Connect with us

Girişimcilik

Zuckerberg’in, Jobs’ın Yerine Onlar Gelecek: Teknolojinin En Yeni 9 Milyarderi

blank

Yayınlandı

on

Mark Zuckerberg, Jeff Bezos ve Elon Musk’ı mutlaka duymuşsunuzdur.

Peki, Patrick Collison, David Zalik ya da Lucy Peng’i duydunuz mu?

İlk gruptakilerin, teknoloji milyarderi olmaya devam eden startup kurucuları olduğunu biliyorsunuzdur. Asıl bilmediğiniz, teknoloji milyarderleri kulübüne katılan ikinci gruptaki kişiler.

Forbes’un zenginler listesi ve Bloomberg milyarderler endeksine dayanarak hazırlanan bu liste ile kulübün yeni üyelerine bir göz atalım.

Liste, servetlerinin çoğunu son 3 yılda yapan kişilerle sınırlanmıştır.  Farklı ülkelerden ve kıtalardan olan bu 9 kişinin çeşitli teknoloji sektörlerinde şirketleri ve yüzlerce trilyon net varlıkları var. İşte en yeni 9 teknoloji milyarderi:

1) Rishi Shah, Outcome Health CEO’su

blank

Yaş: 31
Net varlık: 3.6 milyar dolar
Şirket: Sağlık teknolojisi firması Outcome Health
Görevi: CEO, Kurucu

Bir doktorun oğlu olan Shah, şimdi şirketin başkanı olan Shradha Agarwal ile Outcome Health’i kurmak için Northwestern Üniversitesi’nden ayrıldı. Outcome Health, doktorlara ve diğer sağlık uzmanlarına tablet ve büyük dokunmatik ekranlı cihazlar satıyor ve hastalarla sağlık durumları, tedavileri ve diğer konularla ilgili iletişim kurmalarına yardımcı olacak yazılımlar sağlıyor. Cihazlar ayrıca reklamları da gösteriyor.
Outcome Health’in değeri Mayıs 2017’de 5,6 milyon dolar olarak belirlendi. Shah, şirketin %80’ine sahip.

2) Frank Wang, DJI Technology CEO’su

blank

Yaş: 37
Net varlık: 3.2 Milyar Dolar
Şirket: Çinli drone üreticisi DJI Technology
Görevi: Kurucu, CEO

Wang’ın şirketi, DJI Technology, bu kadar popüler olmadan önceki zamanlardan beri drone satıyor. Şimdi, işleri büyüdü. Goldman Sachs, 2016 ve 2020 yılları arasında robotik uçaklara harcanacak toplam miktarın 100 milyar doları bulacağını tahmin ediyor. Goldman Sachs’a göre, DJI’ın satışları geçen yıl drone pazarının tüketici ve ticaret bölümlerinin yaklaşık %70’ini oluşturuyordu.

Wang, 2006 yılında Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’ndeki yurt odasından DJI için çalışmalara başladı ve şirketi, gerçekten uçabilen bir uçmaya-hazır-drone pazarlayan ilklerdendi. Wang, o zamandan beri sektörden yararlanıyor ve 2017’de Asya’nın en genç milyarderi oldu.

3) Jan Koum, WhatsApp CEO’su

blank

Yaş: 41
Net varlık: 9,7 milyar dolar
Şirket: Mesajlaşma uygulaması geliştiricisi WhatsApp
Pozisyon: CEO, Kurucu Ortak

Koum, 16 yaşındayken annesi ile Ukrayna’dan, California Mountain View’a taşındı ve lisedeyken kendi kendine bilgisayar teknolojisini öğrendi. Yahoo’da mühendis olarak çalışmaya başlamadan önce yemek fişleriyle geçimini sağlayarak yoksul büyüdü. Yahoo’dan ayrıldıktan sonra Güney Amerika’da vakit geçirdi ve Facebook’ta bir iş başvurusunda bulundu ancak reddedildi.

Daha sonra, Kaum ve ortağı Brian Acton WhatsApp’ı yayınladı. Uygulama, kullanıcıların durum güncellemelerini arkadaşlarıyla paylaşmasına izin veren bir hizmet olarak başladı ancak kısa sürede bugünkü mesajlaşma servisine dönüştü.

2014’te WhatsApp, Facebook CEO’su Mark Zuckerberg’in ilgisini çekti. Facebook’un 2014’te WhatsApp’ı 22 milyar dolarlık nakit ve hisse karşılığı satın almayı teklif etmesinden önce Zuckerberg ve Kaum bu alışveriş için iki yıl boyunca konuştular. Facebook’un hisse senedi değeri arttıkça Koum’un net varlığı da yükseldi.

4) Brian Acton, WhatsApp Kurucu Ortağı

blank

Yaş: 45
Net değer: 6,7 milyar dolar
Şirket: WhatsApp
Görev: Kurucu Ortak (ayrıldı)

Acton, kariyerinin çoğunu Koum’la birlikte geçirmiştir. Yahoo’da Kaum’la birlikte çalıştı ve bu internet devinden ayrıldıktan sonra Koum ile birlikte Güney Amerika’ya yolculuk etti.
Güney Amerika’dan döndüklerinde, Acton Facebook’ta bir işe başvurdu ve reddedildi. Daha sonra Kaum ile birlikte WhatsApp’ı kurdu ve Facebook’un satın almasından sonra da şirkette onunla birlikte devam etti.

Acton, Koum ile yollarını yeni ayırdı. Facebook ve WhatsApp’tan Eylül ayında ayrıldıktan sonra “kar amacı gütmeyen, teknoloji ve iletişimin kesiştiği noktada” olacak kar amacı gütmeyen bir girişim başlatacağını Facebook’ta paylaştı.

5) Adam Neumann, WeWork CEO’su

blank

Yaş: 38
Net varlık: 2,6 milyar dolar
Şirket: İşbirliği alan sağlayıcı WeWork
Pozisyon: CEO, Kurucu Ortak

Neumann, İsrail ordusunda bir subay olarak görev yaptıktan sonra 2001’de İsrail’den ABD’ye taşındı. Brooklyn’de bir bebek giyim şirketi olan önceki işini yürütürken bugünkü WeWork fikri aklına geldi.
Yakındaki bir depo binasının boş olduğunu fark etti ve orayı yönetmesine ve kiralamasına izin vermesi için sahibini ikna etti. Bu, GreenDesk şirketinin temelini oluşturdu. Neumann ve ortağı Miguel McKelvey, WeWork’ü kurmak için 2010 yılında GreenDesk’teki hisselerini sattı.

Bugün, WeWork’ün ülke çapında 40 ilde ofisleri bulunmaktadır. Softbank’te 3 milyar dolarlık bir yatırıma imza attıktan sonra, kısa bir süre önce değerinin 21 milyar dolar olduğu belirlendi.

6) David Zalik, GreenSky CEO’su

blank

Yaş: 43
Net varlık: 2 milyar dolar
Şirket: Finansal teknoloji sağlayıcısı GreenSky
Pozisyon: CEO, Kurucu Ortak

Yine bir İsrail vatandaşı olan Zalik, dört yaşındayken ailesiyle birlikte Alabama’ya taşındı. Çok zeki bir çocuktu. 13 yaşında SAT üniversite sınavına girdi. Liseye gitmek yerine, Auburn Üniversitesi’ne girdi. Zalik, ilk işi olan MicroTech’i kurmak için mezun olmadan Auburn’den ayrıldı. 1996’da MicroTech’i sattı. Birkaç az başarılı girişimden sonra ev dekorasyonu yapanlar, sağlık hizmetleri verenler ve diğer küçük işler için, müşterilerin ödemelerini kredi ile yaptırmalarını sağlayan GreenSky’ı kurdu.

Capital One kurucu ortağı Nigel Morris, 2014 yılında GreenSky’a miktarı tam olarak bilinmeyen yedi rakamlı bir yatırım yaptı. O sonbaharda, TPG de dahil olmak üzere girişim yatırımcıları, 1.8 milyar dolar değerleme ile GreenSky’da %17 hisse satın aldı. 2016 yılına gelindiğinde, Fifth Third, şirkete yatırım yaptı ve GreenSky’ın değerlemesi iki katına çıktı.

7) John(Stripe Yönetim Kurulu Başkanı) ve Patrick Collison(Stripe CEO’su)

blank

Yaşlar: John 27, Patrick 29
Net varlık: Her biri 1,1 milyar dolar
Şirket: Çevrimiçi ödeme işlemcisi Stripe
Pozisyonlar: John, Başkan ve Kurucu Ortak; Patrick, CEO ve Kurucu Ortak

Collison kardeşler, İrlanda’nın orta kesiminde küçük bir köyde büyüdüler ve genç yaşta kod yazmayı birbirleriyle rekabet ederek birbirlerine öğrettiler. Patrick ortaokuldan 16 yaşında mezun oldu ve daha sonra MIT’ye kaydoldu. John da, birkaç yıl sonra Harvard’a kayıt olarak Amerika’ya onun yanına gitti.

İkisi de, Silikon Vadisi’ne gidip Stripe’ı kurmak için 2009’da üniversiteden ayrıldı. Bugün, Stripe’ın Lyft, Google, Best Buy gibi müşterileri var. Kasım 2016’da şirketin değeri, 150 milyon dolarla 9.2 milyar dolar değerine yükseldi ve Collison kardeşleri milyarder yaptı.

8) Lucy Peng, Ant Financial Yönetim Kurulu Başkanı

blank

Yaş: 44
Net varlık: 1.14 milyar dolar
Şirket: Mobil ödeme sağlayıcısı Ant Financial
Pozisyon: Yönetici

Peng, Alibaba’nın 18 kurucusundan biriydi ve mobil ödeme servisi AliPay’in CEO’su da olmak üzere şirkette çok sayıda görevde bulundu. Alibaba, şimdiki Ant Financial olan AliPay ile bölününce, Peng de onun başında kaldı.

Ant’in değeri, yakın zamanda 74.5 milyar dolar olarak belirlendi ve Peng şu anda Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapıyor. Mart 2017’de ilk kez Forbes milyarder listesine girdi.

9) Satoshi Nakamoto, Bitcoin’in Yaratıcısı

blank

Yaş: Bilinmiyor
Net varlık: Bilinmiyor
Şirket: Bilinmiyor
Pozisyon: Bilinmiyor

Nakamoto, muhtemelen Bitcoin’in esrarengiz yaratıcısının (veya yaratıcılarının) takma adı. Nakamoto’nun gerçek kimliğiyle ilgili çok fazla yorum yapıldı, ancak hiçbiri teyit edilmedi. 2013 yılında bitcoin geliştiricisi Sergio Lerner, Nakamoto’nun neredeyse 1 milyon dolar değerinde bitcoine sahip olduğunu tahmin etmişti. Bitcoin’in fiyatı o zamandan beri katlanarak artıyorken, Nakamoto milyonlarca veya milyarlarca dolarlık bir servete sahip olabilir.

Kaynak.

reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Girişimcilik

Fakir Bir Ailede Doğup Ülkenin En Zengin Adamı Olmak: Baidu’nun Kurucusu Robin Li

blank

Yayınlandı

on

Yazar

blank

Robin Li (Li Yanhong), 17 Kasım 1968 doğumlu internet girişimcisi ve Çin’in en popüler arama motoru “Baidu”‘nun kurucularından. Ayrıca da dudak uçuklatan servetiyle Çin’in en zengin insanlarından biri. Peki kısa zamanda edinilmiş bu başarının altında nasıl bir hayat hikayesi yatıyor? Gelin hep beraber bu başarılı adamın bizlere ilham veren yaşamına ve karşılaştığı zorluklara bir göz atalım.


Robin Li, Çin’in Şançi kentinde işçi anne-babanın beş çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Annesi ona daima okuması ve kendisini kurtarması gerektiğini, ailelerinin bir geleceği olmadığını söylüyordu. Robin Li annesinin sözlerini asla kulak ardı etmedi, onun kendisine öğütlediği şeylere sıkı sıkıya tutundu.

blank

Şançi kentinde okula başlayan küçük Li, özellikle annesinin yönlendirmesi sayesinde okulda başarılı bir öğrenci olmuştu. Çocukluğu ve öğretim yılları zorluklar içinde geçen Li Yanhong, liseyi bitirdikten sonra başkent Pekin’de üniversiteye başladı.

Lisede başarılı bir öğrenci olan Li Yanhong, üniversitede bölüm tercihini yaparken o dönemde geleceğin meslekleri arasında gösterilen bilişimi tercih etti. Pekin Üniversitesi’nde dört yıllık bir öğrencilik hayatının ardından genç Li Yanhong, hayallerini gerçekleştirmek için tek yolun ABD’ye gitmek olduğuna karar vermişti.

Genç adam ABD’de Buffalo Üniversitesi’nde bilgisayar eğitimi almaya başladı. Buffalo Üniversitesi’nden 1994 yılında master derecesiyle ayrılan Li Yanhong, ülkesine dönmek yerine, ABD’de iş hayatına atıldı. Burada arama motoru algoritmaları üzerinde çalışmaya başlayan Li, hayatının daha sonraki dönemini arama motoru geliştirmeye adadı.

IDD Bilişim Hizmetleri’nde çalışmaya başlayan Li Yanhong,  burada arama motorları için site sıralamasını ölçen RankDex adlı bir algoritma geliştirdi. Genç Li, RankDex algoritmasını geliştirdiği sırada, ilerde rakip olacağı Google’ın sahipleri Larry Page ve Sergey Brin de “PageRank” adlı benzer bir algoritma üzerinde çalışıyorlardı. ABD’de iş hayatına atıldıktan sonra Robin Li ismini alan Li Yanhong, geliştirdiği “RankDex” algoritması için Amerikan Patent Enstitüsü’nden patent aldı.

blank

Patenti de aldıktan sonra Robin Li artık yeni fırsatlar peşinde koşmaya başladı. Ona bu fırsatı sağlayan ise Çin Hükümeti oldu. Ülkesinin de desteğiyle biyokimyacı arkadaşı Eric Xu’la birlikte arama motoru Baidu’yu kurdu. ABD yatırım bankaları Integrity Partners ve Peninsula Capital’dan 1.2 milyon dolar kredi alarak Baidu’yu kuran Robin Li ve ortağının önü bundan sonra açıktı.

Robin Li kurduğu arama motorunun adını koyarken çok titiz davrandı. Baidu ismi 800 yıl önce Song Hanedanlığı döneminde yazılmış bir şiirden alındı. “Baidu” ideal için kalıcı arayış anlamına geliyordu. Robin Li’ye göre, 1.3 milyar nüfusuyla dünyanın en hızlı gelişen internet piyasası olan Çin’de arama motorunun ismi de yerli olmalıydı.

Fabrika işçisi bir anne-babanın oğlu olarak dünyaya gözlerini açan Robin Li, 10 yıl gibi kısa bir süre içinde dünyanın en büyük şirketlerinden birini yarattı. 2010 verilerine göre Baidu’da 11 bin kişi istihdam ediyordu. Çin 500 milyon internet kullanıcısıyla, ABD’deki internet kullanıcısı pazarının iki katına ulaştı. Kısa bir süre içinde bu rakamın 750 milyona çıkması beklendi. Bu kadar hızlı büyüyen bir pazarda Baidu’nun sahibi Robin Li de her gün servetine servet katmaya devam ediyor.

Azimli olmanın, sıkı çalışmanın ve idealleri uğruna durmadan çabalamanın başarıyı nasıl getirdiğine dair somut bir örneği daha gördük hep beraber! Şartlar ilk başta istediğiniz gibi olmayabilir, Robin Li’de olduğu gibi zorluklar altında yetişmiş olabilirsiniz ama gerçek başarıyı elde etmek için hiçbir şey bahane değildir. Azmetmekten, istekleriniz uğruna savaşmak asla vazgeçmemeniz dileğiyle!

Eğer gideceğin yoIdan eminsen, engeIIer ‘dinIenme noktan’ oImaktan öteye gidemez.

Kaynak 

Okumaya devam et

Gerçek mi?

JPMorgan’a göre Bitcoin 5’e katlayacak. Bitcoin alınır mı? Kripto Para nedir?

blank

Yayınlandı

on

Yazar

blank

Bitcoin’in, yatırım akımları için altın ile rekabet ettikçe önemli ölçüde daha fazla kazanç potansiyeli taşıyabileceğini savunan JPMorgan Chase & Co.’ya göre popüler kripto parada uzun vadeli hedef 146 bin dolar

Nikolaos Panigirtzoglou öncülüğündeki stratejistlerin notunda, Bitcoin’in ETF’ler veya külçe ve sikke olarak altına yönelik toplam özel sektör yatırımını karşılamak için piyasa değerinin bugünkü 575 milyar dolardan 4.6 kat artması gerekiyor. Bu durumda 146 bin dolarlık teorik fiyat ortaya çıkıyor.

Ancak JPMorgan stratejistleri bu görünümün daha fazla kurumsal yatırımı cezbetmesi için Bitcoin’in volatilitesiyle altının volatilitesini yaklaşmasına bağlı olduğunu ve bu sürecin biraz zaman alacağını belirtiyorlar.

Altının bir alternatif para olarak değerlendirmek Bitcoin’in uzun vadede ciddi bir yükseliş potansiyeli taşıdığını ima ediyor.” denen notta, buna karşın Bitcoin ve altının volatilitelerinin birbirine yaklaşmasının muhtemelen hızlı olmayacağı ve yıllarca sürebileceği belirtildi.

 

Bu durum göz önünde bulundurulduğunda 146 bin doların üzerindeki teorik Bitcoin fiyat hedefinin uzun vadeli hedef olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altı çiziliyor.

Bitcoin hafta sonu tarihte ilk kez 34 bin doları aşmasının ardından Pazartesi günkü işlemlerde yüzde 17 ile Mart ayından beri en sert düşüşünü kaydetti. Geçen yıl fiyatını dörde katlayan piyasa değeri en yüksek kripto parada görülen çalkantı sert fiyat hareketleriyle ünlenmiş olduğunu hatırlatıyor.

Kurumsal yatırımcılar ve Paul Tudor Jones’dan Scott Minerd ve Stan Druckenmiller’a kadar ünlü yatırımcı ya Bitcoin’de alım yaptığı ya da yapabilecekleri yönünde açıklamalarda bulundu. Bazılarının mali ve parasal teşvikin bol olduğu bir ortamda kripto paraların doların zayıflığı ve enflasyon riski karşısında hedge imkanı verdiğini savunmasına karşın, diğerleri perakende yatırımcılar ve trend takip eden quant fonların sürdürülebilir olmayan bir balonu şişirdiğini düşünüyor.

JPMorgan şimdilik Bitcoin için bazı olumsuzluklar görüyor. Spekülatif uzun pozisyonların biriktiğini gösteren indikatörler ve köpük oluşmuş olabileceğini işaret eden küçük miktarda Bitcoin taşıyan yatırım cüzdanlarının artması bu olumsuz durumlar arasında…

Yeni yılın başında değerleme ve pozisyon durumunun Bitcoin için çok daha zorlayıcı bir duruma geldiği belirtilen stratejist notunda şu ifadeye yer veriliyor:

“Mevcut spekülatif çılgınlığın Bitcoin’in fiyatını 50 bin – 100 bin dolar arasındaki piyasa görüşüne doğru itebileceğini ihtimal dışı bırakmamakla birlikte, bu fiyat seviyelerinin sürdürülemez olacağına inanıyoruz.”

Bitcoin Tokyo saatiyle 12.40’ta yüzde 3.3 yükselişle 32,056 dolar oldu. Bloomberg Galaxy Crypto Endeksi yüzde 1.8 yükseldi.

kaynak:

Okumaya devam et

Girişimcilik

Valör ne demek? Valör Nedir? Valör tarihi ne demek?

blank

Yayınlandı

on

Yazar

blank

 

BDDK döviz ve altın alımında geçerli olan 1 günlük valör uygulamasının kaldırıldığı açılamasının ardından vatandaşlar Valör nedir, ne demek? Valör tarihi ne demek? gibi sorularına yanıt aramaya başladı.

VALÖR NEDİR, NE DEMEK?

Valör, faiz hesaplamasına başlangıç oluşturan tarihtir. Kredi hesaplarına alacak geçen hareketler için işlemin yapıldığı günü takip eden ilk iş günüdür. Borç geçen işlemler için valör, işlemin yapıldığı gündür.

VALÖR TARİHİ NEDİR?

Vadeli mevduat hesabı açtığınızda ve paranızı faize yatırdığınızda paranıza faizin işlemeye başlayacağı tarih valör tarihidir. Genel olarak bir bankada vadeli mevduat hesabınıza para yatırdığınız tarihten bir gün sonra faiz işlemeye başlar.

Bazı bankalarda bu tarih, 2 gün ya da 3 gün valörlü olarak uygulanır. Bu durumda banka size daha yüksek faiz verebilir. Valör hesaplama işlemi yapıldığında sunulan faizin gerçek halini de görmüş oluruz. 3 gün valörlü işlem yapıldığında 32 gün için %14 faiz veren bir banka aslında paranızı 35 gün kullanmış demektir.

Bankalarda işlemlerin aynı gün valörlü ya da valörsüz adı altında vakit kaybetmeden başlatılması da olasıdır. Bunun için banka ile pazarlık yapabilirsiniz. Genelde bankaya yatırdığınız paralar 1 gün valörlü değer kazanmakta, bankadan çektiğiniz paralar ise aynı gün valörlü olacak şekildedir.

Kaynak:https://www.haberler.com/valor-nedir-ne-demek-valor-tarihi-ne-demek-13786352-haberi/

Okumaya devam et

Bilim

25 Yılda 8 Sektörde Başarıyı Yakalayan Elon Musk’tan Hızlı Öğrenme Taktikleri

blank

Yayınlandı

on

Yazar

 

blank

Elon Musk’tan öğrenilecek bir sürü şey var. Zira o sıradan bir milyarder değil.


Peki Elon Musk bu günlere nasıl gelebildi?

Elon Musk’ın hayatına baktığımızda doğuştan gelen o farklı zekasının onun başarılarını açıkladığını görebiliyoruz. Fakat bunun yanında çokça okuyan biri olduğu gerçeği de göz ardı edilemez bir gerçek.

blank

Elon Musk’ın hayatındaki en önemli noktalardan biri ilk bilgisayarına sahip olmasıyla başladı. BASIC yazılım dilini anlatan bir kitap hediyesi olan bilgisayarla 3 gece boyunca haşır neşir oldu ve 1984 standartlarına göre 3 günde bilgisayar programcısı olmayı başardı. Bu yazılım dilini öğrenmek ise normalde 6 ay süren bir süreç. Elon Musk 3 gün boyunca uyumadan çalıştı ve hatta Blastar adında bir oyun yaratıp bu oyunu 500 dolara sattı.

Bazı şeyleri hızlı öğrenmek içimizdeki bazı duyguları ateşleyebilir. Ne kadar hızlı bir öğrenici olsanız bile örneğin tıp fakültesinde en az 6 yıl vakit geçirmeniz gerekiyor. Halbuki bazı insanlar 6 yıllık bir eğitim programını 3 yılda öğrenebilecek kapasitede olabilirler. Ancak yine de 3 yıl daha okumaları gerekir.

Bu bağlamda kendi kendini eğitmenin önemi çok büyüktür. Zihninizin kapasitesini doğru kullanabilirseniz zamandan tasarruf edebilir ve bu zamanı daha faydalı ve üretken şeylerle geçirebilirsiniz. Tıpkı 6 ayda öğrenilen bir yazılım dilini Elon Musk’ın 3 günde çözmesi gibi…

Elon Musk’ın okuduğu onca şeyi nasıl öğrenip aklında tuttuğu ise merak konusu. Bu konuda şunu söyleyebiliriz. Kendisi artık öğrenmeyi öğrenmiş bir kişi. Peki bir şeyler öğrenmekle yetinmeyip öğrenme mekanizmasını öğrenen birisinden öğrenmek üzerine tavsiyeler almaya ne dersiniz?

Roket Biliminde master düzeyine gelen hatta bu konuda bir kariyer yapan, ayrıca Paypal’ı ve Tesla Motors’u kuran ve tüm bunlar olurken mümkün olan en kısa zamanda bir sürü bilgiyi beynine kaydetmenin bir yolunu da bulan Elon Musk kadar hızlı öğrenmek istiyorsanız buyurun Elon Musk’ın hızlı öğrenme taktiklerine birlikte bakalım.

 

 

 


1) Bilgi bir ağaçtır.

Elon Musk’ın hayranı bir Reddit kullanıcısı Musk’ın bu kadar çok şeyi bu kadar kısa bir zaman aralığında nasıl öğrendiğini soruyor:

“Çok sayıda kitap okuduğunuzu biliyorum ve çok birikimli insanları da işe alıp adeta onların bilgilerini de kendinize katıyorsunuz. Bu kadar bilgiyi hafızalarınızda tutabilmenin bir yolunu bulmuş gibisiniz. Çok merak ediyorum. Bu konuda nasıl bu kadar iyisiniz?

Musk bu sorudaki genel mantığa karşı çıkıyor. Çünkü Elon Musk, insanların birçoğunun tahmin ettiklerinden çok daha fazla şey öğrenme kapasitesine sahip olduklarını fakat bunu fark etmenin tek yolunun bunu denemek olduğunu söylüyor. İnsanların bu konuda daha cesur, daha disiplinli olmaları gerektiğini söylüyor. Bir de taktik veriyor:

“Bilgiyi semantik(anlamsal) bir ağaç olarak görmek çok önemlidir. Detaylar yapraklardır ve konunun temelleri dallardır. Bir konunun tüm detaylarını öğrenmeye başlamadan hemen önce, konunun temel prensiplerini öğrendiğinizden emin olun. Çünkü bu prensipleri öğrenmezseniz detayları asacağınız bir yer bulamazsınız.”

 

 

 


2) Birbiri arasında bağlantı kuramadığınız şeyleri hatırlamak çok zordur.

Bu düşünce birçok açıdan mantıklıdır. Yeni öğrenilen bir bilgiyi hatırlamanın en iyi yolu o bilgiyi zaten bildiğiniz bir şeyle ilişkilendirmektir. Düşünün! Mesela birçoğumuz bazen insanların isimlerini yaşadıkları ya da çalıştıkları yer ile ilişkilendirerek hatırlarız. Musk da bu fikre katıldığını belirtiyor.

Khan Academy kurucusu Sal Khan TED konuşmasında bu konuyu şöyle özetliyor;

“Zayıf bir temel üzerine inşa edilmiş bir ev her zaman zayıf kalacaktır ve aynısı öğrenme için de geçerlidir.”

 

 

 

Eğer daha hızlı öğrenmek istiyorsanız, Musk’ın önerilerine kulak verin ve stratejik yaklaşın. Bir şeyi hızlı öğrenmeyi amaçlıyorsanız ileri düzey konulardan değil, temel konulardan başlayabilirsiniz. Ve öğrendiğiniz şeyleri zaten sahip olduğunuz bilgilerle ilişkilendirmeye çalışın.

Kaynak.

Okumaya devam et

Girişimcilik

Mülakatlarda Sorulan “En Zayıf Yönünüz” Sorusuna Nasıl Cevap Vermeliyiz?

blank

Yayınlandı

on

Yazar

Mülakatlarda sıklıkla karşılaşılan sorulardan biri, belki de en tehlikelisi:  “En zayıf yönünüz nedir?” Peki genellikle kendinizi ne kadar iyi tanıdığınızı anlamak için sorulan bu soruya ne tarz cevaplar verebiliriz? En zayıf yönünüzden bahsederken pozitif kalmaya, çözüme odaklanmaya ve dürüst olmaya dikkat etmeniz gerekiyor. Aşağıdaki üç yöntem bu soruyu sizin avantajınıza çevirecektir.


1) İş/Proje için gerekli olmayan özelliklerinizden bahsedin.

blank

Bunun için öncelikle girmek istediğiniz pozisyonun gerektirdiği temel özellikleri iyi analiz etmeniz gerekiyor. Analiz yaptıktan sonra iş ile alakalı olmayan zayıf yönlerinizden dürüstçe bahsedebilirsiniz.

Örneğin; asistanlık başvurusu yaptığınız bir mülakatta birebir ilişkilerinizin ne kadar güçlü olduğunu vurgulayarak büyük gruplara sunum yapmakta zorluk çektiğinizden bahsedebilirsiniz.


2) Güçlendirdiğiniz yönlerinizden bahsedin.

blank

Bu tehlikeli sorudan kaçınmanın bir diğer yolu da önceki çalışmanızda güçlendirdiğiniz yönlerinizi anlatmaktır. Bu sayede karşınızdaki kişiye zayıf yönleriniz olduğunu ancak gerekli olduğu durumlarla karşılaştığınızda onları geliştirebildiğiniz mesajını verirsiniz.

Örneğin; eskiden gelecek haftayı planlamak için son dakikayı beklerdim ancak önceden planlamanın daha etkili olduğunu fark ettim.


3) Olumsuz bir yön aslında başkalarına olumlu olarak gözükebilir.

Esasında pozitif olan bir yönünüzden olumsuzmuş gibi bahsedebilirsiniz.

Örneğin; yapılacaklar listesini bir an önce mükemmel bir şekilde tamamlamak istiyorsunuz diyelim. Bunu ifade etmek size projesini zamanında ve mükemmele yakın bir işle tamamlayan bir çalışan imajı çizecektir.

İşte birkaç cevap örneği:

* Bir proje üzerine çalışırken son teslim tarihine odaklanmam. Onun yerine projeyi daha erken bitirmeye çalışırım.
* Mükemmelliyetçi bir kişiliğim var ancak bunu avantaja çevirdim. Detaycı çalışmama rağmen işlerimi teslim tarihine yetiştirir ve çalışmamın doğru olduğundan emin olurum.
* Önceden bir işi tamamlamadan diğerine geçmezdim. Ancak aynı anda birden fazla proje üzerinde çalışmayı öğrendim ve bunun beni daha verimli ve yaratıcı yaptığını fark ettim.
* Planlı çalışmak iyi olduğum bir konu değil. Bu nedenle organizasyon becerilerime gerçekten yardımcı olan bir zaman yönetimi sistemi uygulamaya başladım.

Kaynak

Okumaya devam et
reklam

Facebook

En Çok Okunan Yazılar