Connect with us

Kişisel Gelişim

Sadece 10 Dakikada Zihninizi Açacak 5 Ted Konuşması

Yayınlandı

on

 

Gün içinde kendinize 10 dakikalık bir zaman dilimi ayırdınız ve bunu en verimli nasıl geçiririm diye mi düşünüyorsunuz? 10 dakikadan kısa süren öyle Ted konuşmaları var ki öğrendikleriniz ile ufkunuzu iki katına çıkarabilirsiniz. Daha zeki ve entelektüel olmak için aceleniz varsa buyrun içeriğe. 🙂

1) Ray Kurzweil – Hibrit Düşünmeye Hazır Olun

Fütürist ve mucit Ray Kurzweil bu konuşmasına beynimizi, düşünme şeklimizi anlatarak başlıyor ve sonrasında ortaya büyük bir iddia atıyor. Kurzweil’e göre 20 yıl içinde insan düşünce sistemi biyolojik ve biyolojik olmayan süreçlerin bir karışımı olacak. Nanobotlar ile beynimize bağlanmış olan bir buluttan sıkıştığımız anda yardım alabileceğiz.

2) Julian Treasure – Nasıl Konuşalım ki İnsanlar Dinlemek İstesin?

Daha güçlü ve etkileyici konuşmalar yapabilmek için mutlaka izlemeniz gereken bu konuşma, profesyonel konuşmacı olan Julian Treasure tarafından konuşurken kimsenin dinlememesinden şikayetçi olanlara adanmış. Ona göre konuşmanın 7 günahı ve 4 temel taşı var.

3) Neil Harbisson – Renkleri Dinliyorum

Tamamen renk körü olarak doğan Neil Harbisson’ın gri dünyası 2003 yılında kafasına eklediği anten sayesinde tamamen değişti. Antenin ucundaki bir sensör ile renkleri ses dalgalarına çevirip onları duymaya ve zamanla öğrenmeye başladı. Artık Picasso dinleyebiliyor ve konuşmaların resmini yapabiliyor. Etkileyici konuşmasıyla kendisinin fütüristik hayatına bir bakabilirsiniz.

4) Ron Gutman – Gülümsemenin Gizli Gücü

Çocukken dünyayı kurtarıp herkesi mutlu etmek isteyen Ron Gutman büyüdüğünde bunun için süper güçlere ihtiyacı olmadığını sadece gülümsemenin yeterli olduğunu keşfetti. Gülümsemenin ne kadar uzun yaşayacağınızın bir göstergesi olduğunu ve basit bir gülümsemenin yaşam kalitenizde dikkate değer bir etkisi olduğunu biliyor muydunuz?

5) Dan Gartenberg – Beynimiz derin uykudan faydalanır – ve bunu nasıl arttırabiliriz?

Uyku araştırmacısı olan Gartenberg, beynimizin uykuya ihtiyacı olduğu gerçeğinin altını çiziyor ve uykumuzu teknoloji sayesinde nasıl iyileştirebileceğimiz hakkında ipuçları veriyor. Beyninizin uyurken oluşturduğu ses dalgalarıyla aynı frekansta ses dalgaları çalarak daha iyi bir uyku uyuyabiliyorsunuz. Gartenberg, ayrıca, araştırmalarının ileride daha iyi uyku uyumanızı sağlayacak aletler üretilmesini sağlayacağını söylüyor.

Advertisement
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Girişimcilik

Dünyaca Tanınan 10 Başarılı İnsanın Sabah Rutini Nasıl?

Yayınlandı

on

Yazar

 

Uyanır uyanmaz gerçekleştirmeyi tercih ettiğimiz aktiviteler gününüzün geri kalanının şekillenmesinde büyük rol oynuyor. Bazı insanlar için erken uyanmak son derece enerjik hissettirirken, kimileri için zinde bir sabahın sırrı edilen sağlam bir kahvaltıdan geçiyor.

Bir kısmımız ise henüz kendisi için en verimli olan sabah rutinini henüz keşfedememiş olabilir. Güne nasıl daha motivasyon dolu başlayabileceğinizi belirlemenizde fayda sağlayabilmesi için alanında başarılı olan insanların birbirinden farklı sabah rutinlerine göz atabilirsiniz.

1) Richard Branson, Virgin Şirketler Grubu’nun CEO’su

Sabahları erken uyanarak yapılacak işler için ayrılan vaktinin daha nitelikli kılınabileceğini savunan Branson, sabah 5.00’te uyandıktan sonra aklını boşaltmak için önce meditasyon yapıyor. Ardından pozitif bir mod yakalayabilmek için ailesiyle vakit geçiriyor. Sabah rutinini bunlarla da bitirmiyor, motivasyon ve ilham kıvılcımları yakalamak için Bill Gates, Howard Schultz gibi insanların başarı hikayelerini okuyor.

 

2) Scott Adams, Dilbert Çizgi Romanlarının Yaratıcısı – Karikatürist

Günde dört saatten fazla uyumayı vakit kaybı olarak algılayan Adams, saat 05.00 gibi uyanıyor. Her sabah mutlaka kahvesi ve protein barını tüketiyor ve bu ikili eşliğinde yaratıcılığını tetikleyecek haberleri okumayı seviyor. Modunu düşüreceğinden endişelendiği için sabahları politik haberleri okumaktan kaçınıyor.

 

3) Kat Cole, Focus Brands’te Grup Yöneticisi

Afrika’da gerçekleşen insanlara yardım etme amacı taşıyan gönüllü çalışmasından beri temiz suya erişebilmenin büyük bir şans olduğuna inanan Cole, uyanır uyanmaz yaklaşık 709 ml su içmeyi alışkanlık haline getirmiş. Bu esnada ise dünyada neler olup bittiğini ve yatırım yaptığı startupların durumunu kontrol ediyor. Kahvesini evde hazırlamaktansa kahve dükkanında içmeyi tercih ediyor. Hava güzelse yürüyüşün ardından bir kahve dükkanında kahve içerken diğer insanların güne nasıl başladığını gözlemleyi seviyor.

 

4) Howard Schultz, Starbucks Kurucusu

Schultz, sabahları 04.30’da uyanıyor ve üç köpeğini yürüyüşe çıkarıyor. Eve döndükten sonra ise kendine koyu kavrulmuş Aged Sumatra kahvesini hazırlıyor. Starbucks CEO’sunun sabah rutininde kahvenin rol oynaması şaşırtıcı olmasa gerek.

 

5) Jack Dorsey, Twitter’ın Kurucusu

Enerjisi ile üretkenliğinin sabah rutinleştirdiği adımlara bağlı olduğunu düşünen Dorsey, 05.00’te uyandıktan sonra 30 dakika meditasyon ve 7 dakikadan üçer set egzersiz yapıyor. Ardından kafein ihtiyacını giderirken kahvaltı olarak soya sosunda kızartılmış iki adet yumurta yemeyi tercih ediyor.

 

6) Kara Goldin, Hint Water’ın CEO’su

05.30’da güne başlayan Goldin, maillerini kontrol edip aciliyeti olanları belirliyor. Zaman yönetimine önem verdiği için gün içindeki 12 saate dair yapılacakları ajanda üzerinden öncelik sırasına göre belirliyor. Daha sonra içtiği double lattesinin ardından zihnen dengelenmiş ve temizlenmiş hissedebilmek için tercihen bol oksijenli alanlarda daha çok kır kesimlerinde yürüyüşe çıkıyor.

 

7) Obie Mckenzie, BlackRock’ta Genel Müdür

Mckenzie, her sabah tam 84 dakikasını eşiyle sohbet ederek geçiriyor ve bunun onları tüm gün bağlı tuttuğunu söylüyor.

 

8) Arianna Huffington, The Huffington Post’un Kurucu Ortağı ve Baş Editörü

Alarmsız doğal bir şekilde uyanmanın güne en etkili başlama yolu olduğunu savunan Huffington, kendiliğinden güzelce uyanabilmek için vücudun yeterli miktarda uykuyu mutlaka alması gerektiğini söylüyor. Uyandıktan hemen sonra telefonunu kontrol etmiyor bunun yerine derin bir nefes almayı tercih ediyor. Kahvaltı insanı olmadığı için kahveyle güne başlayıp kahvaltılık öğünleri öğle yemeği olarak tercih ediyor.

 

9) Anna Wintour, Vogue’un Genel Yayın Yönetmeni

Vücüdunun adrenalin pompalamasını aktifleştirmek için 05.45’te tenis oynayarak güne başlıyor. Yaklaşık bir saat tenis oynadıktan sonra toplantılarını organize ediyor ve en geç 09.00’da ofisinde oluyor.

 

10) Steve Jobs, Apple Inc. Kurucu Ortağı

Jobs, ayna karşısında kendisine yönelik bir motivasyon konuşması yaparak güne başlıyor. Ardından kendisine şu soruyu yöneltiyor: “Eğer bugün hayatımın son günü olsaydı, bugün yapacaklarımdan dolayı kendimi mutlu hisseder miydim?” Bu soruya çok nadiren hayır cevabını verdiğini de belirtiyor.

Okumaya devam et

Kişisel Gelişim

Bildiklerinizi Unutun: Özgüven Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler

Yayınlandı

on

Yazar

Herhangi bir kişisel gelişim kitabını elinize alın ve sayfalarını çevirin. En çok, hatta neredeyse her sayfada göreceğiniz kadar sık karşınıza çıkan tek kavram, tartışmasız ki özgüven olacaktır.

Her listede tavsiye olarak yerini alıyor, mülakat sorularında dillerden düşmüyor, başlığında özgüven geçen makaleler binlerce okunmaya ulaşıyor. Kısacası özgüvenli olmak, ciddi anlamda bir şehir efsanesi olma yolunda ilerliyor.

Kalıplaşmış kişisel gelişim mitlerini gerçekçi bir şekilde revize etmenin gerekli olduğunu düşünerek, doğru bilinen yanlışları alışılmışın aksine uygulaması havada ve soyut kalmayan tavsiyeleri yanlarına iliştirerek sizin için derledim.

❌Yanlış: Özgüven doğuştan gelen bir özelliktir, yahut bir yetenektir.

✅Gerçek: Özgüven aslında sahip olduğunuz değil, sahip olmaya karar verdiğiniz bir şeydir.

En başarılı, en mutlu olarak niteleyebileceğiniz insanları aklınıza getirin: en güzeli zengin ya da en yetenekli oldukları için mi başarılı ya da mutlular? Yoksa kendilerine bir noktada güvenme kararı aldıkları ve hayalini kurdukları şeyin peşinden gittikleri için mi? Atmanız gereken öncelikli adım, gerçekten özgüvenli olmak istemeniz ve buna karar vermeniz, başka bir deyişle doğuştan özgüvenli olmadığınız gerekçesiyle kendinize inancınızı yitirmemeniz.

 


❌Yanlış: Kendinizi olduğunuz gibi kabullenin, hatalarınızla birlikte sevmeye çalışın.

✅Gerçek: Kendinizi kabullenmek, eksikliklerinizi tümüyle görmezden gelmek anlamına gelmez.

Kusurlarınızı, eksikliklerinizi, geçmişte yapmış olduğunuz hatalarınızı tekrar tekrar düşünmek ve bunlarla ilgili suçlu hissetmek, size uzun vadede hiçbir getiri sağlamayacağı gibi, modunuzun ve kendinize olan güveninizin sürekli düşük kalmasına sebep olacaktır, lakin gerçekçi olmakta fayda var: onları tamamen görmezden gelmeniz de pek mümkün sayılmaz.

Hatalarınızı nasıl tekrarlamayacağınıza odaklanın, kusurlarınızıysa her insanın sahip olduğu fakat kişiden kişiye değişkenlik gösteren ama değiştirilmesi mümkün engeller olarak ele almaya özen gösterin.

Bir kâğıda kendinizde kusur olarak gördüğünüz fiziksel özelliklerinizi (örneğin fazla kilolarınız), karakter özelliklerinizi (örneğin genellikle karamsar bir tutuma sahip olmak) ve alışkanlıklarınızı (örneğin sağlıksız bir beslenme biçimi) listeleyin, sonrasında bunlar ile ilgili neler yapabileceğinize kafa yorun.

Fazla kilolarınızdan ve sağlıksız beslenme düzeninizden şikayetçiyseniz mesela, abur cubur tüketmemek gibi başlangıçta uygulamakta zorlanacak olsanız da uzun vadede yapmanız gerektiğinin farkında olduğunuz bir karar alın ve sürdürmeye çalışın.

 


❌Yanlış: Özgüvenli olmayı öğrendiğiniz an, hayatınızda yeni bir kapı açılacak ve olaylara perspektifiniz tamamen değişiklik gösterecektir, kısaca kalıcı bir kendine güven söz konusudur bu yeteneği geliştirebilen bireylerde.

✅Gerçek: Özgüven, bir kere kazanıldıktan sonra ilelebet baki kalacak diye bir kaide yok.

Amerikan yazar Zin Ziglar “Motivasyonun kalıcı olmadığı söylenir. Duş almak da kalıcı değildir, bu nedenle her gün alınması önerilir.” diyerek aslında durumu epey güzel özetlemiş.

Her gün, ilham verici bir şeyler okumak, kendinize hayallerinizi, hedeflerinizi ve başaran başka insanların da olduğunu, yani imkânsız diye bir şeyin aslında imkansız olduğunu hatırlatmanız gerekli.

Evet, ne yazık ki her gün: Podcast’ler dinleyin, kişisel gelişim kitapları okuyun, motive edici blog’ları ve gelişim dergilerini takip edin.

 Hayalini kurduğunuz yerde olan insanları takipte olun, hatta odanızın duvarına ya da çalışma masanıza size hedefinizi hatırlatacak bir resim ya da poster asın; kendinizi nasıl motive edeceğiniz konusunda tamamen serbestsiniz. Önemli olan, her gün düzenli olarak hevesinizi ve motivasyonunu tazelemeniz ve mümkün olan en uzun süre boyunca korumanız.

 


❌Yanlış: Odaklanmanız gereken asıl nokta, geçmişteki hatalarınızdır ve onlardan ders çıkarmaktır.

✅Gerçek: Hatalarınıza odaklanmak iyidir, ama başarı ve kazançlarınızdan da ders çıkarabilirsiniz.

Başarısızlıklarınızı hatırlamak, başarılı olduğunuz sayısız durumu hatırlamaktan kesinlikle daha kolaydır. Belki de sayısız kere aynı dersten yüksek notlar almış olabilirsiniz, ama son sınavdan aldığınız oldukça düşük not haricinde bir notunuz gelmez dersin adı geçtiğinde.

Çok Satan kitabı Başarı İlkeleri’nde Jack Canfield’da bu konunun üstünde duruyor: başarılarınız aslında düşüncelerinizi yönlendiren ana unsurdur ve ele almanız gereken asıl nokta, başarılı olduğunuz her bir seferde neyi doğru yapmış olduğunuzdur.

Peki bunu nasıl yapabilirsiniz? İşte size bir öneri:

Hayatınızı üçe bölün. 30 yaşındaysanız yaş aralıkları 0-10, 11-20 ve 21-30 olacak şekilde örneğin. Bu aralıkların her birinde, erişmiş olmaktan gurur duyduğunuz üç şeyi bir kağıda yazın, yani elinizde toplamda 9 başarınız olmalı. Bunları başardığınız zamanda hissettiklerinizi aklınıza getirmeye çalışın.

Bunlar, elde etmeden önce sizi korkutuyor, strese sokuyor ve yeterli olmadığınızı size hissettiriyor muydu? Cevabınız evet, öyle değil mi? Peki hayal ettiğiniz ya da hedeflediğiniz o şeylerin de tıpkı bu başarılarınız gibi olmaması için herhangi bir sebep var mı? Eh, eğer aklınıza bir sebep geliyorsa unutmayın, bu başarılara ulaşmadan önce de bu soruya büyük ihtimalle olduğu cevabını verecektiniz.

 


❌Yanlış: Size bir şeyler katacak ve uzun vadede getirisi olacak hobilerle ilgilenmelisiniz.

✅Gerçek: Sevdiğiniz ve kendinizi kanıtlamak zorunda hissetmediğiniz şeylere vakit ayırın.

Yoğun olduğunuz bir iş/okul döneminden çıktınız, ya da bir tamamen boş ve kendinize ait gününüz var. Ne yaparak bu günü değerlendirmeyi isterdiniz? Peki üzgün, ya da modunuzun düşük olduğu bir günde, keyfinizi yerine getirmek için ne yapmayı tercih ediyorsunuz?

Cevabınız bir klasik roman okumak ya da müze gezmek olmayabilir, ki bu da gayet doğal. Mutfağa girmek, amatör de olsa fotoğraf çekmek ya da bahçecilikle uğraşmaktan keyif alıyor olabilirsiniz, hatta bahsi geçen aktiviteler arasında odanızda müzik açıp içinizden geldiği gibi dans etmek ya da en sevdiğiniz dizinin birkaç bölümünü izlemek de sayılabilir.

Ne olursa olsun; bu tarz faaliyetlere vakit ayırmak, kendinize değer verdiğiniz anlamına gelir ve farkında olmasanız da özgüvenli olmanız yolunda bilinçdışı bir etki gösterirler. Tabii tüm boş vakitlerinizi bu tarz aktivitelerle değerlendirmeniz anlamına gelmiyor bu, ama en yoğun döneminizde dahi bir molaya ihtiyacınız olduğunu da aklınızdan çıkarmayın.

Okumaya devam et

Bilim

Sabahları Nasıl Daha İyi Uyanırsınız ve Yatağa Geri Dönme Hissinden Nasıl Kurtulabilirsiniz?

Yayınlandı

on

Yazar

 

Sabahları Instagram hikayelerinde smoothie ve kahvelerini keyifle içen insanları gördüğünüzde sizde “Nasıl olabilir?” diye düşünüyor musunuz?
İşin içinde biraz abartı yok mu? Elbette var ama aslında bunu başarmak çok da zor değil. Nasıl mı? Her gün yapabileceğiniz, uygulaması kolay bir rutin oluşturarak. Bir fitness veya sağlıklı yaşam uzmanının tüm bir rutinini yapmak zorunda değilsiniz. Kendinize yeni bir rutin oluşturabilirsiniz.
Kendi rutininizi geliştirmeye başladığınızda, bunu özel ihtiyaçlarınıza göre optimize edin. Belki 20 dakikalık meditasyon yerine, 5 dakikalık meditasyon da işe yarayabilir. Sert bir spor yerine birkaç esneme hareketi yapabilirsiniz.
Tüm gün neler yaptığınızı bir günlüğe yazmak yerine, o gün minnettar olduğunuz şeyleri bir Google Dökümanı’na kaydedebilirsiniz. Sabahları daha iyi yöneterek günün geri kalanını daha rahat geçirebilme konusunda biraz daha iyileşebilirsiniz.

Çevrimdışı Kalın

WayofGray.com’dan Sophie Gray sabahları güne hazırlanırken ve kahvaltı yaparken telefonuna bakmadığını söylüyor. Uyandıktan sonra en az 30-60 dakika arası telefona bakılmaması gerektiğini savunuyor.
Verimlilik guruları ve Peak Performance yazarları olan Brad Stulberg ve Steve Magness de bunu deslekliyor. Telefonunuzdan ne kadar uzak durursanız ve dikkatiniz ne kadar az dağılırsa o kadar iyi olur. O gün yapmanız gereken birincil şeyleri, e-postalarınıza ve Instagram’a bakmadan önce yapmanız sizi daha mutlu hissettirecektir.
The Balance Blonde blog yazarı Jordan Younger, “Bu yıl resmen gün boyunca sürdürülebilir enerji ve ilhamla gelişmek için ihtiyacım olanı vermeyi öğrenmenin yılı oldu.” diyor. “Sabah hayatımda daha fazla huzur ve dinginlik istedim ve bunun için sabah rutinim konusunda ciddileşmeye karar verdim. Her gün, çalışmaya ve dünyayla iletişim kurmaya hazır olana kadar telefonuma bakmadığım bir dijital detoksla başlıyorum! “

Güneş Alın

Melissa Hemsley “Evden çalışmak bazen evden ayrılmanıza gerek olmadığı anlamına gelebilir, ancak benim için her gün temiz hava, canlılık duygusu ve D vitamini için çok önemli.” diyor. Gün ışığı iç vücut saatinizi sıfırlamanıza yardımcı olur. Daha iyi uyku sağlar ve vücudunuza ihtiyaç duyduğu şeyleri ayarlamasına izin verir.
Araştırmalar da bunu ortaya koyuyor: Mutlu ve enerjik kalmak için D vitaminine ihtiyacımız var. Böyle bir çalışma, depresyonda olan genç kadınlarda D vitamini eksikliğinin olduğunu gösterdi. Bunu çözmek için takviye almanıza gerek yok. Sadece her gün güneş ışığı alarak bunu yapabilirsiniz.
Eğer evden çalışıyorsanız dışarıda yürüyüş yapmak size “zamanınız” ve çalışma saatleri arasındaki farkı verecektir. Pandemi sürecinde olduğumuz için bunu dört dörtlük uygulayamayabiliriz. Fakat sık sık balkona çıkarak ya da pencere kenarında zaman geçirerek yapabiliriz.

Dilinizi Temizleyin

Başarılı yazar Jasmine Hemsley şöyle diyor: “Dişinizi fırçaladıktan ve diş ipi kullandıktan sonra ağzınızdaki toksinler dilinize yapışıyor. Bakır veya paslanmaz çelik dil temizleyici ile dilinizi temizleme işlemi ortaya çıkan toksinleri ortadan kaldırır.” Dil temizlemek belki de hoşunuza gitmeyebilir. Ancak sabahları güzellik ve temizlik rutinine sahip olmak, sizin yataktan daha enerjik kalkmanızı sağlayacak ve daha uyanık hissetmenize yardımcı olacaktır.

Meditasyon

Younger, “Uyanıyorum, mutfağımda bir çay veya kahve yapıyorum, yoga matımı uzatıyorum ve bir farkındalık meditasyon pratiği yapıyorum.” diyor. Meditasyon daha doğru nefes almanızı sağlayacaktır. Kulağa basit bir şeymiş gibi gelse de nefese odaklanmak için son derece önemlidir.
Bir araştırmaya göre meditasyon sizi daha yaratıcı yapar. Sabahların bir başka şampiyonu meditasyonudur, çünkü sabah saatleri manevi farkındalığımızın en yüksek olduğu andır. Sabah meditasyonunu sadece yogiler yapmaz, bunu iyi hissetmek isteyen herkes yapar.
ToneltUp.com’dan Karena Dawn şöyle diyor: “Nerede olursam olayım, meditasyon yoluyla günü nasıl yaşamak istediğimi ve amacımı belirleyerek kendim için mutlaka birkaç dakikamı ayırıyorum. Bunun ardından sabah sporuna gidiyorum.”

Hızlı Bir Egzersiz Yapın

Dawn kan pompalamak için her sabah antreman yapıyor. Kahvaltı yapmadan önce düşük tempolu bir egzersiz yaparsanız; aç halinizdeki durumun avantajlarından yararlanacak ve ekstra güç ile aerobik kapasite kazanacaksınız. Bir araştırmaya göre, kahvaltı öncesi egzersiz yaparsanız %20 daha fazla yağ yakabilirsiniz. Ayrıca dürüst olalım, gerçekten iyi bir egzersiz sonrası kahvaltının tadı çok daha güzel olacaktır.

 

Okumaya devam et

Gerçek mi?

Doğru Zamanda Doğru Soru Bir Şeyleri Değiştirebilir: Hayatınızın En Önemli 16 Sorusu

Yayınlandı

on

Yazar

Bazen doğru zamanda doğru soru hayatınızı değiştirecek bir cevabı tetikleyebilir. Girişimci, yazar ve podcast yayıncısı Darius Foroux kendi deneyimleri üzerinden anlatıyor…

Hayatta öğrendiğim en değerli şeylerden biri soruların cevaplardan daha önemli olduğudur. Ancak bu, cevaplarınızın kalitesi için ödüllendirildiğiniz okullarda öğrendiğiniz şeylere aykırıdır. Yani aslında bir kişiyi yargılamanız gereken şey cevapları değildir.

 Voltaire’ın da söylediği gibi, bir kişinin sorularının kalitesine bakın:

“Bir adamı cevaplarından ziyade sorularıyla yargıla.”

Doğru zamanda doğru soru, hayatınızı değiştiren doğru cevabı tetikleyebilir. Bunu son birkaç yılda kendim yaşadım. Ve her zaman kendime sorular sorma alışkanlığı edindim. Bu yazıda, yaptığınız şey hakkında her şeyi değiştirme potansiyeline sahip dört alanda 16 soruyu paylaşıyorum. Hazırsanız başlayalım.


Genel Yaşantı

Nasıl hissettiğinizi değerlendirmek için birkaç evet / hayır sorusuyla başlayalım. Ben de bu 16 soruyu ve cevaplarını notlarım arasına daha önce ekledim. Ayda birkaç kez notu açarım ve sorulara bakarım. Bir seferde rastgele birkaç cevap veriyorum. Aynı şekilde kullanman için sana meydan okuyorum.

1. Mutlu muyum?
2. Minnettar mıyım?
3. İşimi/okulumu seviyor muyum?
4. İyi hissediyor muyum?
5. Eğitimime yeterince zaman harcıyor muyum?

Bu soruların önemli olmasının nedeni, içinizde bir strateji belirleme isteği oluşturmasıdır.

Çoğu zaman, hayata karşı mutsuz, nankör ve kötü hissediyoruz. Hayatınızda bir sorun varsa, bunu hızlı bir şekilde kabul edin ve sonrasında bir çözüm bulun.

Ayrıca bu sorular sadece sizinle ilgili değil. Mutlu ve iyi bir ruh halindeyken, hayatınızdaki insanların da iyi hissetmesini sağlayabilirsiniz. Bu yüzden ilk önce kendi mutluluğunuzu çözmeye odaklanın. Aksi takdirde, eşinizi, ailenizi ve diğerlerini mutlu edemezsiniz.

Bu ilk beş soruyu hızlı bir değerlendirme olarak görün. Dürüst olun. Etkilemeniz gereken kimse yok. Nasıl hissettiğinize bir bakın.


Kariyer

Hayatımızın önemli bir alanına geçelim. Hayatının çoğunu işte geçiriyorsun. Yani ondan tatmin olman çok önemli.

Aslında zevk aldığınız işi yapmak, gelir, iş güvenliği, kaynaklar, konum vb. gibi faktörlerden daha önemlidir.

Bu yüzden düzenli olarak kendime soruyorum:

6. Hangi yeni şeyleri öğreniyorum? Bu benim için en önemli şey. Öğrendiğimde, ilerlediğimi hissediyorum. İlerleme kaydettiğim zamanlarda kendimi iyi hissediyorum.

7. Kariyerim nereye gidiyor? Bir vizyona ihtiyacın var. Eğer yoksa hemen bir tane oluştur.

 

8. İşim ne kadar anlamlı? Günün sonunda yaptığı işten memnun biri gibi hissetmek istiyorum.

9. Şu anda yapmadığım neyi yapabilirim? Her zaman ofiste ve evde yapılacak yeni bir şeyler arıyorum. Bu şekilde yeni şeyler öğrenirsiniz.

10. Yaptığım işte nasıl daha iyi olabilirim? Yaptıklarınızda daha iyi olduğunuzda, daha büyük bir etki yaratabilir ve daha büyük sorunları çözebilirsiniz. Bu size daha fazla memnuniyet ve daha fazla para kazandırır.


Verimlilik

Peki ne kadar etkili biriyiz? Bir şeyleri nasıl sürdürüyoruz?

Bu sorular bunu çözmenize yardımcı olabilir:

11. Şu anda 1 numaralı önceliğim nedir?

12. 1 numaralı önceliğime daha hızlı nasıl ulaşabilirim? Bu, sabırsızlıkla ilgili değil. Daha hızlı sonuç almak için yaratıcı yollar düşünme noktasında kendinizi zorlamakla ilgili.

13. Hangi görevleri yapmamalıyım? Hepimiz zaman harcıyoruz. Bu görevleri tanımlayın ve yapmayı bırakın.

14. Hangi işleri erteliyorum? Bunun için bir önceki soruyu cevaplayarak tasarruf ettiğiniz süreyi kullanın. Hepimiz önemli görevlerden kaçınırız fakat aslında onlar mutlaka yapmamız gereken şeylerdir.

15. Hangi soruları kendime sormuyorum? Evrende bilmediğimiz birçok şey var. Bu yüzden daima bilinmeyeni aramaya çalışın. Aklınızı yeni fikirlere açık tutun.

Kendime sormadığım birçok soru var. Bu yüzden her zaman her şeyi sorgulamaya devam edeceğim.

Bildiğim tek şey, daha fazlasını verdiğinizde hayatın daha fazla anlamı olduğu. Bu yüzden bu yazıyı bu soruyla kapatmak istiyorum:

16. Bugün bir kişiye nasıl yardım edebilirim?

Basit bir jest yeter. Ailenizden birini arayın. Arkadaşınızı neşelendirin. Hayatınızdaki insanlara yardım ederek başlayın.

Görüyorsunuz, her şey sorularla başlıyor. Maya Angelou’nun dediği gibi:

“Kendinize ne istediğinizi sorun ve elde etmek için hazır olun!”

Kaynak.

Okumaya devam et

Kişisel Gelişim

Yaşamaktan ve Yazmaktan Öğrendiğim 12 Gerçek – Anne Lamott (TED)

Yayınlandı

on

Yazar

 

61 yaşına basmadan birkaç gün önce, yazar Anne Lamott doğruluğundan emin olduğu her şeyi kâğıda dökmeye karar verir. Aynı anda hem kafa karıştırıcı, hem de güzel ve duygusal bir dünyada yaşamanın püf noktalarını irdelerken, kendine has bilgeliği ile aile, edebiyat, Tanrı’nın anlamı, ölüm ve çok daha fazlasını anlatıyor.
Ünlü roman yazarı Anne Lamott’un bu etkileyici TED konuşması ile sizi başbaşa bırakıyorum.

Okumaya devam et
Advertisement

Facebook

En Çok Okunan Yazılar