Connect with us

Kişisel Gelişim

Hint Sinemasının En Etkileyici İsimlerinden Aamir Khan’dan Herkesin Hayatına Dokunacak 18 Muhteşem Söz

Yayınlandı

on

Aamir Khan denince akan sular durur. 2 buçuk 3 saat boyunca bizi hiç sıkmadan filmlerine kitleyen müthiş bir oyuncu ve yönetmen o. İşte onun herkesin başucunda durması gereken harika sözleri ve tespitleri.

1. Her zaman mükemmeli yakalamaya çalış, o zaman başarı zaten seni kovalar.

Her zaman mükemmeli yakalamaya çalış, o zaman başarı zaten seni kovalar.

2. Benim en büyük başarım insanlardan edindiğim sevgi ve saygıdır. Bunu elde etmek çok zordur.

Benim en büyük başarım insanlardan edindiğim sevgi ve saygıdır. Bunu elde etmek çok zordur.

3. Toplumumuzdaki problemlerin sorumluları zaten aramızda olan insanlardır. Belki de hepimiz toplumca sorumluyuz.

Toplumumuzdaki problemlerin sorumluları zaten aramızda olan insanlardır. Belki de hepimiz toplumca sorumluyuz.

4. İncil’in ilk emri, Sev! Tevrat’ın, Yaşat! Kur-an’ın, Oku! Hristiyan sevmedi, Yahudi yaşatmadı, Müslüman okumuyor…

İncil'in ilk emri, Sev! Tevrat'ın, Yaşat! Kur-an'ın, Oku! Hristiyan sevmedi, Yahudi yaşatmadı, Müslüman okumuyor...

5. Ben kısıtlamaları sevmiyorum, özgürlük istiyorum ve her seferinde bu yüzden film yapıyorum.

Ben kısıtlamaları sevmiyorum, özgürlük istiyorum ve her seferinde bu yüzden film yapıyorum.

6. Yaşadığım her olayın ‘diğer yüzünü’ de düşünmeye çalışırım.

Yaşadığım her olayın 'diğer yüzünü' de düşünmeye çalışırım.

7. Bizim toplumumuzda çok acı gerçekler var. Bizim görmemezlikten geldiğimiz. Çünkü bu gerçekleri görmek insanı rahatsız ediyor. Zamanla bunların neden beni endişelendirdiğini düşündüm. Benim hayatımda her şey yolunda beni neden ilgilendirsin ki? İlgilendirir. Çünkü ben de bu toplumun bir parçasıyım.

Bizim toplumumuzda çok acı gerçekler var. Bizim görmemezlikten geldiğimiz. Çünkü bu gerçekleri görmek insanı rahatsız ediyor. Zamanla bunların neden beni endişelendirdiğini düşündüm. Benim hayatımda her şey yolunda beni neden ilgilendirsin ki? İlgilendirir. Çünkü ben de bu toplumun bir parçasıyım.

8. Sorun ne olursa olsun kalbinize “her şey yolunda” demelisiniz. Çünkü kalbiniz hassastır ve sözlerinize çabuk kanar.

Sorun ne olursa olsun kalbinize "her şey yolunda" demelisiniz. Çünkü kalbiniz hassastır ve sözlerinize çabuk kanar.

9. Bence modern zamandaki en acı durum, karşındaki insanın seni bir alternatif olarak görmesidir. Seni diğer insanlardan farklı görmeyip, hızlıca tüketip başka alternatiflere yönelmesidir. Fast food tüketir gibi insan tüketmeleridir. İnsan gerçekten ziyandadır.

Bence modern zamandaki en acı durum, karşındaki insanın seni bir alternatif olarak görmesidir. Seni diğer insanlardan farklı görmeyip, hızlıca tüketip başka alternatiflere yönelmesidir. Fast food tüketir gibi insan tüketmeleridir. İnsan gerçekten ziyandadır.

10. Bu dünyada; ayaklarının üzerinde durabilen, kimseye ihtiyacı olmayan, birey olduğunun farkında olan, hakkını arayan, yaşadığı coğrafyadaki ataerkil zihniyeti elinin tersiyle itebilen kadın kadar çekici hiçbir şey yoktur. Fizik elbet bir gün deforme olur, karakter ise baki kalır.

Bu dünyada; ayaklarının üzerinde durabilen, kimseye ihtiyacı olmayan, birey olduğunun farkında olan, hakkını arayan, yaşadığı coğrafyadaki ataerkil zihniyeti elinin tersiyle itebilen kadın kadar çekici hiçbir şey yoktur. Fizik elbet bir gün deforme olur, karakter ise baki kalır.

11. Kız çocuğuna yemek yapmasını, erkek çocuğuna araba kullanmasını öğrettik. Sonra da “araba kullanamıyor” diye kadınları, “yemek yapamıyor” diye erkekleri eleştirdik. Şikayetçi olmak yerine erkek ve kadını eşit, cinsiyet ayrımı yapmadan yetiştirelim.

Kız çocuğuna yemek yapmasını, erkek çocuğuna araba kullanmasını öğrettik. Sonra da "araba kullanamıyor" diye kadınları, "yemek yapamıyor" diye erkekleri eleştirdik. Şikayetçi olmak yerine erkek ve kadını eşit, cinsiyet ayrımı yapmadan yetiştirelim.

12. İyi iş yapsın ya da yapmasın, filmlerimin her birinden birçok şey öğrendim. Bu şekilde, her filmim; bana beni sonraki oyunculuk çabama taşıyacak bir şey öğretti.

İyi iş yapsın ya da yapmasın, filmlerimin her birinden birçok şey öğrendim. Bu şekilde, her filmim; bana beni sonraki oyunculuk çabama taşıyacak bir şey öğretti.

13. Eğer bir şeyleri değiştirmek istiyorsak, hepimizin içine dürüst bir şekilde bakması, yanlış bulduğu şeyleri düzeltmek için çalışması gerek. O zaman toplumun genelinde büyük bir değişim yaşanır.

Eğer bir şeyleri değiştirmek istiyorsak, hepimizin içine dürüst bir şekilde bakması, yanlış bulduğu şeyleri düzeltmek için çalışması gerek. O zaman toplumun genelinde büyük bir değişim yaşanır.

14. “Bir erkek çocuğu ağlamaması gerektiğini düşünerek yetişiyor. Bir çocuğa ağlama dediğiniz zaman duygularını ondan daha da uzağa götürüyorsunuz. Sonra da karısını neden dövüyor diye şaşırıyorsunuz.

“Bir erkek çocuğu ağlamaması gerektiğini düşünerek yetişiyor. Bir çocuğa ağlama dediğiniz zaman duygularını ondan daha da uzağa götürüyorsunuz. Sonra da karısını neden dövüyor diye şaşırıyorsunuz.

Hindistan’da gerçek erkek; ağlamayan, karısının elini tutmayan, çocuğuna sarılmayan erkek olarak tanımlanmış. Tüm bu tanımlamalara bakarsak ben gerçek bir erkek değilim çünkü her zaman karımın elini tutuyorum, çocuklarıma sarılıyorum ve sürekli ağlıyorum.”

Hindistan'da gerçek erkek; ağlamayan, karısının elini tutmayan, çocuğuna sarılmayan erkek olarak tanımlanmış. Tüm bu tanımlamalara bakarsak ben gerçek bir erkek değilim çünkü her zaman karımın elini tutuyorum, çocuklarıma sarılıyorum ve sürekli ağlıyorum.”

15. Kendi hayallerini hayata geçir. Yoksa maaş karşılığı bir başkasının hayallerini gerçekleştirebilmek için çalışırsın.

Kendi hayallerini hayata geçir. Yoksa maaş karşılığı bir başkasının hayallerini gerçekleştirebilmek için çalışırsın.

16. “Sizi mutlu eden şeyi yapın ve başarılı olmayı dert etmeyin. Cesur olun. Hayatı kendi kurallarınıza göre yaşayın.”

"Sizi mutlu eden şeyi yapın ve başarılı olmayı dert etmeyin. Cesur olun. Hayatı kendi kurallarınıza göre yaşayın."

17. Ben insanların din ayrımcılığı yapmalarından açıkça nefret ediyorum. Ben aşırı dindar bir insan değilim. Bundan rahatsızlıkta duymuyorum çünkü ben maneviyata daha çok değer veriyorum.

Ben insanların din ayrımcılığı yapmalarından açıkça nefret ediyorum. Ben aşırı dindar bir insan değilim. Bundan rahatsızlıkta duymuyorum çünkü ben maneviyata daha çok değer veriyorum.

18. İnsanlar bana sevgilerini ve iyi dileklerini verdiler. Çok mutluyum. Eğer bakarsanız istediklerinizin sonu yoktur. Ben hayatta ne olursa olsun mutlu olmamız gerektiğine inanıyorum.

İnsanlar bana sevgilerini ve iyi dileklerini verdiler. Çok mutluyum. Eğer bakarsanız istediklerinizin sonu yoktur. Ben hayatta ne olursa olsun mutlu olmamız gerektiğine inanıyorum.

Advertisement
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kişisel Gelişim

Çelik Gibi Bir İradeye Sahip Olmanın 10 Pratik Yolu

Yayınlandı

on

Yazar

Çikolatalı dondurma kutusundan sadece iki top aldıktan sonra onu buzluğa geri koymayı başaran, bazen bulunmak zorunda kaldığı ortama tahammül edebilen, muhtemel iş olanakları için üç ayda bir internetteki öz geçmişini güncelleyen, her gün erken saatte uyanabilen arkadaşlarınızın hayranı mısınız? Herhangi zorunda bir şeyden uzak durabilmek ya da ondan daha fazla kaçmamak için gereken irade gücünü, kendini kontrol edebilme yeteneğini kazanmak, aslında hiç zor değil. İçsel disiplinini geliştirmenin yollarını öğrenebilirsin.


1) “Hayır” sözcüğünü kullanmayı bilin.

İrade kavramını bir şeyden mahrum olmak olarak algılıyorsanız, temeldeki sorun bu olabilir. Michigan Üniversitesi’nin Psikoloji Bölümü’nden Yardımcı Doçent Ethan Kross, “Kendini kontrol etmeye çalıştığın düşüncesi seni motive eder, ama bunu bir çeşit baskı olarak görürsen motivasyonunu kaybedersin” diyor. Bu noktada yapmamanız gereken veya istemediğiniz bir durum içinde kaldığınızda hayır diyebilme kararı alın. Bir şeye veya duruma karşı iradesiz davranacağınızı fark ettiğiniz an hayır deyin. İnsanların pek çoğu iş veya kişisel hayatlarında hayır diyemedikleri için yapmak zorunda kaldığı işlerden dolayı mutsuz oluyor. O anki kısa süreli mutluluğunuz veya küçük bir takdir alma isteğinize yenik düşmeyin, hayır diyebilin.


2) Dikkatinizi başka yöne çevirin.

Kulağa mantıksız gelebilir ama irade gücünüzü kullanmak için belki de çok fazla yoğunlaşmaman gerekiyordur. Uzmanlar, dikkatini başka yöne çevirmenin yararlı olabileceğini söylüyor, yani bir çeşit “gözden uzak olan gönülden de uzak olur” tutumunu sergilemenizi öneriyor. İçinizde o isteği duyduğunuz an ayağa kalkın ve ofiste biraz yürüyün. İsterseniz not defterinizi çıkarıp bir şeyler karalayabilir ya da sevdiğiniz başka bir şeyle uğraşabilirsiniz. Ya da örneğin tatlılardan uzak durmak mı istiyorsunuz? Onları sadece dışarı çıktığınızda yemek için kendinize izin verin. Evde çikolatalı kek pişirirseniz mutlaka birden fazla dilim yersiniz.


3) Deponuzu doldurun.

Journal of Personality and Social Psychology’de yayımlanan bir habere göre, iradesizlikten kaynaklı bazı alışkanlıkların suçlusu düşük kan şekeri olabiliyormuş. Glikoz beyin aktivitelerini besler, bu nedenle glikoz seviyesinin düşük olduğu açlık, yorgunluk ve stres durumlarında arzuladığınız herhangi bir şeye karşı koyma direnciniz veya hayır deme ihtimaliniz de düşük olur. Proteinden zengin fakat küçük öğünlerle beslenmek, sizi gün boyunca irade sahibi yapar.


4) Küçük adımlarla başlayın.

Bir şeyleri değiştirmeniz gerektiğinde, uzun vadedeki başarını garanti altına almak istiyorsanız küçük adımlarla yola koyulmalısınız. Düzenli olarak yapılan küçük aktiviteler, kendinizi kontrol edebilme yeteneğinizi geliştirmenize yardım eder. Örneğin zorlu bir egzersiz planını hemen uygulamaya koymak yerine, haftada iki kez egzersiz yaparak işe başlayabilirsiniz. Ya da her gün latte için harcadığınız parayı bir kenara koyarak, birikim için ilk adımlarını atabilirsiniz. Güne daha erken başlamak istiyorsanız uyku düzeninizi yavaş yavaş değiştirebilirsiniz.


5) Doğru zamanı seçin.

Beynimizin ön korteksi, yani irade gücünden sorumlu olan bölge bilgiyle dolduğu zaman, irade gücümüz de zayıflamaya başlar. Journal of Consumer Research’de yayımlanan bir çalışmada, bir grup katılımcıdan yedi haneli bir rakamı aklında tutması istenmiş. Bir diğer gruba ise iki haneli bir rakam verilmiş. Bir dilim kek ya da meyve salatası önerilen katılımcılardan, yedi haneli rakamı ezberlemeye çalışanların çoğu keki tercih etmiş. Bunun nedeni, bilgi yüklemesi yapılan insanların mantıklı tercihler yerine duygusal seçimler yapmaya eğilimli olması. Koşu bandında her gün zaman geçirmeyi hedefliyor, markette sağlıklı seçimler yapmak istiyor veya işinizde, girişiminizde istikrarlı çalışmak istiyorsanız, bu tür aktiviteleri veya karar almaları sabah saatlerinde yapın. Bu saatlerde beyniniz henüz detaylarla dolmamış olur. Zorlu geçen bir haftanın Cuma öğleden sonrasında, haftanın tüm yorgunluğu üzerine karar vermek, seçim yapmak çok da doğru olmayabilir. Çünkü o zaman yorgunluk, üşengeçlik devreye girecek ve irade gücü zayıf olacağından yapılması gereken, doğru olana direnmek zorlaşacaktır.


6) Hedefe kilitlenin.

Genellikle büyük resmi görmeyi unuttuğumuz anlarda fire veririz. İş becerinizi patronunuza kanıtlayabilmek için o projeyi bir an önce bitirmeyi deli gibi istiyorsunuzdur ama nedense hep oyalanır veya üşenirsiniz. Araştırmalarda hedeflerini düşünen insanların kendini daha iyi kontrol edebildiği bulunmuş. İşleri daha sonraya bırakma isteği duyduğunuzda, sizin için neyin daha önemli olduğunu hatırlayın. Kendinize hemen bir yapılacaklar listesi hazırlayın ve onu görebileceğiniz bir yere asın. Ya da almayı çok istediğiniz bir şeyin fotoğrafını çekin ve hedefinize ulaştığında ödül olarak onu satın almak için kendinize söz verin.


7) Hedeflerinizi eyleme dönüştürün.

Kişi zor istemlerini eyleme dönüştürebildiğinde iradesini kullanmış olur. Özgür seçimler yapamadığımız zaman, seçim yapsak bile bu seçimler doğrultusunda eylemde bulunamadığımız zaman bir irade eksikliği yaşarız. Bu sebeple aldığınız kararları sözde bırakmayın ve biran önce eyleme geçme planı hazırlayın, beklemeden hemen şimdi başlayın.


8) Suçu başkasına atmayın.

Kişinin eylemi, başkalarının seçimlerine dayanabilir: Eğer başkalarının seçimlerine dayanarak eylemde bulunuyorsak, irademizi sergilemiyoruz demektir. Bu koşulda eylemlerimiz bir başka iradenin ürünüdür. Örneğin; çevremizin isteklerine kapılarak, bize uygun olmayan bir mesleğe girmişsek, bu konuda kendi irademizi sergilemediğimizi düşünebiliriz. Başımıza gelenlerin sorumluluğunu başkalarına yüklediğimizde, satır arasında farkında olmadan şunu söylemiş oluruz: ‘’Başıma gelenlerin sorumluluğu bana değil, bir başkasına ait; o halde içinde bulunduğum durumdan kurtulmam için bir şeyler yapmamın faydası yok.’’ Bu düşünce şekli yanlıştır, bir şeyler yapmaya direncin ifadesidir. Sorumluluğu başkalarına atmak, başlıca iki alanda sorun yaratır. Bireylerin ruhsal sorunlardan kurtulmalarını güçleştirir, bunun yanı sıra toplumların ve organizasyonların gelişmelerini engeller ve bir anlamda onların ruh sağlıklarını ve yönetim sağlıklarını bozar. Kararlarınızı kendiniz alın ve sonuçları için kendinizin sorumlu olduğunu bilin.


9) Nefes egzersizleri ve spora önem verin.

Gözlerinizi kapatın ve nefesinize odaklanın. Nefes alırken içinizden “nefes al”, verirken de “nefes ver” deyin. Zihninizin başıboş dolaşmaya başladığını fark ettiğinizde, onu geri getirin ve nefesinize odaklanmaya devam edin. Bu prefrontal korteksi aktive ederek, beyninizin stres ve istek merkezlerini sessizleştirecektir. İlk başladığınızda meditasyonu çok zor bulabilirsiniz. Bu tamamen normal: günlük hayatımızda, genellikle zihnimizin ne kadar dağılmış ve gürültülü olduğunu fark edemeyiz. Nefes almaya odaklanmaya çalışırken kıpırdamadan oturmak bütün o karışıklığı dikkat alanımıza getirir. Ama, meditasyonda ne kadar kötü olduğunuz önemli değil: araştırma günde 5 dakika meditasyonun bile kişisel kontrol noktalarında size yararlı olacağını gösteriyor. Küçük başlamaktan korkmayın. Kendinize rutinler belirlemeniz ve o rutinlere uymaya çalışmanız düzenli egzersiz yapmanızı sağlar. Haftada üç gün sabah erken uyanıp yürüyüşe çıkmaya karar vermek ve bunu hava kötü de olsa, akşam geç yatmış da olsanız uygulamaya devam ettirmek, bir spor günlüğü tutmak iradenizi güçlendirmek ve alışkanlık geliştirmek için faydalı olabilir.


10) Kendinizi de sürekli suçlamayın.

İradesizliğimizle ilişkili olduğunu düşündüğümüz başarısızlıklarımız yüzünden suçlu hissetmeyi ve kendimizi suçlamayı bırakmalıyız. Ki baktığınızda, irade eksikliğimizin sebebi beynimizdeki kimyasalların bir sonucu, karakter eksikliklerimiz değil. Kaslardan sınırsız ağırlığı taşımasını beklemiyorsanız, beynin de limitsiz bir iradeye sahip olmasını bekleyemezsiniz.

Okumaya devam et

Kişisel Gelişim

Klinik Psikolog Meg Jay’dan Hayatın Zorluğunu Yenmek İçin 8 Basit Yol

Yayınlandı

on

Yazar

“Bu gerçekten bir savaş, zıplama değil!”

Jay, yirmi yıldan fazlasını yetişkin gelişimi üzerine çalışmak ve klinik pratiğindeki insanların hikayelerini dinlemek için harcadı. Sıkıntılı bir süreçten geri dönme fikrine tamamen karşı. Birileri, gerçekten bunu atlattın dediğinde insanların bunu anladığını düşünmüyorlar.
Tüm karmaşıklıkların da ne kadar zor olabileceği konusunda görünmediklerini hissediyorlar. Jay, esnekliği kahramanca bir mücadele olarak tanımlıyor. Yıllarca sürebilen ve durmadan devam eden bir süreç.
Zorluklara karşı gösterdiğini esneklik bir özellik değil. Bu senin öylece doğuştan var olduğu bir şeyin de değil. Bu sadece senin kendi kendine sahip olduğun bir şey. Daha esnek olabilmeniz için Meg Jay’in verdiği temel ipuçlarına beraber bakacağız.

1) İlk önce, mücadelenizin geçerli olduğunu kabul edin, ne ile mücadele ettiğiniz önemli değil.

“Seni stresli yapan şeyden utanma. ‘Pek çok insan ‘pekala, savaşta değildim…’ diyerek kendini avutur. En yaygın sıkıntıların ne olduğunu öğrenmeli ve bunları meşru kronik stresleyiciler olarak görmeye başlamalısınız.”


2) Esnek olduğunuzu anlayın.

“Sanırım bir şeylerden geçtiniz. Düşünün, ‘Hayatımdaki en zor üç zaman hangisiydi? Bu şeylerden nasıl geçtim?’ Muhtemelen zaten esnek olmakla ilgili bir şeyler bildiğinizi bulacaksınız.”


3) Durumun kendisini düzeltmesini beklemeyin.

“Esnek insanlar aktif kopyalayıcı olma eğilimindedir. ‘Bu konuda ne yapacağım?’ demek yerine, ‘Bundan ne zaman çıkacağım?’ Bir gecede çözülemeyebilir, ancak her soruna bir şekilde yaklaşılabilir.”


4) Güçlü yanlarınızı bilin ve kullanın.

“Genel olarak, esnek insanlar sahip oldukları güçleri kullanma eğilimindedir. Farklı insanlar için değişim gösterebilir. Bazı insanlar harika bir kişiliğe sahiptir. Diğer insanlar için, akıllı ya da bir çeşit yetenek ya da gerçek bir iş ahlakına sahiptirler. Bunu işi kapmak, önlerinde olanları geçmek için kullanıyorlar.”


5) Yalnız yapmaya çalışmayın…

“Bir sıkıntıdan sonra yol almanın en büyük öngörücülerinden biri, önemseyenlere sahip olmak. Dirençli insanların yaptığı bir şey, destek aramaktır. Bir terapist olmak zorunda değildir; en iyi bir arkadaş veya bir teyze veya bir ortak olabilir. Esnek insanlar aslında kendilerine ihtiyaç duymalarına izin vermek yerine başka insanları kullanırlar.”


6) … ama herkese söylememenin sorun olmadığını biliyorum.

“İlişkilerin sayısını ve kalitesini ancak uygun gördüğünüz şekilde artırın. Bazı insanlar için, ‘Dünyada benimle ilgili ne odluğunu bilen iki insan var’ olacak. Diğer insanlar için ise daha büyük bir topluluk tarafından tanınmak isteyecekler. Aşk çok güçlüdür ve aşk aşktır. Beyin bir tür sevgiyi diğerine karşı kullanamıyor. Sadece başka biriyle olumlu bir deneyime sahip olduğunda işler. Çık ortaya ve seni gören, seni anlayan, umursayan insanlar varmış gibi hisset. Bu kadar basit. Bunu nereden aldığın önemli değil.”


7) Zihinsel bir mola için en sevdiğiniz yolu bulun.

“Birçok insan kitap okuyor, hobilerine dalıyor ya da bir gecede çözemedikleri bir durumdan öte zihinsel bir mola vermek için arkadaşlarıyla takılıyorlar. Bu sorunu çözemeyebilirsiniz, ancak kendinizi bunalmış hissetmekten koruyabilirsiniz. Bir yetişkin olarak, aynı şeyi yapabilirsiniz: Bir kitap okumak, arkadaşlarınızla takılmak ve telefonunuzdaki bildirimleri kapatmak. Şu anda dünyada ezici hissettiren çok şey var. Dirençli insanlar mümkün oldukları yerde savaşırlar, ancak zihinsel bir mola vermeyi de öğrenirler.”


8) Kendinize karşı şefkatli olun ve sıkıntıların sizi güçlü kılmasının tüm yollarını anlayın.

“Yaşamlarında bazı sıkıntılar yaşayan insanlar güçleniyor. Tabii ki, birçok başka faktöre bağlı olarak sıkıntı ne kadar büyük ise ne kadar destek aldıklarına ve nasıl başa çıktıklarına göre değişiyor. Ama stresle başa çıkmayı öğrenerek ve bu deneyimi yaşayarak, güven kazanıyor ve hazırlık yapıyoruz. Bence bazen bunu unutuyoruz. Ne kadar güçlü olduğunu değil, nasıl kırıldığını görüyorsun. Esnekliğe odaklanın çünkü zaten çok fazla şey yaşadınız.”

Okumaya devam et

Bilim

2019 Yılını Geride Bırakırken Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damgasını Vurmuş 35 Bilimsel Gelişme

Yayınlandı

on

Yazar

1. 47 milyon yıllık bir fosil keşfedildi ve insan evriminde kayıp bir zincir olma olasılığı bilim dünyasını oldukça çalkaladı.

47 milyon yıllık bir fosil keşfedildi ve insan evriminde kayıp bir zincir olma olasılığı bilim dünyasını oldukça çalkaladı.

Evrim tartışmalarına yeni bir boyut katan ve günümüze neredeyse hiç bozulmadan gelen ‘Ida’ isimli primat fosili inceleyen, Norveçli bilim adamı Jorn Hrum, “İnsan evriminin ilk evrelerini anlayabilmek için çok önemli bir buluş çünkü bu şu ana kadar bulunan en eski ve en iyi durumdaki memeli fosili. Bu fosil, ilk memelilerin evrimini anlamak açısından çığır açabilir.” açıklamasında bulundu.

2. Hubble uzay teleskobu, o yıla kadar elde edilen “en eski galaksi” görüntülerini yakaladı!

Hubble uzay teleskobu, o yıla kadar elde edilen "en eski galaksi" görüntülerini yakaladı!

NASA ve Avrupa Uzay Ajansının ortak projesi olan Hubble teleskobu 13 milyar ışık yılı uzaklığındaki ulaşılan en derin evrenin, Büyük Patlama’dan 600 milyon yıl sonraki halini görüntülemeyi başardı.

3. 2009 yılının belki de en büyük bilimsel olaylarından biri de, insan evrimi konusunda yeni soru işaretleri yaratan ‘ARDİ’ oldu.

2009 yılının belki de en büyük bilimsel olaylarından biri de, insan evrimi konusunda yeni soru işaretleri yaratan 'ARDİ' oldu.

4.4 milyon yaşındaki Ardipithecus ramidus iskeleti 17 yıl sonra bir araya getirildi ve bu zamana kadar keşfedilen en eski insan iskeleti olarak atalarımız konusunda yeni ipuçları ortaya koydu.

Kaliforniya Üniversitesi’nde uzman Tim White,“İskeletin biyolojik özelliklerinin kavranabilmesi için asıl gerekli olan bölümler kafatası, dişler, leğen kemiği, bacaklar, el ve ayaklardır. Elimizde bunların tümü var. Bu fosillerin en müthiş yönü, evrim sürecinde 4.5 milyon yıl öncesine uzanan kara bir deliğe ışık tutması.” yaptığı açıklamasıyla, Ardi’nin keşfedilmesiyle insanlık tarihinde bir aydınlanma yaşandığının altını çizdi.

Dev Arşiv! 2019 Yılını Geride Bırakırken Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damgasını Vurmuş 35 Bilimsel Gelişme

4. Rus ve Amerikan fizikçilerin uranyum ötesi olarak kategorize ettikleri Tennesin veya Ununseptiyum olarak adlandırılan 117. element keşfedildi.

Rus ve Amerikan fizikçilerin uranyum ötesi olarak kategorize ettikleri Tennesin veya Ununseptiyum olarak adlandırılan 117. element keşfedildi.

Halojen ailesinin en ağır üyesi, atom numarası 117 olan Ununseptiyum elementi, varlığı kanıtlandıktan sonra Tennesin ismiyle element simgesi “Ts” olarak periyodik tabloda yerini aldı. Ömrü 80 milisaniye civarında olan elementin varlığı dört yıllık sıkı bir çalışmanın ardından 2014 yılında kanıtlandı.

5. Sibirya’daki Denisova mağarasında bulunan küçük bir parmak kemiğinin DNA dizisi çıkarıldı ve yeni bir insan türü keşfedildi: Denisovalılar!

Sibirya’daki Denisova mağarasında bulunan küçük bir parmak kemiğinin DNA dizisi çıkarıldı ve yeni bir insan türü keşfedildi: Denisovalılar!

Denisovalılar arkalarında çok az fosil kalıntı bıraktı. Sadece bir parmak kemiği ve birkaç diş… Bulunan azı dişleri üzerinde yapılan DNA analizleri ve mağaradan elde edilen yeni tarihlerle, mağarada şaşırtıcı derecede erken bir zamanda yaşadıkları ortaya çıktı.

Analizler parmak fosilinin en az 50,000 yıl öncesine ait olduğunu ve diğer iki azı dişinin sahiplerinin de 170,000 yıl önce mağarada öldüğünü ortaya koydu.

6. Dünyanın ilk sentetik yaşam formu oluşturuldu ve yeni bir DNA üretildi!

Dünyanın ilk sentetik yaşam formu oluşturuldu ve yeni bir DNA üretildi!

İlk kez insanların genetik haritasını çıkaran bilim insanı Dr. John Craig Venter, bu sefer de dünyanın ilk sentetik yaşam formunu oluşturarak biyoteknoloji alanında çığır açtı. Yeni bir DNA yapısı oluşturan Venter ve ekibi, yapay kromozomu bir bakteriye nakletti. Sonucunda, yapay bir DNA’dan, yapay bir canlı elde ettiler!

Dev Arşiv! 2019 Yılını Geride Bırakırken Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damgasını Vurmuş 35 Bilimsel Gelişme

7. İlk kez beyin implantı yapılarak maymunların sanal bir kolu hareket ettirmesi ve nesneleri hissetmesi sağlandı.

İlk kez beyin implantı yapılarak maymunların sanal bir kolu hareket ettirmesi ve nesneleri hissetmesi sağlandı.

Sıra dışı deneyde maymunlar, kolu yalnızca düşünerek kontrol etmek için kullandılar ve doğrudan beyinlerine gönderilen elektrik sinyalleriyle dokundukları nesnelerin dokusunu hissetmeleri sağlandı.

Duke Üniversitesi’nden Miguel Nicolelis ve araştırma ekibi, felçli kişilerin kollarını ve bacaklarını tekrar kullanmalarına, dokundukları nesneleri ve yürüdükleri yerlerde dokunma hissini kazanmalarına yardımcı olmak için bütün bu sistemi inşa ettiler. Bilim insanları, herhangi bir dokunma hissi olmadan, insanların tutmaya çalıştığı nesneleri ezmesi veya düşürmesi, araziyi ayaklarının altına alması ve tökezlemesinin kolay olacağını belirtti bu sebeple çok yönlü bir sistem kuruldu.

8. Karahindiba çiçeği üzerindeki fotoğrafıyla akıllara kazınan dünyanın en hafif metali, Guiness Rekorlar Kitabı’na girdi.

Karahindiba çiçeği üzerindeki fotoğrafıyla akıllara kazınan dünyanın en hafif metali, Guiness Rekorlar Kitabı'na girdi.

Amerika’da Hughes Araştırma Laboratuvarı (HRL) tarafından geliştirilen nikel ve fosfor içeren mikro kafes, en hafif sünger olarak bilinen strafordan 100 kat daha hafif.

Hughes Araştırma Laboratuvarı’nın yöneticisi Bill Carter, “En hafif metali üretmenin amacı, imalat işlemlerindeki esnekliği ortaya koyabilmekti. Aynı yöntemle alüminyum kadar yoğun fakat hava kadar hafif, güçlü ve yararlı bir materyal üretebiliriz. Bu sadece teori değil, ufak bir değişiklikle ulaşılması mümkün bir hedef” dedi.

9. NASA’nın Dawn isimli uzay aracı, bilinen en büyük ikinci asteroit olan Vesta’nın yörüngesine girdi.

NASA'nın Dawn isimli uzay aracı, bilinen en büyük ikinci asteroit olan Vesta'nın yörüngesine girdi.

Dawn uzay aracı 2011 yılında, 310 mil genişliğindeki (500 kilometrelik genişlikte) asteroidin yörüngesine girdi. Mars ve Jüpiter’in yörüngeleri arasında, ana asteroit kuşağının bir parçası olan Vesta’ya ulaşmak için 2,5 milyar kilometreden fazla mesafe katetti.

Vesta görevinin başındaki isim Chris Russell, “Bu gerçekten heyecan verici bir görev, sadece asteroidin etrafındaki yörüngeye girmek değil, aynı zamanda güneş sistemimizin tarihindeki en eski bölümlerini keşfetme şansımız var.” sözleriyle uzay boşluğundaki bu inanılmaz görevin geleceği nasıl aydınlatacağını vurguladı.

Dev Arşiv! 2019 Yılını Geride Bırakırken Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damgasını Vurmuş 35 Bilimsel Gelişme

10. Uzayın keşfinde yeni bir dönemin başlangıcı SpaceX’in Dragon’u, uzay istasyonuna ulaşan ‘ilk özel uzay aracı’ görevini başarı ile tamamladı!

Uzayın keşfinde yeni bir dönemin başlangıcı SpaceX'in Dragon'u, uzay istasyonuna ulaşan 'ilk özel uzay aracı' görevini başarı ile tamamladı!

Elon Musk tarafından kurulan özel uzay şirketi SpaceX, 31 Mayıs 2012 tarihinde Dragon adlı uzay aracı, NASA ile anlaşma imzalayarak uzaya çıkan ilk özel roket unvanıyla tarihi görevini başarıyla tamamladı.

Dragon kargo uzay aracı, Uluslararası Test İstasyonu’na ilk gelen uzay aracı olarak tarih yazdı. O zamandan beri Dragon, NASA ile ticari anlaşmalar çerçevesinde kargo taşımayı sürdürüyor.

11. Bilim insanları ‘Tanrı parçacığı’ diye bilinen Higgs bozonunun izine rastladı.

Bilim insanları 'Tanrı parçacığı' diye bilinen Higgs bozonunun izine rastladı.

4 Temmuz 2012 tarihinde, CERN’de Büyük Hadron Çarpıştırıcısı adlı atomaltı parçacık hızlandırıcısında çalışan bir grup bilim insanı, Higgs bozonu ile uyumlu olduğunu düşündükleri deney sonuçlarını açıkladı. 2012 yılında yapılan araştırmalar sayesinde varlığı kesin olarak 2013 yılında kanıtlandı.

Higgs bozonu, maddenin yapıtaşı olan temel atomaltı parçacıkları ve bu parçacıkların birbiriyle olan etkileşimlerini açıklayan matematiksel modeldeki eksik halkaydı ta ki 2012 yılına kadar… 45 yıldır bilim dünyasının aradığı parçacığın ismi de, fikir babası olan bilim insanı Peter Higgs’ten geliyor.

12. H5N1 kuş gribi virüsü “şarbondan daha korkunç” tartışmalarıyla yeniden gündeme geldi.

H5N1 kuş gribi virüsü "şarbondan daha korkunç" tartışmalarıyla yeniden gündeme geldi.

Haziran ayında, araştırmacılar memeliler arasında bulaşabilecek virüsü genetik olarak değiştirebilecekleri ölümcül H5N1 kuş gribi virüsüne dair oldukça tartışmalı bir çalışma yayınladılar.

Dünya Sağlık Örgütü’nü sentetik grip virüsü araştırması üzerine bir moratoryum çağrısı yaptı.

Dev Arşiv! 2019 Yılını Geride Bırakırken Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damgasını Vurmuş 35 Bilimsel Gelişme

13. Yeni insan fosilinden 400.000 yıllık bir DNA zinciri çıkarıldı!

Yeni insan fosilinden 400.000 yıllık bir DNA zinciri çıkarıldı!

İspanya’da keşfedilen 400.000 yıllık insan fosilinden mitokondriyal bir genom elde edildi! DNA üzerinde yapılan analizler, keşfedilen bu yeni insan türünün Denisovalılara yakın olduğunu ortaya koydu.

İspanya’da bulunan mağaradan çıkarılan fosiller, Sima İnsanları olarak biliniyor. Dahası Sima insanlarından elde edilen genomun, keşfedilen en eski insan genomlarından biri olduğu tespit edildi.

14. 36 yıldır uzay boşluğunda yolculuğuna devam eden Voyager 1, Güneş sistemini terk eden ilk uzay aracı oldu.

36 yıldır uzay boşluğunda yolculuğuna devam eden Voyager 1, Güneş sistemini terk eden ilk uzay aracı oldu.

1977 yılında Prof Dr. Carl Sagan ve ekibinin önderliğinde Voyager 1 ve Voyager 2 isimli uzay araçları birkaç ay ara ile Dünya’nın dışına fırlatıldı.

Voyager 1 uzay aracı bünyesindeki güneş panelleri ile enerjisini sağlayarak yoluna devam ediyor. Fakat Güneş sisteminden çıkması ile birlikte akıllarda oluşan soru işareti aynı oldu… Enerjisini nereden sağlayacak? Beklenen kötü sonuç olmadı ve Voyager 1 aracı kendisine en yakın yıldızdan ışık alarak yoluna devam etti.

15. Sağlık sektöründe tartışmalara yol açarken, insan hayatında çığır açan yöntem!

Sağlık sektöründe tartışmalara yol açarken, insan hayatında çığır açan yöntem!

İnsan vücudunda hasar gören organlarını tamir etmekte kullanılan kök hücreleri elde etmek için 17 yıl süren bir çalışmanın ardından, Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi döllenmiş yumurtanın peş peşe bölünerek klonlanması ile insan embriyolarından kök hücreler üretti.

İngiltere’de 1996 yılında insan embriyosu üretmek için Dolly adlı koyun kopyalanmıştı. “Hayvanlarda güvenli olmayan bu yöntem, insanlarda da güvenli olmayacaktır. Bu yüzden böyle bir girişim yapılmamalı.” gibi tartışmaları da beraberinde getiren yöntemin amacına ulaşabilmesi ise soru işareti…

Dev Arşiv! 2019 Yılını Geride Bırakırken Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damgasını Vurmuş 35 Bilimsel Gelişme

16. Oldukça ender görülen ‘kara deniz şeytanı’ olarak bilinen fener balığı ilk kez görüntülendi.

Oldukça ender görülen 'kara deniz şeytanı' olarak bilinen fener balığı ilk kez görüntülendi.

Kaliforniya kıyılarında uzaktan kumandalı bir araçla denizin derinliklerinde saklanan fener balığı ilk defa kameralara yakalandı ve sonunda bilim dünyası yeni bir türü daha belgeledi. Ender bulunan balık, yırtıcı görünümünden dolayı kara deniz şeytanı olarak da adlandırılıyor.

17. Rosetta: 1980’li yıllarda planlandı, 2004’te uzaya fırlatıldı ve tarihte ilk kez 2014 yılında kuyruklu yıldıza iniş yaptı!

Rosetta: 1980'li yıllarda planlandı, 2004'te uzaya fırlatıldı ve tarihte ilk kez 2014 yılında kuyruklu yıldıza iniş yaptı!

Gökbilimciler, Avrupa Uzay Ajansı tarafından geliştirilen Rosetta uzay aracını 67P/Churyumov-Gerasimenko isimli bir kuyruklu yıldıza yolladı. Rosetta, Philae olarak bilinen çıkartma gemisinin üstündeki kameralardan çekilmiş bir selfie bile gönderdi. Dahası, Rosetta 2014 yılına kadar Jüpiter’in yörüngesine en yakın uçan uzay aracı oldu.

Tarihi iniş için, Rosetta kuyruklu yıldız yüzeyine Philae aracını bıraktı ve enerji yetersizliği yüzünden uyku moduna geçen Philae, kendini kapatmadan önce kuyruklu yıldızın yüzeyinden topladığı organik molekülleri Dünya’ya göndermeyi başardı.

18. Dünya’nın en eski adli tıp vakası çözüldü, İngiliz krallarından biri aldatılmış olabilir!

Dünya'nın en eski adli tıp vakası çözüldü, İngiliz krallarından biri aldatılmış olabilir!

Leichester Üniversitesi Genetik Departmanı’ndan Doktor Turi King ve ekibi, belirsiz kimliği ile tartışmalar yaratan kral III. Richard’a ait bir iskeleti 529 yıl sonra analiz etti ve dünyanın en eski tıp vakasını çözümleyerek tarihe geçtiler.

III. Richard’ın akrabalarından alınan DNA örnekleriyle, babadan geçen Y kromozomlarının farklı olması sonucunda kralın aldatılmış olduğu ortaya çıktı. Sadece III. Richard’ın soyunu değil, İngiliz Kraliyet soyunu da etkileyen bu durumu açıklığa kavuşturmak için, diğer kralların iskeletlerinden DNA örnekleri toplanarak test edilecek.

Dev Arşiv! 2019 Yılını Geride Bırakırken Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damgasını Vurmuş 35 Bilimsel Gelişme

19. 30 yıl aradan sonra yeni bir antibiyotik geliştirildi!

30 yıl aradan sonra yeni bir antibiyotik geliştirildi!

Massachusetts’teki Northeastern Üniversitesi’nde bilim insanları ‘Metisilin’ adlı antibiyotiğe dirençli bakterilerle savaşan Teixobactin ismini verdikleri yeni bir antibiyotik geliştirdi.

Bu keşif sayesinde insanoğlu artık antibiyotiğe dirençli bakterilerle mücadele edebilecek. Aynı zamanda, basit ama ölüme yol açabilecek bakterilerin etkisiz kalmasını da sağlıyor.

20. 2015 yılında ses getiren gelişmelerden biri de, keskin bir görüş kalitesi sunarak, gözlük ve lenslere meydan okuyan ‘biyonik mercek’ buluşu oldu.

2015 yılında ses getiren gelişmelerden biri de, keskin bir görüş kalitesi sunarak, gözlük ve lenslere meydan okuyan 'biyonik mercek' buluşu oldu.

Kanada’da bulunan Ocumetics Technology Corp şirketinin kurucusu Dr. Garth Webb’in geliştirdiği  “Ocumetics Biyonik Mercek”  adı verilen buluş, sekiz yıllık bir araştırma sonucunda en mükemmel görüş netliği sağlayan bu eşsiz biyonik mercek, gözlük ve lens kullanıcıları için müjde oldu. Aynı zamanda bu biyonik mercek insanların katarakt hastalığına yakalanmasına da engel oluyor.

21. 2015 yılına kadar keşfedilen atalarımıza ait en eski fosil bulundu!

2015 yılına kadar keşfedilen atalarımıza ait en eski fosil bulundu!

ABD’li bilim insanları, Etiyopya’daki Afar Çölü’nde 3,5 ile 3,8 milyon yıl öncesine ait fosil kalıntıları arasında birkaç tam çene ve bir iskelet buldu. Fosiller incelendiğinde 2015 senesine kadar keşfedilen en eski kalıntılar olduğu ortaya çıktı.

Dev Arşiv! 2019 Yılını Geride Bırakırken Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damgasını Vurmuş 35 Bilimsel Gelişme

22. SpaceX gelecek için büyük adımlar attı, Falcon 9 roketinin dikey inişi tarihe geçti!

SpaceX gelecek için büyük adımlar attı, Falcon 9 roketinin dikey inişi tarihe geçti!

NASA ve Avrupa Uzay Ajansı’nın okyanus üzerinde roketlerin iniş yapması için yerleştirdiği özel gemilere, SpaceX şirketinin Falcon 9 isimli roketini başarıyla fırlatsa da, indirme aşamasında ana roketin devrilmesi ile başarısızlıkla sonuçlandı fakat her halükarda bu yıla damgasını vuran gelişmelerden biri oldu.

Bir roketin dikey olarak inebilme kabiliyeti, ucuz ve kolay bir şekilde tekrar kullanılabileceği anlamına geliyor, bu da inanılmaz miktarda para tasarrufu sağlayacak sistemin ilk denemesi için, oldukça başarılı bir adım diyebiliriz.

23. Gizemli Dokuzuncu Gezegen hipotezi ilk kez 2016 yılında ortaya atıldı.

Gizemli Dokuzuncu Gezegen hipotezi ilk kez 2016 yılında ortaya atıldı.

Varlığı hala günümüzde tartışılan, ortaya birçok hipotez atılmasına sebep olan Dokuzuncu Gezegen ilk kez 2016 yılında soru işaretleri ile ortaya çıktı.

Dünya’dan 10 kat daha büyük bir kütleye sahip ve Neptün’den 20 kat daha uzak olduğu düşünülen dev gezegen için kolları sıvayan astrofizikçi Konstantin Batygin konuyla ilgili “Eğer Dokuzuncu  Gezegen’in varlığını görmezden gelirsek, bu durum problemi çözmektense daha fazla sorun ortaya çıkarır.” dedi.

24. Dünyanın en büyük asal sayısı keşfedildi!

Dünyanın en büyük asal sayısı keşfedildi!

ABD’deki Missouri Üniversitesi’nde bir bilgisayar tarafından  22.338.618 milyon basamaklı bir asal sayı keşfedildi. Önceki rekor sahip asal sayıdan 7 milyon basamak daha uzun.

Yeni asal sayı matematiksel olarak 2^74,207,281-1 şeklinde ifade ediliyor.

Dev Arşiv! 2019 Yılını Geride Bırakırken Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damgasını Vurmuş 35 Bilimsel Gelişme

25. Erken doğumlar için tasarlanan yapay bir rahimde kuzu büyütüldü.

Erken doğumlar için tasarlanan yapay bir rahimde kuzu büyütüldü.

ABD’de erken doğumlarda bebeğin organlarının gelişimini sağlıklı bir şekilde tamamlaması için geliştirilen yapay rahimde, test amacıyla erken doğan bir kuzu gözlemlendi. Testin sonucu ise oldukça başarılı! 28 gün boyunca yapay rahimin içinde kalan kuzunun organları sağlıklı bir şekilde gelişmeye devam etti.

Anne karnı ile birebir imkanları sunması için tasarlanan yapay rahim, 22 hafta erken doğan bir bebeğin gelişimini tamamlama kapasitesine sahip.

26. Uzayın karanlık boşluğunda umut ışığı olan, Trappist-1 yıldız sisteminde 7 gezegen keşfedildi!

Uzayın karanlık boşluğunda umut ışığı olan, Trappist-1 yıldız sisteminde 7 gezegen keşfedildi!

NASA, Trappist-1 yıldız sisteminin yörüngesinde Dünya büyüklüğünde 7 öte gezegen keşfetti. Dahası, Trappist-1’de bulunan gezegenlerden 3’ü Dünya gibi Güneş’e oldukça uygun bir mesafede konumlanıyor ve öte gezegenlerin 6’sında buz veya su olduğu keşfedildi.

Keşif hakkında yapılan araştırmalar sonucunda 2 gezegenin Dünya koşullarına benzer özellikler taşıması, gelecek için hepimize umut oldu.

27. CRISPR gen teknolojisi sayesinde gen değişimleri artık mümkün!

CRISPR gen teknolojisi sayesinde gen değişimleri artık mümkün!

Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi’ndeki bilim insanları sadece tıp alanında değil birçok alanda çığır açacak CRISPR gen teknolojisini kullanarak, insan embriyosundaki kusurlu genleri silmeyi başardı. Bu benzersiz teknoloji sayesinde kronik ağrılardan, kalp kası sertleşmesine sebep olan genlere kadar birçok alanda başarılı sonuç elde edildi.

CRISPR gen teknolojisi aynı zamanda tarım alanında da kullanılarak bitki genetiği üzerinde geliştirmeler yapılması bekleniyor.

Dev Arşiv! 2019 Yılını Geride Bırakırken Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damgasını Vurmuş 35 Bilimsel Gelişme

28. 65.000 yıllık! Dünyanın en eski mağara resimleri keşfedildi.

65.000 yıllık! Dünyanın en eski mağara resimleri keşfedildi.

İspanya’da La Pasiega mağarasında bulunan, kronolojik sıralamada modern insana en yakın tür olarak bilinen Neandertaller’in kırmızı toprak boyası kullanarak yaptığı dünyanın en eski mağara resimleri geçmişimizi aydınlattı.

29. Bilim insanları daha önce varlığını bilmediğimiz yeni bir organ keşfetti.

Bilim insanları daha önce varlığını bilmediğimiz yeni bir organ keşfetti.

Mount Sinai Beth Israel Tıp Merkezi’nde tedavi esnasında keşfedilen organın, insan vücudu içerisindeki diğer organlar arasında en hacimlisi olduğu düşünülüyor. ‘İnterstitium’ adı verilen organ şok emici görevi görerek diğer organların zarar görmesini engelliyor.

30. Dickinsonia, şu zamana kadar yaşamış en eski hayvan olarak 558 milyon yıl sonra tarihe geçti.

Dickinsonia, şu zamana kadar yaşamış en eski hayvan olarak 558 milyon yıl sonra tarihe geçti.

Rusya’da bulunan 1,4 metre boyundaki fosilde kolestrolden dolayı oluşan yağlar bulundu. İyi korunan dokularından elde edilen verilerle, yaşamış en eski hayvan olduğunu kanıtlandı. Bu eşsiz keşif beraberinde yaşadığı dönemi ve o döneme ait canlı yapısını anlama konusunda bilim dünyasına birçok yenilik kattı.

31. 2018’e damgasını vuran en büyük olaylardan biri de dünyanın en büyük roketi ‘Falcon Heavy’nin uzaya fırlatılması oldu.

2018'e damgasını vuran en büyük olaylardan biri de dünyanın en büyük roketi 'Falcon Heavy'nin uzaya fırlatılması oldu.

SpaceX şirketi dünyanın en güçlü roketi olan Falcon Heavy aracını, Kennedy Uzay Üssü’nden uzaya fırlattı. Dahası, Falcon Heavy Elon Musk’ın 100 bin dolar değerindeki Tesla Roadster model aracını da uzaya taşıdı.

Dev Arşiv! 2019 Yılını Geride Bırakırken Son 10 Yılda Bilim Dünyasına Damgasını Vurmuş 35 Bilimsel Gelişme

32. Bu yıl insanlık tarihini yeniden yazan bir gelişme yaşadık… 67.000 yaşında ‘yeni bir insan türü’ keşfedildi.

Bu yıl insanlık tarihini yeniden yazan bir gelişme yaşadık... 67.000 yaşında 'yeni bir insan türü' keşfedildi.

Filipinler’de Callao Mağarası’nda bilim insanlarının daha önce hiç karşılaşmadığı yepyeni bir insan türüne ait  67.000 yıllık, 13 kemik ve diş kalıntısına ulaşıldı. Homo luzonensis adı verilen yeni insan türü, en yakın tarihsel süreçte yaşayan atalarımız olarak tarihe geçerken, birçok yeni araştırmayı da beraberinde getirdi.

33. Karşınızda Ay’ın bu zamana kadar çekilen en net fotoğrafı!

Karşınızda Ay'ın bu zamana kadar çekilen en net fotoğrafı!

Hindistan’ın Vikram adı verilen uzay aracından iniş sırasında bağlantısını kaybetmesiyle biz görevin başarısız olduğunu sanarken, Ay yörüngesinde dönmeye devam eden araçtan bu zamana kadar çekilmiş en detaylı fotoğraflar geldi!

Terrain Mapping Camera ile alınan bu görüntüler, bu zamana kadar çekilen Ay fotoğrafları arasında en net çözünürlüğe ve detaya sahip eşsiz kaynaklar.

34. SpaceX’in en zolu görevi: Falcon Heavy beraberinde 24 uyduyla uzaya fırlatıldı.

SpaceX'in en zolu görevi: Falcon Heavy beraberinde 24 uyduyla uzaya fırlatıldı.

Falcon Heavy 2018 yılında Elon Musk’ın Tesla aracını uzaya taşıma şovuyla dikkatleri üzerine çekerken, 2019’da 24 uyduyu beraberinde taşıyarak bu zorlu görevle gündeme oturdu.

35. Bu seneye damgasını vuran ‘Canavar Kara Delik’ fotoğrafı, tarihe evrenin bilinen ilk kara delik fotoğrafı olarak geçti.

Bu seneye damgasını vuran 'Canavar Kara Delik' fotoğrafı, tarihe evrenin bilinen ilk kara delik fotoğrafı olarak geçti.

Dünya’dan tam 500 bin katrilyon kilometre uzaklıkta, Güneş’ten 6.5 milyar kat büyük kütlesi ile tarihe geçen canavar kara delik Event Horizon Teleskopu ile yakalandı.

Peki sizi en çok etkileyen ve son 10 yıla damgasını vurduğunu düşündüğünüz gelişme hangisi yorumlarınızı bekliyoruz…

Okumaya devam et

İnsanlar

Yavaş Okumak Bana Yazmak Hakkında Ne Öğretti? – Jacqueline Woodson (TED)

Yayınlandı

on

Yazar

Yavaş yavaş okumak — kelimelerin altında parmağını gezdirerek hatta öyle yapmaması öğretildiğinde bile — Jacqueline Woodson’ı tadının çıkarılması gereken kitapları yazdığı bir hayata sürükledi.

Bu şiirsel konuşmada, bizi yavaşlamamız için ve gitmeyi hiç beklemediğimiz yerlere götüren, tanışmayı hiç beklemediğimiz insanlarla bizi tanıştıran hikâyeleri takdir etmemiz için davet ediyor.

 “Tüm mesele de bu değil mi — günün sonunda bu dünyada yalnız hissetmemenin ve ayrılmadan önce dünyayı değiştirmişiz gibi hissetmenin bir yolunu bulmak?” diyor.

*Ayarlardan Türkçe altyazı seçeneğini seçmeyi unutmayın.

Okumaya devam et

Bilim

En Güçlü Öğrenme Tekniği ile Tanışın (Üstelik En Ufak Bir Çalışma Gerektirmiyor)

Yayınlandı

on

Yazar

Öğrenmenizi geliştirecek en önemli şeylerden birinden bahsedeceğiz. Hafıza, dikkat ve enerji seviyeleri üzerindeki etkisi bilimsel olarak kanıtlanmış bir teknikten. Yine de çok ihtiyacımız olmasına rağmen maalesef birçoğumuzun büyük sınavlara hazırlanırken önemsemediği bir şey.


En güçlü öğrenme tekniği

Bu teknik uykudur.

Geceleri 7-8 saat uyumak, öğrenebilme yeteneğinin üzerinde çok büyük bir etkiye sahiptir. Uykuyu kesmek (bir gece bile olsa) hem öncesi hem sonrasında öğrendikleriniz üzerinde geri dönüşü olmayan etkiler yaratabilir.

Uyku pasif bir faaliyet değildir. Dinlenmek dışında hiçbir şey yapmıyormuş gibi görünse de zihin, uykuda oldukça aktiftir.

Uyku, çoğunlukla REM (hızlı göz hareketi, rüyalar) ve NREM (derin uyku içeren, REM olmayan) olmak üzere iki kategoriye ayrılır.

Başınız yastığın üzerindeyken beyniniz önemli işlerle meşguldür. Örneğin, uykunun bellek için önemini gösteren ilk çalışmalardan biri John Jenkins ve Karl Dallenbach tarafından 1924 yılında yapılan çalışmadır. Çalışma, kişilerin aynı zaman zarfında uyanıkkenki ve uyurkenki unutkanlık oranlarını karşılaştırdılar. Sonuçlar ise oldukça çarpıcı:

Uyurken bir şeyleri unutmamız yavaşlarken uyanık olduğumuz zamanlarda bir şeyleri unutmaya devam ederiz.

Bu durumda NREM uykusu özellikle önemli bir rol oynar. Uyku araştırmacısı Matthew Walker bunu şöyle açıklıyor:

“Gerçekten de eğer böyle bir çalışmaya katılsanız ve elimdeki tek bilgi o geceki derin NREM uykusunun miktarı olsaydı, öğrendiklerinizin ne kadarını hatırlayacağınızı yüksek doğrulukla tahmin edebilirdim.”


Uyku hapları, alkol, kafein ve dahası

Eğer sağlıklı bir uyku çekmek istiyor ve gece uykusunun öğrenmeyi hızlandırıcı faydalarından yararlanmak istiyorsanız, tükettiğiniz maddelere karşı dikkatli olmanız gerekiyor.

Örneğin alkolün uykuya yardımcı olduğuna inanılmakta. Ancak alkolün yatıştırıcı etkileri, NREM uykusunun bellek birleştirme etkilerini inhibe eder. Bu nedenle, bir gece dışarıda içmek anılarınız üzerindeki etkileri açısından uyumadan geçirdiğiniz bir gece kadar kötü olabilir.

Uyku hapları, düzenli uykunun sağlıklı yararlarının çoğunu önler. Bu nedenle uykusuzluk sorunlarınızı arttırabilir ve daha da kötüleştirebilir. Bunun yerine uykusuzluk için bilişsel davranışçı terapiler daha faydalı olabilir, araştırmalar haplardan ziyade birinci basamak tedavinin bu terapiler olması gerektiğini gösteriyor.

Yüksek odak seviyesine ulaşmak için öğrenciler tarafından yaygın olarak kullanılan ilaçlar da özellikle öğleden sonra alındıklarında uykuyu olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, içtiğiniz kafein veya daha iyi çalışmanıza yardımcı olacağını düşündüğünüz uyarıcılar öğrenmenizi daha az verimli hale getirebilir.

Yapay ışık, biyolojik saatinizi bozabilir ve uygun bir şekilde dinlenebilmeniz için yeterince erken bir saatte uykuya dalmanızı zorlaştırır.


Peki bunların yerine neler yapılabilir?

Sadece hafızayı sağlamlaştırmak için değil, aynı zamanda enerjinizi, dikkatinizi, duygusal istikrarınızı ve ruh halinizi iyileştirmek için uyumanın faydalarını elde etmek için iki yönlü bir yaklaşım uygulayabilirsiniz.

Birincisi, uykunun öğrenmenin aktif bir parçası olduğunu kabul etmektir. Çalışmaya daha fazla zaman ayırmak için uykudan fedakarlık yapmak verimsizdir. Öğrenmeye yönelik hiçbir yaklaşım, gecede 7-8 saatten daha az uyumayı planın bir parçası yapmamalıdır.

İkincisi, daha iyi uyumak için bir plan yapmaktır. Uykunun önemli olduğunu kabul etseniz bile, alışkanlıklarınızın idealin altına düşmesi kolaydır. Uygun uyku süresi ile öğrenme kalitenizi en üst düzeye çıkarmak için yapabileceğiniz birkaç adım vardır:

1. Alkol ve kafeini sınırlandırın.

2. Akşam 9’dan sonra ekranlardan ve parlak ışıklardan kaçının.

3. Tatil günleri de dahil olmak üzere aynı saatlerde uyuyun ve uyanın.

4. Daha fazla çalışmak için uykudan ödün vermeyin.

Uyku ile öğrenme arasındaki bağlantı, bir sporcu için egzersiz ve toparlanma arasındaki bağlantı gibidir. Güçlenebilmeleri için kaslara iyileşmeleri için zaman vermeniz gerekir.

Beyin kas olmasa da uyku ve öğrenme arasında benzer bir durum var. Uykusuz kaldıkça öğrendiklerinizi pekiştiremezsiniz. Kalıcı anılar oluşturmak yerine, daha önce öğrendiklerinizin üzerine yazma olasılığınız daha yüksektir.


Kaynak.

Okumaya devam et
Advertisement

Facebook

En Çok Okunan Yazılar