Connect with us

Sağlık

Şalgam Suyunun Sağlığa Faydaları

Şalgam suyu, Türk mutfağında çok sevilen bir içecektir. Şalgamdan elde edilen bu içeceğin faydalarını duyunca çok şaşıracaksınız. İşte şalgam suyunun sağlığa faydaları…

Yayınlandı

on

Şalgam suyunun faydaları

  • Şalgam suyu, oldukça düşük kalorili olmasıyla biliniyor. 100 gramı 5 kalori olan şalgam suyu diyetlerde de rahatlıkla tüketilebiliyor.
  • Afrodizyak etkisi bulunuyor. Özellikle erkeklerde cinsel gücü artırıcı özelliğe sahip.
  • İçerdiği A, B ve C vitaminleri ile kalp ve göz sağlığına iyi geliyor.
  • Şalgam suyu potasyum, kalsiyum ve demir de içeriyor. Bu sayede diş ve kemik sağlığını koruyor. 
  • Vücuttaki toksinlerin dışarı atılmasına yardımcı oluyor. 
  • Şalgamda bulunan fosfır, kalsiyum ve potasyum stresi önlüyor, sinirleri yatıştırıyor. 
  • Akciğerleri ve bronşları temizliyor.
  • Şalgam suyu, boğazdaki iltihapların giderilmesine yardımcı oluyor.
  • Eklem rahatsızlıklarına iyi geliyor. 
  • İdrar söktürücü özelliğe sahip. 

Şalgam suyu nasıl yapılır?

Şalgam suyunu hazır satın alabileceğiniz gibi evde kendiniz de hazırlayabilirsiniz. 

Malzemeler:

  • 1 adet pancar turpu
  • Yarım kilo siyah havuç
  • 1 çay kaşığı limon tuzu
  • 1,5 çay kaşığı kaya tuzu
  • 1 çay kaşığı toz şeker
  • Ilık su

Hazırlanışı:

Tuz, limon tuzu ve şekeri 5 litrelik bir kavanoza koyun ve üzerine ılık su ilave edin. 

Havuçları soyun, uzun uzun kesin ve kavanoza ekleyin. Pancar turplarını da soyup doğrayın, kavanoza alın. Kavanozu su ile doldurun ve ağzını sıkıca kapatın. Güneş ışığından uzak, serin bir yere koyun ve 2 günde bir kapağını açarak havalandırın. Yaklaşık 15 gün sonra kullanıma hazır hale gelecektir.

MAHMURE ÖZEL

Kadın

Meme kanseri belirtileri

Meme kanseri belirtileri;Meme kanseri, kadınlarda en çok görülen kanser tipidir. Meme kanseri, meme dokusunu oluşturan hücre gruplarının kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla ortaya

Yayınlandı

on

Yazar

Meme kanseri, kadınlarda en çok görülen kanser tipidir. Meme kanseri, meme dokusunu oluşturan hücre gruplarının kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkar.

Meme kanseri belirtileri dikkate alınır ve meme kanserine erken tanı konulursa tedavinin başarı olasılığı oldukça yükselir.

Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Meme kanseri belirtileri hakkında bilgi sahibi olmak, meme kanserini henüz başlangıç evresindeyken tespit etmek ve tedavisine başlayabilmek açısından çok önemlidir. Genellikle boyutu en az 1 cm olan kanser kitleleri el ile anlaşılabilir. Kanserli kitle meme dokusuna oranla daha serttir, düzensiz bir yapıdadır ve meme dokusu içerisinde rahat bir şekilde oynatılamaz.

Meme kanserinin belirtileri ise genel olarak şunlardır:

  • Meme dokusunda elle hissedilebilir bir sertlik ya da kitlenin bulunması. (Bu kitle meme dokusu dışında koltuk altında da olabilir.)
  • Memeler arasında sonradan gelişen bir simetri farkı olması
  • Meme ucunda ya da derisinde içe doğru çekilme olması
  • Meme ucunda ve çevresinde renk veya şekil değişiklikleri görülmesi.
  • Süregelen, tanısı konulmuş dermatolojik hastalıklarınızın dışında meme yapısında kızarıklık, yara, egzama ve çatlama gibi deri sorunlarının oluşması.
  • Meme ucunun yön veya şekil değiştirmesi.
  • Meme ucunda genişleme, düzleşme ve içe çökme gibi olağan dışı değişikliklerin gözlemlenmesi.
  • Memede olağan dışı boyut artışının veya şişliklerin gözlemlenmesi.
  • Memede farklı karakterlerde ve şiddetlerde ağrıların oluşması.
  • Nadir olarak gözlemlense de meme ucundan kanlı akıntı gelmesi.

Meme Kanseri Belirtileri, Kendi Kendini Muayene ve Düzenli Taramalar

Meme kanseri belirtileri kendini birçok farklı şekilde gösterebilir. Memede aynı anda ağrı, kızarıklık ve benzeri birden çok belirtinin bulunabileceği gibi yalnızca kitle de bulunabilir. Bundan dolayı, tüm meme kanseri belirtilerini tanımak, meme kanserinin istenmeyen boyutlara ulaşmasına engel olabilmek için çok önemlidir. Hastaların neredeyse %70’i kadar önemli bir kısmı, meme kanserini kendi kendini muayene ederken fark eder. O yüzden 20 yaşını doldurmuş olan kadınların memeleriyle ilgili yaşadıkları sorunları düzenli takip etmeleri ve kendi kendilerini muayene etmeleri erken tanı açısından büyük önem arz ediyor. Kendi kendini muayene, adet bitiminden yaklaşık 1 hafta sonra kadar, adet görmeyen kadınlarda ise kendileri tarafından belirlenen tarihlerde yapılmalıdır. Kendi kendine muayene sırasında öncelikle ayna karşısında meme yapısı gözlemlenmeli, meme dokusu ve koltuk altları el ile kontrol edilmelidir. Meme dokusunda değişiklik ya da sertlik gibi durumlar fark edildiğindeyse en kısa sürede doktora başvurulmalıdır.

Kendi kendine muayene dışında düzenli taramaları da ihmal etmemek önemli. Özelilkle 40 yaş üstündeki kadınların her yıl bir kere mamografi çektirmeleri, risk grubunda olanların ise doktorlarının önerisiyle taramalara daha erken yaşta başlamaları gerekir.

Okumaya devam et

Kadın

Bağışıklık güçlendirici mucize reçeteler

Bağışıklık güçlendirici mucize reçeteler;Dünyada yeni tip koronavirüs tehlikesinin günden güne arttığı gözlemlenirken uzmanlar, hastalık için korunma önlemlerine dikkat edilmesinin yanı sıra

Yayınlandı

on

Yazar

Dünyada yeni tip koronavirüs tehlikesinin günden güne arttığı gözlemlenirken uzmanlar, hastalık için korunma önlemlerine dikkat edilmesinin yanı sıra bağışıklık sisteminin de güçlendirilmesinin önemini vurguluyor.

Nişantaşı Hastanesi’nden Diyetisyen M. Berrin Ak, koronavirüse karşı bağışıklık güçlendirici besin önerilerinde bulunurken immünolojik reçine tarifini paylaştı.

Koronavirüs salgını her geçen gün tüm dünyada etkisini artırırken, salgın hastalıklar kadar, bu hastalıklarla ilgili yanlış bilgiler de çok hızlı yayılıyor. Koronavirüs hastalığını iyileştirebilecek veya virüsün bulaşmasını tek başına engelleyebilecek bir gıdanın bulunmadığını söyleyen Diyetisyen M. Berrin Ak, hastalık derecesi ve ölüm riski, bağışıklık sistemindeki zayıflamayla ilişkilendirildiğinden, bu süreçte bağışıklığının güçlü tutulmasının önemli olduğuna dikkat çekti. Vitaminler, mineraller ve antioksidanlarla zenginleştirilmiş bir beslenmenin enfeksiyon hastalıklarına yakalanma riskini düşürdüğünü söyledi.

Tarçınlı detoks suyu tarifi

Hangi besinler virüsten koruyor?

Virüslere karşı başta zencefil, kekik, adaçayı, fesleğen gibi bitkilerin etkili olduğunu belirten M. Berrin Ak, vücut direncine ve bağışıklık sistemine iyi gelecek besinleri sıraladı:

Antiviral Otlar: Zencefil, ekinezya, adaçayı, fesleğen, kekik, ginseng, yeşil çay

Probiyotikler: Kefir, ev turşusu, tarhana, probiyotik yoğurt, şalgam suyu

Prebiyotikler: Soğan, sarımsak, pırasa, muz

Omega-3: Balık, keten tohumu, ceviz, chia tohumu

Baharatlar: Zerdeçal, karabiber, siyah susam, kimyon, pul biber, safran, sumak

C vitamini: Turunçgiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler

Koronavirüs salgınında uzak durulması gereken besinler

Rafine şeker içerenler: Bisküvi, pasta, çikolata, hazır meyve suları, asitli içecekler vb.

Gluten içerenler: Buğday unu, ekmek, pide, lavaş, pasta, kek, bulgur, kraker

Trans yağ içerenler: Hazır pasta, kek, kurabiye, margarin, kızartılmış besinler, fast food

İşlenmiş, paketli besinler: Hazır kek, çikolata, gofret, cips gibi paketli atıştırmalıklar

İşlenmiş etler: Sucuk, salam, sosis, pastırma, jambon, füme

Bağışıklık Güçlendirici, İmmünolojik Reçine

Bir kibrit kutusu kadar rendelenmiş zencefilin üzerine bir yemek kaşığı kadar taze limon sıkın.

Ardından 1 çay kaşığı zerdeçal, yarım çay kaşığı toz karabiber ve 1.5 çay kaşığı bal ekleyip iyice karıştırın.

Hazırladığınız reçinenin üzerini sıcak su ile tamamlayıp sabahları tok karna tüketin.

*** Alerjisi olan ve düzenli ilaç kullananlarda reçine ve otlar uzmana danıştıktan sonra tüketilmelidir.

Okumaya devam et

Psikoloji

Filmlere ve kitaplara konu olmuş: Çoklu kişilik bozukluğu

Filmlere ve kitaplara konu olmuş: Çoklu kişilik bozukluğu;Bir kişilik bölünmesi olarak tanımlanan bu psikolojik rahatsızlık toplumda oldukça sık görülen bir problemdir. Bu rahatsızlığa sahip olan kişilerde

Yayınlandı

on

Yazar

Bir kişilik bölünmesi olarak tanımlanan bu psikolojik rahatsızlık toplumda oldukça sık görülen bir problemdir. Bu rahatsızlığa sahip olan kişilerde genelde pasif bir birincil karakter ve çevresinde oluşturduğu farklı tiplerde ve karakterde oluşturulmuş kişilikler vardır.

Hastalar kendi kişiliklerini yönetemezler ve ek karakterlere ihtiyaç duyarlar. Çoklu kişilik bozukluğu olan kişilerde yan karakterlerin sayısı değişiklik göstermekle beraber 10’lu sayılara kadar çıkabilmektedir. Çoklu Kişilik Bozukluğu sebeplerini bilmeden önce hastalığı iyice tanımak gerekir.

Çoklu kişilik bozukluğu ciddi bir ruhsal problemdir. Uzun süreli tedavi bir tedavi gerektiren bu hastalıkta, kişi ve çevresindekiler hastalık hakkında yeterince bilgi sahibi olmalı ve hastalar bilinçli bir şekilde tedaviye uymalıdır.

Çoklu Kişilik Bozukluğunun Nedenleri Nelerdir ?

İnsan psikolojisi genetiğin ve çevredekilerin etkisine maruz kalarak kolaylıkla sorunlar ortaya çıkarabilmektedir. Çoklu kişilik bozukluğu hastalığının da genetik ve çevre etkisiyle ortaya çıktığı düşünülmektedir. Özellikle erken yaşlarda oluşmaya başlayan bu hastalık genellikle genetik yatkınlık ve kişinin hafızasında yer eden bir olay sonucu oluşmaktadır. İşte çoklu kişilik bozukluğuna neden olan risk faktörleri;

  1. Aile geçmişinde görülen kişilik bozukluğu ve diğer ruhsal problemler
  2. Aile içi şiddet ve duygusal travma
  3. Kişi için değerli olan bir kişinin vefat etmesi
  4. Erken yaşlarda taciz ve istismara maruz kalma,
  5. Normal beyin kimyasında meydana gelen değişimler, hormonal problemlerin çoklu kişilik bozukluğuna neden olduğu uzmanlar tarafından bildirilmiştir.

Çoklu Kişilik Bozukluğunda Hastalarda Görülen Belirtiler Nelerdir ?

Çoklu kişilik bozukluğu yaşayan hastalar belirtilerini gizleyemezler. Belirgin olan bu belirtiler hastanın çevresindekiler tarafından rahatlıkla fark edilirken hasta orta çıkan bu belirtilerin farkında değildir. Çoklu kişilik bozukluğu olan hastalarda uzmandoktorlar tarafından yapılan araştırmaya göre ek karakter sayısı genellikle 10 kadardır. Bunlardan 2 veya 3 tanesi sürekli kullanılan diğer kişilikler ise nadiren başvurulan karakterlerdir.

Hastaların yarattığı her bir karakter farklı bir kişiliğe ve öyküye sahiptir. Çoklu kişilik bozukluğu tanısı konan hastalar her ortamda bu karakterlerden birine başvurur ve olmadığı bir kişi gibi ön plana çıkar.

Çoklu kişilik bozukluğu yaşayan kişiler kendi içerisinde iç çatışmalara girebilir ve kendi yarattığı karakterler ile sorun yaşayabilirler. Aynı zamanda hastalar anksiyete, depresyon, pasiflik ve suçluluk gibi ruhsal problemler de yaşayabilmektedir. Bu kişiler çevresindekilere karşı farklı kişiler yaratarak davrandığı için davranış bozukluğu görülebilir. Ailesine ve çevresindekilere şiddet uygulamaya meyilli hale gelen hastalar kısa süre içerisinde çevresindeki insanları kaybetmeye başlarlar.

Çoklu Kişilik Bozukluğu Tedavisi Nasıldır ?

Çoklu kişilik bozukluğu ciddi bir sağlık problemidir ve üzerine düşülmelidir. Çoklu kişilik bozukluğunda tedaviye başlamadan önce hastanın bu durumu kabul etmesi gerekmektedir. Hasta ve ailesiyle işbirliği içerisinde planlanacak tedavi yöntemleri uzun soluklu bir tedavi olacaktır.

Öncelikle hastanın kendisinde bir problem olduğunu kabul etmesi gerekir. Tedavide kullanılacak yöntemler hastalığın ilerleme durumuna ve gösterdiği belirtilere göre değişiklik göstermektedir. Tedavinin asıl amacı kişinin yarattığı kişiliklere son vermesi ve tek bir karakter çevresinde toplanmasının sağlanmasıdır. Çoklu kişilik bozukluğunda başvurulan tedavi yöntemleri şu şekildedir;

Bilişsel-Davranışçı Terapi: Bilişsel davranışçı tedavi birçok ruh sağlığı hastalarında kullanıldığı gibi çoklu kişilik bozukluğu hastalarında da başvurulan bir tedavi yöntemidir. Bu tedavi yöntemi hastaların duygularını ve düşüncelerini değiştirmeye yönelik yapılan yapılandırılmış bir terapi yöntemidir.

İlaç Tedavisi: İlaç tedavisi hastalığı tamamen ortadan kaldırmada etkili olmamaktadır ancak ilerlemiş vakalarda hastanın ortaya çıkardığı şiddetli belirtileri hafifletmek için destek amaçlı psikiyatri doktorları Antalya tarafından reçete edilebilmektedir. Bu destekleyici ilaç tedavisinde antianksiyete ilaçları ve antidepresanlar kullanılabilmektedir

Bunların yanı sıra günümüzde hipnoz tedavisi ve meditasyon uygulamaları da çoklu kişilik bozukluğu tedavisinde başvurulan yöntemlerdendir.

Okumaya devam et

Bilim

Stresin İltihaplanmayı Nasıl Tetiklediğine Dair Gizem Çözülüyor

Yayınlandı

on

Yazar

Yale Üniversitesinin çalışması, stresin enflamasyonu nasıl tetikle diğine dair gizemi çözüyor

Enflamasyon: Canlı dokunun her türlü canlı, cansız yabancı etkene veya doku hasarına verdiği hücresel, sıvısal ve damarsal -yangı veya iltihaplanma tarzı- bir yanıttır.

Yale Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir çalışma; birçok stres hormonunun bağışıklık sistemini baskılamasına rağmen, aşırı stresin enflamatuar hastalığı nasıl güçlendirdiğinin gizemini çözdü. Araştırma, bir organizma stresle karşı karşıya kaldığında yağ hücreleri tarafından belirli bir bağışıklık hücresinin salındığını gösterdi.

 

 

Onlarca yıldır, stres ve enflamatuar hastalıklar arasındaki bağlantı açıktı; birçok kronik hastalık aşırı stres dönemlerinde etkisini arttırdı. Bununla birlikte, bu açık gözlemin altında açıklanamayan bir paradoks vardı: stres karşısında kalan vücut tarafından salınan kortizol, adrenalin gibi hormonlar bağışıklık sistemine belirgin baskı sağlar ancak stres bir şekilde enflamasyona sebep olur.

Yeni çalışma, yeni bir laboratuvar gözleminden kaynaklandı. Farelerden kan almak doğal olarak stresli bir işlemdir ve araştırmacılar bunun interlökin-6(IL-6) seviyelerinin artışıyla ilişkili olduğunu fark ettiler. Artan IL-6 seviyeleri daha önce otoimmün koşullarda ve aşırı streste rol almıştır fakat tam olarak nasıl arttığı araştırılmamıştır.

 

Hayvanlar stres karşısında infalamatuar tepkiler göstermemeye başladı

Beklenmedik bir şekilde gerçekleşen yeni araştırmanın sonuçları; IL-6’nın aşırı stres karşısında kahverengi yağ hücreleri tarafından salgılandığını ortaya koymaktadır. Stresli bir durumla karşı karşıya kaldığımızda enflamasyonu arttıran işte bu bağışıklık mekanizmasıdır. Ve farelerde, beyin ve kahverengi yağ hücreleri arasındaki sinyal bloke edildiğinde, hayvanlar stres karşısında infalamatuar tepkiler göstermemeye başladılar.

Yale Üniversitesinin çalışması, stresin enflamasyonu nasıl tetikle diğine dair gizemi çözüyor

Fakat bir soru hâlâ cevapsız: stresin neden bu kadar zararlı bir bağışıklık sistemi mekanizmasını tetiklediğini hangi evrimsel işlev açıklıyor?

 

Burada araştırmacılar IL-6’nın hipoglisemiye aracılık etmede önemli bir rol oynadığını keşfettiler. Esasen bu, vücudun “savaş ya da kaç”a tepkimiz için yakıt olarak gerekli glikoz üretimindeki artışlara hazırlanmasına yardımcı olur. (Savaş ya da kaç tepkisi: Savaş ya da kaç tepkisi algılanan zararlı bir olaya, saldırıya veya hayati tehdide yanıt olarak ortaya çıkan fizyolojik tepki. İlk olarak Water Bradford Cannon tarafından tanımlandı.)

Bu sebeple, bu bulgular sadece bir dizi otoimmün hastalık için değil, aynı zamanda birçok zihinsel sağlık bozukluğu için de zorlayıcı yeni araştırma yolları sunmaktadır. IL-6 farelerde bloke edildiğinde, hayvanlar ajitasyon belirtilerinde önemli bir azalma gösterdi, bu da bağışıklık mekanizmasının anksiyete ve depresyonda rol oynayabileceğini düşündürdü.

IL-6 önleyici ilaçlar zaten var ve eklem iltihabı gibi otoimmün durumları tedavi etmek için kullanılmıştır. FDA onaylı ilk IL-6 önleyicisi olan Tocilizumab, halihazırda bir antidepresan tedavi olarak denenmektedir.

Okumaya devam et

Gerçek mi?

Müfettişler COVID-19 Salgını Sırasında Otellerin Çarşaflarını Değiştirip Değiştirmediklerini Görmek İçin Bir Tuzak Kurdu – Otellerin Hepsi Başarısız Oldu

Yayınlandı

on

Yazar

Koronavirüs pandemisinin bize öğrettiği bir şey, temizlik, hijyen ve sanitasyonun ne kadar önemli olduğudur. Sağlığımız için, herkesin güvenliği için. Oteller gibi yerler, işlerinin ve insanların yaşamlarının buna bağlı olduğunu düşünerek Covid-19 kısıtlamasını ve temizliği çok ciddiye almalıdır.

Ancak, TV şovunun Inside Edition’ın mürettebatı öğrendiği gibi, her otelden çok uzakta, yeniden açıldığında işleri doğru şekilde yapıyor. Şovun yapımcıları birkaç üst düzey New York City odasına girdiler ve çarşaflara, yastıklara ve banyo havlularına logolar uygulamak için yıkanabilir bir sprey kullandılar. Bu logolar sadece UV ışığı altında görülebilir.

Mürettebat ertesi gün başka bir isim kullanarak geri döndüğünde ne olduğunu tahmin edebilir misiniz? Evet, bazı logoları buldular! 2019 veya 2018 gibi normal bir yılda olsaydık bu kötü olurdu. Ama 2020’de tam gelişmiş bir salgın sırasında? Bu korkunç.

Daha fazla bilgi: YouTube | Facebook | Instagram | Twitter | InsideEdition.com

Inside Edition’ın bazı üst düzey Manhattan otellerindeki durum hakkındaki tam videosuna buradan göz atabilirsiniz.

Yapımcılar ayrıca masaların, termostatların ve TV’lerin yaygın olarak dokunduğu yüzeyleri de temizlenebilir olup olmadıklarını görmek için yıkanabilir jelle kapladılar.

Inside Edition’ın YouTube videosu çok dikkat çekti: 454 binden fazla kişi beş buçuk dakikalık klibi izledi.

Ekip, çarşaflara, yastıklara ve banyo havlularına logo uygulamak için yıkanabilir ve zararsız bir sprey kullandı. Bu logoları sadece UV ışığı altında görebilirsiniz!

Durumu daha da kötüleştiren, bu işletmelerin bir kısmının yüksek kaliteli Manhattan otelleri olmasıdır. Ödediğiniz para için temizlik ve birinci sınıf hizmet aldığınızı tahmin edersiniz.

Hyatt Place ziyareti

Ertesi gün

Inside Edition’ın raporu, Hyatt Place Times Square’in hala çarşaf ve yastık kılıfı üzerinde görünen UV logosuna sahip olduğunu buldu. Resepsiyon temizlenmiş ve havlu değiştirilmiş olsa da, uzaktan kumanda temizlenmiş değildi.

Hampton Inn ziyaret

Ertesi gün

Bu arada, Hampton Inn Times Square Central’da çarşaf ve yastık kılıfı değiştirilmedi; uzaktan kumanda ve termostat silinmedi.

Trump Uluslararası Otel Ziyareti

Ertesi gün

Fotoğraf: Inside Edition

Son olarak, Trump International Hotel’de yastık kılıfı değiştirilmedi, ancak çarşaf ve havlular vardı. Hyatt ve Hampton ekipleri bulgulardan endişeliydi. Bu arada, Trump International Hotel Inside Edition’ın bulgularını reddetti ve yanlış olduklarını iddia etti.

Okumaya devam et
Advertisement

Facebook

En Çok Okunan Yazılar