bilinçli olmanıza yardımcı olur. Neden? Çünkü yavaşladığınız anda durup düşünmeniz, merak etmeniz ve soru sormanız için alan yaratmaya başlarsınız. Doğal olarak daha fazla var olursunuz. Neden çoğu insan, yaşam tarzlarının sürdürülebilir olmadığını anlamadan önce dibe vurdu ya da tamamen tükenmişlik yaşadı? Bunun nedeni, çok hızlı hareket etmeleri ve kendilerini sabote etme davranışlarını gözlemlemeleri ve analiz etmeleri için zihinsel ve duygusal alanı oymak için asla yavaşlamamalarıdır.
  • Hayatınızı basitleştirmek, karmaşık bir yaşam sürmenin panzehiridir. Zamanın herhangi bir noktasında, hayatınızda bir şeyi değiştirmeye çalıştığınız anda, ilk adımın “ne eklemem gerekiyor” değil, “neye ihtiyacım var” diye sormak olduğunu tekrar tekrar fark edeceksiniz. Yeni bir eve taşınmak üzereyken, eski eşyaları atıyorsunuz. Bütçe yaparken gereksiz harcamaları ortadan kaldırırsınız. Yeni bir ilişkiye girerken, bu kişiye hayatımda yer açabilmem için bırakmam gereken bazı alışkanlıkların neler olduğunu merak ediyorsunuz. Düzen, büyüme ve değişim yolculuğunun ayrılmaz bir parçasıdır. Artık size hizmet etmeyen şeylere izin vermek, olacaklara nasıl yer açacağınızı belirler.

Yavaş ve basit, hayatta olmanın ne anlama geldiğinin sevincini hissetmenin tek yolu. Neden? Çünkü ancak bunu yaparak, etrafınızdaki dünyayla daha fazla mevcut ve uyum içinde olmanıza izin vereceksiniz. Ancak böyle yaparak kendinizi bu evrenin dokusuna kaptıracak ve ne olduğu için onu takdir edeceksiniz:

Sabahları çiçeklerinizi sulamanın sevinci, batan bir güneşi izlemenin sevinci, yumuşak yağmuru dinlemenin sevinci, pişirmenin sevinci. Ya da bir ağacın gölgesinin altında kitap okumak. Ve dördüncü öğretinin özü budur: Yavaşlayın, hayatınızı basitleştirin ve sizin için gerçekten önemli olan şeye konsantre olun. Günlük yaşamın sevincini yaşamak istiyorsanız, daha bilinçli olun.

 

 


5) Halihazırda sahip olduğunuz her şeyle ve tam olarak nerede olduğunuzla yetinmek mutlu olmaktır.

wabi

Günümüz toplumu mutluluğu bulmaya takıntılı. Genç bir yetişkin hayatının önemli bir bölümünü bir sonraki büyük şeyi takip ederek geçirir: Bir sonraki büyük iş, bir sonraki büyük başlangıç, yeni bir ülke ve bir sonraki büyük hamle… Ne zaman olmak istediğini düşündüğün yere varmak için kendini çok çalıştırsan, bu boşluk dalgası seni kaplar.

Bu umutsuzluk dalgası; Harvard pozitif psikolojisi Tal Ben-Shahar’ın varış yanılgısı olarak adlandırdığı şeydir. “Bir kez başardığımızda, hedefimize ulaştığımızda veya hedefimize ulaştığımızda, kalıcı mutluluğa ulaşacağımız yanılsaması”… Elbette durum böyle değil, çünkü zorlayıcı hedef belirleme mutluluğa yol açmaz. Aksine akılsız ve stresli bir getirme oyununa yol açar.

Gerçek şu ki, mutluluğu arama saplantımız, mutluluğun gerçekte ne olduğunu görmemizi engelledi. Bu sadece başka bir duygu. Tıpkı kızgın, üzgün, korkmuş veya heyecanlı hissettiğimiz gibi mutlu ve mutsuz hissediyoruz. Nasıl her zaman heyecanlı olamıyorsan, her zaman mutlu olamazsın. Peki başarıyı kovalamanın sorunu ne? İlk olarak, her zaman sizden kaçacaktır. İkincisi, her zaman mutlu olmak neredeyse imkansız.

wabi-sabi sanat

Nihai wabi-sabi öğretisinin geldiği yer burasıdır. Genellikle heyecan duygusundan memnun olduğunuz gibi, öfke duygusuyla da yetinmek. Mutluluk halinden inanılmaz derecede memnun olduğunuz gibi, üzüntü halinden de memnun olmak. “Zengin, kim olduğundan ya da neye sahip olduğundan memnun olan kişidir.” Ya da “Sahip olduğum tek şey ihtiyacım olan şey.”

Görüyorsunuz, tüm mutsuzlukların kökü, bulunduğunuz yerden ve sahip olduklarınızdan hoşnutsuzluktan doğar. Gerçekten bu kadar basit. Tüm mutsuzlukların kökü, uyanık olduğunuz tüm saatleri, gözlerinizi şimdiye açıp onun içine bakmak yerine uzak geleceğe çevirerek ve hayatınızın dışına bakarak geçirmekten doğar.

Sahip olduklarınla ve bulunduğun yerle yetinmek, şükretmektir. Sahip olduklarınızla ve nerede olduğunuzla yetinmek, istediğiniz şey için çalışırken ve onu başarabileceğinize tamamen güvenmek, kasıtlı olmaktır. Ve şükür, niyet ve eylem yoluyla mutluluğu bulursunuz. Peki ya hepsinin güzelliği? Her şey bu noktada İlk wabi sabi öğretisine dönüyor: Kabul memnuniyettir ve memnuniyet kabuldür.


Wabi-Sabi Felsefesinin Temel Öğretisi

wabi-sabi felsefesi

Wabi sabi, günlük yaşamınıza yerleştirmek ve uygulamak için güzel bir felsefedir. Özünde, wabi-sabi size hayatın kırılgan ve geçici olduğunu, doğadaki her şey kadar geçici olduğunu hatırlatır, öyleyse neden kendinize sadece kendiniz olma izni vermiyorsunuz? Beth Kempton’ın Wabi-Sabi, Mükemmel Kusurlu Bir Yaşam İçin Japon Bilgeliği adlı kitabında yazdığı gibi:

“Basitçe söylemek gerekirse, wabi sabi size kendiniz olmanıza izin verir. Sizi elinizden gelenin en iyisini yapmaya teşvik eder, ancak ulaşılamaz bir mükemmellik hedefinin peşinden kendinizi hasta etmeyin. Yavaşça rahatlamanızı, yavaşlamanızı ve hayatınızın tadını çıkarmanızı sağlar. Ve size güzelliğin en olası olmayan yerlerde bulunabileceğini göstererek her günü bir zevk kapısı haline getiriyor.”

 

Okumaya devam et

Nasıl Yapılır

Dünyanın Neresinde Olursanız Olun; Bu Meslekler Her yerden Yapılıyor

blank

Yayınlandı

on

Yazar

Kalbiniz neredeyse, eviniz orasıdır. Wifi neredeyse işiniz oradadır.

blank

İnternetin yayılmasıyla evden çalışmak isteyenler için, dijital göçebe olarak çalışmak isteyenler için sınırsınız fırsatlar ortaya çıktı. Günümüzde, nerede yaşarsanız yaşayın çevrimiçi olarak iyi miktarda para kazanabileceğiniz çeşitli meslekler var.
Bu mesleklerden bazıları daha fazla yetenek gerektirebilirken, bazıları işi öğrenmek için alın teri ve kararlılık gerektirir. Bununla birlikte, evden çalışmak, uzaklardaki bir sahilde çalışmak yalnızca hayal değil. Her insan, kendi işinin patronu olmanın sağladığı fırsatların ve özgürlük hissinin keyfini çıkarmak ister.

 

Tabii ki bu, ciddi anlamda disiplin gerektiriyor. Tam zamanlı işinizden ayrılmanın hevesi ve coşkusunu kaybetmeye ve gerçekliğin farkına varmaya başladığınızda, işleri yoluna koymak için bazı başlangıçlar ve bitişler yapmanız gerektiğini anlamaya başlarsınız. Eğer ciddi amaçlarınız yoksa, zaman yönetiminde başarılı değilseniz ve önemli bir nedeniniz yoksa, zorlu bir mücadeleye giriyorsunuz demektir.
Değer katmaya odaklandığınızda, başarmak için ne yapmaya karar verdiğiniz, hangi mesleğe gireceğiniz ve hangi beceriyi kazanmak istediğinizin bir önemi yoktur. Gerçek şu ki, çoğu insan, çok az miktarda iş yaparak büyük getiriler elde etmeye çalışıyor. Bu “çalışan” zihniyetidir. Girişimcilerin bunun tam tersini düşünmesi gerekir.
Uzaktan yürüteceğiniz işte başarılı olacağınız konusunda ciddiyseniz, yalnızca değer katmaya değil, büyük miktarda bir katma değer sağlamasına da ihtiyaç duyacaksınız. Bir değer katacaksanız ve başkaları için yolunuzun dışına çıkarsanız, insanlar bunu fark edecektir. Ancak tam tersi bir yaklaşımı benimserseniz, uzaktan yürüteceğiniz işiniz için başarılı olma şansınızla vedalaşmanız gerekecektir.

1) Sanal Asistan: Hangi ülkeden olduğunuza bağlı olarak değişebilir ancak sanal asistan olmak gelir durumu olarak bakıldığında kazançlı bir iş olabilir. Çok büyük bir kazanç getirmese de, bu bir başlangıç. Tam zamanlı işinizden yeni ayrıldıysanız ve çok fazla teknik bilgi gerektirmeyen bir girişim arıyorsanız sanal asistanlıkta şansınızı deneyebilirsiniz.
blank
2) Video Düzenleyici: İnternet kullanımı geliştikçe ve küresel bağlantı oranı arttıkça, video hemen hemen her platform için bir merkez haline gelmektedir. Tecrübeli bir video düzenleyicisi olmak, bu güçlü aracı kullanarak uzaktan yürütebileceğiniz sürdürülebilir bir iş yaratmanıza yardımcı olur.
3) Sanal Eğitmen: Skype ve Facebook Messenger üzerinden eğitmenlik, dünyanın dört bir yanındaki öğrencilere bir şeyler öğretebilmek için gerçek ve uygulanabilir bir fırsat. Asıl güzel olan, videolu sohbetin birçok platformda patlamış olması sayesinde aynı odada bulunmanıza gerek olmamasıdır. Bir dil, müzik aleti çalmak, hatta matematik, fen, tarih gibi konularda kolayca öğretmenlik yapabilirsiniz.
4) Müşteri Hizmetleri Temsilcisi: Global şirketler, her zaman satış ve destek kanallarıyla onlara yardımcı olabilecek serbest çalışanlar arıyorlar. Yarı zamanlı ya da tam zamanlı, iş yerinde olmadan çalışabileceğiniz bir iş arıyorsanız, bu harika bir fırsat.
5) Web Arayüz Geliştiricisi: Günümüzde, web geliştirme konusunda çok sayıda araç olsa da, sıfırdan kodlama yapabilmenin ve çeşitli amaçlar için zengin özellikli uygulamalar geliştirebilmenin yerini hiçbir şey alamaz. Ayrıca, bu alanda uzmanlaşırsanız, yüklü miktarda paralar kazanabilirsiniz.
6) Çeviri Hizmetleri: Birden çok dil biliyorsanız, çeviri hizmeti yapmayı düşünebilirsiniz. Dünyadaki şirketler ve profesyonel girişimciler sürekli çeviri hizmetlerine ihtiyaç duyuyorlar. Profesyonel bir internet sitesi oluşturun ve bu işte uzun vadede başarılı olmak istiyorsanız birkaç büyük referans edinin.
blank
7) Tıp veya Sigorta Transkripsiyonisti: Yazı yazmada çok iyiyseniz, tıbbi kayıtları (hatta sigorta taleplerini bile) kopyalama işini düşünebilirsiniz. Büyük şirketler bu tarz işleri sürekli olarak dışarıya yaptırıyorlar ve bu da istediğiniz bir yerden para kazanmanın basit bir yolu olabilir. Belirli bir yerde yaşamanız ya da çok fazla beceriye sahip olmanız da gerekmez.
8) SEO veya SEM Uzmanı: Arama motoru optimizasyonu (SEO) veya arama motoru pazarlaması (SEM) konusunda bilginiz varsa, başkalarına bu konuda hizmet sunabilirsiniz. SEO, çok fazla miktarda bilgi içeren ve insanların, düzene koymayı bilen insanlar için yüklü miktarda para ödediği çok karmaşık bir alandır. SEM, PPC(tıklama başı ödeme (pay-per-click)) ve Facebook, Google ve Youtube gibi ücretli reklamları yönetmektir. İkisi de çok kazançlı alanlardır. Size yardımcı olabilecek iyi bir kurs ya da kuruluş bulabilirsiniz.
9) Yazma ve Düzenleme: Yazma konusunda becerikliyseniz, birinin yerine yazma ve düzenleme konusunda şansınızı deneyebilirsiniz. Bu, zaman içinde ve pratik yaptıkça geliştirilebilen bir beceridir. Gerçekten iyiyseniz, bir metin yazarı olabilir ve bir satış mektubu için binlerce doları yönetebilirsiniz.
10) Bayilik Sahibi: Bazı bayilikler evden ya da bulunduğunuz başka bir yerden yönetilebilir. Çok küçük masraflarla ve fiziksel bir yere ihtiyaç duyulmadan işletilebilen bir dizi ev-tabanlı bayilikler bulunmaktadır. Bunların çoğu, pazarlama alanındadır ve tek yapmanız gereken sizin ihtiyaçlarınıza uyan doğru bayiliği bulup onunla işe koyulmaktır. Bunlar, aynı zamanda fiziksel bir konumu olan bayiliklerden daha düşük ön maliyetlere sahiptir.
11) Veri Girişi İşleri: İş yerine gitmeden gelir elde edebileceğiniz sabit bir işiniz olmasını mı istiyorsunuz? Bir sürü şirket ya da profesyoneller için veri girişi uzmanı veya serbest çalışanı olabilirsiniz. Veri girişi yapan büyük bir şirket için uzaktan çalışabilirsiniz. Fakat bunun için hassas ve verimli çalışmak gerektiğini de aklınızdan çıkarmayın.
blank
12) Satış ve Pazarlama Ortaklığı: İş yeri dışında bir yerden yürütebileceğiniz karlı işlerden biri de satış ortağı olmaktır. Satış ve pazarlama ortağı, diğer şirketlerin ürün ve hizmetlerini pazarlar. Bunu kendileri için yapmazlar. Ancak, büyük bir listeye sahip veya trafiği nasıl yöneteceğini bilen ya da trafik ve dönüşüm ninjası olan bir ortak için, satış ve pazarlama ortaklığı finansal açıdan oldukça ödüllendirici olabilir.
13) Muhasebeci veya Sayman: Sayılarla uğraşmayı seviyorsanız, evinizden kolayca yapabileceğiniz bir iş de muhasebeci veya sayman olmaktır. Özel müşterileriniz olabilir veya büyük bir şirket için çalışabilirsiniz. Bu tamamen size kalmış. Yaptığınız işte iyi olduğunuz sürece, dünyanın her yerinden bu işi yapabilirsiniz.
14) Gizli Müşteri: Gizli müşteri olmak için fiziksel bir yere ya da mağazaya ihtiyacınız yoktur. Gizli müşteriler genellikler kendileri için çalışan, satın alma ve destek hizmetlerini deneyimlemek için bir yerden bir yere dolaşan kişilerdir. Hatta günümüzde, internet sitelerinden alışveriş yaparak ve müşteri hizmetleriyle iletişime geçerek bunu çevrimiçi şekilde de yapmaktadırlar.
blank
15) Blogger: Çevrimiçi para kazanmak için bir blog açmak ister misiniz? Doğru bir şekilde yapıldığında, bloglar çok iyi para kazandırabilir ancak bu, e-posta üzerinden pazarlama, satış kanallarıyla birleştirilerek bir mıknatıs gibi insanları çekerek yapılmalıdır. Kendi sesinizi bulun, bir blog açın ve satabileceğiniz ürün ve hizmetler bulun. Başlangıçta reklamları unutun. Kendi dijital ürünlerinizi de oluşturabilirsiniz. Her iki durumda da, potansiyel büyüktür ancak herkes bunu başaramayabilir.
16) Sosyal Medya Pazarlamacısı: Sosyal medya pazarlaması, kazanç getirebilen bir yetenektir. Büyük ve küçük işletmeler, sosyal medyada ortaya çıkan pazarlama fırsatının farkına vardılar. Fazla takipçi ve fanlara sahip olmak, bir mesajı nasıl yayacağını bilmek ve dijital dünyada söz sahibi olmak giderek önem kazanmaktadır.
17) Grafik Tasarımcı: Bu günlerde başarılı grafik tasarımcı bulmak zor. Ancak bu, her zaman ihtiyaç duyulacak bir yetenektir. Bir grafik tasarımcı olarak ve logolar, el ilanları tasarımı, kartvizitler vb. gibi konularda uzmanlaşarak önemli miktarda gelir kazanabilirsiniz. Pazar rekabetçi olsa da, insanlar iyi grafik tasarımcılar için yüklü miktarda para ödemeye her zaman istekli olacaklardır.

Okumaya devam et

Motivasyon

‘Okuduğum Kitap Aklımda Kalmıyor’ Diyenlere 5 Etkili Yöntem

blank

Yayınlandı

on

Yazar

Kitap okumak farklı dünyalara açılan bir kapıdır derler. Sayfaların sayısıyla sınırlı olmayan, kapaklara göre seçilemeyen bu dünyaları anlamak sandığımızdan daha zor olabiliyor. Hatta anlamaktan da zor olanı var; okuduklarımız aklımızdan uçup gidiyor. Peki bunun için ne yapabiliriz?

1) Söz Uçar Yazı Kalır

blank
Ünlü düşünürlerden tutun da Politikacılara kadar çoğu isim kitapların üstüne notlar alarak kalıcılığını sağlıyor yazılanların. “Altına çizmek” deyimi size pek de yabancı gelmemiş olabilir. Romanlar ders kitabı değil ki altını üstünü çizelim diyorsanız; Romeo’nun Juliet’e ilanı aşkı renklendirilecek kadar güzel olsa gerek değil mi?


2) Kitaptan Defterlere

Üstüne yazı yazmak istemeyen, kitabım kirlenmesin diyenlere uygun bir yöntem. Kitap okurken yanınızda bulundurabileceğiniz bir defter ile beğendiğiniz sözleri not edebilir, karakterleri Cin Ali de olsa şekillendirebilirsiniz.

Bunu tek bir kitap için değil bir defter de çokça kitabı bir arada tutabilirsiniz. Açıp okuduğunuz da sizi kitapların büyülü anına götüren bir tren bileti olacaktır defterler.

 

 


3) Satırların Değil Sayfaların Yeri Bir Başka

blank
Tek bir kelime ya da bir cümle değil de bütün bir sayfa sizi derinden etkilediyse, küçük post-itler ile sayfaları belirli hale getirebilirsiniz. Birden fazla sayfa olması sizi korkutmasın, bir kitabı anlamak ve yaşamak birkaç post-it ile yarışamaz bile.

 

 


4) Gezerek Anlaşılır

Hatırlamamızı kolaylaştıran diğer bir unsur ise nerede bulunduğunuzdur. Zihnimiz hatırlamaya yardımcı unsurlar belirler bunlardan biri de “Mekan” algısıdır.

Kitabınızı alıp okuyabileceğiniz bir Cafe olduğu gibi, sessiz bir kütüphane ya da odanızın cam kenarı olabilir. Okuduğunuz yer ile kitaplar farklı bir ambiyans yaratarak özdeşleşir.

 

 


5) Biraz da Notalar Eşlik Etsin

blank
Müzik çoğu insan için kaçış yolu olabilir. Ruhumuzun en sade şeklinde arındığı ve kolayca hatırlamamıza yardımcı olacak diğer bir faktör ise “müzik”. Müzik kitaba farklı bir anlam yüklemenizi sağlar. Bakış açınızı genişletir.
Zevkler tartışılmaz diyoruz ancak bilimsel araştırmaları da atlamamak gerekiyor. Klasik Müzik yeri geldiğinde uykunuzu getirebilirken, sıkıcı bir kitabı renklendirebilir.

Okumaya devam et

Gerçek mi?

Harry Potter ve Sırlar Odası oyuncuları kim? Harry Potter ve Sırlar Odası ne zaman çekildi? Harry Potter ve Sırlar Odası konusu nedir?

blank

Yayınlandı

on

Yazar

Harry Potter ve Sırlar Odası filmi bir döneme damga vuran yapımların başında yer alıyor. Sinema salonlarında büyük beğeni toplayan film, televizyon ekranlarında da ilgiyle izleniyor. Harry Potter ve Sırlar Odası oyuncuları ve konusu araştırılıyor. ABD ve Birleşik Krallık yapımı Harry Potter ve Sırlar Odası ne zaman çekildi?

Harry Potter ve Sırlar Odası oyuncuları kim? Harry Potter ve Sırlar Odası konusu nedir, ne zaman çekildi?

Beyazperdenin en çok izlenen yabancı seri filmi Harry Potter ve Sırlar Odası, 2002 yılında çıkış yaptı ve yönetmenliğini ise Chris Columbus yürütüyor. J. K. Rowling’in aynı adlı romanından uyarlanan filmde üç gencin etrafında şekillenen olaylar anlatılıyor. Harry Potter ve Sırlar Odası filmi başrollerinde Daniel Radcliffe, Rupert Grint, Emma Watson yer alıyor. İşte, Harry Potter ve Sırlar Odası filmi detayları…

HARRY POTTER VE SIRLAR ODASI FİLMİ KONUSU

Harry Potter, yazı Hogwarts’taki arkadaşlarından hiç mektup almadan Dursley ailesinin yanında geçirir. Odasında karşısına çıkan ev cini Dobby, kendisini Hogwarts’ın tehlikeli olduğu ve okula dönmemesi konusunda uyarır. Harry’nin karşı çıkması üzerine ona gönderilen mektuplara el koyduğunu itiraf eder ve onu zor durumda bırakmak için salondaki pastayı yere düşürür. Dursleyler Harry’yi odasına kilitler, ancak Ron Weasley ve ikiz ağabeyleri Fred ve George, babalarının uçan arabasıyla onu kurtarırlar.

Okul alışverişi sırasında Harry ve Weasleyler, Rubeus Hagrid ve Hermione Granger ile karşılaşırlar. Hep birlikte karanlık sanatlara karşı savunma dersinin hocası olacağını açıklayan ünlü büyücü Gilderoy Lockhart’ın imza gününe katılırlar. Harry, Draco Malfoy ile karşılaştığında Malfoy’un babası Lucius ile tanışır. Bu sırada Lucius’ın Ginny Weasley’nin eşyalarının arasına gizlice bir kitap bıraktığını görür ancak bundan kimseye bahsetmez. Harry ve Ron, Peron 9¾’ten içeri giremeyince Hogwarts’a uçan arabayla giderler. Vardıklarında arabayı Şamarcı Söğüt’e çarparlar ve Ron’un asası kırılır. Profesör McGonagall okuldan kovulacaklarını düşünen ikiliye ceza verir.

Harry, cezasını çekerken ilginç sesler duyar ve daha sonra kanla yazılmış “Sırlar Odası açıldı” mesajı ile birlikte okul hademesi Argus Filch’in kedisi Bayan Norris’i taşlaşmış şekilde bulur. McGonagall, Hogwarts’ın kurucularından Salazar Slytherin’in efsaneye göre gizli bir oda inşa ettiğini, odaya sadece vârisinin kontrol edebileceği ve okulu tüm safkan olmayan büyücü ve cadılardan temizleyebilecek bir canavar koyduğunu anlatır. Harry ve Ron, vârisin Malfoy olduğundan şüphelenince Hermione de Çok Özlü İksir içerek kılık değiştirmeyi ve Malfoy’u sorgulamayı önerir. Üçlü, iksiri hazırlamak için hayalet Mızmız Myrtle’ın bulunduğu ve kullanılmayan bir tuvaleti seçer.

Harry, düello eğitimi sırasında bir yılanla konuşunca okuldakiler onun vâris olduğunu düşünür. Harry ve Ron, Noel günü Malfoy’un vâris olmadığını öğrenirler ancak Malfoy, elli yıl önce Sırlar Odası’nın açıldığını ve bir kızın öldüğünü anlatır. Harry, eski Hogwarts öğrencisi Tom Riddle’a ait büyülü bir günlük bulur ve günlük onu elli yıl öncesindeki bir ana götürünce Riddle’ın o dönem öğrenci olan Hagrid’i Sırlar Odası’nı açmakla suçladığını görür. Günlük çalınınca ve Hermione taşlaşınca Harry ve Ron, Hagrid’i sorgularlar. Profesör Dumbledore, Cornelius Fudge ve Lucius, Hagrid’i Azkaban’a götürmek için gelirler, fakat Hagrid, Harry ve Ron’a örümcekleri takip etmelerini söyler. Harry ve Ron, Yasak Orman’da Hagrid’in dev evcil örümceği Aragog ile buluşurlar ve ondan Hagrid’in masum olduğunu ve Sırlar Odası’ndaki canavarla ilgili küçük bir ipucu öğrenirler…

HARRY POTTER VE SIRLAR ODASI OYUNCULARI

Harry Potter Daniel Radcliffe
Ron Weasley Rupert Grint
Hermione Granger Emma Watson
Genç Rubeus Hagrid Martin Bayfield
Oliver Wood Sean Biggerstaff
Argus Filch David Bradley
Gilderoy Lockhart Kenneth Branagh
Armando Dippet Alfred Burke
Nerdeyse Kafasız Nick John Cleese
Rubeus Hagrid Robbie Coltrane
Susan Bones Eleanor Columbus
Tom Marvolo Riddle Christian Coulson
Filius Flitwick Warwick Davis
Katie Bell Emily Dale
Alicia Spinnet Rochelle Douglas
Ernie Macmillan Louis Doyle
Dean Thomas Alfred Enoch
Draco Malfoy Tom Felton
Vernon Dursley Richard Griffiths
Cornelius Fudge Robert Hardy
Albus Dumbledore Richard Harris
Mızmız Myrtle Shirley Henderson
Gregory Goyle Josh Herdman
Lucius Malfoy Jason Isaacs
Poppy Pomfrey Gemma Jones
Neville Longbottom Matthew Lewis
Pomona Sprout Miriam Margolyes
Colin Creevey Hugh Mitchell
Dudley Dursley Harry Melling
Seamus Finnigan Devon Murray
Penelope Clearwater Gemma Padley
Fred Weasley James Phelps
George Weasley Oliver Phelps
Percy Weasley Chris Rankin
Justin Finch-Fletchley Edward Randell
James Potter Adrian Rawlins
Severus Snape Alan Rickman
Petunia Dursley Fiona Shaw
Hannah Abbott Charlotte Skeoch
Minerva McGonagall Maggie Smith
Lily Potter Geraldine Somerville
Millicent Bulstrode Helen Stuart
Angelina Johnson Danielle Tabor
Molly Weasley Julie Walters
Madam Hooch Zoe Wanamaker
Vincent Crabbe Jamie Waylett
Arthur Weasley Mark Williams
Ginny Weasley Bonnie Wright
Marcus Flint Jamie Yeates

Okumaya devam et

Gerçek mi?

JPMorgan’a göre Bitcoin 5’e katlayacak. Bitcoin alınır mı? Kripto Para nedir?

blank

Yayınlandı

on

Yazar

blank

Bitcoin’in, yatırım akımları için altın ile rekabet ettikçe önemli ölçüde daha fazla kazanç potansiyeli taşıyabileceğini savunan JPMorgan Chase & Co.’ya göre popüler kripto parada uzun vadeli hedef 146 bin dolar

Nikolaos Panigirtzoglou öncülüğündeki stratejistlerin notunda, Bitcoin’in ETF’ler veya külçe ve sikke olarak altına yönelik toplam özel sektör yatırımını karşılamak için piyasa değerinin bugünkü 575 milyar dolardan 4.6 kat artması gerekiyor. Bu durumda 146 bin dolarlık teorik fiyat ortaya çıkıyor.

Ancak JPMorgan stratejistleri bu görünümün daha fazla kurumsal yatırımı cezbetmesi için Bitcoin’in volatilitesiyle altının volatilitesini yaklaşmasına bağlı olduğunu ve bu sürecin biraz zaman alacağını belirtiyorlar.

Altının bir alternatif para olarak değerlendirmek Bitcoin’in uzun vadede ciddi bir yükseliş potansiyeli taşıdığını ima ediyor.” denen notta, buna karşın Bitcoin ve altının volatilitelerinin birbirine yaklaşmasının muhtemelen hızlı olmayacağı ve yıllarca sürebileceği belirtildi.

 

Bu durum göz önünde bulundurulduğunda 146 bin doların üzerindeki teorik Bitcoin fiyat hedefinin uzun vadeli hedef olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altı çiziliyor.

Bitcoin hafta sonu tarihte ilk kez 34 bin doları aşmasının ardından Pazartesi günkü işlemlerde yüzde 17 ile Mart ayından beri en sert düşüşünü kaydetti. Geçen yıl fiyatını dörde katlayan piyasa değeri en yüksek kripto parada görülen çalkantı sert fiyat hareketleriyle ünlenmiş olduğunu hatırlatıyor.

Kurumsal yatırımcılar ve Paul Tudor Jones’dan Scott Minerd ve Stan Druckenmiller’a kadar ünlü yatırımcı ya Bitcoin’de alım yaptığı ya da yapabilecekleri yönünde açıklamalarda bulundu. Bazılarının mali ve parasal teşvikin bol olduğu bir ortamda kripto paraların doların zayıflığı ve enflasyon riski karşısında hedge imkanı verdiğini savunmasına karşın, diğerleri perakende yatırımcılar ve trend takip eden quant fonların sürdürülebilir olmayan bir balonu şişirdiğini düşünüyor.

JPMorgan şimdilik Bitcoin için bazı olumsuzluklar görüyor. Spekülatif uzun pozisyonların biriktiğini gösteren indikatörler ve köpük oluşmuş olabileceğini işaret eden küçük miktarda Bitcoin taşıyan yatırım cüzdanlarının artması bu olumsuz durumlar arasında…

Yeni yılın başında değerleme ve pozisyon durumunun Bitcoin için çok daha zorlayıcı bir duruma geldiği belirtilen stratejist notunda şu ifadeye yer veriliyor:

“Mevcut spekülatif çılgınlığın Bitcoin’in fiyatını 50 bin – 100 bin dolar arasındaki piyasa görüşüne doğru itebileceğini ihtimal dışı bırakmamakla birlikte, bu fiyat seviyelerinin sürdürülemez olacağına inanıyoruz.”

Bitcoin Tokyo saatiyle 12.40’ta yüzde 3.3 yükselişle 32,056 dolar oldu. Bloomberg Galaxy Crypto Endeksi yüzde 1.8 yükseldi.

kaynak:

Okumaya devam et
reklam

Facebook

En Çok Okunan Yazılar