Connect with us

İnsanlar

Hepsi Gerçek Yaşam Öyküsü! Dünyaya İz Bırakmış Kişilerin Kendi Kalemlerinden Okuyacağınız 15 Otobiyografik Kitap

blank

Yayınlandı

on

Bir insanı en iyi yine kendisi anlatabilir. Kendini anlatmak ise gösterilebilecek en büyük cesarettir. Kendilerini olduğu gibi, samimi, apaçık yürekle yazmış kişilerin yaşam öykülerine konuk ediyoruz sizi.

Kaynak…

1. Sol Ayağım-Christy Brown

Sol Ayağım-Christy Brown

Okumadan önce bu kitabı bir insanın sol ayağıyla yazdığını bilin.

Doğuştan beyin felçli olan Christy Brown, konuşmasını ve hareketlerini kontrol edemiyordu. Ama zekâsı ve cesareti onun okuma ve yazmayı, resim yapmayı ve daktilo kullanmayı öğrenebilmesini, hatta bu kitabı yazabilmesini sağladı. Christy Brown, kendi yaşam öyküsünü kaleme aldığı bu kitabında bütün bunları öğrenebilmek için sol ayağını kullanarak nasıl büyük bir mücadele verdiğini ve hayata nasıl tutunduğunu anlatıyor.

Sol Ayağım, Christy Brown’ı Daniel Day-Lewis’in canlandırdığı aynı adlı, çok başarılı bir filmle beyaz perdeye de uyarlanmıştır.

2. Kavgam-Adolf Hitler

Kavgam-Adolf Hitler

Bu kitap Hitler’e bakış açınızı değiştirebilir!

Yirminci yüzyıl siyasal tarihi açısından önemli bir yapıt olan bu eserde Hitler, “nasyonal sosyalizm” adını verdiği dünya görüşünün açıklamasını yapıyor ve amaçlarını bildiriyor.

“Ben dünyaya insanları güçlü yapmak için gelmedim, onların güçsüzlüklerini kullanmak için geldim. ” 

3. Hayatım-Agatha Christie

Hayatım-Agatha Christie

Polisiye Romanlar Kraliçesi olarak anılan Agatha Cristie, bu kitap ile sıradışı yaşam öyküsüni ilk ağızdan gözler önüne serer. Çocukluk yılları, yaptığı evlilikler, II. Dünya Savaşı’nda tanık olduğu olaylar, ikinci kocası Max Mallowan ile çıktığı arkeolojik kazı serüvenleri ve bir yazar olarak yaşadığı hayat deneyimleri bu kitapta oldukça özgün bir dil ve yaklaşımla anlatılmaktadır. Onun efsanevi başarı öyküsü, yazdığı polisiye romanlar kadar ilginç ve sürükleyici.

4. Bir Dinozorun Anıları-Mina Urgan

Bir Dinozorun Anıları-Mina Urgan

Mina Urgan ‘Bir Dinozorun Anıları”nda açık yürekli, yalın ve naif bir dille anlatıyor; kendini, çevresindekileri ve bir coğrafyada olan biteni… Halide Edip, Necip Fazıl, Abidin Dino, Neyzen Tevfik, Sait Faik, Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Atatürk ve başka pek çok isimle de karşılaşacaksınız bu kitapta.

“Oğuz Atay’ı ayaküstü ve o kadar az gördüm ki, onunla ilgili ancak bir tek izlenim edindim: Koskocaman bir kediye benziyordu tıpkı. Çok kocaman ve çok güzel bir kediye, öyle benziyordu ki, ona elimi uzatınca ‘miyaaav’ diyeceğini sandım. Miyavlayacağı yerde ‘tanıştığımıza memnunum’ deyince şaşırıp kaldım.”

5. Çocukluğum/Ekmeğimi Kazanırken/Benim Üniversitelerim-Maksim Gorki

Çocukluğum/Ekmeğimi Kazanırken/Benim Üniversitelerim-Maksim Gorki

Ünlü Rus yazar Aleksey Maksimoviç Peşkov ya da herkesin bildiği adıyla Maksim Gorki, 1868’de Novgorod’da doğdu. Küçük yaşta yetim kaldı, okuyamadı. Uzun süre başıboş, yoksul bir hayat sürdü. ‘Acı’ anlamına gelen Gorki takma adını alması bu yüzdendir. Birçok romanın yanı sıra kendi hayatını anlatan kitaplar da yazdı: Çocukluğum (1913-14), Ekmeğimi Kazanırken (1915-16), Benim Üniversitelerim (1923).

6. Kısa Hayat Öyküm-Abidin Dino

Kısa Hayat Öyküm-Abidin Dino

“Benim yapabildiğim, yaptığımı umduğum, son soluğuma değin yapacağım -ki önümde uzun bir zaman yok, biliyorum- bu birtakım şeylerin yaklaşmakta olduğu duygusunu yaşamak ve yaşatmak. Her zaman felaketleri düşünmemek gerek. En korkunç acılardan sonra tüm bu yaşadıklarımız, olağanüstü güzellikte bir yaşama dönüşebilir.”

Kısa Hayat Öyküm’de, resimleri, desenleri, karikatürleri, heykelleri, öyküleri, denemeleri ve tüm bir yaşamıyla bize hep sanatın ve yaşamın ne olduğunu göstermiş olan Abidin Dino’nun yaşamöyküsü yer alıyor.

7. Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim-Nazım Hikmet

Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim-Nazım Hikmet

Ünlü şairin son yıllarında yazdığı bu romanda Nazım; yaşanmışlıklarını edebi bir dille aktarırken, kendi yaşamının muhasebesini yapıyor. Kitabın ana karakterine kendini koyarak, romana otobiyografik bir yapı kazandırmış.

8. Nikola Tesla Kendini Anlatıyor-Nikola Tesla

Nikola Tesla Kendini Anlatıyor-Nikola Tesla

“Ben asıl işi yapmak için hiç acele etmem. Bir fikrim olduğunda önce onu hayalimde geliştirmeye başlarım. Konstrüksiyonu değiştiririm, geliştiririm ve cihazı ilk önce zihnimde çalıştırırım. Benim için, türbinimi aklımda ya da atölyemde çalıştırmak aynı şeydir. Eğer dengesizlik varsa notlarımı alırım. Arada hiçbir fark yoktur, sonuçlar aynıdır. Bu şekilde, bir fikri hiçbir şeye dokunmadan hızlıca geliştirebilir ve mükemmel bir hale getirebilirim. Eğer zihnimde icadımla ilgili düşünebildiğim her şeyi yaptıysam ve hiçbir yerde hata görmüyorsam, beynimin bu ürününü somutlaştırabilirim. Cihazım da çalışmasını düşündüğüm şekilde çalışır ve tüm deney süreci planladığım şekilde gerçekleşir. Yirmi yıl içinde bir kere bile aksama olmadı. Neden olsun ki?”

Dünyanın en önemli bilim insanlarından birisi olarak kabul edilen Nikola Tesla bu kitabında kendi kaleminden hayatını anlatıyor; çocukluğundan, eğitiminden, icatlarından, rakiplerinden bahsediyor.

9. Geleceği İnşa Eden Adam-Elon Musk

Geleceği İnşa Eden Adam-Elon Musk

Bu kitapta, Elon Musk’ın başarısının sırrını keşfedecek, ayrıntılı başlıklar sayesinde bir biyografi okuyormuş gibi hissedecek ve her şeyden önemlisi, ona “Gerçek Dünyanın Iron Man’i” denmesinin geçerli sebepleri olduğunu göreceksiniz.

10. İtiraflar-Jean Jacques Rousseau

İtiraflar-Jean Jacques Rousseau

” (…) Beni ölecek halde gördüğünüz zaman, bir meşenin gölgesine götürün, size vaat ederim ki oradan geri döneceğim.” 

Rousseau’nun ölümünden sonra yayımlanan otobiyografik yapıtı itiraflar’ın en belirgin özelliklerinden biri kuşkusuz açık yürekliliği ve cesaretidir. Yazarın doğumundan (1712) 1765 yılına kadar geçen sürenin öyküsünü anlatan eser, bir taraftan samimi anılar üzerinden bize seslenirken, diğer taraftan da otobiyografik bir roman olarak okunabiliyor.

11. Benim Kısa Tarihim-Stephen Hawking

Benim Kısa Tarihim-Stephen Hawking

“Ben 8 Ocak 1942’de, Galileo’nun ölümünden tam üç yüz yıl sonra doğdum. Tabii, benimle aynı gün iki yüz bin civarında başka bebek de doğdu. Onlardan herhangi biri sonradan astronomiyle ilgilendi mi, bilmiyorum.” 

Stephen Hawking, İkinci Dünya Savaşı sonrası yokluk yıllarında geçen çocukluğunu, arkadaşlarının kendisine “Einstein” lakabını taktığı okul günlerini, 21 yaşında yakalandığı hastalığını, Oxford ve Cambridge yıllarını, evliliğini, çocuklarını kendine has üslubu ve espri anlayışıyla anlatıyor…

12. İtiraflarım-Lev Nikolayeviç Tolstoy

İtiraflarım-Lev Nikolayeviç Tolstoy

“Sevdiğin insanları kaybetmeye alıştığın zaman, hayatı önemsememeye başlıyorsun.”

İtiraflarım’da karşılaştıklarımız, Tolstoy’un intihara, yaşama ve ölüme dair düşünceleri, yazdığı eserlere bakış açısı Tolstoy okuruna şaşırtıcı bir otobiyografi eseri sunar. Ailesi, inançları, çocukluğu, kalbinde yeşermiş kötü düşünceler ve hatalarıyla gerçek bir itiraf metni olan eser, edebiyata dair okumalarınızda mutlaka yer vermeniz gereken bir klasik.

13. Bir Özyaşam/Hakikatin Peşinde Başımdan Geçenler-Mahatma Gandhi

Bir Özyaşam/Hakikatin Peşinde Başımdan Geçenler-Mahatma Gandhi

“Benim amacım, gerçek bir yaşam öyküsü yazmak değil, ben sadece gerçek yolunda edindiğim sayısız tecrübemi anlatmak niyetindeyim.” 

Mohandas K. Gandhi 1869’da Hindistan’da doğdu. Londra’da eğitim gördü ve daha sonra ırkçılığın en kötüsünü bizzat yaşadığı Güney Afrika’da avukatlık yapmaya başladı. Yaşarken İngilizler için bir suçlu, Müslümanlar için bir kahraman, Hindular içinse kutsal bir adamdı. Irkçılığa, sömürgeciliğe karşı gösterdiği pasif direnişle koca bir ulusu bağımsızlığa taşıyan, tarihin akışını değiştiren kişiliklerden biri oldu.

14. Dünün Dünyası-Stefan Zweig

Dünün Dünyası-Stefan Zweig

Stefan Zweig, Bir Avrupalının Anıları olarak kaleme aldığı Dünün Dünyası adlı bu kitabının önsözünde:

“Yazacaklarım, benim yaşadıklarım olmaktan çok, bütün bir kuşağın yaşadıklarıdır, diyor.19. yüzyıl Avrupasının görece güvenli, tekdüze ortamında yetişen kuşaklar, 20. yüzyılın hemen başlarında öyle olaylarla yüz yüze geldiler ki, başka zamanlarda belki dokuz-on kuşağın yaşayacağı olaylar ve kökten değişmeler bu kuşağın insanlarının yüreklerinde, benliklerinde onulmaz yaralar açtı. Dün ve bugün arasında bütün köprülerin yıkıldığı, bütün değerlerin altüst olduğu yıllarda, peş peşe iki dünya savaşına, Almanya’da Nasyonal Sosyalizmin doğup büyümesine, evinden ve ülkesinden kopmanın, ülkeden ülkeye göç etmenin, anayurdu saydığı Avrupa’nın mahvolmasını görmenin acılarına dayanamayarak 1942’de hayatına son veren bu duyarlı yazarın anıları, kişisel bir anlatım olmanın ötesinde yüzyılımızın ilk yarısının ruh dünyasının da bir el kitabı sayılmaktadır. 60 yıllık ömründe görmediği, tanık olmadığı, acısını çekmediği hiçbir felaket kalmadı. Anlattıklarımızla bir gerçek kırıntısını bile bizden sonraki kuşağa ulaştırabilirsek yine de boşuna yaşamış sayılmayız” diyor.

15. Angela’nın Külleri-Frank McCourt

Angela'nın Külleri-Frank McCourt

Ekonomik kriz sırasında, Amerika’ya yeni gelmiş bir göçmen ailesinin çocuğu olarak, Broklyn’de dünyaya gelen ve İrlanda’nın Limerick kentindeki yoksul mahallelerde büyüyen Frank McCourt’un anıları böyle başlıyor. Frank’ın babası Malachy, genellikle çalışmadığı, çalıştığı zamanlar da aldığı parayı içkiye yatırdığı için, annesi Angela’nın çocuklarını bakıp besleyecek parası yoktur. Ancak aynı Malachy, sorumsuz ve garip bir adam olmasına karşın, Frank’in hikâye yazma yeteneğini ortaya çıkacaktır. Frank, babasının, İrlanda’yı kurtaran Cuchulain hakkında anlattığı hikâyelerle, annesine bebekler getiren, Yedinci Basamaktaki Meleğin hikâyesiyle beslenerek büyür. Belki de Frank’in hayatta kalmasının nedenidir bu hikâye . Frank, paçavralar giyerek, Noel yemeği için domuz başı dilenerek, ateş yakmak için sokak kenaklarından kömür toplayarak, yoksulluğa, açlığa ve akrabalarıyla komşularının umursamaz zalimliğine katlanır. Katlandığı gibi, hakâyesini, yaşama sevinciyle dolu, olağanüstü bağışlayıcı ve etkili bir dille anlatmak için sağ kalır. Her sayfası, Frank McCourt’un şaşırtıcı ve sevencen mizahı ile dolu olan ANGELA’NIN KÜLLERİ, bir klasiğin tüm belirtilerini veren muhteşem bir kitap.

BONUS 1: Tuncel Kurtiz-Bölük Börçük

BONUS 1: Tuncel Kurtiz-Bölük Börçük

Oyunculuğu ile gönüllerde taht kurmuş olan Tuncel Kurtiz’in, edebiyat alanında da ne kadar başarılı olduğunu anlayacaksınız. Çocukluk ve gençlik yıllarına ait orijinal siyah-beyaz fotoğraflar, Edremit’ten İstanbul’a, Berlin’den Bodrum’a kadar bir ömür. Ailesi, dostları, aşkları ve tiyatro sevdası…

BONUS 2: Anne Frank’ın Hatıra Defteri-Otto Frank

BONUS 2: Anne Frank'ın Hatıra Defteri-Otto Frank

Anne Frank’in hayat hikayesi oldukça ilginç. Günlüklerinden oluşan bu kitabı da zaten kendisi öldükten sonra ailesinden de geriye kalan tek kişi olan Otto Frank yayınladı. Bu kitap sayesinde tüm dünya 2. Dünya Savaşı’nın karanlık yüzüne tanık olmuş oldu.

-Anne Frank 12 Haziran 1942 ile 1 Ağustos 1944 arasında günlük tutmuştur. Mektupları, radyoda sürgün olan Kültür ve Bilim Bakanı Bolkestein’in konuşmasını dinleyene kadar sadece kendine yazdı .Bolkestein, savaştan sonra Hollanda halkının Almanlardan gördüğü zulme şahitlik eden tüm belgelerin toplanıp yayınlanması gerektiğini söylüyordu. Örnek olarak da günlükleri veriyordu. Bu sözler Anne Frank’ı çok etkiledi ve savaştan sonra bir kitap çıkarmaya karar verdi. Günlükleri bu kitap için temel olacaktı.-

reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Galeriler

Kai Böttcher Tarafından Profesyonel Modelleme Fotoğraflarının Nasıl Yapıldığına Dair 20 Fotoğraf

blank

Yayınlandı

on

Yazar

blank

Fotoğrafta göründüğünden daha fazlası var. Her profesyonel fotoğrafçı, tuhaf bir kareyi yakalamak ve ardından post prodüksiyonda düzenlemek kadar neredeyse hiçbir zaman basit olmadığını bilir. Bir sahne ve ortam iyi düşünülmüş olmalı, ardından ışıklandırma, kompozisyon, açılar, poz ve resmi öne çıkaran diğer şeyler gibi karmaşıklıklar vardır.

Küçük nüanslar çok ince ve insanın kafasını dolaştırmak zor ve amatör ve profesyonel fotoğrafçılık arasındaki boşluğu hafife almak çok kolay. Şans eseri, Kai Böttcher gibi bize yardımcı olan ve sürecin perde arkasında nasıl göründüğünü ortaya çıkaran insanlar var. Profesyonel fotoğrafçı, kendi fotoğraflarını oluşturmak için mevcut tüm hileleri kullanır: ışıklardan, doğaçlama reflektörlere, alışılmadık açılara ve garip kompozisyonlara.

Daha fazla bilgi: Instagram | kai-boettcher.com

# 1

Bu Alman Fotoğrafçı Her Yerde Mükemmel Fotoğraflar İçin Püf Noktalarını Paylaşıyor (20 Yeni Resim)

Kai oldukça köklü bir profesyonel fotoğrafçı ve resimlerinin kalitesi bunun kanıtı. Instagram‘da 687 bin takipçisi ve diğer platformlarda çok daha fazlası olduğu için sosyal medya varlığı da kanıtı. Bir fotoğrafçı olarak başarısı ve kullandığı teknikler, ilk bakışta önemsiz görünseler de bu ayrıntıların tüm farkı yarattığını gösteriyor.

# 2

Bu Alman Fotoğrafçı Her Yerde Mükemmel Fotoğraflar İçin Püf Noktalarını Paylaşıyor (20 Yeni Resim)

# 3

Bu Alman Fotoğrafçı Her Yerde Mükemmel Fotoğraflar İçin Püf Noktalarını Paylaşıyor (20 Yeni Resim)

Bu, fotoğrafçının gizli bakışlarının burada Moryedi’de paylaşıldığı bir şey değil   Yazarın bitmiş ürününü görmek istiyorsanız, web sitesine ve tabii ki Instagram’a göz atmanızı öneririz. Burada gördüğünüz tamamen düzenlenmiş çalışmaları bulabilir veya nasıl yapıldığına dair hala biraz gizem barındıran bazı resimleri görebilirsiniz.

# 4

Bu Alman Fotoğrafçı Her Yerde Mükemmel Fotoğraflar İçin Püf Noktalarını Paylaşıyor (20 Yeni Resim)

# 5

Bu Alman Fotoğrafçı Her Yerde Mükemmel Fotoğraflar İçin Püf Noktalarını Paylaşıyor (20 Yeni Resim)

Kai Böttcher, 27 yaşında kendi kendini yetiştirmiş yetenekli bir fotoğrafçı ve rötuşçu. İki kat gençken tutkusunu buldu. Sadece 14 yaşında resimleri düzenlemeye ve marka logoları oluşturmaya başladı. Daha sonra sürrealizm ve fotoğraf manipülasyonu ile daha fazla ilgilenmeye başladı ve Dijital Sanat ve Sanal Tasarım konusunda uzmanlaşmış Kaiserslautern Üniversitesi’nde başvurdu. Orada modellerle çalışmaya yeni bir tutku duyduğu için portrelere odaklanmaya başladı. O andan itibaren bugün olduğu kişi oldu.

# 6

Bu Alman Fotoğrafçı Her Yerde Mükemmel Fotoğraflar İçin Püf Noktalarını Paylaşıyor (20 Yeni Resim)

# 7

Bu Alman Fotoğrafçı Her Yerde Mükemmel Fotoğraflar İçin Püf Noktalarını Paylaşıyor (20 Yeni Resim)

Bunun gibi perde arkası paylaşımlarını seviyor musunuz? Bored Panda’da beğenebileceğiniz çok daha fazla benzer gönderi var. İşte sürecine gizlice göz atan kavramsal bir fotoğrafçının gönderisi. Ya da bu vahşi yaşam fotoğrafçısının sevimli sahne arkası anlarını gösteren başka bir fotoğraf. “Sosis nasıl yapılır” bilmek istiyorsanız? filmlerde, buradaki ve buradaki bu gönderiler tam size göre. Ve işte bir erkeğin LEGO minyatür fotoğrafçılığını nasıl yaptığına dair tamamen rastgele bir bonus gönderisi.

# 8

Bu Alman Fotoğrafçı Her Yerde Mükemmel Fotoğraflar İçin Püf Noktalarını Paylaşıyor (20 Yeni Resim)

# 9

Bu Alman Fotoğrafçı Her Yerde Mükemmel Fotoğraflar İçin Püf Noktalarını Paylaşıyor (20 Yeni Resim)

# 10

Bu Alman Fotoğrafçı Her Yerde Mükemmel Fotoğraflar İçin Püf Noktalarını Paylaşıyor (20 Yeni Resim)

# 11

Bu Alman Fotoğrafçı Her Yerde Mükemmel Fotoğraflar İçin Püf Noktalarını Paylaşıyor (20 Yeni Resim)

# 12

Bu Alman Fotoğrafçı Her Yerde Mükemmel Fotoğraflar İçin Püf Noktalarını Paylaşıyor (20 Yeni Resim)

# 13

Bu Alman Fotoğrafçı Her Yerde Mükemmel Fotoğraflar İçin Püf Noktalarını Paylaşıyor (20 Yeni Resim)

# 14

Bu Alman Fotoğrafçı Her Yerde Mükemmel Fotoğraflar İçin Püf Noktalarını Paylaşıyor (20 Yeni Resim)

# 15

Bu Alman Fotoğrafçı Her Yerde Mükemmel Fotoğraflar İçin Püf Noktalarını Paylaşıyor (20 Yeni Resim)

# 16

Bu Alman Fotoğrafçı Her Yerde Mükemmel Fotoğraflar İçin Püf Noktalarını Paylaşıyor (20 Yeni Resim)

# 17

Bu Alman Fotoğrafçı Her Yerde Mükemmel Fotoğraflar İçin Püf Noktalarını Paylaşıyor (20 Yeni Resim)

# 18

Bu Alman Fotoğrafçı Her Yerde Mükemmel Fotoğraflar İçin Püf Noktalarını Paylaşıyor (20 Yeni Resim)

# 19

Bu Alman Fotoğrafçı Her Yerde Mükemmel Fotoğraflar İçin Püf Noktalarını Paylaşıyor (20 Yeni Resim)

# 20

Bu Alman Fotoğrafçı Her Yerde Mükemmel Fotoğraflar İçin Püf Noktalarını Paylaşıyor (20 Yeni Resim)

Okumaya devam et

Gerçek mi?

Harry Potter ve Sırlar Odası oyuncuları kim? Harry Potter ve Sırlar Odası ne zaman çekildi? Harry Potter ve Sırlar Odası konusu nedir?

blank

Yayınlandı

on

Yazar

Harry Potter ve Sırlar Odası filmi bir döneme damga vuran yapımların başında yer alıyor. Sinema salonlarında büyük beğeni toplayan film, televizyon ekranlarında da ilgiyle izleniyor. Harry Potter ve Sırlar Odası oyuncuları ve konusu araştırılıyor. ABD ve Birleşik Krallık yapımı Harry Potter ve Sırlar Odası ne zaman çekildi?

Harry Potter ve Sırlar Odası oyuncuları kim? Harry Potter ve Sırlar Odası konusu nedir, ne zaman çekildi?

Beyazperdenin en çok izlenen yabancı seri filmi Harry Potter ve Sırlar Odası, 2002 yılında çıkış yaptı ve yönetmenliğini ise Chris Columbus yürütüyor. J. K. Rowling’in aynı adlı romanından uyarlanan filmde üç gencin etrafında şekillenen olaylar anlatılıyor. Harry Potter ve Sırlar Odası filmi başrollerinde Daniel Radcliffe, Rupert Grint, Emma Watson yer alıyor. İşte, Harry Potter ve Sırlar Odası filmi detayları…

HARRY POTTER VE SIRLAR ODASI FİLMİ KONUSU

Harry Potter, yazı Hogwarts’taki arkadaşlarından hiç mektup almadan Dursley ailesinin yanında geçirir. Odasında karşısına çıkan ev cini Dobby, kendisini Hogwarts’ın tehlikeli olduğu ve okula dönmemesi konusunda uyarır. Harry’nin karşı çıkması üzerine ona gönderilen mektuplara el koyduğunu itiraf eder ve onu zor durumda bırakmak için salondaki pastayı yere düşürür. Dursleyler Harry’yi odasına kilitler, ancak Ron Weasley ve ikiz ağabeyleri Fred ve George, babalarının uçan arabasıyla onu kurtarırlar.

Okul alışverişi sırasında Harry ve Weasleyler, Rubeus Hagrid ve Hermione Granger ile karşılaşırlar. Hep birlikte karanlık sanatlara karşı savunma dersinin hocası olacağını açıklayan ünlü büyücü Gilderoy Lockhart’ın imza gününe katılırlar. Harry, Draco Malfoy ile karşılaştığında Malfoy’un babası Lucius ile tanışır. Bu sırada Lucius’ın Ginny Weasley’nin eşyalarının arasına gizlice bir kitap bıraktığını görür ancak bundan kimseye bahsetmez. Harry ve Ron, Peron 9¾’ten içeri giremeyince Hogwarts’a uçan arabayla giderler. Vardıklarında arabayı Şamarcı Söğüt’e çarparlar ve Ron’un asası kırılır. Profesör McGonagall okuldan kovulacaklarını düşünen ikiliye ceza verir.

Harry, cezasını çekerken ilginç sesler duyar ve daha sonra kanla yazılmış “Sırlar Odası açıldı” mesajı ile birlikte okul hademesi Argus Filch’in kedisi Bayan Norris’i taşlaşmış şekilde bulur. McGonagall, Hogwarts’ın kurucularından Salazar Slytherin’in efsaneye göre gizli bir oda inşa ettiğini, odaya sadece vârisinin kontrol edebileceği ve okulu tüm safkan olmayan büyücü ve cadılardan temizleyebilecek bir canavar koyduğunu anlatır. Harry ve Ron, vârisin Malfoy olduğundan şüphelenince Hermione de Çok Özlü İksir içerek kılık değiştirmeyi ve Malfoy’u sorgulamayı önerir. Üçlü, iksiri hazırlamak için hayalet Mızmız Myrtle’ın bulunduğu ve kullanılmayan bir tuvaleti seçer.

Harry, düello eğitimi sırasında bir yılanla konuşunca okuldakiler onun vâris olduğunu düşünür. Harry ve Ron, Noel günü Malfoy’un vâris olmadığını öğrenirler ancak Malfoy, elli yıl önce Sırlar Odası’nın açıldığını ve bir kızın öldüğünü anlatır. Harry, eski Hogwarts öğrencisi Tom Riddle’a ait büyülü bir günlük bulur ve günlük onu elli yıl öncesindeki bir ana götürünce Riddle’ın o dönem öğrenci olan Hagrid’i Sırlar Odası’nı açmakla suçladığını görür. Günlük çalınınca ve Hermione taşlaşınca Harry ve Ron, Hagrid’i sorgularlar. Profesör Dumbledore, Cornelius Fudge ve Lucius, Hagrid’i Azkaban’a götürmek için gelirler, fakat Hagrid, Harry ve Ron’a örümcekleri takip etmelerini söyler. Harry ve Ron, Yasak Orman’da Hagrid’in dev evcil örümceği Aragog ile buluşurlar ve ondan Hagrid’in masum olduğunu ve Sırlar Odası’ndaki canavarla ilgili küçük bir ipucu öğrenirler…

HARRY POTTER VE SIRLAR ODASI OYUNCULARI

Harry Potter Daniel Radcliffe
Ron Weasley Rupert Grint
Hermione Granger Emma Watson
Genç Rubeus Hagrid Martin Bayfield
Oliver Wood Sean Biggerstaff
Argus Filch David Bradley
Gilderoy Lockhart Kenneth Branagh
Armando Dippet Alfred Burke
Nerdeyse Kafasız Nick John Cleese
Rubeus Hagrid Robbie Coltrane
Susan Bones Eleanor Columbus
Tom Marvolo Riddle Christian Coulson
Filius Flitwick Warwick Davis
Katie Bell Emily Dale
Alicia Spinnet Rochelle Douglas
Ernie Macmillan Louis Doyle
Dean Thomas Alfred Enoch
Draco Malfoy Tom Felton
Vernon Dursley Richard Griffiths
Cornelius Fudge Robert Hardy
Albus Dumbledore Richard Harris
Mızmız Myrtle Shirley Henderson
Gregory Goyle Josh Herdman
Lucius Malfoy Jason Isaacs
Poppy Pomfrey Gemma Jones
Neville Longbottom Matthew Lewis
Pomona Sprout Miriam Margolyes
Colin Creevey Hugh Mitchell
Dudley Dursley Harry Melling
Seamus Finnigan Devon Murray
Penelope Clearwater Gemma Padley
Fred Weasley James Phelps
George Weasley Oliver Phelps
Percy Weasley Chris Rankin
Justin Finch-Fletchley Edward Randell
James Potter Adrian Rawlins
Severus Snape Alan Rickman
Petunia Dursley Fiona Shaw
Hannah Abbott Charlotte Skeoch
Minerva McGonagall Maggie Smith
Lily Potter Geraldine Somerville
Millicent Bulstrode Helen Stuart
Angelina Johnson Danielle Tabor
Molly Weasley Julie Walters
Madam Hooch Zoe Wanamaker
Vincent Crabbe Jamie Waylett
Arthur Weasley Mark Williams
Ginny Weasley Bonnie Wright
Marcus Flint Jamie Yeates

Okumaya devam et

Bilim

İnsanlar ilk ne zaman savaşa gitti?

blank

Yayınlandı

on

Yazar

Modern insanlar yaklaşık 40.000 yıl önce Avrupa’ya vardıklarında, tarihin akışını değiştirecek bir keşif yaptılar.

Kıta zaten evrimsel kuzenlerimiz Neandertaller tarafından doldurulmuştu, ki bu son kanıtlara göre kendi nispeten gelişmiş kültür  ve teknolojilerine sahip olduklarını gösteriyor . Ancak birkaç bin yıl içinde Neandertaller, türümüzü dünyanın her köşesine yayılmaya devam etmeye bırakarak yok oldu.

Neandertallerin tam olarak nasıl neslinin tükendiği araştırmacılar arasında şiddetli bir tartışma konusu olmaya devam ediyor. Son yıllarda verilen iki ana açıklama, yeni gelen modern insanlarla rekabet ve küresel iklim değişikliği oldu .

Afrika dışındaki tüm modern insanlarda Neandertal genetik materyalinin sürekliliği , iki türün birbiriyle etkileşime girdiğini ve hatta seks yaptığını gösteriyor. Ancak başka türden etkileşimler de olabilir.

ahşap, akıl, akıllı içeren Ücretsiz stok fotoğraf

 

Bazı araştırmacılar , taş aletler için av ve hammadde gibi kaynaklar için rekabetin gerçekleşmiş olabileceğini öne sürdüler . Diğerleri şiddetli etkileşimler ve hatta savaşlar olduğunu ve bunun Neandertallerin ölümüne neden olabileceğini öne sürdüler.

Türümüzün şiddetli savaş geçmişi göz önüne alındığında, bu fikir zorlayıcı görünebilir. Ancak erken savaşın varlığını kanıtlamak sorunlu (büyüleyici olsa da) bir araştırma alanıdır.

Savaş mı cinayet mi?

Yeni araştırmalar , insan savaşına dair kanıtların bulunduğu eşiği giderek daha erken hareket ettirmeye devam ediyor. Ancak böyle bir kanıt bulmak, sorunlarla doludur.

Yalnızca silahlardan yaralanan korunmuş kemikler bize belirli bir zamanda güvenli bir şiddet göstergesi verebilir. Ama cinayet veya aile kavgası örneklerini tarih öncesi “savaş” tan nasıl ayırırsınız?

Kayalık yüzeyde insan iskeleti.
Korunan iskeletler, erken savaşın en iyi kanıtını sağlar. Thomas Quine / Wikimedia , CC BY

Bir dereceye kadar, bu soru ile karar verildi çeşitli örnekler arasında kitlesel öldürme , bütün topluluklar Neolitik döneme kadar uzanan Avrupa siteler (12.000 6.000 yıl önce, tarımın ilk ortaya çıktığı hakkında) bir dizi bir araya katledilen ve toprağa verildi.

Bir süredir, bu keşifler sorunu çözmüş gibi göründü ve çiftçiliğin bir nüfus patlamasına ve grupların savaşması için baskıya yol açtığını öne sürdü. Bununla birlikte, avcı toplayıcıların kemiklerinin önerdiği daha önceki grup öldürme örnekleri bile tartışmayı yeniden başlattı.

Savaşın tanımlanması

alan derinliği, antik, aşındırmak içeren Ücretsiz stok fotoğraf

Bir başka zorluk da, tarih öncesi toplumlara uygulanabilecek bir savaş tanımına, anlamını yitirecek kadar geniş ve belirsiz hale gelmeden ulaşmanın çok zor olmasıdır. Sosyal antropolog Raymond Kelly’nin iddia ettiği gibi, aşiret toplumları arasında grup şiddeti gerçekleşebilirken, dahil olanlar her zaman “savaş” olarak görülmez.

 

Örneğin, cinayet, büyücülük veya diğer algılanan sosyal sapmalar için adaletin dağıtılmasında, “fail” bir düzine kişi tarafından saldırıya uğrayabilir. Bununla birlikte, bu tür toplumlarda savaş eylemleri genellikle tek bir kişinin koordineli bir grup tarafından pusuya düşürülmesi ve öldürülmesini içerir.

Her iki senaryo da esasen dışarıdan bir gözlemciye benziyor, ancak biri savaş eylemi olarak kabul edilirken diğeri değil. Bu anlamda, savaş, içerdiği sayılarla değil, sosyal bağlamıyla tanımlanır.

Kilit nokta, muhalif bir grubun herhangi bir üyesinin tüm topluluğu temsil ettiği ve böylece “geçerli bir hedef” haline geldiği çok özel bir mantık türünün devreye girmesidir. Örneğin, bir grup, kurbanın dahil olmadığı bir baskın için misilleme olarak başka bir grubun üyesini öldürebilir.

Bu anlamda savaş, bir dizi fiziksel davranış olduğu kadar soyut ve yanal düşünmeyi de içeren bir ruh halidir. Bu tür savaş eylemleri daha sonra kadınlara ve çocuklara olduğu kadar erkeklere de (genellikle erkekler tarafından) işlenebilir ve bu davranışın erken modern insanların iskeletleri arasında olduğuna dair kanıtlarımız var .

Fosil kaydı

Peki tüm bunlar, modern insanlar ve Neandertallerin savaşa girip girmediği sorusu için ne anlama geliyor?

Hiç şüphe yok ki, Neandertallerin şiddet eylemlerine karıştıkları ve alıcıları oldukları, fosillerin çoğu kafasında künt yaralanmaların tekrarlanan örneklerini gösteren örneklerle . Ancak bunların çoğu, Avrupa’da modern insanların ortaya çıkışından öncedir ve bu nedenle, iki tür arasındaki toplantılar sırasında gerçekleşmiş olamaz.

Benzer şekilde, erken anatomik olarak modern insanların seyrek fosil kayıtları arasında, çeşitli silah yaralanmaları örnekleri mevcuttur, ancak çoğu Neandertallerin ortadan kaybolmasından binlerce yıl sonrasına aittir.

Neandertallere yönelik şiddete dair kanıtlara sahip olduğumuz yerlerde, bu neredeyse yalnızca erkek kurbanlar arasındadır . Bu, erkekler arasındaki rekabetten ziyade “savaş” temsil etme olasılığının daha düşük olduğu anlamına gelir.

Neandertallerin şiddet eylemlerinde bulunduklarına şüphe olmasa da, “savaşı” modern insan kültürleri tarafından anlaşıldığı şekilde kavramsallaştırma kabiliyetleri tartışmalıdır. Bu iki türün küçük, dağınık popülasyonlarının üyeleri temasa geçtiğinde (buna dair kesin bir kanıtımız olmasa da) şiddetli tartışmaların gerçekleşmiş olması kesinlikle mümkündür, ancak bunlar gerçekçi olarak savaş olarak nitelendirilemez.

Kuşkusuz, Üst Paleolitik dönemden (50.000 ila 12.000 yıl önce) modern insan iskeletlerinde, daha yeni Mezolitik ve Neolitik dönemlerde de aynı kalan, şiddete bağlı bir travma modeli görebiliriz. Ancak, Neandertallerin bu kalıbı izlediği hiç de net değil.

Neandertal erkek başının rekreasyonu
Neandertaller modern insanlarla çatışmayı ‘savaş’ olarak değerlendirir miydi? Ulusal Tarih Müzesi / IR Stone / Shutterstock

Neandertallerin yok oluşundan modern insanların sorumlu olup olmadığı sorusuna gelince, Avrupa’nın birçok yerindeki Neandertallerin türümüz gelmeden önce yok olmuş gibi göründüğünü belirtmek gerekir . Bu, modern insanların, ister savaş ister rekabet yoluyla olsun, tamamen suçlanamayacağını gösteriyor.

Bununla birlikte, dönem boyunca mevcut olan şey , Neandertallerin tercih ettiği ormanlık habitatları azaltmış gibi görünen dramatik ve kalıcı iklim değişikliğiydi . Modern insanlar, Afrika’yı henüz yeni terk etmiş olsalar da, farklı ortamlara karşı daha esnek ve Neandertallerin hayatta kalma yeteneğine meydan okuyabilecek, giderek yaygınlaşan soğuk açık habitatlarla başa çıkmada çok daha iyi görünüyorlar.

Dolayısıyla, ilk modern Avrupalılar organize savaş yapabilen ilk insanlar olsa da, bu davranışın Neandertallerin ortadan kaybolmasından sorumlu ve hatta gerekli olduğunu söyleyemeyiz. Gezegenimizin doğal evriminin kurbanları olabilirler.

Kaynak:https://theconversation.com/when-did-humans-first-go-to-war-149637

Okumaya devam et

Haberler

PMYO, PAEM ve PÖH 2021 alımı ne zaman? EGM polis alım şartları nedir?

blank

Yayınlandı

on

Yazar

POMEM’den güncel açıklamalar gelmeye devam ediyor. Polis Akademisi Başkanlığı’nın kendi internet sayfasında yaptığı duyuruya göre 8 bin polisin alımı gerçekleştirilecek. PÖH, PMYO, PAEM alımları için bekleyen vatandaşlar bu alımın ne zaman olacağını merak ediyorlar. PMYO, PAEM ve PÖH 2021 alımı ne zaman? EGM polis alım şartları nedir?

POMEM PÖH Polis alımı ne zaman? 27. dönem polis alımı 2020 başvuru şartları! - Ekonomi Haberleri

2021 yılında yapılacak polis alımları için heyecanlı bekleyiş sürüyor. Komisyonda 2021 yılında kamuya en az 100 bin personel alımı yapılacağına yer verildi. Bu sayının en az 15 bininin polis olacağı bekleniyor. Peki, PMYO, PAEM ve PÖH 2021 alımı ne zaman? EGM polis alım şartları nedir? İşte tüm merak edilenler..

PMYO, PAEM VE PÖH 2021 ALIMI NE ZAMAN?

Polis Akademisi Başkanlığına bağlı Polis Meslek Eğitim Merkezlerine önlisans, lisans veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olanlardan 6.400 lisans (5.440 erkek ve 960 kadın),1.600 önlisans (1.360 erkek ve 240 kadın) olmak üzere toplam 8.000 öğrenci alımı yapılacak.

Başvurular online olarak 8 – 21 Aralık tarihinde yapılacak. PMYO, PAEM ve PÖH 2021 alımlarına dair ise güncel bir duyuru gelmedi.

blank

PMYO NEDİR?

Polis Akademisi bünyesinde, 2 yıl süre şartı ile ön lisans düzeyinde, parasız yatılı, beslenme, üniformalı, sağlık, barınma gibi temel ihtiyaçlarının devletin karşıladığı mesleki uygulama ve eğitim-öğretim yapan eğitim kurumlarına PMYO denir.. Emniyet Teşkilatı ihtiyacına göre yetiştirdiği PMYO’dan polis alımı yapar.

PAEM NEDİR?

PMYO ön lisans eğitim düzeyini baz alırken PAEM ise linsansüstü düzeyde eğitim vermektedir. Yine PMYO gibi PAEM’de de, parasız yatılı, üniformalı, beslenme, barınma ve sağlık giderleri devlet tarafından karşılanır. Emniyet Teşkilatı ihtiyacına göre yetiştirdiği PAEM’dan polis alımı yapar.

blank

NASIL POLİS OLUNUR?

Polis olmak için hem eğitime hem de fiziki özelliklere sahip olmak gerekir. Lise mezunu düzeyi vatandaşlar da dahil, lisansüstü düzeyi olan herkes şartları sağladığı takdirde polis olabilir. Vatandaşlar eğitim seviyelerine göre farklı polislik okulunda eğitim alacaktır. Polislik eğitim süresi en son mezun olunan okuldan alınan eğitime göre 6 ay ile 2 yıl arasında değişmektedir. Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlükleri (POMEM) ‘ eğitimlerine katılan bir kişi 6 ay sonra polis olabiliyorken, Polis Meslek Yüksek Okulu (PMYO) eğitimlerine katılan bir kişi 2 yıl sonra polis olacaktır. Polis Amirleri Eğitim Merkezi (PAEM) ‘ eğitimlerini alan bir kişi de başarılı olduktan on bir aylık bir eğitim sonrası polis ünvanını alır.

blank

PAEM ŞARTLARI NEDİR?

1) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,

2) Lisans mezunu veya denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak,

3) 2015 yılı içinde yapılan KPSS lisans P3 puan türünden (70,000) taban puan veya üzerinde puan almış olmak, Emniyet Teşkilatı personeli şehit veya vazife malulü eş veya çocukları için en az (63,000) taban puanı almış olmak,

4) 18 yaşını tamamladıktan sonra yaptırılan yaş düzeltmelerinde, düzeltmeden önceki yaş dikkate alınmak şartıyla, sınavın yapıldığı yılın 31 Aralık tarihi itibariyle erkek ve kadın adaylar için otuz yaşından gün almamış olmak,

5) Silah taşımaya veya silahlı görev yapmaya hukuki bir engeli bulunmamak,

6) Sağlık Yönetmeliğinde belirtilen şartları taşımak,

7) Adayın kendisinin ve evli ise eşinin; genelev, birleşme yeri, randevuevi, tek başına fuhuş yapılan konut ve benzeri yerlerde çalışmış veya aracılık ve bekleyicilik fiillerinde bulunmamış olmak, genel ahlak ve edebe aykırı mahiyette her türlü yazılı, sesli ve görüntülü eserleri, kaydedildiği materyale bakılmaksızın üretmek ve satmaktan veya kumar, uyuşturucu veya uyarıcı madde nedeniyle, hakkında herhangi bir adlî veya idarî soruşturma veya kovuşturma devam ediyor olmamak, bunlardan dolayı idarî yaptırım uygulanmamak veya bu işler nedeniyle hüküm giymemiş olmak,

, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan dolayı mahkûm olmamak veya bu suçlardan dolayı devam etmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma bulunmamak veya kovuşturması uzlaşma ile neticelenmemiş olmak,

9) Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı nedeniyle tedavi görmüş veya görüyor olmamak,

blank10) Kamu haklarını kullanmaktan yoksun bırakılmış olmamak,

11) Sağlık Yönetmeliği hükümleri hariç, herhangi bir nedenle polis eğitim kurumlarından çıkarılmış olmamak,

12) Terör örgütleri ile bu örgütlerin legal veya illegal uzantılarının eylemlerine, toplantılarına, yürüyüş ve mitinglerine karışmamış, desteklememiş, katılmamış olmak,

13) Başvuru tarihinde herhangi bir siyasi partiye veya siyasi partilerin yan kuruluşlarına üye bulunmamak, 14) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumlu olmak. (2) PAEM’e başvuran adayların birinci fıkrada belirtilen şartlardan herhangi birini taşımadıkları anlaşılması halinde, sınav sonuçlarına bakılmaksızın adaylıkları, öğrenime başlamışlarsa öğrencilikleri sona erdirilir.

blank

PÖH NEDİR? BAŞVURU ŞARTLARI NELERDİR?

PÖH olmak için Polis Eğitim Merkezi öğrencisi olmak gerekiyor. POMEM öğrencileri, özel harekat birimlerinde görev almak isteğinde bulunabiliyor. Ayrıca EGM bünyesindeki mevcut polislerde gereken şartları taşımaları halinde PÖH başvurusu yapabiliyorlar.

PÖH başvurusunda bulunabilmek için Polis Eğitim Merkezi öğrencisi olmak gerekiyor. POMEM öğrencileri, özel harekat birimlerinde görev almak isteğinde bulunabiliyor. Ayrıca EGM bünyesindeki mevcut polislerde gereken şartları taşımaları halinde PÖH başvurusu yapabiliyorlar. PÖH olmak isteyen polisler fiziki sınavı ve mülakat sınavını başarılı bir şekilde geçmeliler. Sınavlardan başarılı olan PÖH adayları ayrıca Polis EĞitim Merkezlerinde gerekli eğitimleri alıyorlar. PÖH adaylarında ilk olarak yaş şartı aranıyor. PÖH adaylarının 28 yaşından gün almamış olmaları gerekiyor.

Okumaya devam et

İnsanlar

Zuckerberg ve Musk’un da Kullandığı Bi Öğrenme Tekniği: 20 Saat Kuralı

blank

Yayınlandı

on

Yazar

Günümüz dünyasında bilgiye ulaşmak oldukça kolay fakat bilgiyi tam anlamıyla öğrenip uzmanlık alanı haline getirmek hepimiz için zor bir süreç. Fakat başarıya ulaşmış insanlar, Zuckerberg ve Elon Musk gibi kişiler kendilerini genç yaşlarında nasıl bu kadar donanımlı hale getirebildiler?

Cevabı olağan dışı bir zeka değil, ya da insanlık dışı bir çalışma süreci de değil… Aslında cevap, herkesin hayatında uygulayabileceği kolay bir yöntemi disiplinli bir şekilde kendi yaşamlarına entegre etmelerinde saklı.

Şimdi bunu nasıl yaptıklarını aşağıdaki videodan izleyelim,

20 Saat Kuralı’nın diğer tüm detayları ise Josh Kauffman’ın yaptığı TED konuşmasında:

Okumaya devam et

En Çok Okunan Yazılar