Connect with us

İnsanlar

Silikon Vadisi Yöneticilerinin Çocuklarının Gittiği Waldorf Okulunda Sıfır Teknoloji!

Yayınlandı

on

 

Teknolojinin hızla geliştiği, bilginin sürekli değiştiği ve bilgiye ulaşmanın çok kolay olduğu günümüzde tüm dünyada okulların rolü sorgulanır oldu. Günümüzde okullar nasıl dönüşmeli tartışmasının yanında öğrenciden beklenenler, öğretmenin işlevi ve öğrenmenin yöntemi de tartışılması gereken konu başlıkları olarak karşımıza çıkıyor. Yaşadığımız çağ, geçmiş öğrenmelerle eğitime yön vermenin zorluğunu ortaya koyuyor. Artık makine başında çalışacak işçiler yetiştirmek yerine geleceğin makinelerini hayal eden ve tasarlayan bireyler yetiştirmek arayışına girildiği günleri yaşıyoruz.

Bu süreçte ülkemizin eğitimine dair görüş belirtirken dünyada dikkat çeken okul modellerini görmenin ve bu okulların uygulamalarını yerinde incelemenin bizler için harika bir öğrenme fırsatı olacağını düşündük.

Bu amaçla, “Öğrenme Yolculuğu” adını verdikleri bir ABD seyahatine çıkan Eğitimpedia kurucusu Ali Koç ve Eğitimpedia yazarı Müjdat Ataman, Elon Musk’ın kurduğu Ad Astra School, “Silikon vadisi yöneticileri çocuklarını neden teknoloji girmeyen bir okula gönderiyor?” sorusuna kaynaklık eden Waldorf School of the Peninsula; performans sanatçıları Blue Man Group tarafından kurulan Ken Robinson’un da danışmanlık yaptığı Blue School ve Khan Academy tarafından kurulan Khan Lab School gibi yenilikçi okulları ziyaret etti.

İşte, bu öğrenme yolculuğunun ilk durağı olan Waldorf School of the Peninsula…

Teknolojinin gerçekten girmediği bir okul

Amerika’daki büyük teknoloji şirketlerine ev sahipliği yapan Silikon Vadisi bölgesinde iki farklı kampüsü olan Waldorf School of the Peninsula’nın 250 öğrencili ilkokul kampüsündeyiz. Bahçe içindeki tek katlı bir binadan oluşan okul barışçıl iklimi, rahat ve özgür öğrencileri, sıcakkanlı ve içten öğretmenleriyle karşılıyor bizi. Şeffaf ve sıcak mimarisiyle gezdiğimiz tüm okullar içinde en güzel okul binasına sahip olan Waldorf School of the Peninsula, sınıfların büyüklüğü ve içindeki öğrenme iklimi ile çok iyi bir okul hissi veriyor.

Burası 1984 yılında kurulmuş bir veli inisiyatifi okulu. Dolayısıyla topluluk duygusu ve ruhu çok güçlü. Microsoft’da yönetici olan bir veli şu an geçici olarak okulu yönetiyor. Veliler ağırlıklı olarak yüksek teknoloji şirketlerinde çalışıyor. Bu okulu tercih etme sebepleri, teknolojinin ileri yaşlarda da çok kolay öğrenebilecek bir şey olduğuna, sosyal ve duygusal gelişimin ise belli bir yaştan sonra daha zor olduğuna inanmaları. Çocuklar 8. sınıftan itibaren teknolojiyle tanışmaya başlıyor. Waldorf eğitim sistemine göre teknolojiyle tanışmanın bir çağı var, tıpkı insanlık tarihi gibi. Çocuğun bu yaşı beklemesi gerektiğini düşünüyorlar.

Öğrenme motivasyonunu çok önemsiyorlar ve bu motivasyonun öğretmenin istemesiyle, ailenin istemesiyle ya da yüksek not aramakla ilgisi olmadığını biliyorlar. Tüm çabaları öğrenme merakı ve heyecanının iç motivasyondan kaynaklanmasını sağlamak. Waldorf eğitimine ait bir yaklaşım olarak tahta (akıllı değil kara tahta!) ve ders kitabı anlayışı okulun en çok göze çarpan detayları.

Her çocuk kendi ders kitabını yazıyor

Çocuklar ders kitabı kullanmıyor, bunun yerine her çocuğun kendi defteri bulunuyor. Çocuklar tahtadaki bilgileri defterlerine kopyalamıyorlar. Öğrendiklerini, keşfettiklerini defterlerine kendileri üreterek geçiriyorlar. Her çocuğun defterinde farklı bir şey görüyorsunuz. Konu aynı olsa da, ifade şekilleri farklı. Biz çocukları ders kitabından sorumlu tutuyoruz ve her çocuğa aynı kitabı veriyoruz. Orada her çocuk kendi kitabını yazıyor. Bu defterlerde çocuğun neyi öğrendiğini, nasıl öğrendiğini görüyorsunuz, sürecini ve bilgiyi nasıl inşa ettiğini takip ediyorsunuz. Yılın sonu geldiğinde çocuk o yılın kitabını kendi yazmış oluyor. Birinci sınıftan 12’inci sınıfa kadar bu defterleri tutuyor çocuklar. Bütün öğrenme bu defterler üzerine kurulu. İlkokul defterleri daha az sayfalı, ortalarda karalamalar var ama 7’inci sınıf ve sonrasına gelince defterler bildiğiniz sanat eserine dönüşüyor. Çocukların çizdiği resimlerle, eklediği bilgilerle, çıkarımlarıyla bu defterler okulun en güzel detayı.

Öğretmenlerin tahta kullanımı da hayranlık verici. Renkli tebeşir kullanan öğretmenler tahtalarda adeta sanat eseri yaratıyorlar. Öğretmenler bu anlamda öğrencilere rol model oluyor ve onu alımlayan bir öğrenci defterini de öyle kullanıyor.

Matematiği bile hikayelerle öğretiyorlar

Eğitimde hikayelerden yola çıkıyorlar. Müfredat hikayeler üzerine kurulu, çünkü hikayeleri en temel öğrenme motivasyonu olarak görüyorlar. Bütün dersler, matematik ve fen bile doğa ve insanlık tarihi üzerinden ilerliyor. Tüm hikayeler çocuğun yaşının getirdiği psikolojik evreye hitap ediyor. Çocuğun farklı değerleri fark etmeye başladığı ikinci sınıftan itibaren masalları ve farklı mitolojileri kullanıyorlar. Altıncı sınıftan itibaren hikayeler, gerçek insanların hikayelerine dönüşmeye başlıyor. Örneğin ergenliğin başladığı ortaokul döneminde ortaçağa giriş yapılıyor. Ortaokulun da tıpkı ortaçağ gibi bir arayış dönemi olduğunu düşünüyorlar. Hikayelere dayalı bir eğitim doğru mu yanlış mı tartışılır ama çok güçlü bir bakış açısını ortaya koyduğu kesin. Tüm sistemi bunun üzerine inşa etmişler. Bunu da derin derin tartışarak yapıyorlar.

Ödev ve sınav bu tarz okulların o kadar gündeminde değil ki bu konuları konuşmadık bile. Okulda böyle bir hayat yok. Ödevle çocuğa sorumluluk vermek peşinde değiller. Çocuğun öğrenme isteğinin artması, hayatının sorumluluğunu alması her şeyden önemli. Uzun yıllar boyunca not sistemi kullanmayan okulda, velilerin talebi üzerine lisede not sistemine geçilmiş. Ancak lisede notlar sadece üniversite için gerektiği için var ve üzerinde çok fazla durulmuyor. Çocuklara yönelik değerlendirme raporları hala en önemli kriter.

Çocukların bizim gibi kitaptan değil, duyuları aracılığıyla öğrendiklerini düşündükleri için duyuların gelişimini çok önemsiyorlar. Örgü ve dikiş dikmek bu yüzden müfredatın önemli bir parçası.

Sekizinci sınıftan önce bilgisayar yok

Çocuklar bilgisayarla 8’inci sınıfta tanışıyorlar. Çocuğa teknolojiyi, “Şu butona basarsan böyle olur” şeklinde öğretmiyorlar. Bilgisayarların gerçekten ne olduğunu, insanlık tarihi bağlamında anlamalarını sağlıyorlar. Çocuklar bilgisayarlarla tanışınca ilk olarak sadece üretim amacıyla kullanıyorlar. E-mail yazmak, Word ve Excel kullanmak gibi. 9’uncu sınıfta ise kaynakları ve internette arama yapmayı çalışıyorlar. Ancak yine de eğitim programları internette arama yaparak ulaşılan kaynaklara değil, her zaman birincil kaynaklara yani bireysel gözleme dayanıyor. Örneğin ülke tarihini öğrenirken öğrenciler mutlaka o bölgeye gidiyor, orada yaşananları o bölgedeki kaynaklardan öğreniyorlar. Özet olarak asla bilgisayarlar aracılığıyla öğretmiyorlar. Çünkü öğrenmenin duygusal yönü dolayısıyla öğretmen etkileşimini çok önemsiyorlar.

Okulla ilgili öne çıkan bazı detayları şöyle sıralayabiliriz:

-Sınıflar karma yaş değil.

-Okulda doğal malzeme kullanımı çok belirgin.

-Öğrenciler bahçeye sıklıkla çıkıyorlar. (Bu arada okulun bahçıvanı bir Türk)

-Okul paralı ama kar amacı gütmüyor.

-Okulda öğretmen olmanın şartı eğitim fakültesi mezunu olmak ve üç yıllık Waldorf eğitimi almak. Aday öğretmeni, okulun öğretmenleri izliyor ve alıma onlar karar veriyorlar.

-Rutinler önemli. Çocuğu serbest bırakmaktan anladıkları tamamen özgür bırakmak değil, doğru rutinlerle öz disiplin kazandırmak.

-Bizim gittiğimiz kampüste anaokulundan 5’inci sınıfa kadar, diğer kampüste ise 6’ıncı sınıftan 12’inci sınıfa kadar öğrenci var.

-Birinci sınıf 7 yaşında başlıyor.

-Sınıflar yaklaşık 20-26 kişilik.

-Aynı öğretmen bir sınıfı birinci sınıftan sekizinci sınıfa kadar okutuyor.

-Özel gereksinimli öğrenci bulunmuyor.

-Dersler 2 saatlik bloklar şeklinde yapılıyor. Ama çocuklar bu iki saati oturarak geçirmiyorlar. Yaklaşık her yirmi dakikada bir yeni aktivite yapılıyor. Çocuklar şarkı söylüyor, resim çiziyor, proje yapıyorlar. Bolca hareket var.

kaynak: www.egitimpedia.com

Advertisement
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İnsanlar

Japonların Para Biriktirme Sanatını 5 Maddede Özetledik: Kakeibo

Yayınlandı

on

Yazar

Para biriktirmek zordur. Gerçekten çok zordur. Ne kadar hazırlıklı olursan ol, her zaman ayın sonunda hesabında birkaç liradan başka bir şey kalmaz değil mi? Maaşınızın büyük bir kısmı muhtemelen kiraya gidiyor ve sonra siz fark etmeden değerli paralarınızı tüketen faturalar ve masraflar var. Sonra bir ses gelir. Zihninizin arkasındaki şu minik, kıkırdayan ses şöyle der: “Neden zahmet edeyim ki? Zaten asla bir ev alacak paran olmayacak. O zaman kendimi o ünlü restorandan lüks bir yemek ile şımartayım. Bunu hak ediyorum.”

En son Japon yaşam tarzı trendi olan Kakeibo’ya bir göz atın. Kakeibo, 1904’te Japonya’nın ilk kadın gazetecisi Hani Motoko tarafından icat edildi ve meşgul kadınların mali durumlarını kontrol etmelerine yardımcı olmak için tasarlandı. Fumiko Chiba bu metodu yol gösterici olması adına “Kakeibo: Japon Para Biriktirme Sanatı” adı altında kitap haline getirdi.

Konsept şu şekilde: Her ayın başında Kakeibo’nuzun başına oturursunuz ve ne harcayacağınızı, neyi biriktireceğinizi ve hedeflerinize ulaşmak için ne yapmanız gerektiğini planlarsınız. Daha sonra başardıklarınızı gözden geçirirsiniz. Basit mi görünüyor? Gerçekten öyle! İşte bilmeniz gerekenler:


1) Odağımızı tasarruf etmekten harcamaya kaydırmalıyız

Yazar Chiba, bütçeleme konusundaki tutumumuzu yeniden şekillendirmemiz gerektiğini açıklıyor; “iyi tasarruf etmek” için “iyi harcamalıyız” ve bunun tersi de geçerli.

Chiba, “Yaşamak ve bir şeylerden zevk almak için hepimiz çok çalışıyoruz” diyor. “Para biriktirirken bu gerçeği hatırlamak önemlidir.” Başka bir deyişle, tasarruf; tamamen yapamayacağımız ve sahip olamayacağımız şeyle ilgiliyse, bu bir angarya olacak ve muhtemelen bırakacağız. Eğer gerçekten istediğimizi yapabilmek ve elde edebilmek için titiz bir şekilde bütçeleme yapmakla ilgili hale gelirse, bu çok daha davetkar bir olasılık haline gelir.


2) Bir şeyleri yazmak yardımcı olacaktır

Bir Kakeibo tutmak, harcamalarınızı kaydetmekle ilgilidir. Ancak sayıları bir elektronik tabloya eklemek yeterli değildir. Kağıdı ve kalemi devreye sokmak, uygulamanın temel bir parçasıdır. Yazar Chiba, “Hayatımızın çoğu telefonlarımızda veya bilgisayar ekranlarında geçiyor” diyor. “Mali durumumuzu online şeylere kaydetmek, para harcama şeklimizi anlık olarak taklit ediyor. Kağıda yazmak ise bizi bu taklitten kurtarır ve bize harcamalarımıza ayrıntılı olarak bakmamız için alan ve zaman verir.”

Chiba, bu anlamda Kakeibo kullanmanın bir tür farkındalık egzersizi haline geldiğini söylüyor. “Dünyamız artık o kadar hızlı ki her şey çok hızlı bir şekilde satın alınabiliyor ve ödenebiliyor. Kakeibo, yavaşlamamıza ve ne satın aldığımızı sakin ve ölçülü bir şekilde düşünmemize yardımcı oluyor.

“Yani ay başında, gerçekte ne kadar paranız olduğunu anlamanız ve yazmanız gerekir. Maaşınızdan gelen paradan, annenizden gelen 20 liralık doğum günü hediyesine kadar, neye sahip olduğunuza bakın ve hepsini toplayın. Sonra “sabit harcamalarınızı”, yani kira ve faturalar gibi ödemeniz gereken şeyleri bir araya getirin ve toplam tutarınızdan çıkarın. Yeterince kolay. Bu, size “tasarruf etmeyi” veya “iyi harcamayı” seçebileceğiniz bir meblağ bırakacaktır. Bu rakam şu an tek basamaklı bile olabilir fakat endişelenmeyin, daha yeni başlıyoruz.

 

 

 


3) “Zorunluluklarınız” ve “istekleriniz” konusunda dürüst olmanız gerekir

Kakeibo kullanmak, mali durumunuzu düzene sokmakla ilgilidir. Bir üstteki adımı tamamladıysanız ne kadar para geldiğini bilirsiniz ve neyin dışarı çıkması gerektiğini bilirsiniz. O zaman şimdi geri kalanını nasıl harcayacağınızı ve bunu daha iyi yapmanın yollarını bulmanın zamanıdır. Kakeibo, harcamalarınızı kategorilere ayırarak bu işi gerçekten spesifik hale getirerek çalışır. Örneğin, bir kategori paket yiyecek ve içecekler olabilir.

Burada listelenen şeyler, dışarıdan istediğiniz pizza veya içtiğiniz hızlı bir al götür kahveye kadar çeşitlilik gösterebilir. Titiz olun. Paranızın nereye gittiğini öğrendikten sonra, “ihtiyaçlarınızı” “isteklerinizden” ayırabilirsiniz: kesinlikle neye ihtiyacınız var ve neye ihtiyaç duymadan hayatta kalabilirsiniz. Elbette, hepimizin yemeye ihtiyacı var; bu bir “olmazsa olmaz”.  Ama dürüst olalım! Giysiler de bir “zorunluluktur” ama bu gerçekten de tüm kalan paranızı ünlü bir marka için harcamaya değer mi?

Harcamalarınıza parçalar halinde bakarak hiç bitmeyen, suçluluk uyandıran harcama listesi yerine, harcamayı azaltabileceğiniz alanları tespit edebilirsiniz.

 

 

 


4) Nakit karttan iyidir

Bugünlerde çantamızda nakit para yerine bir sürü kart bulunduruyoruz. Chiba’ya göre bu büyük bir hata olabilir. Kart kullanırken para harcıyor gibi hissetmiyoruz. Fakat fiziksel şekilde nakit ödeme yapmak, gereksiz harcamalar yaparken iki kez düşünmemizi sağlayabilir.

Chiba, limitleriniz dahilinde kalmanıza yardımcı olmak için bankadan nakit çekip bunu etiketli zarflara bölmenizi bile öneriyor. “Bana göre zarflara para koymak, onu arkadaşlarınızla içki içmek gibi başka şeyler için harcama olasılığınızı düşürüyor” diye açıklıyor. “Küçük hareketler, tasarruf hedeflerinizde büyük bir fark yaratabilir. Sabır ve tutarlılıkla hareket etmek, Kakeibo’nun teşvik ettiği şeydir. “

 

 

 


5) İlerlemenizi yansıtarak ayı bitirmelisiniz

Mobil bankacılık uygulamanıza bir göz atmak yeterli değildir. Kakeibo’nuz daha fazlasını ister! Her ayın sonunda, Kakeibo’nuz son dört haftalık harcamanızı incelemenizi, başarılarınızı ve zayıflıklarınızı kabul etmenizi ve bir sonraki ay için hedefler belirlemenizi ister.

Chiba, uygulamalardaki harcamaları izlemenin bize nerede yanlış yaptığımızı gösterdiğini söylüyor. Ancak bir Kakeibo kullanarak daha geniş bir perspektif elde edebilirsiniz. “Her ay küçük miktarlar biriktirmekten keyif alıyorum. O an çok küçük miktar gibi görünse de sonunda bir araya gelip büyük bir tasarruf yaratıyor. ” diye açıklıyor. “İnceleme süreniz size bu ilerlemeyi hatırlatmaya devam ediyor.”


Öyleyse kendinize bir Kakeibo edinin, karalama yapın ve iyi bir şekilde geçirdiğiniz bir ayın ardından kendinizi tebrik etmeyi unutmayın.

Kaynak.

Okumaya devam et

Gerçek mi?

Ünlü Fotoğrafçı, İlginç Fotoğraflar Çekmek İçin Kullandığı Hileleri 30 Örnekle Açıklıyor (Yeni Resimler)

Yayınlandı

on

Yazar

Barselona merkezli fotoğrafçı Jordi Puig, fotoğrafçılığı herkes için erişilebilir hale getirme misyonunu üstleniyor. Puig, büyüleyici fotoğraflar çekmek için lüks ekipmanlara ihtiyacınız olmadığını bize göstermek istiyor; sadece biraz yaratıcılık ve pratik. Ve gerçekten ikna edici davalar ortaya koyuyor.

Fotoğrafçı, çekimlerine sahne arkası görüntüleri ile eşlik ediyor ve insanlara istedikleri görünümü veya efekti nasıl elde edeceklerini öğretiyor. 

Daha fazla bilgi:  Instagram

# 1

Fotoğrafçılık-Püf Noktaları-Jordi-Koalitic

jordi.koalitic

Fotoğrafçı Jordi Puig Batlló, bu çarpıcı görüntülerin çekilmesinde erkek kardeşinden çok yardım alıyor. Puig’in ağırlıklı olarak sinematik olan fotoğraf tarzı, bir film yapımcısı olarak önceki çalışmalarından ilham alıyor.

INSIDER’a “Her şey sanatsal bir bakış açısına sahip olabilir” dedi . “Her şeyi fotoğraflayabilirim. Asıl mesele açıyı, etkiyi ve perspektifi bulmaktır.”

# 2

Fotoğrafçılık-Püf Noktaları-Jordi-Koalitic

jordi.koalitic

# 3

Fotoğrafçılık-Püf Noktaları-Jordi-Koalitic

jordi.koalitic

# 4

Fotoğrafçılık-Püf Noktaları-Jordi-Koalitic

Mükemmel çekimi yapmak için kaç kişi çalışır?

Fotoğrafçılık-Püf Noktaları-Jordi-Koalitic

# 6

Fotoğrafçılık-Püf Noktaları-Jordi-Koalitic

HO! bu SÜPER SERIN! böyle ışıkları olsaydı% 100 denerdim

# 7

Fotoğrafçılık-Püf Noktaları-Jordi-Koalitic

jordi.koalitic

Bu yüzden kabloyu düzenlemek zorunda kaldı

# 8

Fotoğrafçılık-Püf Noktaları-Jordi-Koalitic

jordi.koalitic

# 10

Fotoğrafçılık-Püf Noktaları-Jordi-Koalitic

# 12

Fotoğrafçılık-Püf Noktaları-Jordi-Koalitic

jordi.koalitic

Fotoğrafçılık-Püf Noktaları-Jordi-Koalitic

jordi.koalitic

Zinciri yeniden düzenlemeleri gerektiğini varsayıyorum.

# 15

Fotoğrafçılık-Püf Noktaları-Jordi-Koalitic

jordi.koalitic

# 20

Fotoğrafçılık-Püf Noktaları-Jordi-Koalitic

jordi.koalitic

# 21

Fotoğrafçılık-Püf Noktaları-Jordi-Koalitic

jordi.koalitic

# 22

Fotoğrafçılık-Püf Noktaları-Jordi-Koalitic

Bir paspası gerçekten ilginç bir şeye dönüştürmeyi başardılar!

# 24

Fotoğrafçılık-Püf Noktaları-Jordi-Koalitic

jordi.koalitic

Fotoğrafçılık-Püf Noktaları-Jordi-Koalitic

 

Okumaya devam et

Galeriler

Fotoğrafçı Sadece İnsan Vücudunu Kullanarak Manzaralar Oluşturuyor Ve Sonuç Görkemli Görünüyor (13 Fotoğraf)

Yayınlandı

on

Yazar

Carl Warner kendisini, hiçbir şeyden bir şey ortaya çıkaran ya da bir şeyi basitçe yakalamak yerine diğerine dönüştüren bir ‘fotografik illüstratör’ olarak görüyor. Ve bunun ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorsanız, Bodyscapes adlı dizisinden başka bir yere bakmayın .

Sıradışı ve hassas kompozisyon ve ışıklandırma sayesinde Warner, iyi inşa edilmiş kaslı bir gövdeden anıtsal manzaralar ortaya çıkardı. Doğru, sahnelerin çoğu birkaç modelden oluşuyormuş gibi görünse de, hepsi aslında tek bir kişiden yapılmıştı; görüntüler birden fazla çekimden özenle birbirine eklendi.

Dirsekler ve dizler dağ oldu, sırtlar ve boyunlar vadilere ve tatlılara dönüştü ve illüzyonlar gerçekten etkileyici. Kaydırmaya devam edin ve kendinizi kontrol edin.

Daha fazla bilgi:  carlwarner.com  | Facebook  | Instagram

Uzanmış Kadın Vadisi

Resim kredisi: Carl Warner

Uyuyan Adam Çölü

Resim kredisi: Carl Warner

Fingers Mağarası

Resim kredisi: Carl Warner

Warner, her fotoğraf çekiminden önce kompozisyonları çizdi, ancak kamerayı eline aldığında başka pozlar da gördü, bu yüzden yeni şekilleri de seriye dahil etti. Bu beklenmedik öğeleri yeni vizyonuna uyacak şekilde, konturları vurgulamak için genellikle hem tungsten hem de flaş aydınlatma ekipmanı kullanarak çekti: fotoğrafçı stüdyoda doğal güneş ışığını yeniden yaratmaya çalıştı, bu da manzaralardaki gerçekçilik hissini arttırmak zorunda kaldı.

Shin Diz Vadisi

Resim kredisi: Carl Warner

Boğaz Vadisi

Resim kredisi: Carl Warner

Abdo-men Mağarası

Resim kredisi: Carl Warner

Dirsek Noktası

Resim kredisi: Carl Warner

Warner, Bodyscapes için hem modeller hem de arkadaşlar poz verdi . Bored Panda’ya “İş viral hale geldiğinden beri, insanlardan poz vermem için birçok teklif aldım” dedi . “Ancak, bedenleri onları kişisel yolculuklarında taşıyan tanınmış insanları fotoğraflayarak işi ileriye taşımak istiyorum.”

Omuz Tepesi Vadisi

Uykucu

Resim kredisi: Carl Warner

Başsız Ufuk

Resim kredisi: Carl Warner

Fotoğrafçı, “Çıplak çekim yapmanın doğası gereği çekimler oldukça samimi olaylardır” dedi. Yani sadece ben ve asistanımdık. Giysi izi kalmamasını ve cildin iyi ve nemli olmasını sağlamanın dışında çok az hazırlık var. “

İkiz tepeler

Resim kredisi: Carl Warner

Pektoral Kumullar

Resim kredisi: Carl Warner

Warner, Zabriskie Point filmindeki çöl seks sahnesinin Bodyscapes için büyük bir ilham kaynağı olduğunu itiraf etti , ancak bu görüntülerin erotik olduğunu düşünmediğini söyledi. Daha ziyade, fotoğrafçı, çalışmalarında neredeyse jeolojik bir şey olduğuna inanıyor; buruşukluklar ve kırışıklıklar, kayadaki kırışıklıkları ve boğumları yansıtıyor ve eğimli bacaklar, yıpranmış tepelerin görüntülerini çağrıştırıyor. Yaşamdan yoksun özelliklerin organik temsilleri gibi.

Sırt Çölü

Resim kredisi: Carl Warner

Okumaya devam et

İnsanlar

Hayatımda Hiç Çizmedim, Ama Hayır Kurumları İçin Para Toplamak İçin Berbat Evcil Hayvan Portreleri Yapıyorum (30 Fotoğraf)

Yayınlandı

on

Yazar

Merhaba!

Temelde bağış karşılığında insanların evcil hayvanlarının berbat portrelerini çiziyorum ve yerel Evsizlik Hayır Kurumum için birkaç hafta içinde şu ana kadar 1000 dolardan fazla para topladım .

Hepsi çok fazla düşünmeden veya çaba sarf etmeden organik bir şekilde gerçekleşti. İki haftadan biraz daha uzun bir süre önce, altı yaşındaki çocuğumla bazı “teşekkür” kartları yapıyordum. O kartını hazırlarken, köpeğimizin birkaç resmini karaladım – bunlar gerçekten saçmalıktı, ben bir sanatçı değilim ve hayatımda hiç çizim yapmadım.

Daha fazla bilgi: Facebook | justgiving.com

#1

Funny-Pet-Portraits-Charity-Hercule-Van-Wolfwinkle

Şaka olarak, Facebook sayfama iki resmi, Pet Portrelerin sadece 299 £ ‘a satışa sunulduğuna dair şakacı bir yorumla yükledim. KDV yok. Bir arkadaşım bana köpeğini, sonra bir başkasını, sonra bir başkasını çizmemi istedi ve günün sonunda muhtemelen yaklaşık beş portre çizmiştim ve bu süreçte hepimiz bir kıkırdama yaşadık.

Sonra birkaç paylaşımdan sonra tanımadığım kişilerden portre talepleri almaya başladım. İşte o zaman Facebook sayfası Pet Portraits By Hecule ve yerel evsizler hayır kurumu Turning Tides için para toplayan JustGiving sayfasını kurdum. Resimleri çizerken eğleniyordum, insanlar onlara gülmekten hoşlanıyor gibiydi ve bu süreçte parlak bir amaç için biraz para kazanabilirsek – harika!

# 2

Funny-Pet-Portraits-Charity-Hercule-Van-Wolfwinkle

#3

Funny-Pet-Portraits-Charity-Hercule-Van-Wolfwinkle

Okumaya devam et

Gerçek mi?

Azerbaycanlı Tasarımcı Faig Ahmed’in İnsana Hayal Gördüğünü Sandıran Halılarından Bazıları

Yayınlandı

on

Yazar

Azerbaycan’ın halı dokuma geleneği, ülkenin en eski sanat ve zanaatlarından biridir ve MÖ 2. bin yıl öncesine kadar uzanmaktadır. Yüksek estetik değerleri nedeniyle, bu canlı halılar Azerbaycan’da zeminleri kaplamak, iç duvarları, kanepeleri, sandalyeleri, yatakları ve hatta masaları süslemek için kullanılmıştır.

Faig Ahmed, bu klasik halıları etkileyici çağdaş sanat eserlerine dönüştürmesiyle tanınan, Azerbaycan, Bakü’den uluslararası üne sahip bir sanatçıdır. Faig Ahmed’in Facebook sayfasındaki açıklamasında “Eserleri, eski el sanatlarını yeniden hayal ediyor ve gelenekleri ve klişeleri yıkarak yeni görsel sınırlar yaratıyor.” Büyüleyici halıları genellikle klasik bir desen olarak başlar, ancak daha sonra bir engele veya aksaklığa dönüşür. Bazı kilimler kendilerinin pikselli versiyonlarına dönüşüyor, bazıları çok renkli bir girdaba dönüşüyor ve bazıları benzersiz görünümlü mandalalara dönüşüyor. Liste devam ediyor. Ve bu sanatçı ne yaratmaya karar verirse versin, her bir parçası kesinlikle çok etkileyici.

Bored Panda sizi sanatçı Faig Ahmed’in geleneksel Azerbaycan halılarından yarattığı en etkileyici eserlerden bazılarına bakmaya davet ediyor.

Daha fazla bilgi: faigahmed.com

# 1

Art-Glitch-Carpets-Faig-Ahmed-Azerbaycan

Faig AhmedBildiri

Art-Glitch-Carpets-Faig-Ahmed-Azerbaycan

Faig AhmedBildiri

# 5

Art-Glitch-Carpets-Faig-Ahmed-Azerbaycan

Faig AhmedBildiri

# 6

Art-Glitch-Carpets-Faig-Ahmed-Azerbaycan

 

#8

Art-Glitch-Carpets-Faig-Ahmed-Azerbaycan

Faig AhmedBildiri

 

# 12

Art-Glitch-Carpets-Faig-Ahmed-Azerbaycan

# 17

Art-Glitch-Carpets-Faig-Ahmed-Azerbaycan

Faig AhmedBildiri

Ortadaki girdap lekesini seviyorum. Bana her zaman zevk aldığım Paul Smith’in tasarımını hatırlatıyor.

# 18

Art-Glitch-Carpets-Faig-Ahmed-Azerbaycan

Faig AhmedBildiri

Halının yarısının yüklenmemesinden nefret etmiyor musun ?!

# 19

Art-Glitch-Carpets-Faig-Ahmed-Azerbaycan

Faig AhmedBildiri

Bu halıda insanlık halinin tüm kusurları ve çelişkileri var. Aferin!

# 20

Art-Glitch-Carpets-Faig-Ahmed-Azerbaycan

Faig AhmedBildiri

Kot gibi.

# 21

Art-Glitch-Carpets-Faig-Ahmed-Azerbaycan

Faig AhmedBildiri

Fantastik 🎯🎯🎯🎯🎯🎯🎯

# 22

Art-Glitch-Carpets-Faig-Ahmed-Azerbaycan

Faig AhmedBildiri

Bir rorshak testi gibi. Ancak heceleniyor.

# 23

Art-Glitch-Carpets-Faig-Ahmed-Azerbaycan

Faig AhmedBildiri

Renkleri seviyorum

# 24

Art-Glitch-Carpets-Faig-Ahmed-Azerbaycan

Faig AhmedBildiri

Muhtemelen bu halının bazı kısımlarına aylarca yan basarım.

# 26

Art-Glitch-Carpets-Faig-Ahmed-Azerbaycan

Faig AhmedBildiri

Muhteşem!

# 28

Art-Glitch-Carpets-Faig-Ahmed-Azerbaycan

Faig AhmedBildiri

Düzgün

# 29

Art-Glitch-Carpets-Faig-Ahmed-Azerbaycan

Faig AhmedBildiri

Aşk!

# 30

Art-Glitch-Carpets-Faig-Ahmed-Azerbaycan

Okumaya devam et
Advertisement

Facebook

En Çok Okunan Yazılar