Connect with us

Teknoloji

Eski bir Google Mühendisi, Yapay Zekaya İbadet Edilen Bir Din Hareketi Başlattı..

Yayınlandı

on

Eski bir Google mühendisi, yapay zekaya ibadet edilen bir din yaratmak için yola çıktı. Deusex Machina isimli din için “Gelecek burada ve yapay zekanın tanrı olarak görüldüğü bir dinin başlaması bir zaman meselesiydi“açıklamasında bulundu.

Google’ ın eski mühendislerinden birisi olan Anthony Levandowski tarafından kurulan dini bir grup, toplumun daha iyi bir hale gelmesi için yapay zekaya dayalı bir tanrı modeli geliştirmek istiyor.

Wired’ de yayınlanan kapsamlı bir rapor, bir milyoner olan ve daha önce Google’da çalışmış Levandowski’ nin tüm parasıyla ve yoğun çabalar neticesinde Yapay Zekaya dayalı olan bir din modeli gerçekleştirmesine dair hikayesini anlatıyor.


Geleceğin Yolu olarak isimlendirilen bu dini projenin kökeni 2015 yılına kadar uzanıyor.

Levandowski dinin kurucusu olarak görülüyor. Yeni din kendi kurucu tüzüğüne göre “ahlaki” hedefini yapay zeka tarafından güçlendirilmiş bir tapınma yoluyla toplumun gelişmesine katkı sağlamak olarak belirliyor.

Kurucu belgelerinde Geleceğin Yolu’nun “yapay zekaya dayanan bir tanrının gerçekleştirilmesi ve Tanrı’ nın toplumu iyileştirmesine katkıda bulunan bir Tanrı anlayışı ile ibadetlerinin geliştirilmesi ve teşvik edilmesi” amaçlanıyor.

Teknik açıdan bu din Amerika’da henüz resmi bir din değil. Ancak dünya dinleri tarihinde bu dinin yeni bir oluşumu başlatması an meselesi. Herkes bu dinin harika bir din olduğu düşüncesinde değil. Özellikle Elon Musk ve Stephen Hawking gibi bilim insanları yapay zekanın çok riskli olduğu görüşünü savunuyor. Birçok bilim insanı yapay zekanın insanlık için bir hezimet yaratabileceği fikrini savunuyor.

Kaynak: https://www.ancient-code.com/former-google-engineer-has-created-a-religion-where-artificial-intelligence-is-worshiped-as-god/ , https://www.theguardian.com/technology/2017/sep/28/artificial-intelligence-god-anthony-levandowski

Advertisement
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

İşte Türkiye’nin Otomobili

Yayınlandı

on

Yazar

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu’nun, 2022 yılında üretimine başlayacağı yerli otomobil Gebze’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı törenle tanıtıldı.

Gebze’deki Bilişim Vadisi’nde düzenlenen “Yeniliğe Yolculuk Buluşması” programına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, TOBB başkan ve yardımcıları, TOGG hissedarları, otomotiv endüstrisi, otomotiv tedarik sanayisi, iş dünyasının temsilcileri, medya temsilcileri ile TOGG çalışanları ve yakınlarının yer aldığı 2 bin kişilik bir davetli topluluğu katıldı.

Türkiye'nin Otomobili görücüye çıktı

Modüler ve elektrik güç ünitesi tören alanında sergileniyor

Basın mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği etkinlik alanında davetliler de büyük kalabalıklar oluşturdu.

Türkiye’nin ilk yerli otomobili Devrim’in yanı sıra Türkiye’nin Otomobili’ne ait modüler ve elektrik güç ünitesi de tören alanında sergileniyor.

TOGG bünyesindeki görevliler, katılımcıları otomobilin bazı özellikleri hakkında bilgilendirirken, fuaye alanında otomobile ait simülatör ile katılımcılara sürüş deneyimi şansı da verildi.

300+ ve 500+ kilometre menzil opsiyonları mevcut

Segmentinin en uzun aks mesafesine sahip otomobilin teknik özelliklerine ilişkin bilgiler de ilk kez paylaşıldı.

Buna göre, Türkiye’nin Otomobili, 30 dakikanın altında hızlı şarj ile yüzde 80 doluluğa ulaşacak. Doğuştan elektrikli modüler platform ile 300+ ve 500+ kilometre menzil opsiyonlarına sahip olacak otomobil, merkeze sürekli bağlı olacak ve güncellemeleri uzaktan 4G/5G bağlantısıyla alabilecek.

Gelişmiş batarya yönetim ve aktif termal yönetim sistemlerinin sağladığı uzun ömürlü batarya paketine sahip olan otomobil, 200 beygir güç ile 7,6 saniye, 400 beygir güç ile de 4,8 saniye altında 0-100 km/s hızlanabilecek.

Euro NCAP 5 yıldız seviyesine uyumlu, platforma entegre edilmiş batarya ile yüksek çarpışma dayanımı ve yüzde 30 daha fazla burulma direncine sahip olacak. Araç menziline yüzde 20’ye kadar katkı sağlayan geri kazanımlı frenleme de otomobilin önemli özelliklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Hedeflenen teknolojik dönüşümün öncülerinden biri olacak

Öte yandan TOGG’dan yapılan açıklamaya göre, TOGG’un kuruluşundan bugüne geçen 18 ayda aldığı mesafeyi ve Türkiye’de teknolojik dönüşüme nasıl öncülük edeceği paylaşılacak.

Resmi kuruluşu 28 Haziran 2018’de gerçekleşen ve kuruluşundan 18 ay sonra 3 boyutlu ilk modelini ve bir konsept aracını gün ışığına çıkaran TOGG, Türk Otomotiv endüstrisinin kalbi olan Marmara Bölgesi’nde kurulacak fabrikasının temelini 2020 yılında atacak. 2030 yılına kadar ise fikri ve sınai mülkiyet hakları tamamen kendisine ait bir ortak e-platform üzerine 5 farklı model üretecek.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2023 hedefleri içinde stratejik öneme sahip projelerden biri olarak değerlendirilen Türkiye’nin Otomobili, hedeflenen teknolojik dönüşümün öncülerinden biri olacak.

Bir otomobilden daha fazlası; Yeni akıllı yaşam alanı

Bugün ön gösterimi yapılacak yüzde 100 elektrikli otomobilin önemli özellikleri olacak.

Bir otomobilden daha fazlasını sunan akıllı teknolojiler ile otomobil ev ve iş yerlerinden sonra üçüncü bir yaşam alanı olacak.

Türkiye’nin otomobili bağlantılı altyapısıyla sürekli internetin içinde yerini alacak, internete bağlanabilmek için farklı bir cihaza ihtiyaç duymayacak. Otomobil, tüm akıllı şehir altyapısı, elektrik şebekesi, cihazlar, evler ve binalar ile iletişim halinde olacak ve yaşamın birçok farklı alanında kullanıcısının yerine düşünen bir asistana dönüşecek. İlerleyen yıllarda, özellikle 5G teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte bağlantılı otomobil akıllı yaşamın merkezine yerleşecek ve mobilite ekosistemi içinde doğacak yeni hizmetler kullanıcıların hayatına değer katan ve kolaylaştıran farklı bir mobilite deneyimi yaşatacak.

Farklı bir deneyim; Holografik asistan

Türkiye’nin otomobili, sadece elektrikli, bağlantılı ve akıllı olmasıyla değil, sahip olacağı yenilikçi ve yıkıcı teknolojiler ile de kullanıcılarının otomobil deneyimini farklı bir boyuta taşımayı hedefliyor.

Bu doğrultuda, 2023 yılından itibaren dünyada ilk kez Türkiye’nin otomobilinde kullanılmaya başlanacak olan “Holografik Asistan” teknolojisi için hazırlıklarını sürdürüyor. Bu yenilikçi asistan, sıradan bir sanal gösterge panelinin çok ötesinde bir kullanıcı deneyimi yaşatmak amacı ile ileri göz takip algoritmaları ve holografik üç boyutlu görüntüleme teknolojilerinden faydalanacak. “Holografik Asistan” teknolojisi günümüzde otomobil içerisinde kullanılmakta olan 2 boyutlu ekran teknolojilerinin yerine ilk kez üç boyutlu görüntüleme ve artırılmış gerçekliği getirerek araç içi deneyimini sil baştan şekillendirecek.

Bu teknoloji sayesinde sürücü gözünü yoldan ayırmadan aracın gösterge ekranında verilen bilgileri görmekle kalmayacak, aynı zamanda yol ve çevre hakkında ihtiyacı olabilecek diğer tüm bilgilere ulaşabilecek. Artırılmış gerçeklik ve 3 boyut ile zenginleştirilmiş görüntü sayesinde navigasyon ve diğer sürücü destek sistemlerini daha kolay bir şekilde kullanarak güvenli, konforlu ve interaktif bir sürüş imkanı bulacak. TOGG bu yıkıcı teknolojinin otomotiv sektöründeki ilk uygulayıcısı olarak kullanıcılarına bu benzersiz sürüş deneyimini sunan ilk mobilite şirketi olmayı hedefliyor.

Tamamen yeni doğuştan elektrikli modüler araç platformu

TOGG otomobil gamının tüm modellerine altyapı oluşturacak tamamen yeni ve doğuştan elektrikli araç platformunu özgün, modüler ve üstün olmak üzere 3 ana başlık ile tanımlıyor.

TOGG bu başlıkların içeriğini “Otomotiv sektöründe daha önce ortaya çıkarılmış hiçbir platform ile ilişkisi olmayan, tamamıyla TOGG mühendisleri tarafından geliştirilen ve tüm fikri ve sınai mülkiyet hakları yüzde 100 TOGG’a ait olan, yüksek teknolojiye sahip doğuştan elektrikli ve bağlantılı platform… Azami verimlilik, konfor, dayanıklılık ve güvenlik gerekliliklerini bir arada sağlayabilen; farklı genişlik ve uzunluklara olanak veren modüler mimari… Sınıfının en uzun aks mesafesini sunarak otomobil içindeki yaşam alanının genişlik, ferahlık ve konforunu en üst düzeye taşıyan altyapı…” şeklinde sıralıyor.

Evlerde, ofislerde ve yol üzerindeki istasyonlarda şarj edilebilecek

Düşük toplam sahip olma maliyeti; sessiz, keyifli ve sıfır emisyonla temiz bir sürüş, elektrikli otomobillerin içten yanmalı otomobillere göre sağladığı en temel avantajlar olarak öne çıkıyor.

Türkiye’nin Otomobili, yollara çıkacağı 2022 yılına kadar TOGG’un öncülüğünde yayılımını sağlayacak geniş kapsamlı şarj altyapısı sayesinde evlerde, ofislerde ve yol üzerindeki istasyonlarda şarj edilebilecek. Bağlantılı ve akıllı bir otomobil olmanın sunacağı teknolojik imkanlar ile kullanıcılar otomobillerinin şarjını kolaylıkla planlayıp yönetebilecek.

 

haber: aa.com.tr

Okumaya devam et

Teknoloji

Herkesin Merak Ettiği Soru Kurucusu Tarafından Açıklandı: Instagram Neden Facebook’a Satıldı?

Yayınlandı

on

Yazar

Instagram’ın kurucusu Kevin Systrom, yakın zamanda Instagram’ın Facebook’a satılması hakkında ilginç bir açıklamada bulundu.

Geçtiğimiz yıl CEOtudent’ta Instagram kurucularının Zuckerberg ile olan tartışmaları sonrası ayrıldıklarını ve sonrasında yeni gelen CEO ile beraber yaşanan süreci kaleme almıştık:

İstifa Eden Kurucularının Ardından Instagram’ın Yeni CEO’su: Adam Mosseri

O günden, günümüze ketumluğundan ödün vermeyen Systrom, katıldığı bir etkinlikte sonunda bu sessizliğe bozdu.

Kendisine Instagram’ın Facebook’a satılması soruldu ve beklenen açıklama bir sene sonra gelmiş oldu.

Soru: Bütün süreç tekrar yaşansa ve Instagram bugünkü halinde olsa hala Facebook’a satar mıydınız?

Systrom’un cevabı: “Eğer biri size gelip 11 kişi karşılığında 1 milyar dolar teklif etse, siz ne cevap verirdiniz?”

Systrom kısaca bu durumdan pişman olmadığını ve yine olsa yine yapacağını örtük bir şekilde anlatıyor.

Ancak bu tablo Facebook’a dair ABD senatosunda tartışılan tekelleşme iddialarını akla getiriyor.

Haziran ayında FTC’nin Facebook’a karşı bir anti-tröst soruşturması başlatmıştı ve Adalet Bakanlığının da anti-tröst gözetimi için şirkete yeni bir dava açtığını hatırlamakta fayda var.

Facebook, astronomik ödemelerle yaptığı satın almalarla uzun süredir pazarda hegemonyasını sürdürmeye devam ediyor. Aynı zamanda Snapchat gibi satın alma teklifini reddeden şirketler de bu kararlarından sonra köşeye sıkıştırılmaya devam ediyor.

Kurucuların inanılmaz derecede karlı çıkışlar yaptığını söylemek mümkün ancak bu durum uzun vadede Facebook’un kontrol edilemez agresifliğini beslemeye devam ediyor.


Kaynak: 1

Okumaya devam et

Bilim

Robot üreticisi Boston Dynamics CEO’su Raibert: Dengesini nasıl bulduğunu görmek için bir yaşındaki kızımı ittim

Yayınlandı

on

Yazar

robot köpekTelif hakkıREUTERS

Robot üreticisi Boston Dynamics’ın CEO’su Marc Raibert, Atlas adlı robotunu geliştirirken, dengesini nasıl bulduğunu görmek için bir yaşındaki kızını iterek yere düşürdüğünü itiraf etti.

YouTube’da insansı robotun hokey sopasıyla itilmesine rağmen dengesini kaybetmediğini gösteren bir video 34 milyon kez izlendi.

Lizbon’daki ‘Web Zirvesi’nde BBC’nin sorularını yanıtlayan Raibert, “Kızım dengesini bulmaya çalışıyordu. Ne olacağını görmek için ittim. Biraz üzdüm. Ama hâlâ iyi arkadaşız” dedi.

‘Artık robotlarımı da itmiyorum’

Raibert, insanlara nasıl tekrar kalkabildiklerini göstermek için artık robotlarını da itmediğini söyledi, “O zaman bunu kendisiyle gurur duyan bir ebeveyn olarak yaptım” dedi.

Boston Dynamics, robotlarını askeri kullanım amaçlı olarak geliştirmeye başlamıştı. Ama şirket şimdi petrol, gaz ve inşaat sektörlerine açılmayı planlıyor.

Raibert, Spot adlı dört bacaklı robotları kiralamak için 3.500’den fazla başvuru aldıklarını söyledi. Robotun kiralama bedelinin bir lüks araba fiyatında olduğu belirtiliyor.

Henüz kâra geçemeyen Boston Dynamics, daha önce Google’ın çatı şirketi Alphabet’e aitti. Şirketi daha sonra Japon Softbank Group satın aldı.

Raibert, “Takipçilerimizin yüzde 95’inden fazlası videolarımızı beğeniyor. Bunu, insanların yaptığımız şeylere olumlu bakmasının göstergesi olarak kabul ediyorum. Konferanslarda robotlarımızı görenler, fotoğraf çektirmek, onları okşamak istiyorlar” dedi.

Marc RaibertTelif hakkıGETTY IMAGES

‘Atletik zekâ’

Marc Raibert, “Ama diğer taraftan robotlarımız için ‘ürkütücü’ ve ‘korkunç’ gibi ifadeler de kullanılıyor. Bunları gerçekten insanlara sorarak mı yazıyorlar, merak ediyorum” diye konuştu.

Raibert bir defasında robotları için “kâbus nedeni” dediğini belirterek “Şaka yapıyordum” dedi.

Boston Dynamics, dünyanın en gelişmiş robotlarını üretiyor. Ancak şirket şimdilik bilişsel yapay zekâ entegrasyonu yerine “atletik zekâ “ya odaklandığını söylüyor.

Okumaya devam et

Bilim

Yeni “yapay deri” sayesinde cep telefonunuzu tokatlayıp gıdıklayabileceksiniz

Yayınlandı

on

Yazar

Bilim insanları akıllı telefon gibi cihazlara sarılabileceğini ve onları gıdıklanabilir “yapay deri” geliştirdi.

yapay deri ile ilgili görsel sonucu

 

 

Bilim insanları akıllı telefon gibi cihazlara sarılabileceğini ve onları gıdıklanabilir hale getireceğini söyledikleri bir “yapay deri” geliştirdi.

“Sıkıca kavramak öfkeyi iletiyor, gıdıklamaksa gülen emojiyi ekrana getiriyor ve hafifçe vurmak da şaşıran emoji oluşturuyor”

İnsan derisine benzeyecek ve onu taklit edecek şekilde tasarlanan yeni prototip; gıdıklama, okşama ya da çimdikleme gibi farklı dokunuş biçimlerine cevap veriyor.

 

Skin-On ismi verilen yeni arayüz; cep telefonlarına, giyilebilir cihazlara ve dizüstü bilgisayaların “touchpad”lerine takılabilecek.

Araştırmacıların üzerinde durduğu konulardan biri de yeni teknolojinin emojileri kullanarak “dokunsal duyguları” gösterebileceği.

Telecomm ParisTech adlı teknik üniversiteden doktora öğrencisi Marc Teyssier, “Sıkıca kavramak öfkeyi iletiyor, gıdıklamaksa gülen emojiyi ekrana getiriyor ve hafifçe vurmak da şaşıran emoji oluşturuyor” dedi:

Bu deri ince bir yüzey dokusuna sahip. Algılama, dermis (insan cildinin sinir bulunduran tabakası) ve hipodermis (insan cildinin alttaki yağ tabakası) katmanlarında gerçekleşiyor; esnekliği de çimdikleme gibi anlamlı jestlere imkan tanıyor.

Yeni “yapay deri” sayesinde cep telefonunuzu şaplaklayıp gıdıklayabileceksiniz
yapay deri ile ilgili görsel sonucu

Bristol Üniversitesi’nden araştırmacılar, bu yeni teknolojiyi Paris’teki Telecomm ParisTech’le ve Sorbonne Üniversitesi’yle işbirliği yaparak geliştirdi.

Ekip bu çalışmalarının (insan benzeri özelliklere sahip) “antropomorfik cihazların” yer aldığı olası bir geleceğin kapısını araladığını söylüyor.

Bristol Üniversitesi’nden doçent Dr. Anne Roudaut, bu yapay cildin “hissiz ve katı kılıflara alıştığımız için belki sıra dışı görünebileceğini ama daha yumuşak ve şekillendirilebilir teknolojileri kullanmanın güçlü avantajları olduğunu düşündüklerini” belirtti:

Cildin aşinalığı, kullanıcısına daha doğal bir arayüz sunuyor.

yapay deri ile ilgili görsel sonucu

Yapay deri, (“dermis” ve “hipodermis” diye adlandırılan) iki silikon tabakası ve bunların arasına yerleştirilmiş, sensör işlevi gören son derece ince kabloların bulunduğu bir elektrot tabakası kullanılarak oluşturuldu.

İki farklı silikon türü deri benzeri bir yüzey yaratmak için renk verici bir maddeye batırıldı ve şekillendirildi.

Araştırmacılar geliştirdikleri yapay derinin, cihazların “kullanıcının kavrayışını hissetmesine” olanak tanıdığını ve onlara “gıdıklama, okşama, hatta bükme ve çimdikleme gibi etkileşimleri algılama” kabiliyeti kazandırdığını ifade ediyor.

Ekip, ABD’de düzenlenen 32. ACM Kullanıcı Arayüzü Yazılım ve Teknolojileri Sempozyumu’nda sunulacak çalışmalarının, cep telefonu ve akıllı saat kullanıcılarına daha zengin bir duygusal deneyim sunabileceğini düşünüyor.

Yeni “yapay deri” sayesinde cep telefonunuzu şaplaklayıp gıdıklayabileceksiniz

Teyssier, “Biriyle yüz yüze konuşurken duygularımızı ifade etmek ve daha genel anlamda söylemi zenginleştirmek için dokunmayı tercih ederiz. Ancak artık cihazların aracılık ettiği bir iletişim gerçekleştiriyoruz ve bu iletişim yöntemini kaybettik” dedi:

Bu projeyle birlikte, en iyi iki iletişim yönetimini bir araya getirmeyi deniyoruz. Geliştirdiğimiz bu prototipler, antropomorfik cihazların bulunduğu olası bir gelecek sunuyor.

Bilim insanları insan gibi görünen ve hareket eden robotlar geliştirmeye çalışırken, yapay deri konseptinde de robotik alanına yoğunlaşıyor. Ancak yeni arayüzü geliştiren araştırmacılar, gündelik cihazlar üzerine çalışmakla daha çok ilgilendiklerini belirtiyor.

Dr. Roudaut konuyla ilgili şunları söyledi:

İnsanı makine parçalarıyla geliştirmeye çalışan pek çok çalışmaya tanık oluyoruz; bizse burada başka bir yoldan ilerliyoruz ve her gün kullandığımız cihazları daha çok bize, yani insana benzetmeyi deniyoruz.

 

Kaynak: https://www.independent.co.uk/news/science/artificial-skin-smartphones-ticklish-emojis-skinon-interface-a9163626.html

Okumaya devam et

Teknoloji

Dopamin orucu: Silikon Vadisi’nin yeni trendi

Yayınlandı

on

Yazar

dopamin orucu

ABD’de yapılan araştırmalar insanların her zamankinden çok daha fazla dijital içerik tükettiğini gösteriyor. Bu içerik tüketimi, beynin ödül algısını oluşturan bölümünü harekete geçererek alışkanlık ve hatta bağımlılık yaratıyor.

Son dönemlerde özellikle teknolojinin dünyadaki merkezi Silikon Vadisi’nde, yeme alışkanlığı olarak popülerleşen aralıklı oruç (intermittent fasting) yöntemini teknolojiye uyarlayanların sayısı artıyor.

Business Insider sitesindeki bir haberde, ABD’nin California eyaletinin San Francisco şehrinde yer alan Silikon Vadisi’nde çalışan çok sayıda üst düzey yöneticinin son dönemde “dopamin orucuna” başladığı belirtildi.

Dopamin, beynin salgıladığı özel işlevli bir hormon. Beynin, öğrenme ve yeniliklere verdiği tepkiyi de kontrol ediyor.

San Francisco’da yaşayan psikiyatrist Dr. Cameron Sepah ise “dopamin orucu” terimini ortaya atan uzman.

Sepah’a göre dikkatin bağımlılık yarattığı bir ekonomide yaşıyoruz.

Twitter yerine kitap

Amerikalılar günde ortalama olarak 11 saatini medya iletişim araçlarını kullanarak geçiriyor.

CEO’larla ve yatırımcılarla çalışan Sepah, teknolojinin de yemeğin de ofis yaşamında bağımlılık yaratan unsurlar olduğunu vurguluyor.

Sepah, yeme alışkanlıklarını temel alan aralıklı orucu örnek göstererek teknolojiden sürekli olarak uzak durmanın mümkün olmadığını ancak belli bir süre için bunun gerçekleştirilebileceğini belirtiyor.

Instagram’da dolanmak ya da Reddit’teki yazıları okumak beynin dikkat süresini düşürdüğü gibi duygularımızı kontrol altına almayı da zorlaştırıyor.

Sürekli uyarıcılara maruz kalmak zamanla dopamine duyulan hassaslığı azaltıyor; Sepah bunu “dopamin hacking” olarak tanımlıyor.

O yüzden Sepah’a göre geceleri bilgisayarı kapatmak, haftasonları boş zaman geçirmek ve tatile çıkmak bununla başa çıkmak için iyi yöntemler.

Sepah, Twitter’da vakit geçirmek yerine bir kitap okumanın bile faydalı olacağı görüşünde.

Okumaya devam et
Advertisement

Facebook

En Çok Okunan Yazılar