1) Tarifi bir sır gibi saklanıyordu ve de tüm pazar testlerini başarıyla geçmişti.

Tarifinde, 1903 yılına kadar kokain kullanıldı daha sonra kokain tariften çıkarıldı. 1985’te “Yeni Kola” çıkana kadar tarif hep aynı kaldı. Pazarda sürekli bu tarifi kopyalamaya çalıştı. Bu rekabet Coca-Cola’nın ününü iyice arttırdı.

2) Logosu tüm çağlara ayak uydurabiliyor!

Zamanında muhasebecilerin kullandığı Spencerian fontuyla yazılan logo, Coca-Cola’yı rakiplerinden farklı kılacaktı. 1923’ten bu yana logo standart hale getirildi, ambalaj yıllar içinde değişse de logo hep aynı kaldı.

3) 1915 yıllarında tüm kola markaları aynı tasarımda cam şişeyi kullanıyorlardı onlarsa bir fark yarattı!

Coca-Cola’yı öne çıkaracak bir adım atmak gerekiyordu. Ürünü hem daha yüksek kalite gösterecek hem de daha fark edilebilir kılmak için yeni bir şişe tasarlanması kararı alındı. Bunun üzerine ülkede bir yarışma yapıldı. Yarışmayı Root Glass Şirketi kazandı ve artık kolanın şişesi de ikonikleşmişti.

4) Coca-Cola’yı satmanın da kuralları vardı.

Ernest Woodruff’ın Trust şirketi 1919 yılında Coca-Cola’yı satın aldı ve kaliteyi korumak için belirli standartlar geliştirilmesi gerektiğini savundu. Coca-Cola’nın 2 derece sıcaklıkta servis edilmesi kararını aldı. Şirket perakendecilere satıcılar yolluyor ve içeceğin asla 4.5 derece sıcaklığın üstünde servis edilmemesi gerektiğini söylüyordu. Bu standart Coca-Cola’yı rakiplerinden daha değerli kıldı.

5) 70 yıl boyunca aynı fiyattan satıldı!

Bir şişe Coca-Cola 1886’dan 1959’a kadar sadece 5 sentti.

6) Kendi dünyasını yarattı.

Şirket, tüketicinin kendisiyle markayı özdeşleştirmek isteyeceği bir imaj yaratmak istiyordu. Öncelikle 1887’den 1920’ye kadar üretilen tüm ürünlerin yüzde 10’unun bedava verilmesini öngören bir kitlesel kupon girişimi başlattı. Bu sayede marka farkındalığı yaratılacaktı. Aynı zamanda promosyon olarak perakendecilere Coca-Cola posterleri, dekorasyon verirken tüketicilere de saat ve takvimler veriliyordu.

7) Bayilik modeliyle ilerledi.

Butler; “Coca-Cola şirketi yekpare bir şirket değildir, küçük şirketlerden oluşan bir sistemdir” diyor ve ekliyor, “Bu sistem sayesinde yeni ürünler ortaya çıkıyor, yeni iletişim kanalları açılıyor ve yeni ekipmanlar geliştirebiliyoruz. Bu sisteme uygun tasarım yapmak önemlidir, ama iş büyümeye geldiğinde bu sistem kadar büyümeye katkı yapan başka bir sistem yoktur.”
Bu 7 stratejiyi, Butler ve Linda Tischler’ın “Design to Grow: How Coca-Cola Learned to Combine Scale and Agility” kitabından daha detaylı okuyabilirsiniz.