Connect with us

Bilim

Yeryüzünde tükenmekte olduğunu fark etmediğimiz 6 önemli şey

Yayınlandı

on

yeryüzünde tükenmekte olan şeyler

Yeryüzündeki kimi maddelerin giderek tükendiğine dair farkındalık artıyor.

Su, petrol ve bal arılarının giderek tükenmekte olduğunu hepimiz duymuşuzdur. Ama bunlar dışında da çok farkında olmadığımız ve kötü kullanım nedeniyle tükenmekte olan ve hayatımızda önemli bir yer tutan başka şeyler var.

İşte bunlardan altısı….

1. Yörüngede boşluk

Dünya'nın yörüngesinde dolaşan uzay araçları kalıntıları
Image captionDünya’nın yörüngesinde dönmekte olan 500 bin nesne olduğu tahmin ediliyor ve bu sayı her geçen gün artıyor.

2019 yılı itibariyle Dünya yörüngesinde dönmekte olan toplam 500.000 nesne bulunuyor

Bunların sadece 2000 kadarı bugün bir işlev görüyor. Günlük iletişim, GPS ve televizyon için kullanılan uydular bunlar.

Geri kalanlar ise fırlatılan roketlerden ve yörüngedeki nesnelerin çarpışmasından arta kalan parçalardan oluşuyor.

Peki bunda ne var? Bu 500 bin rakamı sadece aktif olarak takipte olan nesneleri kapsıyor. Bunlara her gün yenileri ekleniyor.

Teknoloi geliştikçe yörüngeye bir şey göndermek daha da kolaylaşıyor.

İnsan türü olarak bu bizim için genel olarak iyi bir gelişme anlamına gelse de, yörüngede dolaşan bu nesnelerin hareketini düzenleyen bir hava trafik kontrol sistemi bulunmuyor. DÜnya’ya yakın mesafede seyreden gereksiz kalıntıları temizleyecek bir teknoloi de henüz geliştirilmiş değil.

Yörünge kalabalıklaştıkça bu nesnelerin çarpma ihtimali, dolayısıyla telefonlarımızı, haritalarımızı, hava tahmin sistemlerini düzenleyen bağlantıların hasar görme riski artıyor.

Bu soruna çözüm bulmaya yönelik çalışmalar devam etmekle birlikte henüz bir çözüm bulunmuş değil.

2. Kum

kum tepeciği

Deniz kıyıları ve çöller kumla doluyken nasıl olur da kum kıtlığı baş gösteriyor diyebilirsiniz?

Ancak kum, çakılın yanı sıra yeryüzünde en fazla kullanılan maddelerden biri ve Birleşmiş Milletler’e göre, kendisini yenileyebileceğinden çok daha hızlı tüketiyoruz kumu.

Erozyon yoluyla kumun oluşması binlerce yıl alıyor. Oysa inşaatlarda, deniz dolgu malzemesi olarak, su arıtma ve cam yapımında kullanılmak üzere hızla tüketiliyor.

Kum kaybı hassas ekosistemleri tehdit ederken, bu doğal kaynağın kullanımıını düzenleyen küresel bir denetim sisteminin kurulması çağrıları giderek güç kazanıyor.

 

3. Helyum

uçan balonlarTelif hakkıGETTY IMAGES
Image captionHelyum sadece uçan balonlarda kullanılmıyor, bazı tıp cihazları için önemli bir gaz

Partilerde uçan balon kullanmak için iki kere düşünmenin zamanı geldi belki de.

Zira bu balonları uçurmak için helyum gazıyla doldurmak gerekiyor. Helyum ise yer altından çıkarılan ve ve kimi tahminlere göre 30-50 yıl içinde tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz bir gaz.

Helyum ayrıca tıp alanında da önemli bir işlev görüyor. Emar (MRI) cihazlarının işlemesini sağlayan mıknatısları soğutmada kullanılıyor.

Kanser, beyin ve omurilik zedelenmelerinin teşhis ve tedavisinde çığır açan cihazlar bunlar.

 

4. Muz

Üst üste yığılmış muzlarTelif hakkıGETTY IMAGES
Image captionBugün tükettiğimiz muzların çoğu Cavendish denen tür

Günümüzde ticari amaçla üretilen muz türlerinin büyük çoğunluğu ‘Panama hastalığı’ adı verilen bir bitki hastalığına yol açan mantarların tehdidi altında.

Yediğimiz muzların çoğu Cavendish adı verilen ve bir tek bitkiden türetilmiş olan bir tür. Panama hastalığı muz bahçelerinde hızla yayılma potansiyeline sahip.

Daha önce de benzer bir tehditle karşılaşmıştık. 1950’lerde bu hastalık dünya muz hasılatını neredeyse sıfırlamış, üreticilerin Gros Michel adı verilen türden Cavendish’e kaymasına neden olmuştu.

Araştırmacılar, bu mantara dayanıklı ve tadı güzel yeni muz türleri üzerinde çalışıyor.

5. Toprak

Afrika'da tarlada çalışan iki kadınTelif hakkıGETTY IMAGES
Image captionGıda üretimi için toprağın üst tabakasına ihtiyaç var. Bitkiler besinlerini bu katmandan alıyor.

Yeryüzündeki toprak birden bire yok olmayacak elbette, ama yanlış kullanımı nedeniyle toprak konusundaki endişeler giderek artıyor.

Toprağın en üst tabakası bitkilerin besin kaynağı.

Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) tahminlerine göre, dünyada mevcut üst toprağın yarıya yakını son 150 yıl içinde kayba uğradı. 2,5 cm’lik üst toprağın doğal yollardan oluşması ise 500 yıl alıyor.

Erozyon, yoğun tarım, ormandan arındırma ve küresel ısınma, dünyadaki gıda üretiminin çoğu için gerekli olan üst toprak kaybına neden oluyor.

 

6. Fosfor

yanan kibritlerTelif hakkıGETTY IMAGES
Image captionÇok da uzak olmayan bir gelecekte kibrit yakmak için fosfor bulamaz hale gelebileceğiz.

Bu madde ilk bakışta günlük yaşantımızda pek yer tutmuyor gibi görünebilir.

Ancak insan DNA’sının yapısı bakımından biyolojik olarak hayati önemde olduğu gibi, tarımsal gübre olarak da büyük önem taşıyor ve bunun yerine geçebilecek başka bir madde bilinmiyor.

Fosfor, bitki ve hayvansal atık olarak geldiği yer olan toprağa dönmek yerine, çeşitli mahsullar şeklidne kentlerde toplanıyor ve kanalizasyon sistemi yoluyla denizlere akıtılıyor.

Bugünkü kullanım şekliyle, madenlerden fosfor çıkarma işleminin ancak 35 ila 400 yıl kadar devam edebileceği tahmin ediliyor.

bbc

Advertisement
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Robot üreticisi Boston Dynamics CEO’su Raibert: Dengesini nasıl bulduğunu görmek için bir yaşındaki kızımı ittim

Yayınlandı

on

Yazar

robot köpekTelif hakkıREUTERS

Robot üreticisi Boston Dynamics’ın CEO’su Marc Raibert, Atlas adlı robotunu geliştirirken, dengesini nasıl bulduğunu görmek için bir yaşındaki kızını iterek yere düşürdüğünü itiraf etti.

YouTube’da insansı robotun hokey sopasıyla itilmesine rağmen dengesini kaybetmediğini gösteren bir video 34 milyon kez izlendi.

Lizbon’daki ‘Web Zirvesi’nde BBC’nin sorularını yanıtlayan Raibert, “Kızım dengesini bulmaya çalışıyordu. Ne olacağını görmek için ittim. Biraz üzdüm. Ama hâlâ iyi arkadaşız” dedi.

‘Artık robotlarımı da itmiyorum’

Raibert, insanlara nasıl tekrar kalkabildiklerini göstermek için artık robotlarını da itmediğini söyledi, “O zaman bunu kendisiyle gurur duyan bir ebeveyn olarak yaptım” dedi.

Boston Dynamics, robotlarını askeri kullanım amaçlı olarak geliştirmeye başlamıştı. Ama şirket şimdi petrol, gaz ve inşaat sektörlerine açılmayı planlıyor.

Raibert, Spot adlı dört bacaklı robotları kiralamak için 3.500’den fazla başvuru aldıklarını söyledi. Robotun kiralama bedelinin bir lüks araba fiyatında olduğu belirtiliyor.

Henüz kâra geçemeyen Boston Dynamics, daha önce Google’ın çatı şirketi Alphabet’e aitti. Şirketi daha sonra Japon Softbank Group satın aldı.

Raibert, “Takipçilerimizin yüzde 95’inden fazlası videolarımızı beğeniyor. Bunu, insanların yaptığımız şeylere olumlu bakmasının göstergesi olarak kabul ediyorum. Konferanslarda robotlarımızı görenler, fotoğraf çektirmek, onları okşamak istiyorlar” dedi.

Marc RaibertTelif hakkıGETTY IMAGES

‘Atletik zekâ’

Marc Raibert, “Ama diğer taraftan robotlarımız için ‘ürkütücü’ ve ‘korkunç’ gibi ifadeler de kullanılıyor. Bunları gerçekten insanlara sorarak mı yazıyorlar, merak ediyorum” diye konuştu.

Raibert bir defasında robotları için “kâbus nedeni” dediğini belirterek “Şaka yapıyordum” dedi.

Boston Dynamics, dünyanın en gelişmiş robotlarını üretiyor. Ancak şirket şimdilik bilişsel yapay zekâ entegrasyonu yerine “atletik zekâ “ya odaklandığını söylüyor.

Okumaya devam et

Bilim

Kadın ve Erkek Beyni Biyolojik Olarak Farklı mı?

Yayınlandı

on

Yazar

Bu sorunun etrafındaki bilimsel tartışmalar devam ediyor, ancak bir nörobilimci beyinlerimizin tahmin ettiğimizden daha fazla benzediğimizi söylüyor.

Popüler bilim uzun zamandır erkek ve kadın beyni arasındaki gizli biyolojik farklılıkları ortaya çıkarmaya çalışıyor.

Ancak Chicago Tıp Fakültesi’nde çalışmalarını sürdüren nöroloji profesörü ve yazar Lise Eliot, cinsiyetler arasında doğuştan gelen farklılıkları aramaya gidenlerin onları bulamayacağını söylüyor.

2018’deki Aspen Ideas etkinliğinde Lise Eliot şöyle dedi:

“İnsanlar erkeklerin Mars’tan, kadınların Venüs’ten olduğunu söylüyor. Ancak beyin unisex bir organ.”

Bu cesur bir ifadeydi. Bu konuda bilim ikiye bölündü. Medyada sürekli Eliot’un tezini çürütüyor gibi görünen araştırmalarla karşılaşıyor fakat bu araştırmalar tam olarak neyi ölçüyor buna iyi bakılmalı! Örneğin, İngiltere’deki geniş çaplı bir araştırma, erkeklerin beyin bölgelerinin çoğunun kadınlardan daha büyük olduğunu ve ortalama olarak kadınların daha kalın serebral kortekslere sahip olduğunu keşfetti. Peki bu beynin performansına ve çalışmasına nasıl etki ediyor? Cevap: belirsiz. Başka bir araştırma, birçok insanda ortalama olarak beyin yapısındaki cinsiyet farklılıklarının var olduğu açıklaması yaptı. Hemen arkasından da beynin zaten bireysel özelliklerin bir karışımı olduğu açıklamasını yaptı. Yani yine elde var sıfır.

Ancak, beyinleri ne olursa olsun, kadınlar ve erkekler arasındaki davranış ve performans farklılıklarının sosyalleşme ile güçlü bir şekilde şekillendiğini söyleyebiliriz.

Eliot’a karşı tezler sunan sinirbilimciler, bu davranışların hormonlarla ilgili olabileceğini ve testosteron miktarının kadın ve erkek beyinlerindeki karar mekanizmalarına etkileri olabileceğini söylüyor. Aslında bakarsanız testosteron saldırganlıkla bağlantılı olmasına rağmen, erkek davranışları için evrensel bir açıklama sunmaz. Eliot ayrıca, cinsiyetten bağımsız olarak herkesin rekabetçi veya saldırgan olabileceğini, ancak erkeklerin ve kadınların, sosyal normlara dayalı bu özellikleri ifade etmenin farklı yollarının olabileceğini söylüyor.

Eliot bu araştırmaların doğru olabileceğini ancak akademik kurumların medya ile bir araya gelerek ilgi çekme odağında araştırma sonuçlarının çarpıtıldığını söylüyor.

Örneğin Independent’ta yayımlanan ve erkek beyninin kadın beynine göre %10 daha büyük olduğunu söyleyen şu makale! Doğru ama bu sadece fiziksel bir büyüklük. Bundan bahsedilmiyor. Zaten tüm erkek organları ortalama olarak daha büyüktür, ancak bu farklı şekilde çalıştıkları anlamına gelmez.

Yanlış anlaşılmalara sebebiyet veren başka bir örneğe bakalım.

1970’li yıllarda o zamanki Harvard Üniversitesi Rektörü Lawrence Summers da dahil olmak üzere çoğu kişi erkeklerin bilim, matematik, mühendislik gibi alanlarda neden kadın sayısının daha düşük olduğuna bir açıklama getirmek için matematik bölümündeki kadınların daha kötü performans gösterdiğini anlatan bir açıklama yaptı. Eliot, o yıllardaki bu açıklama için “İnsanlar matematikte dahi olmanın bir erkek fenomeni olduğunu söylediler” diyor.

Elbette daha sonra gerçek ortaya çıktı. Meğer bilim, matematik, mühendislik gibi alanları seçmek isteyen kadınlar hep caydırılmaya çalışılmış. Eliot o zaman açıklanan rakamlara göre kadınların şu an aradaki farkı ciddi oranda kapatmaya başladığını söylüyor.

Eliot konuyla ilgili fikrini şu sözle sonlandırıyor:

”Erkek ve kadın kalbi ya da böbreği birbirinden ne kadar farklıysa, erkek ve kadın beyni de birbirinden o kadar farklı.”

Kaynak.

Okumaya devam et

Bilim

Yeni “yapay deri” sayesinde cep telefonunuzu tokatlayıp gıdıklayabileceksiniz

Yayınlandı

on

Yazar

Bilim insanları akıllı telefon gibi cihazlara sarılabileceğini ve onları gıdıklanabilir “yapay deri” geliştirdi.

yapay deri ile ilgili görsel sonucu

 

 

Bilim insanları akıllı telefon gibi cihazlara sarılabileceğini ve onları gıdıklanabilir hale getireceğini söyledikleri bir “yapay deri” geliştirdi.

“Sıkıca kavramak öfkeyi iletiyor, gıdıklamaksa gülen emojiyi ekrana getiriyor ve hafifçe vurmak da şaşıran emoji oluşturuyor”

İnsan derisine benzeyecek ve onu taklit edecek şekilde tasarlanan yeni prototip; gıdıklama, okşama ya da çimdikleme gibi farklı dokunuş biçimlerine cevap veriyor.

 

Skin-On ismi verilen yeni arayüz; cep telefonlarına, giyilebilir cihazlara ve dizüstü bilgisayaların “touchpad”lerine takılabilecek.

Araştırmacıların üzerinde durduğu konulardan biri de yeni teknolojinin emojileri kullanarak “dokunsal duyguları” gösterebileceği.

Telecomm ParisTech adlı teknik üniversiteden doktora öğrencisi Marc Teyssier, “Sıkıca kavramak öfkeyi iletiyor, gıdıklamaksa gülen emojiyi ekrana getiriyor ve hafifçe vurmak da şaşıran emoji oluşturuyor” dedi:

Bu deri ince bir yüzey dokusuna sahip. Algılama, dermis (insan cildinin sinir bulunduran tabakası) ve hipodermis (insan cildinin alttaki yağ tabakası) katmanlarında gerçekleşiyor; esnekliği de çimdikleme gibi anlamlı jestlere imkan tanıyor.

Yeni “yapay deri” sayesinde cep telefonunuzu şaplaklayıp gıdıklayabileceksiniz
yapay deri ile ilgili görsel sonucu

Bristol Üniversitesi’nden araştırmacılar, bu yeni teknolojiyi Paris’teki Telecomm ParisTech’le ve Sorbonne Üniversitesi’yle işbirliği yaparak geliştirdi.

Ekip bu çalışmalarının (insan benzeri özelliklere sahip) “antropomorfik cihazların” yer aldığı olası bir geleceğin kapısını araladığını söylüyor.

Bristol Üniversitesi’nden doçent Dr. Anne Roudaut, bu yapay cildin “hissiz ve katı kılıflara alıştığımız için belki sıra dışı görünebileceğini ama daha yumuşak ve şekillendirilebilir teknolojileri kullanmanın güçlü avantajları olduğunu düşündüklerini” belirtti:

Cildin aşinalığı, kullanıcısına daha doğal bir arayüz sunuyor.

yapay deri ile ilgili görsel sonucu

Yapay deri, (“dermis” ve “hipodermis” diye adlandırılan) iki silikon tabakası ve bunların arasına yerleştirilmiş, sensör işlevi gören son derece ince kabloların bulunduğu bir elektrot tabakası kullanılarak oluşturuldu.

İki farklı silikon türü deri benzeri bir yüzey yaratmak için renk verici bir maddeye batırıldı ve şekillendirildi.

Araştırmacılar geliştirdikleri yapay derinin, cihazların “kullanıcının kavrayışını hissetmesine” olanak tanıdığını ve onlara “gıdıklama, okşama, hatta bükme ve çimdikleme gibi etkileşimleri algılama” kabiliyeti kazandırdığını ifade ediyor.

Ekip, ABD’de düzenlenen 32. ACM Kullanıcı Arayüzü Yazılım ve Teknolojileri Sempozyumu’nda sunulacak çalışmalarının, cep telefonu ve akıllı saat kullanıcılarına daha zengin bir duygusal deneyim sunabileceğini düşünüyor.

Yeni “yapay deri” sayesinde cep telefonunuzu şaplaklayıp gıdıklayabileceksiniz

Teyssier, “Biriyle yüz yüze konuşurken duygularımızı ifade etmek ve daha genel anlamda söylemi zenginleştirmek için dokunmayı tercih ederiz. Ancak artık cihazların aracılık ettiği bir iletişim gerçekleştiriyoruz ve bu iletişim yöntemini kaybettik” dedi:

Bu projeyle birlikte, en iyi iki iletişim yönetimini bir araya getirmeyi deniyoruz. Geliştirdiğimiz bu prototipler, antropomorfik cihazların bulunduğu olası bir gelecek sunuyor.

Bilim insanları insan gibi görünen ve hareket eden robotlar geliştirmeye çalışırken, yapay deri konseptinde de robotik alanına yoğunlaşıyor. Ancak yeni arayüzü geliştiren araştırmacılar, gündelik cihazlar üzerine çalışmakla daha çok ilgilendiklerini belirtiyor.

Dr. Roudaut konuyla ilgili şunları söyledi:

İnsanı makine parçalarıyla geliştirmeye çalışan pek çok çalışmaya tanık oluyoruz; bizse burada başka bir yoldan ilerliyoruz ve her gün kullandığımız cihazları daha çok bize, yani insana benzetmeyi deniyoruz.

 

Kaynak: https://www.independent.co.uk/news/science/artificial-skin-smartphones-ticklish-emojis-skinon-interface-a9163626.html

Okumaya devam et

Bilim

Teşekkür Etmemiz Gereken Denklemler ve Denklemlerin Kullanım Alanları

Yayınlandı

on

Yazar

Gerçek hayatta birçok teknolojinin temeli olan ve teşekkür etmemiz gereken denklemler ve bu denklemlerin kullanım alanları.

Matematiğin insan dünyasına gireli 5000 yıldan fazla olduğu düşünülmekte. Babillerin 60’lık sayı tabanında çalışıp zamanı hesaplamaları, Mısırlıların nadas zamanında Nil Nehri’nin taşma süresini hesaplamaları için trigonometrik hesaplamalar yapmaları artık herkesin bildiği bir gerçek.

Teşekkür Etmemiz Gereken Denklemler ve Denklemlerin Kullanım Alanları

Bu da bize matematiğin ihtiyaçlar sonucunda doğduğunun en büyük göstergesi.

Okullarda bizlere gösterilen, hatta birçok defa öğrenci arkadaşlara “Hocam, bu gerçek hayatta ne işimize yarayacak” dedirten denklemleri ve formülleri en basit ve sade haliyle sizler için ele almak istedim.

Denklemler ve günlük hayattaki kullanım alanları

1) Pisagor Teoremi

pisagor teoremi ile ilgili görsel sonucu

pisagor teoremi

a(kare) + b(kare) = c(kare)

Bu teorem neredeyse bütün trigonometrinin temelini oluşturur ve GPS, Haritalama gibi konum odaklı projelerde kullanılır.

Eğer ki navigasyon kullanıyorsanız teşekkür etmeniz gereken denklemlerden birisi Pisagor Teoremi’dir.

 

2) Taban Aritmetiği

“Bilgisayar kullanıyorsanız aritmetik matematiği sayesindedir”, desek yanlış olmaz. 2’lik tabana göre tasarlanan bilgisayarlarda haberleşme, wireless gibi kavramlar taban aritmetiği sayesinde hesaplanırlar. Ki bilgisayar temelinde de 2’lik sayı sistemi vardır. Yani aslında kullandığımız bilgisayarlar sadece 0 ve 1’lerden oluşur.

3) Matrisler ve Determinantlar

İnstagram kullanıcısıysanız matrislere ve determinantlara teşekkür etmenizi rica edeceğim.

Çünkü görüntüyü işlemede, görüntüyü filtrelemede, fotoğraftaki gürültünün giderilmesinde ve daha birçok teknikte matrisler ve determinantlar kullanılır.

Paylaştığınız fotoğraflar +200 beğeni alıyor ise bunu Matrislere ve Determinantlara borçlusunuz.

Teşekkür Etmemiz Gereken Denklemler ve Denklemlerin Kullanım Alanları

4) Maxwell Denklemleri

Televizyon izliyorsanız, işinizde radar kullanmanız gerekiyorsa bu denklem sayesinde. Ki bu denklem modern iletişimin temellerini de oluşturmuştur.

 

5) Fourier Denklemi

Spotify, ITunes gibi müzik programlarını kullanıyorsanız ya da müzikseverseniz sizi bu denklemlerle tanıştıralım. Frekansların hareketini ve iletişimini açıklayan bu denklemler olmasaydı dijital platformlardan müzik dinlemek hayal olabilirdi.

6) Vektör Matematiği

Oyun oynayan arkadaşlar dikkat.! Vektör matematiği olmasaydı, birçok oyunu oynama şansınız olmayacaktı. Neden mi.?

Hız, atış, görüntü, boyutlandırma ve dahası kuralların yazılıma geçmesini sağlayan matematik hesaplamaları vektör matematiğidir.

7) Bernoulli İlkesi

Akışkanları inceleyen bu ilkede, bir boru içerisindeki akışkanların hız, yükseklik ve basıncı arasındaki ilişkiyi açıklar. Kesit alanı küçüldükçe, hız artar, basınç azalır. En basit haliyle duş başlıklarının temelinde bu prensip yatar.

8) Sayılar Teorisi

Çok geniş kapsamlı ele alınması gereken bir konu. Mod, bölme, bölünebilme, sayılarda asallık…

Kredi kartlarımızın güvenliği, şifrelerimizin bize özgü olması, verilerimizin dijital ortamlarda saklanması sayılar teoremine dayanmaktadır. Ayrıca siber güvenlik ve uygulamalarında asal sayıların önemi çok büyüktür.

9) Hareket Yasaları (F = m*a)

Neredeyse bütün modern fiziğin temelini oluşturan yasalar ve denklemler. Newton ’un insanlığa kattığı en büyük buluşlarından…

Eylemsiz olan bir cisim eylemsizdir. Duruyorsa durmaya, hareket halindeyse harekete devam eder.

Bir cismin üzerine etkiyen dengelenmiş kuvvetler varsa hareket durumunun değişir.

Bir cisim diğer cisme etki uygularsa, diğer cisim de etki uygular.

Bu prensipler ışığında bu formül bütün fiziğin temeli sayılabilir.

10) Taylor ve Maclaurin Serileri

Matematiksel fonksiyonların sağladığı değerleri, gerçeklerine çok yakın olacak şekilde hesaplamamızı sağlar. Bu sayede istenilen hata paylarında binalar, köprüler, yapılar inşa edilebilir.

İntegral, trigonometri, paraboller …. Hepsi birbiriyle iç içe yapılardır. Sadece mühendislikte değil;

İşletmede ve iktisatta arz-talep eğrilerinde, faiz hesaplamada,

Ziraatte bitkilerin belirli zamanlarda, belirli matematiksel oranlarda gübrelenmesinde,

Bilgisayar bilimlerinde en basit haliyle yapay zekada,

Hukukta miras paylaşım oranlarında,

Aklımıza gelebilecek her yerde matematik etkin ve efektif bir şekilde kullanılmakta. Matematiği bu yüzden çok sevelim.

 

https://www.bircokbilgi.com/bernoulli-ilkesi-hakkinda-bilgi

Okumaya devam et

Bilim

Uçan Taksi Dönemi Başlıyor! İlk deneme uçuşu Singapur’da gerçekleştirildi.

Yayınlandı

on

Yazar

uçan taksi dönemi
Kendine kendine uçması için tasarlanan 18 pervaneli hava taksi, şehir merkezindeki ilk deneme uçuşunu Singapur’da gerçekleştirdi. Asya’da 2-5 yıl içinde pilotsuz uçan taksi seferlerine başlaması bekleniyor.
Uçan Taksi Dönemi Başlıyor! İlk deneme uçuşu Singapur’da gerçekleştirildi.

Bugün bataryalarını doldurup 18 pervanesini döndürerek Singapur’da havalanan ve Marina Koyu üzerinde 2.5 dakika uçan taksi, birkaç yıl içinde ulaşımda devrim yapacağı iddiasıyla dünyaya tanıtıldı.Almanya merkezli Volocopter şirketinin ürettiği uçan taksi, bagajla birlikte iki yolcu taşıyabiliyor. Şimdiki halde saatte en fazla 110 km hıza ulaşabiliyor.

uçan taksi

Büyük şehirlerde trafik sıkışıklığı ve çevre kirliliğini azaltma hedefiyle piyasaya sunulacak uçan taksi, ufak bir helikoptere benzese de insansız hava aracı (drone) teknolojisiyle çalışıyor.Pilotsuz olarak kendi kendine uçmak üzere tasarımlandı, ancak Singapur’un gökdelenlerinin önünden geçtiği bu ilk şehir merkezi turunda güvenlik gerekçesiyle pilotla birlikte havalandı.Volocopter daha önce Dubai, Helsinki, Almanya’nın bazı kentleri ve Las Vegas’da deneme uçuşu yapmıştı. Ama bu, bir şehrin en kalabalık merkezinin üzerinden ilk uçuşu oldu.

TRAFİK SIKIŞIKLIĞIYLA MEŞHUR METROPOLLERE

Uçan Taksi Dönemi Başlıyor! İlk deneme uçuşu Singapur’da gerçekleştirildi.

2-5 yıl içinde ticari kullanıma girmesi beklenen Volocopter’in ilk sefer yapacağı yerlerden birinin de Asya’nın finans merkezi şehir-devleti Singapur olması, ardından trafik sıkışıklığıyla meşhur Asya metropollerine yayılması planlanıyor.

İŞ İNSANLARINA ‘BÜYÜK KOLAYLIK’

Volocopter CEO’su Florian Reuter,  trafik altyapısı Batılı büyük şehirlerden daha planlı ve daha iyi olan Singapur’un ardından, şirket yöneticilerinin önemli bir toplantıya ya da uçağa yetişmek isterken trafik sıkışıklığı yüzünden saatlerce yolda kaldığı metropolleri hedef koydu.Reuter, pilotsuz uçan taksiyi çok büyük ihtiyacın hissedildiği Endonezya’nın başkenti Cakarta, Filipinler’in başkenti Manila, Tayland’ın başkenti Bangkok ve Asya’nın devleri Çin ile Hindistan’da devreye sokmak istediklerini söyledi.

ÇİN’DE SERİ ÜRETİM

Volocopter, Çin’de kendi hissedarları arasında da yer alan otomobil üreticisi Geely ile ortaklığa giderek Çin piyasası için uçan taksi seri üretimi yapmayı amaçlıyor.

SİNGAPUR’DA VOLOPORT TAMAM

Havası en kötü büyük şehirler küresel endeksinde 6. sırada yer aldığından, Volocopter pazarlamaya münasip Singapur’da deniz kenarında iniş-kalkış pistleri ve yolcu terminali olan uçan taksi istasyonu ‘VoloPort’un kurdelası haftabaşında kesildi bile.

Uçan Taksi Dönemi Başlıyor! İlk deneme uçuşu Singapur’da gerçekleştirildi.

Volocopter’in partneri Skyports’un Genel Müdürü Duncan Walker, hava taksilerinin ulaştırmada diğer araçların ikamesi değil, başlı başına bir seçenek olacağını söyledi.Walker, “Biz bunun insanların şehirde nasıl seyahat ettiklerinin dinamiğini değiştireceğini düşünüyoruz” dedi.Editör / Yazar: Ezgi SEMİRLİKaynak: https://www.dailymail.co.uk/sciencetech/article-7599343/Hover-taxi-whizzes-Singapore-firm-eyes-Asian-push.html

Yazar Ezgi Semirli

Okumaya devam et
Advertisement

Facebook

En Çok Okunan Yazılar