Connect with us

Gerçek mi?

‘Yoksa 2020 uğursuz bir yıl mı?’

‘Yoksa 2020 uğursuz bir yıl mı?’

Yayınlandı

on

T24 yazarı Barış Soydan son günlerde rekor üstüne rekor kıran altını yükselten etkileri bugünkü yazısında paylaştı. Soydan altın için sadece korona vürüsü değil ABD seçimi ve eksi fazilerin etkisi açıkladığı yazısında “Altının fiyatı kimilerinin dediği gibi 1.700 dolara çıkar mı, ancak Susan Miller bilir. Ama bir şey şimdiden kesin: 2020 altının yılı.” ifadelerini kullandı.2020 YILI UĞURSUZ BİR YIL MI?Soydan yazısından “Deprem, salgın… Yoksa 2020 uğursuz bir yıl mı? Bu sorunun cevabı ekonominin değil Susan Miller’ın alanına girer (Ünlü burç yazarının adını duymadınız mı?) ama genel olarak küresel kaygı seviyesinde bir yükseliş yaşandığı aşikar.” ifadelerini kullandı Barış Soydan’ın yazısını bazı bölümleri şöyle;”Altını sadece Korona değil ABD seçimi ve eksi faiz de yükseltiyor”..Korona salgını ve Ortadoğu’daki gerilim, altının 2020’ye hızlı girmesine neden oldu. Malum, altın çalkantılı zamanların “güvenli limanı”.1700 DOLAR YORUMLARIAltın geçtiğimiz yılın Mayıs ayında ons başına 1.266 dolar seviyesindeydi. Geçtiğimiz ay 1.600 doları geçti. Korona salgınının etkisiyle 1.700 dolara tırmanacağı yorumları yapılıyor.Altın dünyada yükseldiği için haliyle çeyrek altının fiyatı da artıyor. Geçen haftayı 502 TL’den kapatan çeyrek altın, dün 513.5 TL’ye çıkarak rekor tazeledi. Sadece son bir ayda çeyrek altındaki değer yükselişi, TL bazında yüzde 6.4’ü aştı.ALTININ ÖNÜ AÇIKAltının önü açık. Eğer salgının önü alınamazsa paniğin artması ve başta altın olmak üzere güvenli limanlara olan yönelişin hız kazanması kaçınılmaz.Sadece Korona mı?Altındaki yükselişin tek nedeni salgın değil. Küresel ölçekte faizlerin ultra düşük seviyelere inmesi de altını destekliyor. Gelişmekte olan birçok ülke, bu arada Türkiye de, 2020’ye faiz indirimleriyle girdi. Eksi faizde duran varlıkların tutarı sırf Ocak ayında 1.16 trilyon dolar arttı.Türkiye’de de enflasyonun yüzde 12’nin üzerine çıkmasıyla Merkez Bankası’nın politika faizi eksiye inmiş durumda.Reel faiz oranlarıAyrıca unutmayalım ki, 2020 Amerika’da seçim yılı. Seçim, Türkiye’de olduğu gibi Amerika’da da piyasada oynaklığın artması demek. Nitekim piyasaların gözü Demokratlar’ın aday yarışında. Demokratlar’ın sol kanadının temsilcisi Bernie Sanders’ın güç kazanmasına piyasaların olumsuz tepki vereceği ne zamandır yazılıyor, çiziliyor. (Evet, “piyasalar” dün olduğu gibi bugün de soldan korkuyor.)Analizler altının Amerika’daki seçim yıllarında ortalama yüzde 8.99 değer kazandığını gösteriyor. Trump’ın seçildiği 2016’da da altın yüzde 8 yükselmiş….2020 YILI UĞURSUZ BİR YIL MI?Deprem, salgın… Yoksa 2020 uğursuz bir yıl mı? Bu sorunun cevabı ekonominin değil Susan Miller’ın alanına girer (Ünlü burç yazarının adını duymadınız mı?) ama genel olarak küresel kaygı seviyesinde bir yükseliş yaşandığı aşikar. Nitekim uluslararası danışmanlık şirketi PwC’nin 83 ülkedeki bin 600 firmanın CEO’suyla yaptığı ve Davos’ta açıklanan ankete katılanların yüzde 53’ü dünya ekonomisinin bu yıl yavaşlayacağını öngörmüş. Oysa geçen yıl ankete katılanların yüzde 57’si dünyanın daha hızlı büyümesini bekliyormuş.Yani 2020 karamsarların yılı. Nitekim IMF de dünya ekonomisinin büyümesi için yaptığı tahmini 2019 için yüzde 3’ten 2.9’a çekti bile.Yavaşlama dönemlerinde güvenli limanlara yönelişin arttığı biliniyor.Altının fiyatı kimilerinin dediği gibi 1.700 dolara çıkar mı, ancak Susan Miller bilir. Ama bir şey şimdiden kesin: 2020 altının yılı.”

Advertisement
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Galeriler

80 Yaşındaki Adam Excel Kullanarak Muhteşem Resimler Yaptı (19 Resim)

Yayınlandı

on

Yazar

Japonya’dan 80 yaşındaki Tatsuo Horiuchi, inanılmaz çizim becerileri ile tüm dünyada biliniyor. Bununla birlikte, sanatı için kalem, kalem veya boya kullanmaz. Bunun yerine, Microsoft Excel’de şaheserler yaratıyor!

Yaklaşık 20 yıl önce, emekli olmadan önce Horiuchi, hayatında yeni bir meydan okumaya ihtiyacı olduğunu düşündü. Böylece resim yapmaya başladı. Ancak, sanat malzemelerine para harcamak istemiyordu; PC’sini kullanmaya karar verdi. Ama herhangi bir fantezi dijital çizim yazılımına da gitmedi ve Excel’i seçti.

Horiuchi’nin sanatından hoşlanıyorsanız, resimlerinden birini buradan web sitesinden sipariş edebilirsiniz Hızlı bir ‘merhaba’ demek veya ondan PC bilgeliğini sizinle paylaşmasını istiyorsanız, e-posta adresini de burada bulabilirsiniz. Bu arada, aşağı kaydırın, Horiuchi’nin resimlerinin tadını çıkarın ve yorumlarda hangilerinin en sevdiğinizi bize bildirin sevgili Pandalar!

Tatsuo Horiuchi yaklaşık 20 yıldır Microsoft Excel kullanarak resim yapıyor

Fotoğrafçı: Tatsuo Horiuchi

Bilgisayarında Japonya manzaraları çiziyor

Fotoğrafçı: Tatsuo Horiuchi

İşte çalışma süreci böyle görünüyor

Fotoğrafçı: Tatsuo Horiuchi

Fotoğrafçı: Tatsuo Horiuchi

Horiuchi 2000 yılında emekli olduktan sonra çizmeyi öğrenmeye başladı

Fotoğrafçı: Tatsuo Horiuchi

Sanat malzemeleri veya dijital yazılım almak istemiyordu. Böylece Excel’e yerleşti.

Fotoğrafçı: Tatsuo Horiuchi

İşte resimlerinden biraz daha

Fotoğrafçı: Tatsuo Horiuchi

Fotoğrafçı: Tatsuo Horiuchi

Fotoğrafçı: Tatsuo Horiuchi

Fotoğrafçı: Tatsuo Horiuchi

Fotoğrafçı: Tatsuo Horiuchi

Fotoğrafçı: Tatsuo Horiuchi

Fotoğrafçı: Tatsuo Horiuchi

Fotoğrafçı: Tatsuo Horiuchi

Fotoğrafçı: Tatsuo Horiuchi

Fotoğrafçı: Tatsuo Horiuchi

Fotoğrafçı: Tatsuo Horiuchi

Burada Horiuchi hakkında bir video izleyebilirsiniz

Horiuchi’nin örneği birçok insana ilham veriyor. Aklınızı ona koyarsanız her şeyin mümkün olduğunu gösterir (çoğumuzun Excel’in nasıl çalıştığını anlamak için sabrımız olduğundan şüpheliyim) ve yaşlandıkça yeni şeyler öğrenmeye devam etmeliyiz.

“Resmimin] hemen iyileşmesini beklemiyordum, bu yüzden 10 yıllık bir plan yaptım,” dedi Horiuchi AFP’ye.

“İlk 3 yıl boyunca ‘çizim’ üzerine yoğunlaştım ve Excel’de havuç ve Japon turp gibi sebzeler ve yabani ot gibi görülebilen her şeyi çizdim. Önümüzdeki 3 yıl boyunca bir resim yapmak için motifleri tek tek birleştirdim. ”

Excel sanat yolculuğuna başladıktan altı yıl sonra Horiuchi bir Excel Authoshape Sanat Yarışması’na başvurdu ve büyük ödülü kazandı. İşte o zaman yeteneklerinden dolayı insanlardan daha fazla ilgi görmeye başladı.

O zamandan beri, bir efsane haline geldi ve bazı eserleri yerel Gunma Sanat Müzesi tarafından bile satın alındı.

Japon sanatçı, Excel’i Microsoft Paint’e tercih ediyor çünkü daha fazla esneklik sunuyor, daha fazla işlevi var ve kullanımı daha kolay.

Okumaya devam et

Gerçek mi?

Müfettişler COVID-19 Salgını Sırasında Otellerin Çarşaflarını Değiştirip Değiştirmediklerini Görmek İçin Bir Tuzak Kurdu – Otellerin Hepsi Başarısız Oldu

Yayınlandı

on

Yazar

Koronavirüs pandemisinin bize öğrettiği bir şey, temizlik, hijyen ve sanitasyonun ne kadar önemli olduğudur. Sağlığımız için, herkesin güvenliği için. Oteller gibi yerler, işlerinin ve insanların yaşamlarının buna bağlı olduğunu düşünerek Covid-19 kısıtlamasını ve temizliği çok ciddiye almalıdır.

Ancak, TV şovunun Inside Edition’ın mürettebatı öğrendiği gibi, her otelden çok uzakta, yeniden açıldığında işleri doğru şekilde yapıyor. Şovun yapımcıları birkaç üst düzey New York City odasına girdiler ve çarşaflara, yastıklara ve banyo havlularına logolar uygulamak için yıkanabilir bir sprey kullandılar. Bu logolar sadece UV ışığı altında görülebilir.

Mürettebat ertesi gün başka bir isim kullanarak geri döndüğünde ne olduğunu tahmin edebilir misiniz? Evet, bazı logoları buldular! 2019 veya 2018 gibi normal bir yılda olsaydık bu kötü olurdu. Ama 2020’de tam gelişmiş bir salgın sırasında? Bu korkunç.

Daha fazla bilgi: YouTube | Facebook | Instagram | Twitter | InsideEdition.com

Inside Edition’ın bazı üst düzey Manhattan otellerindeki durum hakkındaki tam videosuna buradan göz atabilirsiniz.

Yapımcılar ayrıca masaların, termostatların ve TV’lerin yaygın olarak dokunduğu yüzeyleri de temizlenebilir olup olmadıklarını görmek için yıkanabilir jelle kapladılar.

Inside Edition’ın YouTube videosu çok dikkat çekti: 454 binden fazla kişi beş buçuk dakikalık klibi izledi.

Ekip, çarşaflara, yastıklara ve banyo havlularına logo uygulamak için yıkanabilir ve zararsız bir sprey kullandı. Bu logoları sadece UV ışığı altında görebilirsiniz!

Durumu daha da kötüleştiren, bu işletmelerin bir kısmının yüksek kaliteli Manhattan otelleri olmasıdır. Ödediğiniz para için temizlik ve birinci sınıf hizmet aldığınızı tahmin edersiniz.

Hyatt Place ziyareti

Ertesi gün

Inside Edition’ın raporu, Hyatt Place Times Square’in hala çarşaf ve yastık kılıfı üzerinde görünen UV logosuna sahip olduğunu buldu. Resepsiyon temizlenmiş ve havlu değiştirilmiş olsa da, uzaktan kumanda temizlenmiş değildi.

Hampton Inn ziyaret

Ertesi gün

Bu arada, Hampton Inn Times Square Central’da çarşaf ve yastık kılıfı değiştirilmedi; uzaktan kumanda ve termostat silinmedi.

Trump Uluslararası Otel Ziyareti

Ertesi gün

Fotoğraf: Inside Edition

Son olarak, Trump International Hotel’de yastık kılıfı değiştirilmedi, ancak çarşaf ve havlular vardı. Hyatt ve Hampton ekipleri bulgulardan endişeliydi. Bu arada, Trump International Hotel Inside Edition’ın bulgularını reddetti ve yanlış olduklarını iddia etti.

Okumaya devam et

Gerçek mi?

Daha Kaliteli Bir Hayat İçin 5 Maddede Japonların 5S Metodu

Yayınlandı

on

Yazar

 

5S metodu hayatınızı ya da işinizi daha kaliteli hale getirmek için size 5 ana prensip sunar. Prensiplerin hepsi düzen ve temizliğe vurgu yapar. Son dönemde daha popüler hale gelen bu teknik birçok şirket tarafından verimliği arttırmak için kullanılmaktadır.

Bu tekniği kullanan şirketlerden biri de Toyota’dır. Teknik 1960’larda iş yerinin daha düzenli, temiz ve aktif hale gelmesi amacıyla denenmiştir.

5S metodu, Japonların tembelliğe karşı geliştirdiği başka bir yöntem olan Kaizen tekniği ile sıklıkla kullanılmaktadır. Kaizen tekniğiyle ilgili daha çok şey öğrenmek istiyorsanız ilgili içeriğe göz atabilirsiniz.


1) Seiri – Sınıflandır

Hayatınızda yer kaplamasına rağmen çok da ihtiyacınız olmayan eşyaları ayırın. Bunu tespit etmenin en kolay yolu eşyaları en son ne zaman kullandığınızı göz önünde bulundurmaktır. Bir eşyayı bir yıla yakın süredir hiç kullanmamışsanız bundan sonra da kullanmayacağınızı rahatça varsayabiliriz.


2) Seiton – Düzenle

Eşyalarınızı belirlediğiniz önem sırasına göre uygun yerlere yerleştirin. Buradaki amaç eşyalarınızı ararken kaybettiğiniz zaman ve enerjiyi minimum tutarak pratiklik ve verimliliğinizi arttırmak.

 


3)  Seiso – Temizle

Çalışma ve yaşam alanınızı olabildiğince temiz tutun. Bu temizlik ve düzen çalışma isteğinizi arttırıp daha verimli olmanızı sağlayacak. Ayrıca dağınıklıktan kaynaklanan istenmeyen kazalar da önlenecek.


4) Seiketsu – Süreklilik

Yaptığımız değişiklikleri devamlı hale getirmeliyiz. Hedefimiz yakaladığımız standartın gerisinde kalmamak olmalı. Örneğin iş yerinde herkesin görevi ve görevlerin bitiş tarihi önceden belirlenmeli ve elden geldiğince bunun dışına çıkılmamalı.

 


5) Shitsuke – Disiplin

Devamlılığı sağlamanın en önemli yolu disiplindir. Bu yüzden iş yerinde hedeflerimizi ne kadar gerçekleştirdiğimizle ilgili denetimler yapılmalıdır. Zamanla çalışanlar özdenetimi bir alışkanlık haline getirecektir. Süreci kolaylaştırmak için ise bu kurallara uymaktaki amacım ne sorusuna tatmin edici bir cevap vermeniz gerekiyor.

Okumaya devam et

Gerçek mi?

Hayatın Mutsuz Eden Kısır Döngüsü: Oku, Çalış, Evlen, Çocuk Yap, Emekli Ol, Öl

Yayınlandı

on

Yazar

 

Ekşisözlük yazarı “carliii” hayatın mutsuz eden kısır döngüsünün altında yatan gerçekleri anlatmış.

herhangi birini yapmadığınız zaman toplum tarafından yadırganırsınız. evet ölmediğiniz zaman bile. çevrenizde 90 yaşlarındaki insanlar için, “bi ölemedi gitti ya, yazık çocuklarına da ne çektiler.” minvalinde şeyler duymadınız mı hiç?

çalışmazsanız insanların gözüne batarsınız. yıllardır hazıra dağ dayanmaz diyorlar bana. bunu diyenlerin çoğu günde en az 12 saat çalışan insanlar. benim yatarak onun kazandığı paradan fazlasını kazanma imkanım var. kabullenemiyor adam. “bizim iflağımız si*iliyo, seninki de si*ilsin” demeye getiriyorlar. geçen akşam eve gelirken komşuya denk geldim. saat 11 civarıydı, işten geldiğini söyledi. bu adam sabah 7’de gidiyor işe. ev ahalisi ise olayı şöyle değerlendiriyor: “aferin çocuğa, gecesini gündüzüne katıp çalışıyo. helal olsun valla bu devirde ekmek aslanın ağzında.”. bunu istiyor toplum. insanlar deliler gibi çalışsın. ne iş yaptığı önemli değil, yeter ki çalışsın. gecesini gündüzüne katsın, çalışsın. hayatını yaşayamasın, çalışsın. uyumasın, çalışsın. çalışsın ki aferin alsın toplumdan.

ayrıca bu insanların çalışırken birilerine amirim, müdürüm demeleri lazım. ben kendi işimi kuracağımı söylediğim zaman kendi ailem tarafından yadırganıyorum lan. istiyorlar ki ezileyim biraz. itaat etmeyi öğreneyim. adam olurum belki o zaman. çünkü ezilmeden adam olunmuyor memlekette.

evlenme meselesine gelince, bi kere o imzayı atmanız çok mühim. evlenmeden sevdiğiniz insanla beraber yaşarsanız devlet büyükleriniz bile ahlaksızlıkla suçlar sizi. böyle bi durumun televizyon dizilerinde olmasına bile katlanamıyorlar. ülkenin birlik ve beraberliğini bozuyorsunuz.

40 yaşını geçip de evlenmeyen erkekler at yarışı bağımlısı olmakla suçlanıyor bu arada. haberiniz olsun abiler. adamın apartmanları var ama at yarışına para yedirdiği için kimseyle evlenemediğini söylüyor insanlar. sisteme uymuyorsanız mutlaka bi sorununuz olmalı yani. öyle diyorlar.

bir de evleneceği yaşı yıllar öncesinden belirleyenler var. adam 15 yaşındayken düşünmüş ne zaman evleneceğini. hayatını paylaşacağı insanı hangi yaşta bulacağını nerden biliyor lan bu insanlar? amaaan ne önemi var. benimki de laf işte. yeter ki evlensin, keramet vardır sonuçta. evlensin ki çocuk yapsın. evlenmeden yaparsa gene kabul olmaz o çocuk. zaten bu döngüye girdikten sonra bir şekilde çocuk yapılıyor gördüğüm kadarıyla. hayatları o kadar sıradanlaşıyor ki, çocuk yapmak gibi sıradan bir olay çekici geliyor insanlara.

bunları eleştirince bile ergen diye yaftalanıyorsunuz işte. mutlu olmamanız kimsenin umrunda değil. yeter ki bu mükemmel sisteme uymayan bireyler olmayın.

Kaynak.

Okumaya devam et

Gerçek mi?

Doğru Zamanda Doğru Soru Bir Şeyleri Değiştirebilir: Hayatınızın En Önemli 16 Sorusu

Yayınlandı

on

Yazar

Bazen doğru zamanda doğru soru hayatınızı değiştirecek bir cevabı tetikleyebilir. Girişimci, yazar ve podcast yayıncısı Darius Foroux kendi deneyimleri üzerinden anlatıyor…

Hayatta öğrendiğim en değerli şeylerden biri soruların cevaplardan daha önemli olduğudur. Ancak bu, cevaplarınızın kalitesi için ödüllendirildiğiniz okullarda öğrendiğiniz şeylere aykırıdır. Yani aslında bir kişiyi yargılamanız gereken şey cevapları değildir.

 Voltaire’ın da söylediği gibi, bir kişinin sorularının kalitesine bakın:

“Bir adamı cevaplarından ziyade sorularıyla yargıla.”

Doğru zamanda doğru soru, hayatınızı değiştiren doğru cevabı tetikleyebilir. Bunu son birkaç yılda kendim yaşadım. Ve her zaman kendime sorular sorma alışkanlığı edindim. Bu yazıda, yaptığınız şey hakkında her şeyi değiştirme potansiyeline sahip dört alanda 16 soruyu paylaşıyorum. Hazırsanız başlayalım.


Genel Yaşantı

Nasıl hissettiğinizi değerlendirmek için birkaç evet / hayır sorusuyla başlayalım. Ben de bu 16 soruyu ve cevaplarını notlarım arasına daha önce ekledim. Ayda birkaç kez notu açarım ve sorulara bakarım. Bir seferde rastgele birkaç cevap veriyorum. Aynı şekilde kullanman için sana meydan okuyorum.

1. Mutlu muyum?
2. Minnettar mıyım?
3. İşimi/okulumu seviyor muyum?
4. İyi hissediyor muyum?
5. Eğitimime yeterince zaman harcıyor muyum?

Bu soruların önemli olmasının nedeni, içinizde bir strateji belirleme isteği oluşturmasıdır.

Çoğu zaman, hayata karşı mutsuz, nankör ve kötü hissediyoruz. Hayatınızda bir sorun varsa, bunu hızlı bir şekilde kabul edin ve sonrasında bir çözüm bulun.

Ayrıca bu sorular sadece sizinle ilgili değil. Mutlu ve iyi bir ruh halindeyken, hayatınızdaki insanların da iyi hissetmesini sağlayabilirsiniz. Bu yüzden ilk önce kendi mutluluğunuzu çözmeye odaklanın. Aksi takdirde, eşinizi, ailenizi ve diğerlerini mutlu edemezsiniz.

Bu ilk beş soruyu hızlı bir değerlendirme olarak görün. Dürüst olun. Etkilemeniz gereken kimse yok. Nasıl hissettiğinize bir bakın.


Kariyer

Hayatımızın önemli bir alanına geçelim. Hayatının çoğunu işte geçiriyorsun. Yani ondan tatmin olman çok önemli.

Aslında zevk aldığınız işi yapmak, gelir, iş güvenliği, kaynaklar, konum vb. gibi faktörlerden daha önemlidir.

Bu yüzden düzenli olarak kendime soruyorum:

6. Hangi yeni şeyleri öğreniyorum? Bu benim için en önemli şey. Öğrendiğimde, ilerlediğimi hissediyorum. İlerleme kaydettiğim zamanlarda kendimi iyi hissediyorum.

7. Kariyerim nereye gidiyor? Bir vizyona ihtiyacın var. Eğer yoksa hemen bir tane oluştur.

 

8. İşim ne kadar anlamlı? Günün sonunda yaptığı işten memnun biri gibi hissetmek istiyorum.

9. Şu anda yapmadığım neyi yapabilirim? Her zaman ofiste ve evde yapılacak yeni bir şeyler arıyorum. Bu şekilde yeni şeyler öğrenirsiniz.

10. Yaptığım işte nasıl daha iyi olabilirim? Yaptıklarınızda daha iyi olduğunuzda, daha büyük bir etki yaratabilir ve daha büyük sorunları çözebilirsiniz. Bu size daha fazla memnuniyet ve daha fazla para kazandırır.


Verimlilik

Peki ne kadar etkili biriyiz? Bir şeyleri nasıl sürdürüyoruz?

Bu sorular bunu çözmenize yardımcı olabilir:

11. Şu anda 1 numaralı önceliğim nedir?

12. 1 numaralı önceliğime daha hızlı nasıl ulaşabilirim? Bu, sabırsızlıkla ilgili değil. Daha hızlı sonuç almak için yaratıcı yollar düşünme noktasında kendinizi zorlamakla ilgili.

13. Hangi görevleri yapmamalıyım? Hepimiz zaman harcıyoruz. Bu görevleri tanımlayın ve yapmayı bırakın.

14. Hangi işleri erteliyorum? Bunun için bir önceki soruyu cevaplayarak tasarruf ettiğiniz süreyi kullanın. Hepimiz önemli görevlerden kaçınırız fakat aslında onlar mutlaka yapmamız gereken şeylerdir.

15. Hangi soruları kendime sormuyorum? Evrende bilmediğimiz birçok şey var. Bu yüzden daima bilinmeyeni aramaya çalışın. Aklınızı yeni fikirlere açık tutun.

Kendime sormadığım birçok soru var. Bu yüzden her zaman her şeyi sorgulamaya devam edeceğim.

Bildiğim tek şey, daha fazlasını verdiğinizde hayatın daha fazla anlamı olduğu. Bu yüzden bu yazıyı bu soruyla kapatmak istiyorum:

16. Bugün bir kişiye nasıl yardım edebilirim?

Basit bir jest yeter. Ailenizden birini arayın. Arkadaşınızı neşelendirin. Hayatınızdaki insanlara yardım ederek başlayın.

Görüyorsunuz, her şey sorularla başlıyor. Maya Angelou’nun dediği gibi:

“Kendinize ne istediğinizi sorun ve elde etmek için hazır olun!”

Kaynak.

Okumaya devam et
Advertisement

Facebook

En Çok Okunan Yazılar