Connect with us

Girişimcilik

Dünyanın En Başarılı 15 Girişiminin Kurucuları Kimler? Hikayeleri Nasıl Başladı?

blank

Yayınlandı

on

Son 10 yılda dünyamız çok değişti. Evlerde her şey son teknoloji ve akıllı telefon uygulamaları günlük hayatımızın önemli bir parçası. WhatsApp, Twitter ve Instagram hikayeleri olmadan günümüzü hayal bile edemiyoruz. Bildiğimiz ve sevdiğimiz popüler uygulamaların veya web sitelerinin arkasında nasıl hikayeler var? Bu girişimlerin kurucuları kimler? Fikirlerini bir krallığa nasıl dönüştürdüler? Dünyadaki insanların hayatlarını değiştiren bu genç girişimcilere gelin yakından bakalım.


 

1) Snapchat

Evan Spiegel ve Bobby Murphy

blank

Evan Spiegel (solda) ve Bobby Murphy (sağda) 24 saat içinde silinen fotoğraf ve video paylaşım uygulaması olan Snapchat’i kurdu. Zaten her biri 2.7 milyar dolardan fazla kazandıklarında 30 yaşlarında bile değillerdi.

Murphy, Stanford Üniversitesi’nden sınıf arkadaşı Kelsey Bateman ile evli. 2017 yılında Spiegel, dünyanın en popüler Victoria’s Secret modellerinden biri olan Miranda Kerr ile evlendi. Miranda, Evan’dan 7 yaş büyük. 2018 yılında, adı Hart olan bir çocukları oldu. Mart 2019’da dünya medyası çiftin ikinci bebeğini beklediğini bildirdi.


 

2) WhatsApp

Jan Koum ve Brian Acton

blank

Eylül 2007’de Jan Koum (solda) ve Brian Akton (sağda) Yahoo’da 10 yıl kadar beraber çalışıyorlar. Her ikisi de Facebook’a bir iş başvurusunda bulundular ancak geri çevrildiler. Daha sonra Güney Amerika’ya gittiler Ve 2009’un başında WhatsApp Inc.’yi kurdular.

2015 yılında Koum ve Akton şirketlerini Facebook’a (bir zamanlar çalışmak istedikleri şirket) 22 milyar dolara sattılar. Bugün tüm dünyada bir milyardan fazla insan bu uygulamayı kullanıyor.


 

3) Airbnb

Joe Gebbia, Nathan Blecharczyk ve Brian Chesky

blank

2007’de bir noktada Brian Chesky (sağda) ve Joe Gebbia (solda) ciddi maddi sorunlar yaşadılar ve kirayı ödeyecek para bile bulamadılar. Sonra turistlere şişirilebilir bir yatak ödünç verme fikri geldi akıllarına. 2008’de, bu yaratıcı 2 yaratıcı oda arkadaşı üçüncü ortakları Nathan Blecharczyk (ortada) ile birlikte, kısa süreli yaşam alanı kiralama hizmeti sunan Airbnb’yi yarattılar. Uygulamada mevcut 191 ülkede yaklaşık 100 bin şehir var.

İlgili İçerik:Şişme Yatak Kiralamaktan 31 Milyar Dolarlık Şirkete: Airbnb Nasıl Kuruldu?


 

4) Uber

Travis Kalanick ve Garrett Camp

blank

2009’da 2 girişimci Travis Kalanick (sağda) ve Garrett Camp (solda) bir iş yemeğinden sonra bir taksi bekliyorlardı. Uber fikriyle ortaya çıktıkları an buydu. Başarıya ulaşmadan önce, şirket diğer şirketlerle rekabet etmek ve farklı ülkelerin hükümetleriyle sorunları çözmek zorundaydı çünkü doğru lisanslara sahip değillerdi. Şirket şu an 76’dan fazla ülkede hizmet veriyor ve tüm Uber sürücüleri toplamda 10 milyardan fazla seyahat yapmış durumdalar.

Kalanick 2017 yılında şirketten ayrıldı ve 10100 Fonu adlı bir yatırım fonu kurdu. Camp ise 2013 yılında genç girişimcilerin başarılı projeler başlatmasına yardımcı olan Expa şirketini kurdu.


 

5) Viber

Igor Magazinnik ve Talmon Marco

blank

Talmon Marco (solda) ve Igor Magazinnik (sağda) İsrail ordusunda yaptıkları hizmet sırasında bir araya geldiler ve her ikisi de benzer teknolojilere ilgi duydukları için ortak bir zemin buldular. Hizmetlerinden hemen sonra ilk girişimlerini kurdular bu şirket bir medya ve dosya paylaşım istemcisiydi. 2010’da Viber’i geliştirdiler ve 2014’te uygulamayı Japanese Rakuten’e 900 milyon dolara sattılar.

Bu arkadaşlar devasa başarılarını bir kez daha tekrarlamayı başardılar. 2016’da Gett’e 200 milyon dolara satılan taksi servisi Juno’yu geliştirdiler. Şimdi tüm dünya onları izliyor, bu ikilinin tekrar inanılmaz bir şeyler yaratma ihtimalleri var.


 

6) Telegram

blank

2006’da, Saint Petersburg, Rusya’dan 2 kardeş Pavel ve Nikolay Durov 2007’de Rusya’da en popüler 3. sosyal medya sitesi olan Vkontakte.ru’yu geliştirdi. Servis gerçekten hızlı gelişti ve 2010 yılında 100 milyondan fazla kullanıcıya ulaştı. 2014 yılında Pavel Durov kendi payını Mail.Ru Group’a sattı ve tüm çabasını ve zamanını Telegram’a adadı. Şu an Telegram’ı kullanan 200 milyondan fazla insan var.


 

7) Shazam

Chris Barton

blank

1999’da Chris Barton, arkadaşları Dhiraj Mukherjee, Philip Engelbrecht ve Avery Wang ile birlikte müziği tanımlayabilecek bir uygulama geliştirdi. Bu uygulama tüm dünyanın birkaç adım önündeydi: iTunes, iPhone ve App Store bu uygulamadan birkaç yıl sonra kuruldu. Başlangıçta, Shazam kullanıcıları 4 basamaklı bir telefon numarasını arayıp telefonlarını müzik kaynağının yakınında tutarak çalan şarkı hakkında bilgi içeren bir mesaj beklemek zorundaydılar. Uygulama bundan ibaretti. Teknolojiler geliştikçe, servis daha da kolaylaştı ve akıllı telefonlar için güncellendi. Şirket 2002 yılında kuruldu ve kurucular 2017’ye kadar teknolojilerini kendi başlarına geliştiriyorlardı. Sonra Apple, onlara hizmet için iyi bir miktar para teklif etti.


 

8) Twitter

Evan Williams, Biz Stone ve Jack Dorsey

blank

Başlangıçta Twitter, Jack Dorsey (sağda) tarafından geliştirilen ve bir şirketin iç iletişiminde kullanılan kısa bir mesajlaşma hizmetiydi. Odeo’nun meslektaşları Evan Williams (solda) ve Biz Stone (ortada) fikri beğendi ve Twitter’ın bağımsız bir şirket haline geldiği 2007’de Dorsey’e katıldılar. 2008 yılına gelindiğinde, Tweet sayısı günde 300 milyona ulaşmıştı. Bugün Twitter.com en popüler sitelerin listesinde 11. sırada. Jack Dorsey ayrıca bir ödeme şirketi olan Square’i geliştirdi.


 

9) Oculus

Palmer Luckey

blank

Palmer Luckey, sanal gerçeklik gözlüğü olan Oculus Rift’in tasarımcısı ve 2014’te Facebook’a 2 milyar dolara satılan Oculus VR’ın kurucusudur. Bugün 750 milyon dolardan fazla değere sahip. Palmer 7 yıl önce Oculus için Kickstarter’ı kullanarak bir kampanya başlattı. Electronic Entertainment Expo 2012’de Oculus Rift prototipleri görücüye çıktı ve fikirle ilgilenen yatırımcıların dikkatini çekti.


 

10) Reddit

Steve Huffman, Alexis Ohanian ve Aaron Swartz

blank

Haziran 2005’te, Steve Huffman (solda), Alexis Ohanian (ortada) ve Aaron Swartz(sağda) içeriğin kullanıcılar tarafından oluşturulduğu bir sosyal haber platformu olan Reddit’i kurdu. Başlangıçta, arkadaşlar sahte hesaplar oluşturmak ve haberleri kendi başlarına yayınlamak zorunda kaldılar.

Platform sadece bir yılın sonunda Condé Nast tarafından satın alındı ve bugün Reddit en etkili sitelerden biri ve milyonlarca kullanıcısı var. Ohanian kendini internet özgürlüğü mücadelesine ve ailesine adadı. 2017 yılında, tenis yıldızı süperstar Serena Williams ile evlendi. Alexis adında bir kızı var. 2015 yılında Huffman yeni Reddit CEO’su oldu. Aaron Swartz ise 2013 yılında trajik bir şekilde hayata veda etti. Hikayesine aşağıdaki ilgili içerikten ulaşabilirsiniz.


 

11) Imgur

Alan Schaaf

blank

Ohio Üniversitesi’nde bir öğrenci olan Alan Schaaf, internette fotoğraf paylaşma sürecini verimsiz buluyordu. 2009 yılında, 22 yaşındayken Reddit ve Digg aracılığıyla tanıtılan fotoğrafları depolamak ve paylaşmak için bir servis geliştirdi. Imgur şu anda en fazla sayıda görsel barındıran web sitesi ve günde 150 milyon kullanıcı tarafından ziyaret ediliyor.


 

12) Twitch

Justin Kan

blank

2007 yılında Justin Kan, arkadaşları Emmett Shear, Michael Seibel ve Kyle Vogt ile birlikte, herkesin video yayınlayabileceği bir video akış platformu Justin.tv’yi geliştirdi. 2011 yılında, en popüler eSpor turnuvalarının ayrı bir akış şeklinde yayınlandığı Twitch’i hayata geçirdi. Buradaki iş modelinin inanılmaz derece karlı olduğu öğrenildi. 2014 yılında Amazon Twitch’i 970 milyon dolara satın aldı.

Justin Kan, durmak istemedi: 2011’de, kullanıcıların video kaydetmesine ve paylaşmasına olanak sağlayan bir uygulama olan Socialcam’i geliştirdi ve 60 milyon dolara Autodesk’e sattı. Justin 2012’de dış kaynak uygulaması olan Exec’i hayata geçirdi ve 2015’te müzik platformu The Drop’ı kurdu. 2014’ten beri Justin, genç girişimcilerle deneyimlerini paylaştığı Y Combinator’da ortak oldu.


 

13) YouTube

Steve Chen, Chad Hurley ve Jawed Karim

blank

Bir efsaneye göre, Chad Hurley (ortada) arkadaşına bir telefon videosu göndermekte sorun yaşadı ve YouTube fikriyle karşılaştı. 2005 yılında Chad Hurley, proje üzerinde çalışmak için PayPal’daki meslektaşları Steve Chen (solda) ve Jawed Karim (sağda) ile çalıştı. Jawed’in hayvanat bahçesinde çektiği ilk video 23 Nisan 2005’te yayınlandı. Sadeliği sayesinde YouTube, dünyanın en popüler video içerik sitesi oldu. 2006 yılında, şirket Google tarafından 1.65 milyar dolara satın alındı.

YouTube’dan ayrıldıktan sonra, Steve Chen ve Chad Hurley, akıllı telefonlar üzerinden video düzenlemeye izin veren MixBit hizmetini geliştirdi.


 

14) Dropbox

 Arash Ferdowsi ve Drew Houston

blank

Bir zamanlar MIT öğrencisi olan Drew Houston (sağda) otobüsle Boston’dan New York’a seyahat etmek zorunda kaldı. Sıkılmamak için dizüstü bilgisayarını yanına aldı ama flash belleğini unuttuğunu fark etti. Ciddi bir hayal kırıklığına uğradı, bir kişinin internet üzerinden dosyalarına erişmesine izin verecek bir program yazmaya başladı. 500 milyondan fazla insanın kullandığı bir hizmet olan Dropbox bu şekilde icat edildi.

2007 yılında Drew, Arash Ferdowsi (solda) ile birlikte Dropbox Inc. şirketini kurdu. Houston şirket hisselerinin% 25’ine sahip, Arash ise % 10 hisseye sahip.


 

15) Instagram

blank

2010’da, 2 Stanford mezunu olan Mike Krieger (solda) ve Kevin Systrom (sağda), Burbn uygulamasını yarattı. Farklı yerlere ziyaretlerini planlamanı, orada check-in yapmanı ve resim göndermeni sağlıyordu. Uygulama başarılı değildi. Ancak kullanıcılar fotoğraflarını paylaşma kısmını seviyorlardı.

Kevin ve Mike daha sonra ne yapacaklarına karar verdi. 5 Ekim 2010’da, App Store Instagram adında yeni bir uygulama tanıttı. Aralık ayında bir milyondan fazla kullanıcı vardı. 2012 yılında Facebook, uygulamayı 1 milyar dolara satın aldı.

reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Girişimcilik

Fakir Bir Ailede Doğup Ülkenin En Zengin Adamı Olmak: Baidu’nun Kurucusu Robin Li

blank

Yayınlandı

on

Yazar

blank

Robin Li (Li Yanhong), 17 Kasım 1968 doğumlu internet girişimcisi ve Çin’in en popüler arama motoru “Baidu”‘nun kurucularından. Ayrıca da dudak uçuklatan servetiyle Çin’in en zengin insanlarından biri. Peki kısa zamanda edinilmiş bu başarının altında nasıl bir hayat hikayesi yatıyor? Gelin hep beraber bu başarılı adamın bizlere ilham veren yaşamına ve karşılaştığı zorluklara bir göz atalım.


Robin Li, Çin’in Şançi kentinde işçi anne-babanın beş çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Annesi ona daima okuması ve kendisini kurtarması gerektiğini, ailelerinin bir geleceği olmadığını söylüyordu. Robin Li annesinin sözlerini asla kulak ardı etmedi, onun kendisine öğütlediği şeylere sıkı sıkıya tutundu.

blank

Şançi kentinde okula başlayan küçük Li, özellikle annesinin yönlendirmesi sayesinde okulda başarılı bir öğrenci olmuştu. Çocukluğu ve öğretim yılları zorluklar içinde geçen Li Yanhong, liseyi bitirdikten sonra başkent Pekin’de üniversiteye başladı.

Lisede başarılı bir öğrenci olan Li Yanhong, üniversitede bölüm tercihini yaparken o dönemde geleceğin meslekleri arasında gösterilen bilişimi tercih etti. Pekin Üniversitesi’nde dört yıllık bir öğrencilik hayatının ardından genç Li Yanhong, hayallerini gerçekleştirmek için tek yolun ABD’ye gitmek olduğuna karar vermişti.

Genç adam ABD’de Buffalo Üniversitesi’nde bilgisayar eğitimi almaya başladı. Buffalo Üniversitesi’nden 1994 yılında master derecesiyle ayrılan Li Yanhong, ülkesine dönmek yerine, ABD’de iş hayatına atıldı. Burada arama motoru algoritmaları üzerinde çalışmaya başlayan Li, hayatının daha sonraki dönemini arama motoru geliştirmeye adadı.

IDD Bilişim Hizmetleri’nde çalışmaya başlayan Li Yanhong,  burada arama motorları için site sıralamasını ölçen RankDex adlı bir algoritma geliştirdi. Genç Li, RankDex algoritmasını geliştirdiği sırada, ilerde rakip olacağı Google’ın sahipleri Larry Page ve Sergey Brin de “PageRank” adlı benzer bir algoritma üzerinde çalışıyorlardı. ABD’de iş hayatına atıldıktan sonra Robin Li ismini alan Li Yanhong, geliştirdiği “RankDex” algoritması için Amerikan Patent Enstitüsü’nden patent aldı.

blank

Patenti de aldıktan sonra Robin Li artık yeni fırsatlar peşinde koşmaya başladı. Ona bu fırsatı sağlayan ise Çin Hükümeti oldu. Ülkesinin de desteğiyle biyokimyacı arkadaşı Eric Xu’la birlikte arama motoru Baidu’yu kurdu. ABD yatırım bankaları Integrity Partners ve Peninsula Capital’dan 1.2 milyon dolar kredi alarak Baidu’yu kuran Robin Li ve ortağının önü bundan sonra açıktı.

Robin Li kurduğu arama motorunun adını koyarken çok titiz davrandı. Baidu ismi 800 yıl önce Song Hanedanlığı döneminde yazılmış bir şiirden alındı. “Baidu” ideal için kalıcı arayış anlamına geliyordu. Robin Li’ye göre, 1.3 milyar nüfusuyla dünyanın en hızlı gelişen internet piyasası olan Çin’de arama motorunun ismi de yerli olmalıydı.

Fabrika işçisi bir anne-babanın oğlu olarak dünyaya gözlerini açan Robin Li, 10 yıl gibi kısa bir süre içinde dünyanın en büyük şirketlerinden birini yarattı. 2010 verilerine göre Baidu’da 11 bin kişi istihdam ediyordu. Çin 500 milyon internet kullanıcısıyla, ABD’deki internet kullanıcısı pazarının iki katına ulaştı. Kısa bir süre içinde bu rakamın 750 milyona çıkması beklendi. Bu kadar hızlı büyüyen bir pazarda Baidu’nun sahibi Robin Li de her gün servetine servet katmaya devam ediyor.

Azimli olmanın, sıkı çalışmanın ve idealleri uğruna durmadan çabalamanın başarıyı nasıl getirdiğine dair somut bir örneği daha gördük hep beraber! Şartlar ilk başta istediğiniz gibi olmayabilir, Robin Li’de olduğu gibi zorluklar altında yetişmiş olabilirsiniz ama gerçek başarıyı elde etmek için hiçbir şey bahane değildir. Azmetmekten, istekleriniz uğruna savaşmak asla vazgeçmemeniz dileğiyle!

Eğer gideceğin yoIdan eminsen, engeIIer ‘dinIenme noktan’ oImaktan öteye gidemez.

Kaynak 

Okumaya devam et

Gerçek mi?

JPMorgan’a göre Bitcoin 5’e katlayacak. Bitcoin alınır mı? Kripto Para nedir?

blank

Yayınlandı

on

Yazar

blank

Bitcoin’in, yatırım akımları için altın ile rekabet ettikçe önemli ölçüde daha fazla kazanç potansiyeli taşıyabileceğini savunan JPMorgan Chase & Co.’ya göre popüler kripto parada uzun vadeli hedef 146 bin dolar

Nikolaos Panigirtzoglou öncülüğündeki stratejistlerin notunda, Bitcoin’in ETF’ler veya külçe ve sikke olarak altına yönelik toplam özel sektör yatırımını karşılamak için piyasa değerinin bugünkü 575 milyar dolardan 4.6 kat artması gerekiyor. Bu durumda 146 bin dolarlık teorik fiyat ortaya çıkıyor.

Ancak JPMorgan stratejistleri bu görünümün daha fazla kurumsal yatırımı cezbetmesi için Bitcoin’in volatilitesiyle altının volatilitesini yaklaşmasına bağlı olduğunu ve bu sürecin biraz zaman alacağını belirtiyorlar.

Altının bir alternatif para olarak değerlendirmek Bitcoin’in uzun vadede ciddi bir yükseliş potansiyeli taşıdığını ima ediyor.” denen notta, buna karşın Bitcoin ve altının volatilitelerinin birbirine yaklaşmasının muhtemelen hızlı olmayacağı ve yıllarca sürebileceği belirtildi.

 

Bu durum göz önünde bulundurulduğunda 146 bin doların üzerindeki teorik Bitcoin fiyat hedefinin uzun vadeli hedef olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altı çiziliyor.

Bitcoin hafta sonu tarihte ilk kez 34 bin doları aşmasının ardından Pazartesi günkü işlemlerde yüzde 17 ile Mart ayından beri en sert düşüşünü kaydetti. Geçen yıl fiyatını dörde katlayan piyasa değeri en yüksek kripto parada görülen çalkantı sert fiyat hareketleriyle ünlenmiş olduğunu hatırlatıyor.

Kurumsal yatırımcılar ve Paul Tudor Jones’dan Scott Minerd ve Stan Druckenmiller’a kadar ünlü yatırımcı ya Bitcoin’de alım yaptığı ya da yapabilecekleri yönünde açıklamalarda bulundu. Bazılarının mali ve parasal teşvikin bol olduğu bir ortamda kripto paraların doların zayıflığı ve enflasyon riski karşısında hedge imkanı verdiğini savunmasına karşın, diğerleri perakende yatırımcılar ve trend takip eden quant fonların sürdürülebilir olmayan bir balonu şişirdiğini düşünüyor.

JPMorgan şimdilik Bitcoin için bazı olumsuzluklar görüyor. Spekülatif uzun pozisyonların biriktiğini gösteren indikatörler ve köpük oluşmuş olabileceğini işaret eden küçük miktarda Bitcoin taşıyan yatırım cüzdanlarının artması bu olumsuz durumlar arasında…

Yeni yılın başında değerleme ve pozisyon durumunun Bitcoin için çok daha zorlayıcı bir duruma geldiği belirtilen stratejist notunda şu ifadeye yer veriliyor:

“Mevcut spekülatif çılgınlığın Bitcoin’in fiyatını 50 bin – 100 bin dolar arasındaki piyasa görüşüne doğru itebileceğini ihtimal dışı bırakmamakla birlikte, bu fiyat seviyelerinin sürdürülemez olacağına inanıyoruz.”

Bitcoin Tokyo saatiyle 12.40’ta yüzde 3.3 yükselişle 32,056 dolar oldu. Bloomberg Galaxy Crypto Endeksi yüzde 1.8 yükseldi.

kaynak:

Okumaya devam et

Girişimcilik

Valör ne demek? Valör Nedir? Valör tarihi ne demek?

blank

Yayınlandı

on

Yazar

blank

 

BDDK döviz ve altın alımında geçerli olan 1 günlük valör uygulamasının kaldırıldığı açılamasının ardından vatandaşlar Valör nedir, ne demek? Valör tarihi ne demek? gibi sorularına yanıt aramaya başladı.

VALÖR NEDİR, NE DEMEK?

Valör, faiz hesaplamasına başlangıç oluşturan tarihtir. Kredi hesaplarına alacak geçen hareketler için işlemin yapıldığı günü takip eden ilk iş günüdür. Borç geçen işlemler için valör, işlemin yapıldığı gündür.

VALÖR TARİHİ NEDİR?

Vadeli mevduat hesabı açtığınızda ve paranızı faize yatırdığınızda paranıza faizin işlemeye başlayacağı tarih valör tarihidir. Genel olarak bir bankada vadeli mevduat hesabınıza para yatırdığınız tarihten bir gün sonra faiz işlemeye başlar.

Bazı bankalarda bu tarih, 2 gün ya da 3 gün valörlü olarak uygulanır. Bu durumda banka size daha yüksek faiz verebilir. Valör hesaplama işlemi yapıldığında sunulan faizin gerçek halini de görmüş oluruz. 3 gün valörlü işlem yapıldığında 32 gün için %14 faiz veren bir banka aslında paranızı 35 gün kullanmış demektir.

Bankalarda işlemlerin aynı gün valörlü ya da valörsüz adı altında vakit kaybetmeden başlatılması da olasıdır. Bunun için banka ile pazarlık yapabilirsiniz. Genelde bankaya yatırdığınız paralar 1 gün valörlü değer kazanmakta, bankadan çektiğiniz paralar ise aynı gün valörlü olacak şekildedir.

Kaynak:https://www.haberler.com/valor-nedir-ne-demek-valor-tarihi-ne-demek-13786352-haberi/

Okumaya devam et

Bilim

25 Yılda 8 Sektörde Başarıyı Yakalayan Elon Musk’tan Hızlı Öğrenme Taktikleri

blank

Yayınlandı

on

Yazar

 

blank

Elon Musk’tan öğrenilecek bir sürü şey var. Zira o sıradan bir milyarder değil.


Peki Elon Musk bu günlere nasıl gelebildi?

Elon Musk’ın hayatına baktığımızda doğuştan gelen o farklı zekasının onun başarılarını açıkladığını görebiliyoruz. Fakat bunun yanında çokça okuyan biri olduğu gerçeği de göz ardı edilemez bir gerçek.

blank

Elon Musk’ın hayatındaki en önemli noktalardan biri ilk bilgisayarına sahip olmasıyla başladı. BASIC yazılım dilini anlatan bir kitap hediyesi olan bilgisayarla 3 gece boyunca haşır neşir oldu ve 1984 standartlarına göre 3 günde bilgisayar programcısı olmayı başardı. Bu yazılım dilini öğrenmek ise normalde 6 ay süren bir süreç. Elon Musk 3 gün boyunca uyumadan çalıştı ve hatta Blastar adında bir oyun yaratıp bu oyunu 500 dolara sattı.

Bazı şeyleri hızlı öğrenmek içimizdeki bazı duyguları ateşleyebilir. Ne kadar hızlı bir öğrenici olsanız bile örneğin tıp fakültesinde en az 6 yıl vakit geçirmeniz gerekiyor. Halbuki bazı insanlar 6 yıllık bir eğitim programını 3 yılda öğrenebilecek kapasitede olabilirler. Ancak yine de 3 yıl daha okumaları gerekir.

Bu bağlamda kendi kendini eğitmenin önemi çok büyüktür. Zihninizin kapasitesini doğru kullanabilirseniz zamandan tasarruf edebilir ve bu zamanı daha faydalı ve üretken şeylerle geçirebilirsiniz. Tıpkı 6 ayda öğrenilen bir yazılım dilini Elon Musk’ın 3 günde çözmesi gibi…

Elon Musk’ın okuduğu onca şeyi nasıl öğrenip aklında tuttuğu ise merak konusu. Bu konuda şunu söyleyebiliriz. Kendisi artık öğrenmeyi öğrenmiş bir kişi. Peki bir şeyler öğrenmekle yetinmeyip öğrenme mekanizmasını öğrenen birisinden öğrenmek üzerine tavsiyeler almaya ne dersiniz?

Roket Biliminde master düzeyine gelen hatta bu konuda bir kariyer yapan, ayrıca Paypal’ı ve Tesla Motors’u kuran ve tüm bunlar olurken mümkün olan en kısa zamanda bir sürü bilgiyi beynine kaydetmenin bir yolunu da bulan Elon Musk kadar hızlı öğrenmek istiyorsanız buyurun Elon Musk’ın hızlı öğrenme taktiklerine birlikte bakalım.

 

 

 


1) Bilgi bir ağaçtır.

Elon Musk’ın hayranı bir Reddit kullanıcısı Musk’ın bu kadar çok şeyi bu kadar kısa bir zaman aralığında nasıl öğrendiğini soruyor:

“Çok sayıda kitap okuduğunuzu biliyorum ve çok birikimli insanları da işe alıp adeta onların bilgilerini de kendinize katıyorsunuz. Bu kadar bilgiyi hafızalarınızda tutabilmenin bir yolunu bulmuş gibisiniz. Çok merak ediyorum. Bu konuda nasıl bu kadar iyisiniz?

Musk bu sorudaki genel mantığa karşı çıkıyor. Çünkü Elon Musk, insanların birçoğunun tahmin ettiklerinden çok daha fazla şey öğrenme kapasitesine sahip olduklarını fakat bunu fark etmenin tek yolunun bunu denemek olduğunu söylüyor. İnsanların bu konuda daha cesur, daha disiplinli olmaları gerektiğini söylüyor. Bir de taktik veriyor:

“Bilgiyi semantik(anlamsal) bir ağaç olarak görmek çok önemlidir. Detaylar yapraklardır ve konunun temelleri dallardır. Bir konunun tüm detaylarını öğrenmeye başlamadan hemen önce, konunun temel prensiplerini öğrendiğinizden emin olun. Çünkü bu prensipleri öğrenmezseniz detayları asacağınız bir yer bulamazsınız.”

 

 

 


2) Birbiri arasında bağlantı kuramadığınız şeyleri hatırlamak çok zordur.

Bu düşünce birçok açıdan mantıklıdır. Yeni öğrenilen bir bilgiyi hatırlamanın en iyi yolu o bilgiyi zaten bildiğiniz bir şeyle ilişkilendirmektir. Düşünün! Mesela birçoğumuz bazen insanların isimlerini yaşadıkları ya da çalıştıkları yer ile ilişkilendirerek hatırlarız. Musk da bu fikre katıldığını belirtiyor.

Khan Academy kurucusu Sal Khan TED konuşmasında bu konuyu şöyle özetliyor;

“Zayıf bir temel üzerine inşa edilmiş bir ev her zaman zayıf kalacaktır ve aynısı öğrenme için de geçerlidir.”

 

 

 

Eğer daha hızlı öğrenmek istiyorsanız, Musk’ın önerilerine kulak verin ve stratejik yaklaşın. Bir şeyi hızlı öğrenmeyi amaçlıyorsanız ileri düzey konulardan değil, temel konulardan başlayabilirsiniz. Ve öğrendiğiniz şeyleri zaten sahip olduğunuz bilgilerle ilişkilendirmeye çalışın.

Kaynak.

Okumaya devam et

Girişimcilik

Mülakatlarda Sorulan “En Zayıf Yönünüz” Sorusuna Nasıl Cevap Vermeliyiz?

blank

Yayınlandı

on

Yazar

Mülakatlarda sıklıkla karşılaşılan sorulardan biri, belki de en tehlikelisi:  “En zayıf yönünüz nedir?” Peki genellikle kendinizi ne kadar iyi tanıdığınızı anlamak için sorulan bu soruya ne tarz cevaplar verebiliriz? En zayıf yönünüzden bahsederken pozitif kalmaya, çözüme odaklanmaya ve dürüst olmaya dikkat etmeniz gerekiyor. Aşağıdaki üç yöntem bu soruyu sizin avantajınıza çevirecektir.


1) İş/Proje için gerekli olmayan özelliklerinizden bahsedin.

blank

Bunun için öncelikle girmek istediğiniz pozisyonun gerektirdiği temel özellikleri iyi analiz etmeniz gerekiyor. Analiz yaptıktan sonra iş ile alakalı olmayan zayıf yönlerinizden dürüstçe bahsedebilirsiniz.

Örneğin; asistanlık başvurusu yaptığınız bir mülakatta birebir ilişkilerinizin ne kadar güçlü olduğunu vurgulayarak büyük gruplara sunum yapmakta zorluk çektiğinizden bahsedebilirsiniz.


2) Güçlendirdiğiniz yönlerinizden bahsedin.

blank

Bu tehlikeli sorudan kaçınmanın bir diğer yolu da önceki çalışmanızda güçlendirdiğiniz yönlerinizi anlatmaktır. Bu sayede karşınızdaki kişiye zayıf yönleriniz olduğunu ancak gerekli olduğu durumlarla karşılaştığınızda onları geliştirebildiğiniz mesajını verirsiniz.

Örneğin; eskiden gelecek haftayı planlamak için son dakikayı beklerdim ancak önceden planlamanın daha etkili olduğunu fark ettim.


3) Olumsuz bir yön aslında başkalarına olumlu olarak gözükebilir.

Esasında pozitif olan bir yönünüzden olumsuzmuş gibi bahsedebilirsiniz.

Örneğin; yapılacaklar listesini bir an önce mükemmel bir şekilde tamamlamak istiyorsunuz diyelim. Bunu ifade etmek size projesini zamanında ve mükemmele yakın bir işle tamamlayan bir çalışan imajı çizecektir.

İşte birkaç cevap örneği:

* Bir proje üzerine çalışırken son teslim tarihine odaklanmam. Onun yerine projeyi daha erken bitirmeye çalışırım.
* Mükemmelliyetçi bir kişiliğim var ancak bunu avantaja çevirdim. Detaycı çalışmama rağmen işlerimi teslim tarihine yetiştirir ve çalışmamın doğru olduğundan emin olurum.
* Önceden bir işi tamamlamadan diğerine geçmezdim. Ancak aynı anda birden fazla proje üzerinde çalışmayı öğrendim ve bunun beni daha verimli ve yaratıcı yaptığını fark ettim.
* Planlı çalışmak iyi olduğum bir konu değil. Bu nedenle organizasyon becerilerime gerçekten yardımcı olan bir zaman yönetimi sistemi uygulamaya başladım.

Kaynak

Okumaya devam et
reklam

Facebook

En Çok Okunan Yazılar