Connect with us

Teknoloji

Yaşama Yön Verecek 10 Teknolojik Cihaz

Yayınlandı

on

Tarihin en yoğun teknolojik deneyimlerini yaşayıp Yüksek Teknoloji Çağı ‘nı yaşadığımız bu devirde cihazlara yapılan eklentiler bile eski cihazların kullanımının tamamen bırakılmasını sağlayabilir.

İşte yakın zamanda piyasaya sürelen veya sürülecek olan ve yaşantımızı değiştirebilecek 10 cihaz:

10- Diş Sensörleri:

Dişçi korkusu gençlerde ve çocuklarda yaygın bir problem. Akademik çalışmalara göre bu korku gençlerde öyle bir boyutta ki gençler dişçiye gitmeyi bile reddediyor.

Kimse kontrol için bile olsa dişçiye gitmekten hoşlanmadığı için Princeton ve Tufts’taki bilim insanları dişlerimize yerleştirilecek ve herhangi bir bakteri ya da dişlerimizde oyuk oluşturabilecek bir sorun olduğunda bizi uyarabilecek. Böylece biz de gereksiz dişçi kontrollerinden kurtulmuş olacağız.

9- Kanatlı Roller Coasterlar,

Bollinger & Mabillard tarafından geliştirilen bu eğlence aletiyle insanlar kendilerini bir uçağın kanatlarında süzülüyor gibi hissediyor ve gerçek bir uçma deneyimi simüle ediliyor.

Şu an dünyada 4’ ü kullanımda ve 5.’sinin Çin’de açılması bekleniyor. Bu eğlence aleti yükseklik korkusu ve kusma eğilimi olan kişilere tavsiye edilmiyor. Teknoloji ne kadar gelişse de bazı şeylerin önüne geçilemiyor.

8- Oculus Rift

Oculus Rift oyunlarda devrim yaratabilecek nitelikte bir görsel bir sistem. Oyun endüstrisinde büyük değişimlere yol açacağı ön görülüyor.

Oyun tutkunları yeni bilgisayar ve konsollardan grafik tasarımı ve dizayn olarak hak ettiklerini alsalar da Oculus Rift ‘le kendilerini oyunun ortasında bulabilecekler.

7- Paralella

Paralella bilgisayarların üretiliş şeklini tamamen değiştirecek ve Adepteva şirketi herkesi bu değişimin parçası olmaya davet ediyor. Paralella özet olarak sıradan insanlar için yapılmış bir süperbilgisayar.

Gerçek zamanlı obje takibi, hologram yayınlar ve ses tanıma özelliği Paralella’ yla ileri düzeylere çıkacak. Üstelik 99 dolar gibi düşük bir fiyata sahip. Eklenti programcılara ve Linux kullanıcılarına tavsiye ediliyor. Kullanmadan önce nasıl yükleneceğini öğrenmelisiniz, ardından kendi projelerinizi oluşturmaya başlayabilirsiniz.

6- Hololens

İnovasyon geçmişi üzerine inşa edilen, yeni bir bilişim vizyonu. Windows 10 işletim sistemine entegre edilmiş bir gözlük. Temel olarak Windows 10 işletim sistemi için holografik bir yansıtıcı görevi üstleniyor.

Gözünüzün önüne yansıyan holografik Windows 10 işletim sistemi sizinle aynı zamanda sesli iletişime geçiyor ve sesli komut alabiliyor.

5- Akıllı Saatler

İlk akıllı saat Pebble 2013’te satışa sürüldü. Akıllı saatleri normal saatten ayıran şey tablet veya telefonunuza bağlanarak mesaj, mail ve çağrılarınızı göre bilmeniz. Geliştiriciler Pebble’ı farklı uygulamalara bağlayıp daha da işlevsel yapmak için çalışıyorlar. Son zamanlarda, Piyasada Bulunan En İyi 8 Akıllı Saat :

  • Apple Watch Series 4
  • Samsung Galaxy Watch
  • Huawei Watch 2
  • Fossil Sport
  • Ticwatch Pro
  • Fitbit Versa
  • Huawei Watch GT / Honor Watch Magic
  • Xiaomi Amazfit Verge

4- Temiz Su Üreten Reklam Panoları

Reklamların su kadar değerli olduğu bugünlerde Peru Teknoloji ve Mühendislik Üniversitesi ve Mayo DraftFCB kurumu suyu ve reklam panolarını birleştirerek havadaki nemi filtre ederek günde yaklaşık 99 litre su üreten reklam panosu geliştirdiler.

Cihaz yalnızca Peru’nun en büyük kentine su sağlamakla kalmayıp günümüzdeki en büyük sorunlardan biri olan su sorununu çözüyor ve çocukları mühendislik okumaya teşvik ediyor.

3- Google Glass

Daha önce akıllı gözlük denemeleri yapılsa da Google Glass aktif ve işlevsel olarak kullanılabilen ilk akıllı gözlük. Gözlük sayesinde anlık olarak bilgi akışına erişebilinse de insanların buna alışması biraz vakit alacak.

Bunun yanı sıra  geçtiğimiz günlerde Google, yeni akıllı gözlüğü Google Glass Enterprise Edition 2 ‘yi görücüye çıkardı. Qualcomm ‘un Snapdragon XR1 mimarisinden güç alan gözlük. Google Glass ’ın yeni modeli son tüketiciye ulaşmaktan öte daha spesifik işleri olanlara yönelik olarak geliştirildi.

Diğer bir deyişle çalışanların güvenlik ve etkinliğini geliştirmelerine yardımcı olacak şekilde tasarlanan Google Glass Enterprise Edition 2, lojistik ve üretimden, alan hizmeti ve eğitime kadar çeşitli sektör çalışanlarına eller serbest erişim sağlayarak ihtiyaçları olan bilgi ve araçlara ulaşmalarını sağlıyor.

2- Myo

Myo kaslarınızdaki elektiriksel aktiviteye erişerek elektronik cihazlarınızı uzaktan kullanmanıza imkan veren bir kol bandı. Myo Mac, Windows ve Android uyumlu ve yakında IOS desteği de gelecek.

Cihazın 2013’te piyasaya sürülmesi bekleniyordu. Fiyatı 149 dolar. Cihazın başarısı beraber kullanılacağı uygulamalara bağlı ama çoğunlukla oyun endüstrisinde kullanılacağı düşünülüyor. Eğer cihaz başarılı olursa kamera temelli kontrol cihazlarını tarihe gömebilir.

1- Argus II Retinal Protez

Second Sight şirketi tarafından geliştirilen cihaz tam ya da kısmi görme kaybı yaşayan insanlar için geliştirildi. Cihaz video kaydı yöntemiyle kaydettiği görüntüleri talimatlara dönüştürerek optik sinir aracılığıyla kullanıcının görmeyle ilgili beyin alanına iletiyor. Teknolojik devrim niteliğinde olan bu cihazla görme kaybı yaşayan birçok insanın hayatı değişebilir.

 

Teknoloji

5G Nedir? 5G Teknolojisi Nasıl Çalışır, Tehlikeli midir?

Yayınlandı

on

Yazar

 

5G nedir? 5G teknolojisi hakkında bilgiler

5G nedir?: 5G Beşinci nesil hücresel bir teknolojidir. Kablosuz cihazlar için bir sonraki sıçramadır. Bu hız, mobil kullanıcıların cihazlarına veri indirme hızını, bilgi gönderme ve alma işlemlerinde yaşadıkları gecikmeyi içermektedir. 5G teknolojisi, mevcut 4G ağlarından 10 ile 100 kat daha fazla veri hızı sağlamayı amaçlamaktadır.

5G Nedir? 5G teknolojisi Nasıl Çalışır, Tehlikeli midir?

4G hızına göre saniyede megabit (Mb/s) olan hız, 5G hızında saniyede gigabit (Gb/s) olması beklenmektedir. New York Columbia Üniversitesi ’nde elektrik mühendisi profesörü olan Harish KRİSHNASWAMY, ‘bu hız çok önemlidir çünkü bugün mümkün olmayan birçok yeni uygulamayı mümkün kılacak’ dedi. Örneğin gigabit hızına göre telefonunuza saniyede bir film indirebilirsiniz. Ayrıca bu tür veri hızları sanal gerçeklik uygulamalarını ve özerk sürüş arabalarını da mümkün kılabilir.

Bu ağ yüksek veri hızı gerektirmesinin yanı sıra arıtılmış gerçeklik ya da kendi kendini süren otomobiller gibi kullanıcının ortamıyla, etkileşime giren yeni teknolojiler için de düşük gecikme süresi gerektirecektir. Bu nedenle 5G’nin hedefi bir milisaniyelik işaretin altındaki gecikmeleri engellemektir. Mobil cihazlar saniyenin binde birinden daha kısa bir sürede bilgi gönderip bilgiyi tekrar alabilecektir. Ama bu hızı gerçekleştirebilmek yani 5G’yi piyasaya sürebilmek için yeni teknoloji ve altyapı gerekmektedir.

YENİ AĞ

5G Nedir? 5G teknolojisi Nasıl Çalışır, Tehlikeli midir?

Eski nesil cep telefonlarından bu yana kablosuz ağlar elektromanyetik spektrumun radyo frekansı bantlarında çalışmıştı. Ancak daha fazla kullanıcı kaydedildiğinde ve her zamankinden daha fazla veri istendiği zaman bu radyo dalgası hücresel trafikle birlikte giderek daha sıkışık hale gelir. Bu ağı dengelemek için hücresel sağlayıcılar milimetre dalgalarının yüksek frekanslarına genişlemek ister.

Milimetre dalgaları, bugün 4G ve WİFİ ağları için kullanılan radyo dalgalarından (10 ile 100 kat) daha yüksek olan 30 ile 300 gigahertz arasındaki frekansları kullanır. Dalga boyları 1 ile 10 milimetre arasında değiştiği için milimetre olarak adlandırılırlar. Radyo dalgaları ise santimetre sıralarındadır.

5G teknolojisi

Milimetre dalgalarının yüksek frekansı iletişim otoyolunda yeni şerit oluşumuna sebep olabilir ancak bir problem vardır. Milimetre dalgalar yeşillik ve binalar tarafından kolayca emilir ve küçük hücreler olarak adlandırılan çok yakın aralıklı baz istasyonlarına ihtiyaç duyar.

Neyse ki bu istasyonlar çok daha küçüktür ve geleneksel hücre kulelerinden daha az güç gerektirir, binaların ve ışık direklerinin üzerine yerleştirilebilir.

Baz istasyonlarının minyatürleştirilmesi aynı zamanda 5G Massive MIMO için bir başka teknolojik atılımı mümkün kılmaktadır. MIMO çoklu giriş – çoklu çıkış yolu anlamına gelir ve milimetrik dalgalar için gerek duyulan daha küçük antenlerden baz istasyonlarındaki anten portlarının geçmişi hakkında detaylı bilgi almayı yararlayan bir konfigürasyona atıfta bulunur.

5G nedir? 5G teknolojisi hakkında bilgiler

Krishnaswamy, ‘Çok sayıda antenle – her bir baz istasyonunda onlarca yüzlerce antene – aynı anda birçok farklı kullanıcıya hizmet verebilir,  ve bu veri hızını artırabilirsiniz’ dedi. Columbia yüksek hızlı ve Milimetre dalga IC (COSMIC) laboratuvarında Krishnaswamy ve ekibi hem milimetre dalga hem de MIMO teknolojilerine olanak tanıyan çipler tasarladı. ‘Milimetre dalga ve büyük MIMO, 5G’nin daha yüksek veri hızları ve görmeyi beklediğimiz düşük gecikme süresi için kullanabilen en büyük iki teknolojidir’.

5G TEHLİKELİ MİDİR?

5G günlük hayatımızı iyileştirebilecek olsa da daha yüksek enerjili radyo dalgalarının kullanılması insanlarda potansiyel sağlık tehlikeleri konusunda endişe uyandırmaktadır. Pennsylvania Üniversitesi’nde biyomühendis olan Profesör Kenneth Forset ; ‘iyonlaştırıcı ve iyonlaştırıcı olmayan radyasyon arasında radyasyon içeriklerinden dolayı sık sık karışıklıklar olabilir’ dedi.

Bu tehlikeli iyonlaştırıcı radyasyon kimyasal bağları kırabilir. Dışarda güneş kremi kullanmamızın sebebi iyonlaştırıcı radyasyonlardır. Çünkü gökten gelen kısa dalga boylu ultraviyole ışık elektronları cilt hücrelerine ve DNA ’ya zarar vermek için yeterli enerjiye sahiptir.

5G nedir? 5G teknolojisi Nasıl Çalışır, Tehlikeli midir?

Fakat milimetre dalgalar iyonlaşmaz çünkü dalga boyları daha uzundur ve hücrelere doğrudan zarar verebilecek bir enerjileri yoktur. Yaklaşık olarak 50 yıldır radyo dalgalarının sağlığa olan etkilerini inceleyen Foster, ‘iyonlaştırıcı olmayan radyasyonun tespit ettiği tek tehlike çok fazla ısınmadır’ dedi. Yüksek ısıya maruz kalma seviyelerinde radyo frekansı (RF) enerjisi çok tehlikeli olabilir.

Yanma veya başka termal hasarlar üretebilir ancak bu maruz kalmalar sadece yüksek güçlü radyo frekansı yakınındaki ortamlarda veya bazen ters giden tıbbi işlemlerde ortaya çıkar. Halkın birçoğu önceki hücresel teknolojilerden kaynaklı olarak 5G nin benimsemesiyle ilgili oldukça endişe duymaktadır.

Şüpheciler, iyonlaştırıcı olmayan radyasyona maruz kalmanın beyin tümörlerinden, kronik baş ağrılarına kadar bir dizi hastalıktan sorumlu olabileceğine inanmaktadır. Ve yıllar boyunca bu endişeleri araştıran binlerce çalışma olmuştur.

Hücresel Ağların Etkisi

5G nedir 5G teknolojisi hakkında bilgiler

2018 yılında Ulusal Toksikoloji Programı, 2G ve 3G ağı kullanılan cep telefonlarıtarafından yayılan RF radyasyonuna maruz kalan erkek sıçanlarda beyin ve adrenal bez tümörlerinde bir artış olduğunun gözlendiği on yıllık bir çalışma yayınladı. Burada hayvanlar insan maruziyeti için izin verilen maksimum seviyeden dört kat daha yüksek radyasyon seviyesine maruz bırakıldı.

Foster, RF dalgalarının kullanımına karşı birçok rakip, tartışmalarını destekleyen ve genellikle deneysel yöntemlerin kalitesini veya sonuçların tutarsızlığını göz ardı eden çalışmaları şifreliyor.

5G nedir. 5G teknolojisi

Şüphecilerin önceki hücresel ağlar hakkında sahip olduğu sonuçların birçoğuna katılmasa da, Foster 5G ağlarının potansiyel sağlık etkileri konusunda daha fazla çalışmaya ihtiyacımız olduğunu kabul etmektedir. Foster, ‘Ben de dâhil olmak üzere tanıdığım herkes, 5G hakkında daha fazla araştırma önerisinde bulunuyor. Çünkü bu teknolojiyle ilgili çok fazla toksikoloji çalışması yok’ dedi.

5G savunucularının çoğu, 5G’nin topluma sağladığı yararların bilinmeyenlerden daha fazla olduğuna inanıyor. Krishnaswamy, ‘5G’nin yaşamlarımız üzerinde dönüşümsel bir etkisi olacağını ve temelde yeni şeyler sağlayacağını düşünüyorum’ dedi. Bu tür uygulamaların ve etkisinin ne olacağını şu anda kesin olarak söyleyemeyiz.  Ama bu bizi şaşırtan ve gerçekten toplum için bir şeyleri değiştiren bir şey olabilir.

Okumaya devam et

Teknoloji

Bilim Kurgu Yazarı Isaac Asimov’un 1983 Yılında 2019’u Anlatan İsabetli Tahminleri

Yayınlandı

on

Yazar

Bilim kurgu edebiyatının değerli yazarlarından Isaac Asimov’u Vakıf serisi, Ben Robot gibi eserlerinden tanıyoruz.

1983 yılında Toronto Star Rus yazar Isaac Asimov’a 2019’a dair tahminlerini sorar. Asimov’un bilgisayarların gelişimi konusundaki birçok öngörüsü doğru çıkarken, uzay konusundaki görüşlerinin fazla iyimser kaldığını söyleyebiliriz.

Ancak yapılan tahminler geleceği bilmenin sanıldığı kadar kolay olmadığını, birçok etkenin tahmine dahil edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.


1983 yılında Toronto Star, Asimov’a şu soruyu yöneltti:

“Dünya 2019’da nasıl görünecek?”

Bu soruyu sormak için en doğru zaman 1983 yılıydı. Çünkü 1983, George Orwell’in 1984’ü yazdığı yıldan 35 yıl sonraydı.

Asimov, Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği’nin nükleer savaşa girmesi halinde toplumun geleceğini hayal etmenin anlamsız olduğunu söyledi. Daha sonra tahminlerini iki ana tema altında topladı: Bilgisayarlaştırma ve uzay kullanımı.


Bilgisayarlaşma

Asimov’un tahminleri biraz geniş ve açık uçlu olsa dahi, çok başarılıydı:

 • Bilgisayarlaşma şüphesiz kaçınılmaz olarak devam edecektir.

 • Bilgisayarlaştırılmış mobil cihazlar evimize kadar girecek ve bu karmaşa içinde toplum, teknoloji olmadan yaşayamayacağını düşünecek.

 • Bilgisayarlar süregelen çalışma alışkanlıklarını bozacak ve eski işleri kökten yenileriyle değiştirecek.

• Robotik, birçok rutin işi öldürecek.

• Eğitimin doğasında geniş  bir değişime ihtiyaç duyulacak. Herkese “bilgisayar okuryazarlığı” ve yüksek teknoloji dünyasıyla başa çıkmanın yollarının öğretilmesi gerekecek.

• Dünya nüfusunun aşırı artmasıyla beraber, bu eğitim gittikçe zorlaşacak.

Bahsettiği konuların çoğunda haklı olsa da Asimov’un tahmin ettiği bazı şeyler hala gerçekleşmedi.

Örneğin, teknolojinin eğitimde devrim yaratacağı tahmini her ne kadar doğru olsa da, kullanım alışkanlığı olarak evlerdeki bilgisayarlar hala çocukların geneli için video oyunları anlamına geliyor. Bununla beraber, evlerdeki bilgisayarlar geleneksel okul yapısını bozmadı.


Uzay Kullanımı

“Yaşamak için uzaya giriş yapacağız.”

Asimov, bir noktada haklı. 18 yıldır NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu sayesinde birçok atılımları gerçekleştirdi.

Ancak aynı zamanda kendisinin gelecekteki toplumların uzaya gitme çabası hakkında biraz iyimser yaklaştığını da göz önünde bulundurmamız gerekiyor.

Asimov ayrıca, Ay’da yerleşim yerlerini kurmak için insanlığın yola çıkacağını düşündü:

“2019 yılına gelindiğinde ilk uzay yerleşim planı, çizim tahtalarında var olacaktır. Belki de gerçek anlamda inşaata başlanmış olabilir.”

NASA, astronotları yaklaşık on yıl içinde aya göndermeyi planlıyor, ancak herhangi bir ulusun kalıcı bir ay yerleşimi kurma gibi bir niyeti olduğunu söyleyemeyiz.


✍ Editörün Notu

Bir, iki veya beş yıl içinde görmemiz gereken genel teknolojik gelişmeleri tahmin etmek için Moore Yasası gibi yöntemleri kullanmak mümkün.

Ancak, O’Reilly Media‘dan teknoloji analisti Andy Oram’ın, internetin geleceği ile ilgili bir Pew Araştırma Merkezi raporunda bulunan ifade gayet açık: Beş yılın ötesine geçildiğinde, her şey açık ve ihtimaller sonsuzdur.

Konusu geçmişken, Asimov’un Vakıf serisi yarattığı evren ve konusuyla mutlaka okunması gereken bilim kurgu eserleri arasında.

Kendisinin bir röportajına da buradan ulaşabilirsiniz.

Okumaya devam et

Haberler

Uber, ‘uçan taksilerini’ bu sefer Avustralya’da deneyecek

Yayınlandı

on

Yazar

Cep telefonu uygulamasıyla taksi hizmeti veren Uber, “uçan taksi” Uber Air servisi için ABD’den sonra ilk uluslararası pazar olarak Avustralya’nın Melbourne kentini seçti. Şirket, Dallas ve Los Angeles’ın ardından gelecek yıl bu kentte de deneme seferleri yapmayı planladığını açıkladı. Ticari uçuşların 2023’te başlaması hedefleniyor.

Uber, geleceğin ulaşım şekli olarak görülen taksilerin kentlerde trafik sıkışıklığını azaltacağını söylüyor.

Şirketin havacılık kolu Uber Elevate’in başkanı Eric Allison, “Büyük şehirler kalabalıklaşırken, özel araç sahipliğine aşırı bağımlılık artık sürdürülebilir olmayacak. Uber Air’in yollarda sıkışıklığın azaltılmasına yardımcı olması için muazzam bir potansiyeli var” dedi.

19 kilometrelik yol 10 dakikaya inecek

Allison, Uber Air’la Melbourne’ün merkezinden havalimanına 19 kilometrelik yolculuğun 10 dakikaya ineceğini söyledi. Bu mesafeyi arabayla kat etmek bir saate kadar sürebiliyor.

Uber, “uçan taksi” programı için Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), ABD ordusu ve iki uçak üreticisi firmayla; Embraer ve Pipistrel Aircraft’la çalışıyor.

Şirket geçen yıl bu taksilerin tasarımı için Paris’te bir laboratuvar açacağını açıklamıştı.

Geçen ay hisselerini halka arz eden Uber, beklediğini bulamamıştı. Uber, yılın ilk çeyreğinde 1 milyar dolar zarar açıkladı. Şirket, kayıplarını sektördeki ağır rekabet koşullarına ve yiyecek siparişi servisi Uber Eats’ten kaynaklanan zarara bağlamıştı.

Tek şirket değil

Uber “uçan taksi” denemeleri yapan tek şirket değil. Çok sayıda teknoloji şirketi bu taksileri geliştirme çabasında.

Airbus ve bir dizi şirket, otonom (sürücüsüz, pilotsuz) taksi denemelerine başlamış durumda.

Dubai’de “drone taksi”ler için ilk deneme seferi 2017’de yapıldı.

Google’ın kurucusu Larry Page tarafından finanse edilen bir başka şirket de saatte 180 kilometre yapabilen sürücüsüz elektrikli uçan taksileri denemişti.

Okumaya devam et
Advertisement

Facebook

En Çok Okunan Yazılar